Er Meydanı Bölüm 2
Işık Doğu'dan Yükselir

Sporx.com yazarlarından Enis Okşan, NBA'de play-off eşleşmelerinde Doğu Konferansı'nı değerlendirdi.

SPORX AI BAKIŞI
calendar 15 Nisan 2011 11:49
Haber: Sporx.com
Er Meydanı Bölüm 2  Işık Doğu'dan Yükselir
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


90'lı yıllar Bulls'tan dolayı Doğu'ya, 2000'li yılların ilk 10 senesi de Batı'ya aitti. 2010'lu yıllar Doğu'ya ait olacak. Hayır, daha ait değil, en azından geride bıraktığımız sezonda değildi. Ama önümüzdeki sezondan itibaren bu geçiş daha keskin olacaktır ve ışık kesinlikle Doğu'dan yükselecektir. Chicago ve Miami önümüzdeki 10 seneyi domine edecek gibi gözüküyor. New York ve Orlando bunların arasına girmek için çabalayacaklar. Celtics için gelecek pekiyi değil. 2000-2010 arasında Doğu'nun en istikrarlı takımı Pistons ise otomotiv fabrikalarının kalıntılarında çürümeye yüz tuttu.

Gelecek de bir gün gelecek ama bugüne bakarsak Doğu play-offlarında ilk tür mutedil bir tempoda geçecek. Asıl gümbürtü bir sonraki turda kopacak gibi duruyor. Ama play-off mefhumuna saygımızdan dolayı Doğu'yu da mercek altına almak gerekir.

(1) BULLS – (8) PACERS: 4-0

Açık ve net. Şampiyonluğa oynayan Spurs, Lakers, Mavs, Heat, Celtics sezon içinde 1-2 kere düşüş yakaladılar. Bulls'sa tüm sezon boyunca istikrarlı oynadı ve temposunu hiç bozmadı. Düşüş yaşamadılar. Formlarının zirvesindeler. MVP ödülünün tartışılmaz favorisi Rose ve Yılın Hocası ödülünü çok büyük ihtimalle kazanacak Thibodeau varken bu seri tamamen formalite. Geçen seneki Bulls'la bu seneki Bulls arasındaki en bariz fark Thibodeau. Rose lige iyiden iyiye alıştı ve takımın lideri oldu, artı Boozer da geldi ama bundan önceki 2 sene en önemli eksiklik savunma oynatmayı bilen bir hocanın yokluğuydu. Vinnie Del Negro gitti Thibodeau geldi. Boğalar tepmeye başladılar. Pacers için söylenecek pek bir şey yok. Play-offlara 37 galibiyetle 8. sıradan kalmaları başarıydı (Batı'da 36 galibiyetli Warriors 12. sırada tamamladı) Zaten hocaları idareten başlarında. Mazeretleri çok.



NCAA zamanlarında ekmeğini taştan çıkararak önceki sezon yılın oyuncusu seçilen Tyler Hansbrough ve Roy Hibbert sağlam dayak yiyecek Bulls'un uzunlarından. Bu seride anahtar olacak bir eşleşme yok bana kalırsa. Ama ilginç bir eşleşme var. Darren Collison ve Derrick Rose eşleşmesi. Bundan 3 sene önce bu ikisi NCAA Final Four'da karşı karşıya gelmişti. Rose'u bünyesinde bulunduran Memphis, Collison'lı UCLA'yı (ki UCLA'de Westbrook da vardı) yarı finalde perişan etmişti. Bugün Rose Collison'dan daha da üstün bir oyuncu konumunda. Collison Rose'la aşık atamaz ama ilginç bir rastlantı. Pacers'in Rose'u durdurmak için çok daha fazlasına ihtiyacı var. X Faktör olarak Bulls'ta Noah, Pacers'ta Granger. Noah'ın hafif bir sakatlığı var ama oynamasına engel değil. Her zamanki hırsıyla oynayacağı için Hibbert'e karşı dikkat etmesi lazım. Granger'sa takımın yıldızı olduğu için X Faktörü. Bu arada sezon içindeki 4 maçın 3'unu Bulls aldı. Karşı karşıya oynadıkları son maçı Mart ortası gibi Pacers kazanmıştı.

Pacers yüksek tempolu oynarsa belki bir maç kazanıp onurunu kurtarır. Ama Bulls oyunun her iki yönünde de o kadar zıpkın gibi ki, ısıran oyunları ve 4. çeyrekte kuduzlaşmalarından dolayı her türlü cevabı verir Pacers'a. Maç içinde sendeledikleri bir periyot yaşayabilirler ama gene de hiçbir maçı vermezler.



(2) HEAT – (7) SİXERS: 4-1


Yılın hocası ödülü Bulls'a gidecek olsa da Doug Collins de Sixers'da iyi iş çıkardı bu sene. Kasım'dan sonra Sixers 38-28'lik performansıyla play-offlara güle oynaya kaldı. Aslında Knicks'i de geçebilirlerdi ve Celtics'e karşı daha çok şansları olurdu ama Heat'in ateşi Sixers'i yakacak. Sezon içindeki 3 maçı da Heat kazanmıştı ama bu iki takım en son Kasım ayında karşılaştılar. Yani Sixers'in çıkışa geçtiği dönemden öncesine denk geliyor.

