THY Euroleague Final Four ilk maçında CSKA Moskova ile Panathinaikos, harika bir mücadele sergilediler. Taraftarın adeta basketbola doyduğu maçtan gülerek ayrılan taraf, 66-64 ile Andrei Kirikenko ve arkadaşları oldu.
SEDAT BALCI - SİNAN ERDEM S.S.
Merakla beklenen THY Euroleague dörtlü finali nihayet başladı. Hem de muhteşem bir maçla... İstanbul'da "Küçük Atina"yı oluşturan Yaklaşık 5000 Panathinaikos ve 3000 Olympiakos taraftarı, hiç kuşkusuz bu organizasyonun tadı tuzu oldular. Muhteşem Panathinaikos taraftarı, takımları için gerçek anlamda itici güç oldu ancak CSKA Moskova, zor da olsa karşılaşmayı 66-64 kazanarak adını finale yazdırdı.
AH O SPONSORLAR!
Ön tarafta yer alan sponsorlara ayrılmış koltukları saymazsak gayet iyi bir kalabalık vardı. Özellikle de Panathinaikos taraftarı kendi OAKA Arena ortamlarını oluşturdular. Karşı çapraz tribündeki Olympiakos taraftarları ise sayı itibariyle de yetersiz olmalarından ötürü Pana taraftarının gölgesinde kaldılar.
PANA DÖVEREK BAŞLADI
Maça Zeljko Obradovic, Diamantidis ile Jasikevicius'u aynı anda sahaya sürerek başladı. Zaten Yoncalar'ın oyuna girişi de, bu ikilinin neden beraber parkede olduğunun kanıtıydı.
Saras ve Diamantidis'in topu çevirip içeriye indirdiği hemen her top ilk dakikalar içinde sayıyla sonuçlandı. Savunmada da rakibine karşı çok iyi ayakta duran Pana, ilk dakikalarda farkı açarken bir de bunun üstüne Andrei Kirilenko ve Nenad Krstic'in arka arkaya iki faule ulaşması sonrası rüzgarı iyiden iyiye arkasına alan Panathinaikos ilk çeyreği 29-15 önde bitirdi.
Bu seviyede bir maç ve bir çeyrekte 29 sayı yiyen taraf CSKA Moskova olunca anormal bir şeylerin olduğu aşikardı. Zaten erken den açılan bu farkın erimesi beklentiler dahilindeydi.
DAYAK SIRASI CSKA'DA
İkinci çeyreğe Panathiniakos, Diamantidis ve Jasikevicius'un yerine guard pozisyonunda Calathes ve Logan ile başladı. CSKA ise 2. çeyrekle birlikte maça başladı. Sanki ilk çeyrekte, CSKA forması giymiş sıradan bir Avrupa takımı vardı. Kirilenko sıradan uzun bir forvet gibiydi.
İkinci çeyrekle birlikte savunmada vites yükselten (bir değil birkaç vites) Kazlauskas'ın öğrencileri, sabırla farkı eritti. Alexey Shved kenardan gelip takıma hayat kaynağı olurken, ilk çeyrekte çemberi döven Kirilenko, yavaş yavaş sayı bulmaya başladı.
İkinci çeyrekte son dakikaya girilirken tabelada 32-32'lik beraberlik vardı. Yani CSKA Moskova 17-3'lük harika bir seri yakalamıştı. Bu seride iki faullü Kirilenko 8, Shved ise 5 sayı kaydetmişti. Son dakika içinde, arkasında Siskauskas'ı yakalayan Batiste, fizik avantajını kullanıp dip çizgiden kaydettiği basketle ilk yarının sonucunu tayin etti (32-34).
Kirilenko ve Krstic'in devreyi iki faulle kapatmaları, hiç kuşkusuz CSKA için önemli bir şanstı. Zira 17-5 üstünlükleriyle sona eren çeyrekteki geri dönüşün mimarı AK-47 ve Shved idi.
İlk yarı sonunda Panathinaikos'ta, yaptığı top kayıplarından ötürü sık sık Obradovic'in hışmına uğrayan Mike Batiste 9 sayı, 4 top çalma, 4 top kaybı ve Sarunas Jasikevicius 7 sayı ile oynarken CSKA Moskova'da Andrei Kirilenko 8 sayı, 4 ribaunt, 2 blok, Alexey Shved 6 sayı, 3 ribaunt ve Milos Teodosic 5 sayı, 4 ribaunt ile oynadı.
"KAİMAK" GİBİ 3. ÇEYREK
İlk iki çeyrekte, önce Pana ardından CSKA'nın 10'ar dakikalık dominant performanslarını izledik. Nitekim devre de kafa kafaya sona erdi.
İkinci yarı ise tam anlamıyla, denk güçlerin mücadelesine sahne olurken skor sürekli kafa kafaya gitti. Kirilenko bu bölümde adeta kaldığı yerden devam ederken Pana ise ikinci çeyrekteki silikliğini üzerinden atmıştı. Diamantidis ve Jasikevicius birer birer bombaları CSKa potasına bırakırken asıl patlamayı Kostas Kaimakoglou yaptı. Diamantidis'in asistleriyle bu çeyreğe tam 10 sayı sığdırdı ve Yoncalar'a hayat verdi. Son çeyreğe girilirken Panathinaikos'un 55-51 üstünlüğü tabelaya yansıdı.
