Eski hakem Deniz Çoban, Yeni Yüzyıl Gazetesi'nde kaleme aldığı yazısında Merkez Hakem Kurulu'na eleştirilerde bulundu. İşte Çoban'ın yazısı:
Maçlara genç hakem atama sevdası, genç hakemleri FIFA yapma tutkusu tavan yaptı. Bilen bilmeyen alkış tuttu.
Genç hakem rüzgârına kapılan MHK, henüz ligde 15 maç dahi yönetmemiş iki hakemi FIFA kokartlı yaptı.
Tecrübesiz hakemleri önemli maçlara sürerek hataları kaçınılmaz kıldı. Gençler büyük maçları kaldıramadı.
Ligin ikinci yarısı başladı. Gündemimize geri döndük. Gündem Hakemler! Neden hata yapıyorlar, bu hatalar nasıl bitecek, bu hataların sorumluları kimler? Kulüpler birliğine göre suçlu TFF. TFF’ye göre suçlu ağır eleştiriler yapan basın. Basına göre suçlu MHK. MHK’ye göre suçlu futbolcu ve antrenörler.
Sahi suçlu kim?
KİMSE SUÇUM YOK DİYEMEZ
Sezon başı bazı kulüp başkanları ve basınımızın önde gelen yazarları tarafından bir “genç” hakem söylemi ortaya atıldı. “Kaşar!”
hakemler tu kaka oldu. Bu söylemlerden TFF ve dolayısıyla MHK de etkilendi. Maçlara genç hakem atama sevdası, genç hakemleri FIFA yapma tutkusu tavan yaptı. Bilen bilmeyen alkış tuttu. Oysa ki sezon başı “tecrübe her şeydir” diyen MHK, hakemliği bırakma yaşını 45’ten 47’ye çıkarmıştı. Buna rağmen, genç hakem rüzgârına kapılan MHK, henüz ligde 15 maç dahi yönetmemiş iki hakemi FIFA kokartlı yaptı. Yılların tecrübeli hakemlerini bir kenara itti.
Tecrübesiz hakemleri önemli maçlara sürerek hataları kaçınılmaz kıldı. Ama genç hakemlere verilen bu desteğin, üç büyük maçında verilmeyeceğini düşünemedi. Bu davranışıyla hem tecrübeli hakemlerin moralini bozdu, hem de genç hakemleri kaldıramayacakları yükün altına soktu. Dolayısıyla Eskişehir’de yaşananlarda, “genç hakem” sevdalılarının büyük rolü vardı.
ADALET ŞART
Defalarca yazdım… Yine yazıyorum… Sahada hakemden adalet bekleyenler, önce kendileri adil olacak. Alper Ulusoy’un yaptığı önemli hatalara rağmen, sürekli üç büyüklerin maçlarını yönetmesini dünkü yazımda eleştirmiştim. Aynı durum kupada oynanan Akhisar Galatasaray maçı hakemi için de geçerli.
Yönettiği Galatasaray maçında Podolski’nin elle düzeltip attığı golü iptal etmeyen Serkan Tokat, Gaziantepspor-Fenerbahçe maçında elle atılan iki golü süzememiş, ev sahibi ekibin bir penaltısını vermemiş ve günlerce eleştirilmişti. Daha burada yaptıkları unutulmadan PTT 1. Lig’de yönettiği maçta da önemli hatalara imza atmıştı. Aynı Serkan Tokat, Alper Ulusoy gibi hata yaptıkça ödüllendirildi. Maç almaya, hem de büyük takım maçı yönetmeye devam etti.
Peki, hata yapmadığı halde maç alamayan hakemlerin hakkı ne olacak? Kulların adaletinin bittiği yerde, ilahi adaletin devreye girdiğini yazmıştım...
HAKEMİN GELECEĞİ KİMİN ELİNDE?
Futbolun patronu kim?
Bence Kulüpler Birliği. Neden? Yarın Kulüpler Birliği biz bu TFF’yi istemiyoruz dese ve sahip olduğu 126 delegenin imzasını masaya koysa, Demirören o gün TFF başkanlığını kaybeder.
