Pehlivan pehlivan işte meydan işte meydan. Play-offlar nihayet başlıyor. Gerçek mücadele malumunuz bundan sonra. Bugüne kadar takımların ne kadar güçlü veya güçsüz olduğu tartışmaya açıktı zira uzun sezonun sonunda belli olacaktı. Formsuzluklar konsantrasyon eksikliklerinin mağlûbiyet serilerinin bahaneleri vardı. Artık yok. Bundan sonrası tufan.
Son günkü maçları da geride bıraktık ve hele şükür sezon bitti. Biz burada son gün ne olacak, maçlar çekişmeli geçecek derken bir de baktık ki Grizzlies yedeklerle çıktı Clippers maçına. Belli ki Spurs'le ilk turda karşılaşmaya razı olmuşlar. Thunder evinde Bucks'a karşı "yensek mi yenmesek mi" ikileminde oynayıp uzatmalarda yenildi. Onlar da 4'lüğü kendilerine uygun bellemişler. Spurs deseniz, onlar da Suns deplasmanında maça gayet kötü başlamalarına rağmen, yenip yenememe konusunda karar verememiş bir görüntü çizdiler. Bulls da bayağı zorlandı Nets'e karşı. Yani benim anladığım kadarıyla takımlar son günden önce ne yapacaklarına dair kararlarını vermiş gibi oynadılar. Para atışına gerek de kalmadı. Biraz kendi kendimize gelin güvey olmuşuz.
Öte yandan öyle bir Kings-Lakers maçı izledik ki, Lakers ilk turda Hornets'la esleştiğine sevinmeli mi karar veremedim. Son çeyrekte Lakers 20 sayı öndeyken Kings'i maça ortak etmek de nereden çıktı. Son 6 dakika tek bir şutu bile sokamadılar. Arco Arena 10 sene öncesinin havasına büründükçe büründü ve Kings bitime 8 saniye kala 99-96 öne geçti. Kobe son saniyede 3luk atınca maç uzatmaya gitti de öyle alabildiler maçı. Tam Arco Arena'nın makus talihine yakışan bir söndü ama Lakers gene kafayı yedirtti vatandaşa yani. Günün sonunda Çarşamba akşamına hangi sırayla girdiysek maçların sonunda da aynı sıralama kaldı.
Yine tahmin zamanı geldi ve her sene dediğim gibi aşağıda yazacaklarımın yarısı tutarsa iyidir. İlk turla ilgili analizler sonraki turlardan daha farklıdır. Çünkü bir takım play-offlarda ilerlemeye başladığında, önceki turlardan aldığı gazın veya momentumun etkisi artar ve o safhada sezonu ne kadar iyi veya kötü bitirdiğinin, o turda karşılaşacağı rakibine karşı sezon içinde oynadığı maçların önemi gitgide azalır. Fakat ilk turla ilgili tahminlerde bulunurken takımların tecrübesi, sıralamadaki konumlarının yanında sezon içinde iki takımın karşılaştığı maçlara ve takımların sezonu ne şekilde bitirdiğine değinmeyi de özellikle tercih ediyorum.
Madem Batı'dan dem vurduk, o zaman Batı'daki esleşmelerle ilgili tahminlerle başlayalım.
(1)- SPURS – (8) GRIZZLIES: 4-2
Memphis'e taşınalı 5 sene olacak neredeyse ve taşındığımızdan beri takım play-off'ların yakınından bile geçmez olmuştu. 23 Nisan'da Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı Fedex Forum'da kutlayacağım kısmetse. Grizzlies 2003-2004, 2004-2005 ve 2005-2006 sezonlarında play-offlara kalma başarısı göstermesine rağmen, üç seferde de süpürülme talihsizliğine veya beceriksizliğine maruz kalmıştı. Ondan sondaki 5 senede bu kutup ayıları inlerine çekildiler ve bir şekilde yeniden yapılandılar. Nihayetinde play-off soframızda yerlerini aldılar. Grizzlies'i izlemesi çok zevkli. Daha önce de bahsettiğim gibi savunmada tekmeye kafa uzatan bir mücadele sergiliyorlar. Yalnız son iki maçta bariz yatmalarını kesinlikle tasvip etmiyorum. Hani sıralamadaki yeriniz bellidir, sakatlık riski almak istemiyorsunuzdur, o yüzden as oyuncularınıza daha az dakika verip yedekleri daha fazla oynatmanız normaldir. Ama son maçlarda yatmak play-off performanslarını direk etkileyen bir unsur. Ritminizi kaybediyorsunuz. Lakers'tan korkup onlarla eşleşmek yerine Spurs'le oynamak istemelerinin nedeni Spurs'e karşı saha içinde daha iyi esleşeceklerini düşünmeleri. İse korkarak girersen o zaman işin iş. Öyle şey olmaz.

Spurs'le ilgili yazacak fazla bir şey yok. Belli bir sistemi olan bir takım, tecrübeli bir takım. Geçen sene Bati'yi 7. bitirmenin faturasını, konferans yarı finalinde Suns'a süpürülerek ödediler. Geçen seneki vedaları onlara ders oldu ve bu sene işi baştan önemsediler. Ağustosböceği gibi başlarlardı sezonlara, sonradan toparlarlardı ama bu sezonun karıncası oldular.
