Van Robben dert Sneijder Vaart!

Florentino Perez'in son Hollandalı kurbanı Rafael van der Vaart, Tottenham'da harikalar yaratıyor. Akıllara gelen iki isim var; biri Robben, diğeri Sneijder...

SPORX AI BAKIŞI
calendar 05 Ekim 2010 10:55
Haber: Sporx.com dış haberler
Van Robben dert Sneijder Vaart!
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Fatih ŞAMLIOĞLU
fatihs@sporx.com

Belki de tüm Avrupa'da geçen sezon en çok konuşulan ve futbolun sihirbaz yorumcularının dilinden düşmeyen iki isim vardı; Biri Arjen Robben, diğeri Wesley Sneijder...

Florentino Perez'in sonu gelmeyen Galacticos planlarının dışarısında kalan ve adeta bir seçim vaadi olarak kamuoyuna duyurulan 'Hollanda eksenli' çalışma programının tıpkı Nistelrooy ve Huntelaar gibi Robben ve Sneijder de birer parçasıydı. Perez'in Sneijder ve Robben konusunda verdiği kararlar Cristiano Ronaldo ve Kaka transferlerinin gölgesinde kaldı, konuşulmadı; pek de tartışılmadı aslında ilk başlarda...

Sneijder için 'isteneni veremedi'; Robben için 'müzmin sakat' yorumları İspanya basınında sıkça yapıldı ve bu iki futbolcunun da takımdan gönderilmesinin 'ciddi hasara yol açabilecek bir zarar' olabileceğini kimse sezemedi o günlerde...

Ta ki Inter ve Bayern Münih'e kadar... 27 milyon avro'ya Ajax'tan transfer edilen ve 15 milyon avro'ya Inter'e satılan Wesley Sneijder'in Çizme'de yaptıkları ya da 24 milyon avro'ya Chelsea'den alınarak 25 milyon avro'ya Bayern Münih'e satılan Arjen Robben'in Bavyera temsilcisine yaptığı katkı Florentino Perez'in transfer politikasına getirilen eleştiri oklarını da nirvanaya ulaştırdı.

Koca bir sezon boyunca Wesley Sneijder'in sırtladığı Inter ile Bayern Münih'in kolu kanadı olan Arjen Robben'in Şampiyonlar Ligi finalinde karşı karşıya gelmesi bir yana, bir sezonda müzeye konulan kupalar Ronaldo ve Kaka'lı kadrosu ile mücadele ettiği tüm kulvarlarda şanlı tarihinin aksine hüsran yaşayan Real Madrid'e en etkili tokat oldu. Wesley Sneijder ve Arjen Robben travmasını yeni yeni atlatan Real Madrid bu kez de başka bir Hollandalı tehlikesi ile karşı karşıya; Rafael van der Vaart...

Kaka ve Ronaldo'nun ilk 11'e ambargo koyması 2009 yılını Van der Vaart için 'kulübe yılı' olarak kayıtlara geçirdi. Kaka'nın alternatifi olarak gösterilen ancak Manuel Pellegrini'nin sürpriz bir şekilde Esteban Granero'yu ağırlıklı olarak Van der Vaart'ın yerine kullanması; Hollandalı oyuncu için Madrid günlerinin kısa süreceğinin bir göstergesiydi aslında...

Geçen bir sezonun ardından Jose Mourinho'nun Real'in başına geçmesi Van der Vaart için bir şans olarak gösterildi. Hazırlık kampında Van der Vaart'ı sürekli deneyen ancak istediği verimi bir türlü alamayan Jose, hanesine bir Şampiyonlar Ligi kupası yazdırmasında büyük bir katkısı olan Wesley Sneijder emsaline rağmen Van der Vaart'ın biletini kesti ve büyülü kadrosunu Angel Di Maria ve Mesut Özil ile takviye etti.

13 milyon avro'ya Hamburg'tan alınan Rafael van der Vaart'ın satış listesine konulmasının ardından önce Bayern Münih ardında da Inter devreye girdi. Bayern Münih Luis Van Gaal'in de ısrarı sonucu Hollandalı yıldız için 15 milyon avro'luk bir teklif ile Real Madrid'in kapısını çaldı! Perez belki de ilk kez sözü bir oyuncusuna bıraktı ve topu Van der Vaart'a pasladı...

Bavyera temsilcisi ile uzun süren görüşmelere Inter de dahil oldu ve transfer görüşmelere içinden çıkılamayan karmaşık bir hal aldı. Transfer sezonun sona ermesine sayılı saatler kala herkes Van der Vaart'ın Real Madrid'in kalacağını düşünürken; Şampiyonlar Ligi havasıyla transfer piyasasında saldırmadığı futbolcu kalmayan Tottenham kasasından 12.5 milyon avro çıkartarak Hollandalı yıldızı kadrosuna kattı.

Transfer sezonun son saatlerinde kadroya katılan Rafael van der Vaart, 1962 yılından bu yana ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Tottenham için bir kandı; aranılan kan! EPL kariyerine Wolverhampton maçıyla başlayan Rafael, ilk maçında harika bir performans ortaya koydu ve attığı bir gol, yaptığı asist ve takım arkadaşlarını ateşlemesiyle Wirt Hart Lane'i dolduran 40 bin Hotspur'luya müthiş bir haftasonu tatili yaşattı.

Bir hafta sonra West Ham United ile Upton Park'ta oynanan maçta 78 dakikada sahada kalan Van der Vaart, 'transfer edilme sebebi' olan Şampiyonlar Ligi'nde ise Twente karşısına çıktı...

Wirt Hart Lane'nin ateşi ile Twente karşısında futbolda olan her şeyi yapan; bir penaltı, bir sarı kart, bir kırmızı kart ve bir de gol atan Van der Vaart; Premier League'de ise Aston Villa'ya iki gol birden atarak takımının galibiyetinde büyük bir rol oynadı ve Londra'da adeta kahraman ilan edildi.

Kısa sürede Tottenhamlı taraftarların, futbolcuların ve yöneticilerin sevgilisi haline gelen Van der Vaart; daha şimdiden Londra temsilcisinin atar damarı haline geldi. Geçen sezon olduğu gibi bundan sonraki süreçte de Ada'daki Manchester United, Chelsea, Arsenal ve Liverpool hakimiyetine son vererek hedefini 'ilk 4' olarak belirleyen Tottenham'da şüphesiz Rafael van der Vaart kilit bir rol oynayacak.

Van der Vaart'ın transfer edilmesinden sonra performansı da artan İngiliz oyuncu Peter Crouch, "O birinci sınıf bir oyuncu ve sol ayağını adeta roket gibi kullanıyor. Takıma geldiğinden bu yana ciddi bir katkı yaptı ve bir anda bizim en önemli katmanlarımızdan biri halini aldı. Tottenham ve biz Van der Vaart gibi bir oyuncuya sahip olduğumuz için çok şanslıyız." dedi.

Tottenham Teknik Direktörü Harry Redknapp'ın "Rafael van der Vaart gerçekten büyüleyici, eşsiz bir oyuncu" açıklaması Real Madrid Başkanı Florentino Perez'in kulaklarını cınlatır cinsten...

Dünyanın pahalı iki futbolcusundan birine sahip olan ve gemisini dünyanın en iyi teknik adamı olarak gösterilen Jose Mourinho'ya teslim eden Florentino Perez'in belki de bu sezon isteyeceği en son şey Robben'in Bayern'de Sneijder'in Inter'de yaptıklarını Rafael van der Vaart'ın Tottenham Hotspur'da gerçekleştirmemesi olacak...

KISACA VAN DER VAART







Tümü
 Reklam