TİTAN GUARD'LARIN KAPIŞMASI
Muhteşem taraftarının desteğiyle son çeyreğe giren Panathinaikos karşısında CSKA Moskova, hem kendi hem de Olympiakos seyircisinin desteğini arkasına aldı.
Bu atmosferleri kariyeri boyunca çokça yaşamış 36'lık usta, arka arkaya basketlerle takımını sırtladı. Ancak kalan süre ve rakibin CSKA Moskova olması, henüz hiç bir şeyin bittiği anlamına gelmiyordu.
Son anlara girilirken, CSKA'da fitili ateşleyen isim Alexey Shved oldu. maçın bitimine 1.50 dakika kala attığı orta mesafe şut, çemberden yükselip içeri girmese, 64-60 üstün olan Panathinaikos, farkı arttırmak için hücum edecekti ancak o şans basketiyle fark ikiye indi ve Yoncalar için sonun başlangıcı oldu.
Son anlarda ise sahneye, günün vasat isimlerinden Milos Teodosic çıktı. 38 saniye kala pota altından topu oyuna sokarken, adeta kendi pişirip kendi yedi ve rakibin bir anlık dalgınlığından yararlanıp dip çizgiden attığı basketle takımını öne geçirdi. O ana kadar, 2. çeyrek haricinde maç boyu harika savunma yapan Panathinaikos, bir anlık dalgınlığın faturasını, belki de finali kaybederek ödeyecekti.
Ancak yine de bizleri upuzun 38 saniye bekliyordu. Üstelik bu anları çok iyi oynayan Diamantidis gibi bir usta vardı sahada...
Teodosic, denge anlamında ne derece kıt olduğunu, çok kritik iki serbest atış kaçırarak gösterdi ve 21 saniye kala Shved de 1/2 atınca son hücum Pana'ya kaldı.
Ancak bu hücumda Diamantidis'i çok iyi savunan CSKA Moskovalı oyuncular, rakibin top kullanmasına dahi izin vermedi ve maçı 66-64 kazanarak ilk finalist oldu.
Belki bu kadar zor olması beklenmiyordu ancak sonuç olarak favori taraf finaldeydi. Hem de final gibi bir maçla...
1. periyot: 29-15 (Panathinaikos)
2. periyot: 34-32 (Panathinaikos)
3. periyot: 55-51 (Panathinaikos)
4. periyot: 66-64 (CSKA)
SEDAT BALCI - SİNAN ERDEM S.S.
Merakla beklenen THY Euroleague dörtlü finali nihayet başladı. Hem de muhteşem bir maçla... İstanbul'da "Küçük Atina"yı oluşturan Yaklaşık 5000 Panathinaikos ve 3000 Olympiakos taraftarı, hiç kuşkusuz bu organizasyonun tadı tuzu oldular. Muhteşem Panathinaikos taraftarı, takımları için gerçek anlamda itici güç oldu ancak CSKA Moskova, zor da olsa karşılaşmayı 66-64 kazanarak adını finale yazdırdı.
AH O SPONSORLAR!
Ön tarafta yer alan sponsorlara ayrılmış koltukları saymazsak gayet iyi bir kalabalık vardı. Özellikle de Panathinaikos taraftarı kendi OAKA Arena ortamlarını oluşturdular. Karşı çapraz tribündeki Olympiakos taraftarları ise sayı itibariyle de yetersiz olmalarından ötürü Pana taraftarının gölgesinde kaldılar.
PANA DÖVEREK BAŞLADI
Maça Zeljko Obradovic, Diamantidis ile Jasikevicius'u aynı anda sahaya sürerek başladı. Zaten Yoncalar'ın oyuna girişi de, bu ikilinin neden beraber parkede olduğunun kanıtıydı.
Saras ve Diamantidis'in topu çevirip içeriye indirdiği hemen her top ilk dakikalar içinde sayıyla sonuçlandı. Savunmada da rakibine karşı çok iyi ayakta duran Pana, ilk dakikalarda farkı açarken bir de bunun üstüne Andrei Kirilenko ve Nenad Krstic'in arka arkaya iki faule ulaşması sonrası rüzgarı iyiden iyiye arkasına alan Panathinaikos ilk çeyreği 29-15 önde bitirdi.
Bu seviyede bir maç ve bir çeyrekte 29 sayı yiyen taraf CSKA Moskova olunca anormal bir şeylerin olduğu aşikardı. Zaten erken den açılan bu farkın erimesi beklentiler dahilindeydi.
DAYAK SIRASI CSKA'DA
İkinci çeyreğe Panathiniakos, Diamantidis ve Jasikevicius'un yerine guard pozisyonunda Calathes ve Logan ile başladı. CSKA ise 2. çeyrekle birlikte maça başladı. Sanki ilk çeyrekte, CSKA forması giymiş sıradan bir Avrupa takımı vardı. Kirilenko sıradan uzun bir forvet gibiydi.