Aşağıdaki karşılaştırmalı tabloda ilk 5'i ve genel olarak yedekleri görüyoruz (Kalın karakterler üstünlüğü gösteriyor). Grizzlies'in uzunları bence Spurs'den daha etkililer ama kısalarda ve yedeklerde Spurs'ün tartışılmaz üstünlüğü var. Ben eşleşmeleri kağıt üzerindeki pozisyonlarına göre yapsam da en ilginç eşleşme McDyess – Randolph savaşı olacak. DeJuan Blair de Zach'i savunmak için rotasyondaki sağlam adamlardan birisi. 37'lik McDyess'ın eforunu merak ediyorum. Takımların X faktörleri de kanımca Spurs'de Tim Duncan, Grizzlies'de OJ Mayo. Duncan savunma ağırlıklı oynadı tüm sezon ama yaşı hafiften kemale ermeye başladığı için Popovich onun hücum repertuarını play-offlara sakladı ve özellikle korudu sezon boyunca. Onun hücumdaki tecrübesine play-offlarda kesinlikle ihtiyaç olacak. OJ Mayo ise All-Star arasından sonra önemli bir çıkış yakaladı. Bunu rakamlarında çok göremesek de, kritik anlarda uzun mesafe şutlarıyla takıma çok defa nefes aldırdı.
Play-off'lar çok ayrı bir er meydanı. Grizzlies'in Spurs'ü 4 defa yeneceğine inanıyor muyum? Hayır. Bunun nedeni Spurs'ün Grizzlies'den çok daha iyi takım olması falan değil, sadece çok daha tecrübeli olmaları. Bundan dolayı Spurs seriyi bir şekilde alacaktır. Ama süpürge olursa çok şaşırırım. Çünkü Grizzlies sezon içindeki maçlarda Spurs'e karşı çok cansiperane oynadı. Birbirleriyle oynadıkları 4 maçı da izledim. Bunlardan 3 tanesi All-Star'dan sonra oynandı. San Antonio'daki maçlardan ilkini Spurs uzatmada, 2.sini de son dakikalarda kazanabildi. Son iki maç Memphis'teydi. Grizzlies ilk maçta rakibini domine etti, ikincisinde Spurs'teki sakatlıklardan faydalanan Grizzlies yine galip gelmesini bildi. Grizzlies savunma ağırlıklı oynayan bir takım. Spurs'un en sevmediği takımlar savunmada en az onlar kadar sert oynayan takımlar. Çünkü hızlı hücum yapanları sertlikle bir şekilde sindirebiliyorlar. Kaldı ki Spurs'un savunma performansı, önceki yıllardaki savunmalarına göre biraz daha zayıf (veya daha az güçlü diyelim). Grizzlies Spurs'un cezalandırıcı üçlükçülerini durduramayıp dışarıdan cevap vermeye kalkarsa ölüm fermanını imzalar. Grizzlies içeriden hücum etme disiplinini bozmayıp zamanı iyi kullanarak oynarsa, o zaman Spurs'e karşı 2 hatta 3 maç alabilirler ki sezon geneline baktığımızda Grizzlies'in 2 maç alması gerekir. Zira sezon boyunca Fedex Forum'da 30-11'lik gayet başarılı bir çizgileri vardı. Grizzlies Sezon içinde çok defa güçlü takımlara boyun eğdirdi o salonda.
Spurs ilk turun ilk maçlarında, yani evindeki maçlarda genelde zorlanır ve birini genelde kaybeder. Bu arada Ginobili ligin son maçında bileğinden sakatlandığı için serinin ilk maçına yetişmeyebilirmiş. Bence Grizzlies ilk maçı alacak, sonra tecrübe ağır basacak, 2. maçı Spurs farklı kazandıktan sonra Memphis'te seri 2-2'ye gelecek ve Spurs seriyi Memphis'te 6. maçta bitirecek. Farklı bir sürü senaryo yazılır elbet. Sözün özü Spurs hangi maçı kaybederse kaybetsin, bir sonraki maçta gerekli düzenlemeleri yapıp disiplinli bir şekilde cevabını verir. Dediğim gibi Spurs bu seneye alışılagelmişin dışında başladı. Belki bunun bir yansıması olarak ilk maçtan işi sağlama alıp Memphis'e 2-0'lik galibiyetle de gelebilirler. Ondan sonra da tek isteğim süpürge olmaması olur herhalde.
(2) LAKERS – (7) HORNETS: 4-2
Hornets'in durumu göz önüne alındığında ilk turda Hornets'la oynama piyangosu Lakers'a vurdu. Hornets West gittikten sonra düşüşte, sezon içindeki 4 maçı da Lakers rahat kazandı ve sadece bu sezon değil, Hornets'ta uzun süredir Lakers'a karşı eşleşme problemi var. Lakers için ballı börek diyebiliriz. Ama (ki bu bayağı önemli bir "ama") bu serinin akıbeti daha çok hangi Lakers'in sahada olacağına bağlı. All-Star'dan sonraki 18 maçın 17'sini kazanan Lakers'i sahada görürsek bu seri büyük ihtimal 4 belki 5 maçta biter. Bunu söylemek için müneccim olmaya gerek yok. Son 1,5 haftadır oynayan Lakers'i görürsek o zaman bu seri 6 maçtan aşağı bitmez. Yedeklerde biraz sorunları var. Blake suçiçeği olmuş (31 yaşında ve suçiçeği, nasıl işte, geçmiş olsun), Barnes'in dizinde şişme var. Bynum'un sakatlığı ciddi değilmiş, bu sevindirici. İlk maçta sahada olacak. Lakin Lakers'in ne kadar lakayt olduğunu biliyoruz. Bu piyango olayının, Hornets'in form durumunun ve Lakers'a karşı zayıf kaldıklarının tüm Lakers cephesi de farkında. Bunlar "ya biz bu turu nasıl olsa geçeriz abi" modunda oynarlarsa bayağı yorulurlar. Chris Paul Lakers'ın kısalarını oyuncağa çevirecektir. Geçen sene ilk turda Thunder başlarına yeterince çorap ordu. Gerçi iyi de oldu çünkü sezonu yine kötü kapatmışlardı ve ritimlerini bulmaları açısından öyle bir seri yaşamalarıyla kendilerine gelip sonraki turda Jazz'i güle oynaya geçmişlerdi. Sonrası yüzüğe kadar giden mutlu bir seyahatti zaten.

