"Geldiğim gibi geri gidebilirdim"

Sporx.com'un muhabirlerinden Faruk Aydemir Kayserispor Teknik Direktörü Şota ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.

SPORX AI BAKIŞI
calendar 15 Eylül 2010 13:53
'Geldiğim gibi geri gidebilirdim'
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Yorum Yap Yorum Yap
Google News
Dünyaca ünlü Teknik direktör Louis van Gaal'in yardımcılığını yapan ve daha sonra Kayserispor'un başına getirilen Şota Arveladze, sporx muhabiri Faruk Aydemir'in sorularını yanıtladı.

Trabzonspor'a geldiğinde çok genç olmasına rağmen mükemmel bir performans gösterip penaltı bile atmadan 1995-96 sezonunda 25 gol atarak Tarık Hodziç 'ten sonra gol kralı olan ikinci yabancı futbolcu unvanını alan Şota, şimdi iyi bir teknik direktör olmak için var güçle çalışıyor. Oldukça sempatik davranışları dikkat çeken Şota, Kayserispor'u başarıdan başarıya götürmek için geldiğini ve bunu başaracak eğitime sahip olduğunu söyledi.

İşte, ilk teknik direktörlük deneyimine Kayserispor'da başlayan Şota'ya yönelttiğimiz sorular ve aldığımız yanıtlar.

-Kayseri'ye geldiğinde 'Ya başarısız olursam' diye düşündünüz mü?

"Korkmak diye bir şey yok ama tabiî ki düşündüm. Her teknik direktör her zaman bunu düşünmeli. Kayserispor'un başına ben değil başka bir isimde gelseydi oda başarıyı ve başarısızlığı düşünürdü. Ancak ilk kez bir takımın başında teknik direktör olarak çıkıyorsan elbette büyük bir sorumluluğu almış oluyorsun. İnsanın aklına olur olmaz şeylerde geliyor. Belki de geldiğim gibi geri bile gidebilirdim."

- Kayserispor lig tarihinde hiç bu kadar başarılı bir başlangıç yapamamıştı.

"Şuan takımımın durumundan çok memnunum. Genç arkadaşlarımız var. Verdiğim görevi hepsi gayet iyi yapıyor. Arkadaşlık çok iyi. Uyum sorunu diye hiçbir şey yok.  Stadımız mükemmel. Tesislerimiz beş yıldızlı otel gibi. Daha ne olsun bize de başarı getirmek düşer.”

-  Lige kötü başlasaydınız ne yapardın?

"Bunu düşünmek bile istemem ama sordun cevap vereyim. Her teknik adam başarı bekler. Oyuncularının iyi olmasını ister. Gücüne güç katmak için çok ciddi transferler yaparlar. Biz bir Anadolu ekibi olarak mütevazı bir bütçe ile yola çıktık. Kendimize güvendik. Oyuncularımıza güvendik. Eğer bir güvensizlik olsaydı zaten böyle huzurlu bir ortam olmazdı. Ancak tam tersine bir durum olsaydı başarıdan söz etmek mümkün olmazdı. Bende her teknik direktör gibi başımı alır giderdim. Çünkü bu böyle olmalı.”

- Fenerbahçe'ye adeta futbol dersi verdiniz ve maçtan sonra “ben değil oyuncularım kazandı” dediniz, ya kaybetseydiniz?

"Hangi takımda olursa olsun bir maç kazanılırsa o maçı futbolcular kazanmıştır. Eğer takım kaybederse kesinlikle teknik direktörün başarısızlığı sayılır. Fenerbahçe karşısında ben oynamadım, sahada koşmadım. Kenarda yapılması gerekenleri aktardım. Oyuncularım onu uyguladı. Bundan sonraki maçlarda da hep böyle olacaktır. Ama kazanırız, ama kaybederiz. Ancak dediğim gibi futbolcu kazanır, teknik direktör kaybeder.”

- Kayserispor  gibi bir kulübün bu ligdeki hedefi tartışmasız en üst sılalar. Peki süper ligden sonraki hedefleriniz, sizinle birlikte Kayseri'nin hedefleri neler?

"Kayserispor büyük bir camiadır. Hedefimiz şuana kadar ulaşılamayan başarıları yakalamaktır. Hep ileriyi düşüneceğiz. Öncelik ligde istediğimiz grafiği yakalamaktır. Zaten bir çizgi belirlendiğinde o çizgiden çıkmak her şeyi alt üst edebilir. Çok dikkatli olacağız. Önemli mücadeleler bizleri bekliyor. Yolun henüz başındayız.”

-Futbolculuk döneminizden unutamadığınız maçlar vardır mutlaka, bize onlardan bahseder misiniz?

 “O kadar çok maça çıktım ki, hemen hepsinde ayrı heyecan yaşadım. Özellikle Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş maçları çok heyecanlı geçerdi. Büyük maçlarda gözüme uyku girmezdi. Bazen öyle zamanlar oluyordu ki tesislerden stada giderken yol bitmek bilmiyordu sanki. Trabzonspor'da çok güzel günlerim geçti.”

-Kardeşiniz Arçil ile birbirinize çok benziyorsunuz. Bu benzerlik size problem yarattı mı?

"Kardeş kadeşe benzer ama bizim benzerliğimiz gerçekten çok farklı. Fizik olarak, huy olarak ta birbirimize çok benziyoruz. Hiç unutmam, Trabzonspor'da bizi birbirimizle karıştırmamak için Arçil'e Puma malzemesi verilirdi bana Adidas. Böylelikle ikimizi birbirimizden ayırırlardı. Ancak sahada kimse bizi birbirimizden ayıramazdı. Çünkü o oynayamazsa bende oynayamazdım. Bir sakatlık durumu olsa kanadımız kırılırdı.”
 
-Son olarak taraftara söylemek istedikleriniz nelerdir?


"Takımımız adına her şey gayet iyi gidiyor ama taraftar adına aynı şeyi düşünmek mümkün değil. İki hafta sahamızda oynadık ama tribün desteğini yeterli görmedim. Kayseri takımına daha çok sahip çıkmalı. Başarı istemekle başarılı olunamıyor. Herkesin bir görevi olmalı. Bizim görevimiz neyse onu yapıyoruz taraftarda görevini yerine getirmeli. Daha çok gayret etmeliler. İsteriz ki bu tribünler her maçta tıklım tıklım dolsun. Kayseri'de maç günleri karnaval havası olsun. Sizin vasıtanızla taraftarımıza yeniden sesleniyorum. Bizi yalnız bırakmayın. Bizi daha çok destekleyin. Her maçımızda sizleri tribünlerde görmek istiyoruz.”

Özel röportaj: FARUK AYDEMİR
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş! İşaretle İŞARETLE Tıkla
Tümü
 Reklam