Demirören bugün MHK başkanını çağırsa ve dese ki; senden memnun değilim, hakemlerin başarısı bir türlü yükselmedi. Seni görevden aldım. Müftüoğlu’nun görevi o dakika biter… Dahası var.
Müftüoğlu bugün bir hakemi karşısına alsa ve dese ki; senle çalışmak istemiyorum, sana görev vermeyeceğim. O hakemin bir daha hakemlik yapma şansı var mı? Yok… O halde en güçsüz kim? Hakemler… En güçlü kim? Kulüpler Birliği… Zincirleme birilerinin iki dudağının arasından çıkan sözle geleceği şekillenecek olan kişiler, günü kurtarmak ve bir üstündekini rahatlatmak için olmayacak işlere imza atıyorlar.
Ne diyelim? Sistem böyle; “davul başkasının boynunda, tokmak başkasının elinde.”
PROFESYONEL HAKEMLİK
2016 yılının başında Deniz Ateş Bitnel ve Alper Ulusoy FIFA hakemi oldular. Ancak bu iki hakem profesyonel yapılmadı. “Bütçe yok” denildiğini duydum.
İhtimal vermem. Bütçesi 411 milyon olan TFF’in iki hakemi profesyonel yapacak parasının olmaması inanılacak durum değil. Başka sebebi olmalı. Şunu merak ettim. Eskişehir Fenerbahçe maçında kabul edilebilir sayının üzerinde hata yapan Alper Ulusoy’un başarısız olmasında bunun etkisi ne kadar olabilir?
HİÇ BU KADAR MORALSİZ GÖRMEDİM
MHK ne zaman bir seminer yapsa, hakemlere güven gelir. Motivasyonları artar, TFF ve MHK’nin desteğiyle moral depolarlar.
Geçen hafta hakemlerimiz yeni bir seminerden çıktılar.
Hepsi arkadaşım, aralarında düzenli görüştüklerim de var.
ilk defa hakemlerin bir seminer sonrası bu kadar moralsiz olduklarına şahit oldum.
Sebebini ben bilmiyorum ama MHK biliyordur…
Maçlara genç hakem atama sevdası, genç hakemleri FIFA yapma tutkusu tavan yaptı. Bilen bilmeyen alkış tuttu.
Genç hakem rüzgârına kapılan MHK, henüz ligde 15 maç dahi yönetmemiş iki hakemi FIFA kokartlı yaptı.
Tecrübesiz hakemleri önemli maçlara sürerek hataları kaçınılmaz kıldı. Gençler büyük maçları kaldıramadı.
Ligin ikinci yarısı başladı. Gündemimize geri döndük. Gündem Hakemler! Neden hata yapıyorlar, bu hatalar nasıl bitecek, bu hataların sorumluları kimler? Kulüpler birliğine göre suçlu TFF. TFF’ye göre suçlu ağır eleştiriler yapan basın. Basına göre suçlu MHK. MHK’ye göre suçlu futbolcu ve antrenörler.
Sahi suçlu kim?
KİMSE SUÇUM YOK DİYEMEZ
Sezon başı bazı kulüp başkanları ve basınımızın önde gelen yazarları tarafından bir “genç” hakem söylemi ortaya atıldı. “Kaşar!”
hakemler tu kaka oldu. Bu söylemlerden TFF ve dolayısıyla MHK de etkilendi. Maçlara genç hakem atama sevdası, genç hakemleri FIFA yapma tutkusu tavan yaptı. Bilen bilmeyen alkış tuttu. Oysa ki sezon başı “tecrübe her şeydir” diyen MHK, hakemliği bırakma yaşını 45’ten 47’ye çıkarmıştı. Buna rağmen, genç hakem rüzgârına kapılan MHK, henüz ligde 15 maç dahi yönetmemiş iki hakemi FIFA kokartlı yaptı. Yılların tecrübeli hakemlerini bir kenara itti.