Serideki en ilginç eşleşme 2 sene önce Lakers'in şampiyonluğunda büyük katkıları olan Ariza'yla Artest'in eşleşmesi olacak. Ariza'nin Artest'ten daha cabbar bir oyun ortaya koyacağını düşünüyorum. Onun haricinde Fisher – Paul eşleşmesi Lakers'in ilk besinin en yumuşak karnı. X Faktör Lakers için Bynum (bu Lakers'in tüm serileri için böyle), Hornets için de kendini kanıtlamak isteyecek hırslı Trevor Ariza.
Bu seriyle ilgili uzun uzun yazmaya gerek yok çünkü Lakers'in elenmesi beklenmiyor. Son 1,5 haftadan ders almışlar mı göreceğiz. Kağıt üzerinde 4-5 maçta bitirmeleri gerek. Ama 6 maça uzarsa da sürpriz olmaz. Ben 6 maç oynanır diyorum (zaten ne zaman Lakers hakkında çok iyimser yazdım ki play-offlarda?)
(3) MAVS – (6) BLAZERS: 4-3
Bu seri tam yazı-tura serisi. Ben karar veremedim. Mavs'in play-off karneleri malumunuz tam bir drama. Hele 2006 Finali'nden sonra henüz ilk turu daha geçme başarısı gösteremediler. Geçen seneyi 2. bitirip Spurs'e ilk turdan elenmeleri hiç sürpriz olmamıştı. Bu sene de genelde çok iyi gitmelerine rağmen son ayda formlarında düşüş yaşadılar. Blazers ise tam kuduz modunda. Takımda sakat yok, Aldridge'in formu, yedekte başlayan Brandon Roy, takas döneminde alınan süper nokta atışı Gerald Wallace, takımdaki genç-yaşlı dengesi, sert savunma ve ateşli bir seyirci, derin bir tabure. Sezon içindeki maçlarda hep ev sahipleri galip geldi, yani 2-2'ler.
Esleşmelere baktığımızda Blazers'in kısaları, Mavs'in kısalarına göre cüsse avantajına sahip. Ama bu serinin en önemli eşleşmeleri pota altında yaşanacak. Dirk'ün önüne atacakları Aldridge, Camby hatta Gerald Wallace'ları var. Wallace Dirk'e göre kısa kalacak olsa da Dirk'e gelecek ikili sıkıştırmalarda yer alacaktır. Aldridge çevikliği ve boyuyla Dirk'e karşı direnir de bunu 48 dakika boyunca yapamaz, enerjisinden çok şey götürür. Zira hücumda da önemli bir silah. Bu sezon Mavs'e karşı maç başına 28 sayı %52'yle oynadı. Öteki potada Aldridge'e karşı bence Chandler'la başlarlar, Dirk ve Haywood da adamı savunma rotasyonunda yer alırlar zira Aldridge Chandler'ı faul problemine sokabilir. Mavs sezonun ilk 52 maçında 43-9'luk çizgisinin çok uzağında ve Batı konferansı takımlarına karşı 9 maçlık mağlûbiyet serisi yaşadı sezon sonunda (bu seri son Hornets galibiyetiyle sona erdi). X faktör olarak da Mavs için sezon başlarında başarılı şekilde kullandıkları ama nedendir bilinmez Carlisle'ın sonlara doğru vazgeçtiği alan savunmasını örnek verebiliriz. Blazers için X faktör kesinlikle Brandon Roy çünkü kenardan girip Mavs'in savunmasının başına iç açabilir ki 21 Mart'taki maçta önemli işler yapmıştı. Mavs büyük silahları olan takımlara karşı savunmada bocalıyor. Belki Brewer'ı Roy'un önüne atabilirler.

Mavs ve play-offlar söz konusu olduğunda bu takıma hiç güvenemiyorum ne yalan söyleyeyim. Her sene "bir önceki seneden daha kararlılar" diye düşünmeme rağmen play-offlarda dikiş tutmadı bir türlü. Mavs'in kadrosu gerçekten çok iyi, çok geniş, her pozisyonda 2 ve daha fazla alternatif var. Chandler ve Marion sahadayken takım daha savunma ağırlıklı oynuyor. Hücumda çok fazla silah var. JJ Barea Kidd'in üzerinden bayağı bir yük alıyor. Jason Terry, son zamanlarda formsuz olsa da, son çeyreklerin aranan adamı. Aralık'ta sezonu kapattı denilen Caron Butler bu seride yok, geri dönerse ya serinin son maçlarında, ya da bir sonraki turda geri dönecek. Aynı şekilde geri dönmesi zor tabi. Açıkçası Blazers'ın su form durumuna ve bahsettiğim unsurlarına rağmen Mavs'in su kadronun hakkını verip seriyi 6 maçta bitirmesi lazım ama elleri kolları bağlanıyor, sinirleri bozuluyor, maç içlerinde çok fazla gel-git yaşıyorlar. Rick Carlisle'lık bir durum değil bu. Dirk'ü her ne kadar hayran hayran izlesek de, öyle durumlarda takımı bir araya toplama özelliği noksan. Kritik anlarda sorumluluk alması tamam, fakat o tecrübede bir oyuncunun takımın paniklemesini önlemesi lazım. Bu bugünün hikayesi değil, 10 senenin hikayesi.