İkinci çeyrekle birlikte savunmada vites yükselten (bir değil birkaç vites) Kazlauskas'ın öğrencileri, sabırla farkı eritti. Alexey Shved kenardan gelip takıma hayat kaynağı olurken, ilk çeyrekte çemberi döven Kirilenko, yavaş yavaş sayı bulmaya başladı.
İkinci çeyrekte son dakikaya girilirken tabelada 32-32'lik beraberlik vardı. Yani CSKA Moskova 17-3'lük harika bir seri yakalamıştı. Bu seride iki faullü Kirilenko 8, Shved ise 5 sayı kaydetmişti. Son dakika içinde, arkasında Siskauskas'ı yakalayan Batiste, fizik avantajını kullanıp dip çizgiden kaydettiği basketle ilk yarının sonucunu tayin etti (32-34).
Kirilenko ve Krstic'in devreyi iki faulle kapatmaları, hiç kuşkusuz CSKA için önemli bir şanstı. Zira 17-5 üstünlükleriyle sona eren çeyrekteki geri dönüşün mimarı AK-47 ve Shved idi.
İlk yarı sonunda Panathinaikos'ta, yaptığı top kayıplarından ötürü sık sık Obradovic'in hışmına uğrayan Mike Batiste 9 sayı, 4 top çalma, 4 top kaybı ve Sarunas Jasikevicius 7 sayı ile oynarken CSKA Moskova'da Andrei Kirilenko 8 sayı, 4 ribaunt, 2 blok, Alexey Shved 6 sayı, 3 ribaunt ve Milos Teodosic 5 sayı, 4 ribaunt ile oynadı.
"KAİMAK" GİBİ 3. ÇEYREK
İlk iki çeyrekte, önce Pana ardından CSKA'nın 10'ar dakikalık dominant performanslarını izledik. Nitekim devre de kafa kafaya sona erdi.
İkinci yarı ise tam anlamıyla, denk güçlerin mücadelesine sahne olurken skor sürekli kafa kafaya gitti. Kirilenko bu bölümde adeta kaldığı yerden devam ederken Pana ise ikinci çeyrekteki silikliğini üzerinden atmıştı. Diamantidis ve Jasikevicius birer birer bombaları CSKa potasına bırakırken asıl patlamayı Kostas Kaimakoglou yaptı. Diamantidis'in asistleriyle bu çeyreğe tam 10 sayı sığdırdı ve Yoncalar'a hayat verdi. Son çeyreğe girilirken Panathinaikos'un 55-51 üstünlüğü tabelaya yansıdı.
TİTAN GUARD'LARIN KAPIŞMASI
Muhteşem taraftarının desteğiyle son çeyreğe giren Panathinaikos karşısında CSKA Moskova, hem kendi hem de Olympiakos seyircisinin desteğini arkasına aldı.
Bu atmosferleri kariyeri boyunca çokça yaşamış 36'lık usta, arka arkaya basketlerle takımını sırtladı. Ancak kalan süre ve rakibin CSKA Moskova olması, henüz hiç bir şeyin bittiği anlamına gelmiyordu.
Son anlara girilirken, CSKA'da fitili ateşleyen isim Alexey Shved oldu. maçın bitimine 1.50 dakika kala attığı orta mesafe şut, çemberden yükselip içeri girmese, 64-60 üstün olan Panathinaikos, farkı arttırmak için hücum edecekti ancak o şans basketiyle fark ikiye indi ve Yoncalar için sonun başlangıcı oldu.
Son anlarda ise sahneye, günün vasat isimlerinden Milos Teodosic çıktı. 38 saniye kala pota altından topu oyuna sokarken, adeta kendi pişirip kendi yedi ve rakibin bir anlık dalgınlığından yararlanıp dip çizgiden attığı basketle takımını öne geçirdi. O ana kadar, 2. çeyrek haricinde maç boyu harika savunma yapan Panathinaikos, bir anlık dalgınlığın faturasını, belki de finali kaybederek ödeyecekti.
Ancak yine de bizleri upuzun 38 saniye bekliyordu. Üstelik bu anları çok iyi oynayan Diamantidis gibi bir usta vardı sahada...
Teodosic, denge anlamında ne derece kıt olduğunu, çok kritik iki serbest atış kaçırarak gösterdi ve 21 saniye kala Shved de 1/2 atınca son hücum Pana'ya kaldı.
Ancak bu hücumda Diamantidis'i çok iyi savunan CSKA Moskovalı oyuncular, rakibin top kullanmasına dahi izin vermedi ve maçı 66-64 kazanarak ilk finalist oldu.
Belki bu kadar zor olması beklenmiyordu ancak sonuç olarak favori taraf finaldeydi. Hem de final gibi bir maçla...
1. periyot: 29-15 (Panathinaikos)
2. periyot: 34-32 (Panathinaikos)
3. periyot: 55-51 (Panathinaikos)
4. periyot: 66-64 (CSKA)

