Tecrübesiz hakemleri önemli maçlara sürerek hataları kaçınılmaz kıldı. Ama genç hakemlere verilen bu desteğin, üç büyük maçında verilmeyeceğini düşünemedi. Bu davranışıyla hem tecrübeli hakemlerin moralini bozdu, hem de genç hakemleri kaldıramayacakları yükün altına soktu. Dolayısıyla Eskişehir’de yaşananlarda, “genç hakem” sevdalılarının büyük rolü vardı.
ADALET ŞART
Defalarca yazdım… Yine yazıyorum… Sahada hakemden adalet bekleyenler, önce kendileri adil olacak. Alper Ulusoy’un yaptığı önemli hatalara rağmen, sürekli üç büyüklerin maçlarını yönetmesini dünkü yazımda eleştirmiştim. Aynı durum kupada oynanan Akhisar Galatasaray maçı hakemi için de geçerli.
Yönettiği Galatasaray maçında Podolski’nin elle düzeltip attığı golü iptal etmeyen Serkan Tokat, Gaziantepspor-Fenerbahçe maçında elle atılan iki golü süzememiş, ev sahibi ekibin bir penaltısını vermemiş ve günlerce eleştirilmişti. Daha burada yaptıkları unutulmadan PTT 1. Lig’de yönettiği maçta da önemli hatalara imza atmıştı. Aynı Serkan Tokat, Alper Ulusoy gibi hata yaptıkça ödüllendirildi. Maç almaya, hem de büyük takım maçı yönetmeye devam etti.
Peki, hata yapmadığı halde maç alamayan hakemlerin hakkı ne olacak? Kulların adaletinin bittiği yerde, ilahi adaletin devreye girdiğini yazmıştım...
HAKEMİN GELECEĞİ KİMİN ELİNDE?
Futbolun patronu kim?
Bence Kulüpler Birliği. Neden? Yarın Kulüpler Birliği biz bu TFF’yi istemiyoruz dese ve sahip olduğu 126 delegenin imzasını masaya koysa, Demirören o gün TFF başkanlığını kaybeder.
Demirören bugün MHK başkanını çağırsa ve dese ki; senden memnun değilim, hakemlerin başarısı bir türlü yükselmedi. Seni görevden aldım. Müftüoğlu’nun görevi o dakika biter… Dahası var.
Müftüoğlu bugün bir hakemi karşısına alsa ve dese ki; senle çalışmak istemiyorum, sana görev vermeyeceğim. O hakemin bir daha hakemlik yapma şansı var mı? Yok… O halde en güçsüz kim? Hakemler… En güçlü kim? Kulüpler Birliği… Zincirleme birilerinin iki dudağının arasından çıkan sözle geleceği şekillenecek olan kişiler, günü kurtarmak ve bir üstündekini rahatlatmak için olmayacak işlere imza atıyorlar.
Ne diyelim? Sistem böyle; “davul başkasının boynunda, tokmak başkasının elinde.”
PROFESYONEL HAKEMLİK
2016 yılının başında Deniz Ateş Bitnel ve Alper Ulusoy FIFA hakemi oldular. Ancak bu iki hakem profesyonel yapılmadı. “Bütçe yok” denildiğini duydum.
İhtimal vermem. Bütçesi 411 milyon olan TFF’in iki hakemi profesyonel yapacak parasının olmaması inanılacak durum değil. Başka sebebi olmalı. Şunu merak ettim. Eskişehir Fenerbahçe maçında kabul edilebilir sayının üzerinde hata yapan Alper Ulusoy’un başarısız olmasında bunun etkisi ne kadar olabilir?
HİÇ BU KADAR MORALSİZ GÖRMEDİM
MHK ne zaman bir seminer yapsa, hakemlere güven gelir. Motivasyonları artar, TFF ve MHK’nin desteğiyle moral depolarlar.
Geçen hafta hakemlerimiz yeni bir seminerden çıktılar.
Hepsi arkadaşım, aralarında düzenli görüştüklerim de var.
ilk defa hakemlerin bir seminer sonrası bu kadar moralsiz olduklarına şahit oldum.
Sebebini ben bilmiyorum ama MHK biliyordur…


