Ayrıca sezon başında da yazdım Tyson Chandler gibi bir pivotları var. 10 yıldır takıma gelen en iyi pivot. Hücumda adamı yeterince kullanmıyorlar. Çünkü bunlar 10 kusur yıldır alışmış pivotlara dayalı set hücumları oynamamaya, o yüzden o geçişi sezon içinde bir türlü yapamadılar. Seriyi izlerken dikkat edin, Chandler oyundayken ona ne kadar top geçiriyorlar. Ayrıca Marion ve Peja gibi adamlar elleri sıcakken topları onlara verirsiniz. Onların elleri sıcakken birden takım diğer oyunculara yönleniyor ve orada fark eriyor.
Yine de benim son tahminim Mavs'in seriyi 7 maçta kazanacağı yönünde ve serideki tüm maçlar çok çekişmeli geçecek. Birden fazla maç uzatmaya gidebilir. Blazers 6 maçta kazanırsa da hiç şaşırmam. Bu serinin maçlarını kaçırmayın derim. Zira ortada bir seri.
(4) THUNDER – (5) NUGGETS: 4-2
Kemerlerinizi bağlayın çünkü kalkışa hazırız. İki takım da genç, atletik, yüksek enerjili ve tutkulu oynayan oyunculardan oluşuyor. Aslında keşke bu iki aslan parçası takım ilk turda karsılaşmasaydı. Elenene yazık olacak. Oldukça heyecanlı bir tenis maçı izleyeceğiz. Sezon içindeki maçlarda Thunder 4 maçın 3'unu aldı ki 2 tanesi daha geçen hafta oynandı. Aslında o 2 maçın bu seri hakkında çok şey söylüyor. Ama Nuggets o ara 5. sırayı garantilemişti aşağı yukarı. Ondan önce "yarınlar yokmuş gibi oynuyorlardı". O iki maçta o şekilde oynamadılar.

Bir yanda Carmelo gittikten sonra 18-7'lik performansa sahip ki bu dönemde kesinlikle çok daha istikrarlı ve sert savunma oynayan, kadrosundaki 8 oyuncunun çift haneli sayı ortalamasına sahip olacak kadar derin bir taburesi olan Nuggets; öte yanda ligin en genç 3. kadrosuna sahip olmasına rağmen sayı kralı Durant, delifişek gard Westbrook'u barındıran ve takaslardan sonra kaya gibi savunmayı kuran Thunder. (boks maçı sunuyorum sanki).
Tek tek pozisyonları değerlendirdiğimizde Thunder daha üstün ama Nuggets'ın yedekleri Thunder'in başına çorap örebilir. Kritik eşleşme Durant'la Gallinari arasında olacak kanımca. Tabure avantajı Nuggets'ta. X faktör olarak Thunder hocası Scott Brooks gard James Harden'a yeterince şans verirse, sırf bu turda değil, bir sonraki turda Spurs'e karşı da fazladan bir alternatife sahip olmuş olur. Nuggets'in X Faktör'ü geçen sezonlarda olduğu gibi JR Smith. Yine All-Star arasından sonra rakamlarında gözle görülür bir yükselme var.
Şunu söylemek gerekirse takaslardan önce Thunder hakkında bir hikaye yazsaydık şöyle olurdu: "Gecen sene play-offlara kalmaktan dolayı mutlulardı. Eğlenceli bir takımdı. Bu sene konferans yarı finalinde Spurs'e elenerek bir adım daha atmış olacaklardı ve mutlu yarınlara doğru yol alacaklardı" Fakat Perkins takasından sonra bu hikayede birkaç sene atlamış oldular. Thunder savunmada 2 gömlek daha da güçlendi kanımca. Geçen sene ilk turdaki Lakers mağlubiyeti de güzel bir tecrübe olmuştu. Bu sene Thunder'ı Spurs'ü geçip Batı Finali'nde hatta belki Haziran'da NBA Finali'nde bile görebiliriz. O kadar açık konuşuyorum. Elbette o seviyede bir tecrübeleri yok ve kimse onlardan şampiyonluk beklemiyor. Demek istediğim bu seride kazanmaya ihtiyacı daha çok olan takım Thunder. Çünkü ilk turdan fazlasını hedeflemiş bir kadroları var. Sezonu çok iyi bitirdiler. Nuggets yönetimi, "Süper Yıldızı Takasta Kullanmanın Püf Noktaları" isimli bir kitap yazmayı hak etti ve Nuggets onu gayet açık olan bir takım olsa da gün Oklahoma Thunder'in günü. Thunder seriyi 6 maçta alır diyorum, hatta bir ihtimal 5 maçta da bitebilir.
SONUÇ
Yani Batı Yarı Final serileri Spurs-Thunder, Lakers-Mavs arasında oynanır diye bir sonuca varmış oluyorum.
Ana fikir şu: İlk 4 sıradaki takımlar genelde zorlansalar da ilk turu kazasız atlatırlar. Bu dörtlü ilk turu kazasız atlatırsa Batı Finali için adaylarım Lakers ve Thunder. Bu ikili Batı finaline çıkarsa da NBA finaline çıkacak takım konusunda yazı tura atacağız büyük ihtimalle. Tecrübeden dolayı Lakers diyorum.
Öte yandan Lakers'in bir sonraki turda rakibi Blazers olursa zerre şaşırmam ve o zaman işler değişir çünkü Mavs tam Lakers'in dişine göre bir takımdı. Blazers içinse aynı şeyleri söyleyemeyiz.
Neyse, sonraki turlar sonraki haftaların konusu. Şunu biliyorum ki Batı'da çok vahşi bir ilk tür bizleri bekliyo
YAZAN: ENİS OKŞAN
DOĞU DEĞERLENDİRMESİ İÇİN TIKLAYIN...
Son günkü maçları da geride bıraktık ve hele şükür sezon bitti. Biz burada son gün ne olacak, maçlar çekişmeli geçecek derken bir de baktık ki Grizzlies yedeklerle çıktı Clippers maçına. Belli ki Spurs'le ilk turda karşılaşmaya razı olmuşlar. Thunder evinde Bucks'a karşı "yensek mi yenmesek mi" ikileminde oynayıp uzatmalarda yenildi. Onlar da 4'lüğü kendilerine uygun bellemişler. Spurs deseniz, onlar da Suns deplasmanında maça gayet kötü başlamalarına rağmen, yenip yenememe konusunda karar verememiş bir görüntü çizdiler. Bulls da bayağı zorlandı Nets'e karşı. Yani benim anladığım kadarıyla takımlar son günden önce ne yapacaklarına dair kararlarını vermiş gibi oynadılar. Para atışına gerek de kalmadı. Biraz kendi kendimize gelin güvey olmuşuz.
Öte yandan öyle bir Kings-Lakers maçı izledik ki, Lakers ilk turda Hornets'la esleştiğine sevinmeli mi karar veremedim. Son çeyrekte Lakers 20 sayı öndeyken Kings'i maça ortak etmek de nereden çıktı. Son 6 dakika tek bir şutu bile sokamadılar. Arco Arena 10 sene öncesinin havasına büründükçe büründü ve Kings bitime 8 saniye kala 99-96 öne geçti. Kobe son saniyede 3luk atınca maç uzatmaya gitti de öyle alabildiler maçı. Tam Arco Arena'nın makus talihine yakışan bir söndü ama Lakers gene kafayı yedirtti vatandaşa yani. Günün sonunda Çarşamba akşamına hangi sırayla girdiysek maçların sonunda da aynı sıralama kaldı.
Yine tahmin zamanı geldi ve her sene dediğim gibi aşağıda yazacaklarımın yarısı tutarsa iyidir. İlk turla ilgili analizler sonraki turlardan daha farklıdır. Çünkü bir takım play-offlarda ilerlemeye başladığında, önceki turlardan aldığı gazın veya momentumun etkisi artar ve o safhada sezonu ne kadar iyi veya kötü bitirdiğinin, o turda karşılaşacağı rakibine karşı sezon içinde oynadığı maçların önemi gitgide azalır. Fakat ilk turla ilgili tahminlerde bulunurken takımların tecrübesi, sıralamadaki konumlarının yanında sezon içinde iki takımın karşılaştığı maçlara ve takımların sezonu ne şekilde bitirdiğine değinmeyi de özellikle tercih ediyorum.
Madem Batı'dan dem vurduk, o zaman Batı'daki esleşmelerle ilgili tahminlerle başlayalım.
(1)- SPURS – (8) GRIZZLIES: 4-2
Memphis'e taşınalı 5 sene olacak neredeyse ve taşındığımızdan beri takım play-off'ların yakınından bile geçmez olmuştu. 23 Nisan'da Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı Fedex Forum'da kutlayacağım kısmetse. Grizzlies 2003-2004, 2004-2005 ve 2005-2006 sezonlarında play-offlara kalma başarısı göstermesine rağmen, üç seferde de süpürülme talihsizliğine veya beceriksizliğine maruz kalmıştı. Ondan sondaki 5 senede bu kutup ayıları inlerine çekildiler ve bir şekilde yeniden yapılandılar. Nihayetinde play-off soframızda yerlerini aldılar. Grizzlies'i izlemesi çok zevkli. Daha önce de bahsettiğim gibi savunmada tekmeye kafa uzatan bir mücadele sergiliyorlar. Yalnız son iki maçta bariz yatmalarını kesinlikle tasvip etmiyorum. Hani sıralamadaki yeriniz bellidir, sakatlık riski almak istemiyorsunuzdur, o yüzden as oyuncularınıza daha az dakika verip yedekleri daha fazla oynatmanız normaldir. Ama son maçlarda yatmak play-off performanslarını direk etkileyen bir unsur. Ritminizi kaybediyorsunuz. Lakers'tan korkup onlarla eşleşmek yerine Spurs'le oynamak istemelerinin nedeni Spurs'e karşı saha içinde daha iyi esleşeceklerini düşünmeleri. İse korkarak girersen o zaman işin iş. Öyle şey olmaz.

Spurs'le ilgili yazacak fazla bir şey yok. Belli bir sistemi olan bir takım, tecrübeli bir takım. Geçen sene Bati'yi 7. bitirmenin faturasını, konferans yarı finalinde Suns'a süpürülerek ödediler. Geçen seneki vedaları onlara ders oldu ve bu sene işi baştan önemsediler. Ağustosböceği gibi başlarlardı sezonlara, sonradan toparlarlardı ama bu sezonun karıncası oldular.
Aşağıdaki karşılaştırmalı tabloda ilk 5'i ve genel olarak yedekleri görüyoruz (Kalın karakterler üstünlüğü gösteriyor). Grizzlies'in uzunları bence Spurs'den daha etkililer ama kısalarda ve yedeklerde Spurs'ün tartışılmaz üstünlüğü var. Ben eşleşmeleri kağıt üzerindeki pozisyonlarına göre yapsam da en ilginç eşleşme McDyess – Randolph savaşı olacak. DeJuan Blair de Zach'i savunmak için rotasyondaki sağlam adamlardan birisi. 37'lik McDyess'ın eforunu merak ediyorum. Takımların X faktörleri de kanımca Spurs'de Tim Duncan, Grizzlies'de OJ Mayo. Duncan savunma ağırlıklı oynadı tüm sezon ama yaşı hafiften kemale ermeye başladığı için Popovich onun hücum repertuarını play-offlara sakladı ve özellikle korudu sezon boyunca. Onun hücumdaki tecrübesine play-offlarda kesinlikle ihtiyaç olacak. OJ Mayo ise All-Star arasından sonra önemli bir çıkış yakaladı. Bunu rakamlarında çok göremesek de, kritik anlarda uzun mesafe şutlarıyla takıma çok defa nefes aldırdı.
Play-off'lar çok ayrı bir er meydanı. Grizzlies'in Spurs'ü 4 defa yeneceğine inanıyor muyum? Hayır. Bunun nedeni Spurs'ün Grizzlies'den çok daha iyi takım olması falan değil, sadece çok daha tecrübeli olmaları. Bundan dolayı Spurs seriyi bir şekilde alacaktır. Ama süpürge olursa çok şaşırırım. Çünkü Grizzlies sezon içindeki maçlarda Spurs'e karşı çok cansiperane oynadı. Birbirleriyle oynadıkları 4 maçı da izledim. Bunlardan 3 tanesi All-Star'dan sonra oynandı. San Antonio'daki maçlardan ilkini Spurs uzatmada, 2.sini de son dakikalarda kazanabildi. Son iki maç Memphis'teydi. Grizzlies ilk maçta rakibini domine etti, ikincisinde Spurs'teki sakatlıklardan faydalanan Grizzlies yine galip gelmesini bildi. Grizzlies savunma ağırlıklı oynayan bir takım. Spurs'un en sevmediği takımlar savunmada en az onlar kadar sert oynayan takımlar. Çünkü hızlı hücum yapanları sertlikle bir şekilde sindirebiliyorlar. Kaldı ki Spurs'un savunma performansı, önceki yıllardaki savunmalarına göre biraz daha zayıf (veya daha az güçlü diyelim). Grizzlies Spurs'un cezalandırıcı üçlükçülerini durduramayıp dışarıdan cevap vermeye kalkarsa ölüm fermanını imzalar. Grizzlies içeriden hücum etme disiplinini bozmayıp zamanı iyi kullanarak oynarsa, o zaman Spurs'e karşı 2 hatta 3 maç alabilirler ki sezon geneline baktığımızda Grizzlies'in 2 maç alması gerekir. Zira sezon boyunca Fedex Forum'da 30-11'lik gayet başarılı bir çizgileri vardı. Grizzlies Sezon içinde çok defa güçlü takımlara boyun eğdirdi o salonda.Spurs ilk turun ilk maçlarında, yani evindeki maçlarda genelde zorlanır ve birini genelde kaybeder. Bu arada Ginobili ligin son maçında bileğinden sakatlandığı için serinin ilk maçına yetişmeyebilirmiş. Bence Grizzlies ilk maçı alacak, sonra tecrübe ağır basacak, 2. maçı Spurs farklı kazandıktan sonra Memphis'te seri 2-2'ye gelecek ve Spurs seriyi Memphis'te 6. maçta bitirecek. Farklı bir sürü senaryo yazılır elbet. Sözün özü Spurs hangi maçı kaybederse kaybetsin, bir sonraki maçta gerekli düzenlemeleri yapıp disiplinli bir şekilde cevabını verir. Dediğim gibi Spurs bu seneye alışılagelmişin dışında başladı. Belki bunun bir yansıması olarak ilk maçtan işi sağlama alıp Memphis'e 2-0'lik galibiyetle de gelebilirler. Ondan sonra da tek isteğim süpürge olmaması olur herhalde.
(2) LAKERS – (7) HORNETS: 4-2
Hornets'in durumu göz önüne alındığında ilk turda Hornets'la oynama piyangosu Lakers'a vurdu. Hornets West gittikten sonra düşüşte, sezon içindeki 4 maçı da Lakers rahat kazandı ve sadece bu sezon değil, Hornets'ta uzun süredir Lakers'a karşı eşleşme problemi var. Lakers için ballı börek diyebiliriz. Ama (ki bu bayağı önemli bir "ama") bu serinin akıbeti daha çok hangi Lakers'in sahada olacağına bağlı. All-Star'dan sonraki 18 maçın 17'sini kazanan Lakers'i sahada görürsek bu seri büyük ihtimal 4 belki 5 maçta biter. Bunu söylemek için müneccim olmaya gerek yok. Son 1,5 haftadır oynayan Lakers'i görürsek o zaman bu seri 6 maçtan aşağı bitmez. Yedeklerde biraz sorunları var. Blake suçiçeği olmuş (31 yaşında ve suçiçeği, nasıl işte, geçmiş olsun), Barnes'in dizinde şişme var. Bynum'un sakatlığı ciddi değilmiş, bu sevindirici. İlk maçta sahada olacak. Lakin Lakers'in ne kadar lakayt olduğunu biliyoruz. Bu piyango olayının, Hornets'in form durumunun ve Lakers'a karşı zayıf kaldıklarının tüm Lakers cephesi de farkında. Bunlar "ya biz bu turu nasıl olsa geçeriz abi" modunda oynarlarsa bayağı yorulurlar. Chris Paul Lakers'ın kısalarını oyuncağa çevirecektir. Geçen sene ilk turda Thunder başlarına yeterince çorap ordu. Gerçi iyi de oldu çünkü sezonu yine kötü kapatmışlardı ve ritimlerini bulmaları açısından öyle bir seri yaşamalarıyla kendilerine gelip sonraki turda Jazz'i güle oynaya geçmişlerdi. Sonrası yüzüğe kadar giden mutlu bir seyahatti zaten.

Serideki en ilginç eşleşme 2 sene önce Lakers'in şampiyonluğunda büyük katkıları olan Ariza'yla Artest'in eşleşmesi olacak. Ariza'nin Artest'ten daha cabbar bir oyun ortaya koyacağını düşünüyorum. Onun haricinde Fisher – Paul eşleşmesi Lakers'in ilk besinin en yumuşak karnı. X Faktör Lakers için Bynum (bu Lakers'in tüm serileri için böyle), Hornets için de kendini kanıtlamak isteyecek hırslı Trevor Ariza.

Bu seriyle ilgili uzun uzun yazmaya gerek yok çünkü Lakers'in elenmesi beklenmiyor. Son 1,5 haftadan ders almışlar mı göreceğiz. Kağıt üzerinde 4-5 maçta bitirmeleri gerek. Ama 6 maça uzarsa da sürpriz olmaz. Ben 6 maç oynanır diyorum (zaten ne zaman Lakers hakkında çok iyimser yazdım ki play-offlarda?)
(3) MAVS – (6) BLAZERS: 4-3
Bu seri tam yazı-tura serisi. Ben karar veremedim. Mavs'in play-off karneleri malumunuz tam bir drama. Hele 2006 Finali'nden sonra henüz ilk turu daha geçme başarısı gösteremediler. Geçen seneyi 2. bitirip Spurs'e ilk turdan elenmeleri hiç sürpriz olmamıştı. Bu sene de genelde çok iyi gitmelerine rağmen son ayda formlarında düşüş yaşadılar. Blazers ise tam kuduz modunda. Takımda sakat yok, Aldridge'in formu, yedekte başlayan Brandon Roy, takas döneminde alınan süper nokta atışı Gerald Wallace, takımdaki genç-yaşlı dengesi, sert savunma ve ateşli bir seyirci, derin bir tabure. Sezon içindeki maçlarda hep ev sahipleri galip geldi, yani 2-2'ler.
Esleşmelere baktığımızda Blazers'in kısaları, Mavs'in kısalarına göre cüsse avantajına sahip. Ama bu serinin en önemli eşleşmeleri pota altında yaşanacak. Dirk'ün önüne atacakları Aldridge, Camby hatta Gerald Wallace'ları var. Wallace Dirk'e göre kısa kalacak olsa da Dirk'e gelecek ikili sıkıştırmalarda yer alacaktır. Aldridge çevikliği ve boyuyla Dirk'e karşı direnir de bunu 48 dakika boyunca yapamaz, enerjisinden çok şey götürür. Zira hücumda da önemli bir silah. Bu sezon Mavs'e karşı maç başına 28 sayı %52'yle oynadı. Öteki potada Aldridge'e karşı bence Chandler'la başlarlar, Dirk ve Haywood da adamı savunma rotasyonunda yer alırlar zira Aldridge Chandler'ı faul problemine sokabilir. Mavs sezonun ilk 52 maçında 43-9'luk çizgisinin çok uzağında ve Batı konferansı takımlarına karşı 9 maçlık mağlûbiyet serisi yaşadı sezon sonunda (bu seri son Hornets galibiyetiyle sona erdi). X faktör olarak da Mavs için sezon başlarında başarılı şekilde kullandıkları ama nedendir bilinmez Carlisle'ın sonlara doğru vazgeçtiği alan savunmasını örnek verebiliriz. Blazers için X faktör kesinlikle Brandon Roy çünkü kenardan girip Mavs'in savunmasının başına iç açabilir ki 21 Mart'taki maçta önemli işler yapmıştı. Mavs büyük silahları olan takımlara karşı savunmada bocalıyor. Belki Brewer'ı Roy'un önüne atabilirler.
Mavs ve play-offlar söz konusu olduğunda bu takıma hiç güvenemiyorum ne yalan söyleyeyim. Her sene "bir önceki seneden daha kararlılar" diye düşünmeme rağmen play-offlarda dikiş tutmadı bir türlü. Mavs'in kadrosu gerçekten çok iyi, çok geniş, her pozisyonda 2 ve daha fazla alternatif var. Chandler ve Marion sahadayken takım daha savunma ağırlıklı oynuyor. Hücumda çok fazla silah var. JJ Barea Kidd'in üzerinden bayağı bir yük alıyor. Jason Terry, son zamanlarda formsuz olsa da, son çeyreklerin aranan adamı. Aralık'ta sezonu kapattı denilen Caron Butler bu seride yok, geri dönerse ya serinin son maçlarında, ya da bir sonraki turda geri dönecek. Aynı şekilde geri dönmesi zor tabi. Açıkçası Blazers'ın su form durumuna ve bahsettiğim unsurlarına rağmen Mavs'in su kadronun hakkını verip seriyi 6 maçta bitirmesi lazım ama elleri kolları bağlanıyor, sinirleri bozuluyor, maç içlerinde çok fazla gel-git yaşıyorlar. Rick Carlisle'lık bir durum değil bu. Dirk'ü her ne kadar hayran hayran izlesek de, öyle durumlarda takımı bir araya toplama özelliği noksan. Kritik anlarda sorumluluk alması tamam, fakat o tecrübede bir oyuncunun takımın paniklemesini önlemesi lazım. Bu bugünün hikayesi değil, 10 senenin hikayesi.
Ayrıca sezon başında da yazdım Tyson Chandler gibi bir pivotları var. 10 yıldır takıma gelen en iyi pivot. Hücumda adamı yeterince kullanmıyorlar. Çünkü bunlar 10 kusur yıldır alışmış pivotlara dayalı set hücumları oynamamaya, o yüzden o geçişi sezon içinde bir türlü yapamadılar. Seriyi izlerken dikkat edin, Chandler oyundayken ona ne kadar top geçiriyorlar. Ayrıca Marion ve Peja gibi adamlar elleri sıcakken topları onlara verirsiniz. Onların elleri sıcakken birden takım diğer oyunculara yönleniyor ve orada fark eriyor.
Yine de benim son tahminim Mavs'in seriyi 7 maçta kazanacağı yönünde ve serideki tüm maçlar çok çekişmeli geçecek. Birden fazla maç uzatmaya gidebilir. Blazers 6 maçta kazanırsa da hiç şaşırmam. Bu serinin maçlarını kaçırmayın derim. Zira ortada bir seri.
(4) THUNDER – (5) NUGGETS: 4-2
Kemerlerinizi bağlayın çünkü kalkışa hazırız. İki takım da genç, atletik, yüksek enerjili ve tutkulu oynayan oyunculardan oluşuyor. Aslında keşke bu iki aslan parçası takım ilk turda karsılaşmasaydı. Elenene yazık olacak. Oldukça heyecanlı bir tenis maçı izleyeceğiz. Sezon içindeki maçlarda Thunder 4 maçın 3'unu aldı ki 2 tanesi daha geçen hafta oynandı. Aslında o 2 maçın bu seri hakkında çok şey söylüyor. Ama Nuggets o ara 5. sırayı garantilemişti aşağı yukarı. Ondan önce "yarınlar yokmuş gibi oynuyorlardı". O iki maçta o şekilde oynamadılar.

Bir yanda Carmelo gittikten sonra 18-7'lik performansa sahip ki bu dönemde kesinlikle çok daha istikrarlı ve sert savunma oynayan, kadrosundaki 8 oyuncunun çift haneli sayı ortalamasına sahip olacak kadar derin bir taburesi olan Nuggets; öte yanda ligin en genç 3. kadrosuna sahip olmasına rağmen sayı kralı Durant, delifişek gard Westbrook'u barındıran ve takaslardan sonra kaya gibi savunmayı kuran Thunder. (boks maçı sunuyorum sanki).

Tek tek pozisyonları değerlendirdiğimizde Thunder daha üstün ama Nuggets'ın yedekleri Thunder'in başına çorap örebilir. Kritik eşleşme Durant'la Gallinari arasında olacak kanımca. Tabure avantajı Nuggets'ta. X faktör olarak Thunder hocası Scott Brooks gard James Harden'a yeterince şans verirse, sırf bu turda değil, bir sonraki turda Spurs'e karşı da fazladan bir alternatife sahip olmuş olur. Nuggets'in X Faktör'ü geçen sezonlarda olduğu gibi JR Smith. Yine All-Star arasından sonra rakamlarında gözle görülür bir yükselme var.
Şunu söylemek gerekirse takaslardan önce Thunder hakkında bir hikaye yazsaydık şöyle olurdu: "Gecen sene play-offlara kalmaktan dolayı mutlulardı. Eğlenceli bir takımdı. Bu sene konferans yarı finalinde Spurs'e elenerek bir adım daha atmış olacaklardı ve mutlu yarınlara doğru yol alacaklardı" Fakat Perkins takasından sonra bu hikayede birkaç sene atlamış oldular. Thunder savunmada 2 gömlek daha da güçlendi kanımca. Geçen sene ilk turdaki Lakers mağlubiyeti de güzel bir tecrübe olmuştu. Bu sene Thunder'ı Spurs'ü geçip Batı Finali'nde hatta belki Haziran'da NBA Finali'nde bile görebiliriz. O kadar açık konuşuyorum. Elbette o seviyede bir tecrübeleri yok ve kimse onlardan şampiyonluk beklemiyor. Demek istediğim bu seride kazanmaya ihtiyacı daha çok olan takım Thunder. Çünkü ilk turdan fazlasını hedeflemiş bir kadroları var. Sezonu çok iyi bitirdiler. Nuggets yönetimi, "Süper Yıldızı Takasta Kullanmanın Püf Noktaları" isimli bir kitap yazmayı hak etti ve Nuggets onu gayet açık olan bir takım olsa da gün Oklahoma Thunder'in günü. Thunder seriyi 6 maçta alır diyorum, hatta bir ihtimal 5 maçta da bitebilir.
SONUÇ
Yani Batı Yarı Final serileri Spurs-Thunder, Lakers-Mavs arasında oynanır diye bir sonuca varmış oluyorum.
Ana fikir şu: İlk 4 sıradaki takımlar genelde zorlansalar da ilk turu kazasız atlatırlar. Bu dörtlü ilk turu kazasız atlatırsa Batı Finali için adaylarım Lakers ve Thunder. Bu ikili Batı finaline çıkarsa da NBA finaline çıkacak takım konusunda yazı tura atacağız büyük ihtimalle. Tecrübeden dolayı Lakers diyorum.
Öte yandan Lakers'in bir sonraki turda rakibi Blazers olursa zerre şaşırmam ve o zaman işler değişir çünkü Mavs tam Lakers'in dişine göre bir takımdı. Blazers içinse aynı şeyleri söyleyemeyiz.
Neyse, sonraki turlar sonraki haftaların konusu. Şunu biliyorum ki Batı'da çok vahşi bir ilk tür bizleri bekliyo
YAZAN: ENİS OKŞAN
DOĞU DEĞERLENDİRMESİ İÇİN TIKLAYIN...

