Kanımca Sixers'in oyun kurucusu, pivotu ve yedekleri Heat'ten daha iyi ama ortadaki üçlüyle baş etmeleri çok zor. İguodala'yi severim ama LeBron'u yavaşlatmasını bekleyemeyiz. Bu seri Heat kadrosunun takım olarak play-offlara ısınması anlamında iyi bir antrenman olacak.



En ilginç eşleşme de Wade'in tüm Sixers'a karşı eşleşmesi olacak. Iguodala, LeBron'la uğraşadursun, Sixers'in Wade'i tutabilecek bir oyuncusu yok. Meeks iyi bir savunmacı ama o daha çok Ray Allen tipindeki gardları savunmada başarılı. Wade gibi içeri kat eden ve boyalı alanda oynayabilen gardlara karşı aciz kalır. Arada bir Holiday ve Williams da yardıma giderler ama kağıt üzerinde Wade'in karşısında duracak adam yok o takımda. X Faktör Heat için son çeyrek performansı, Sixers içinse belki Hawes olabilir. Mart'ta gayet iyiydi ama son zamanlarda yok ortada.

Kağıt üzerinde tahmin 4-0 ama Sixers küçümsenecek bir takım değil ve inatçı bir takım. Heat'in 1 veya 2 maçta bocalayabileceğini ve o maçlardan birini kaybedeceğini düşünüyorum. Bu hangi maç olur bilemem. Heat için son çeyreklerin X Faktörü olacağını düşünmem bundan dolayı. Ama bu durum seri boyunca sürecek bir durum olmaz zira Heat kazanacağı maçlarda fazla zorlanmayacaktır. LeBron'un son çeyrek inadı tutarsa seri kora kor hale gelebilir ama O olayın bu seride olacağını sanmıyorum.

(3) CELTİCS – (6) KNİCKS: 4-3

Doğu'da tek izlemeye değer seri bu seri olacak. İki büyük piyasa takımı, kadrosunda çok önemli isimleri barındıran takım karşı karşıya. İki takım da çok önemli takaslara imza attı sezon ortasında. Knicks büyük isim uğruna kadroyu boşalttı. Celtics'in yedeklerine ve Perkins'siz kadrosuna bakıyorum aklıma "o eski halimden eser yok simdi" sözleri geliyor. Aralarında oynanan 4 maçı da Celtics aldı. Gerçi iki tanesi takaslardan önceki döneme aitti. Ayrıca ligin son maçında Celtics'in Knicks'i farklı geçmesi aldatmasın. İki takım da yedeklerle oynadı. Yani sezon içi karşılaşmaları pek ışık tutmuyor bu esleşmeye.

Celtics'i tepeye oynarken izleyeceğimiz son sene bu sene. Gerçi her sene bunu söyler olduk ama bu sene, hele su takaslardan sonra Celtics iyice çuvallamış durumda. Geçen sezonu da çok kötü tamamladıktan sonra play-offlarda müthiş bir momentum yakalayıp Final'e çıkmışlardı ama geçen seneki takımla bu seneki takım arasında en azından kağıt üzerinde çok fark var. Bu seride mümkün olduğunca sert oynayıp Knicks'i sindirmeye çalışacaklar.



En önemli eşleşme Rondo – Billups eşleşmesi. Rondo takımı taşıyan oyuncu. O iyiyse çarklar işliyor. Kötüyse de takım çuvallıyor. Bu kadar basit. 34'luk Billups iyi bir Rondo'nun önünde duramaz. Öte yandan Knicks'in Billups'in tecrübesini muhakkak surette kullanması lazım. Aksi takdirde bu takasın hiçbir anlamı kalmaz. Celtics'in X Faktörü sağlıklı bir Shaq'in varlığı Celtics'in play-offlarda yolunu uzatacak bir faktör olacak. Knicks'teki X Faktör Amare. Carmelo ve Billups geldiğinden beri D'Antoni hücum setlerini daha çok Carmelo üzerinden geçiriyor ve Amare'nin hücumdaki rolü azaldı. Yalnız Knicks'in Celtics için bir tehdit unsuru olabilmesi için D'Antoni'nin bu üçlüyü optimum seviyede kullanması dolayısıyla Amare'yi daha fazla hatırlaması lazım. Sadece savunmayla takıma katkısı sınırlanıyor. Bundan dolayı bir başka kritik eşleşme de Garnett – Amare arasında geçecek. Garnett'in bu serideki en önemli görevi Amare hücumda söz sahibi olmasın diye O'nu var gücüyle yormak olacak.

Duygusal bir seri izleyeceğiz. Knicks yeniden yapılanıyor ve kimya eksik gibi dursa da son düzlükteki 7 maçlık galibiyet serisiyle moralleri yerinde. Bu seri Celtics için de bir fırsat çünkü Knicks'in henüz oturmamişlığını iyi kullanıp Rondo'nun tekrardan kontrolü eline almasını sağlayacak açlıkta oynamaya başlayabilirler. Öte yandan Rondo üzerinde fazla ısrarlı davranırken Billups, Amare ve Carmelo'yu oyuna çok iyi dahil edebilirse Celtics'in başına çorap örülür. Ayrıca Billups'un lakabı "Mr. Big Shot". Knicks çantada keklik kesinlikle değil. Yeniden yapılanıyor olsalar da Billups'ın bu seride tecrübesini olabildiğince konuşturacağını düşünüyorum. Öte yandan play-offlarda Celtics'in aleyhine tahminde bulunurken dikkat etmemiz gerektiği gerçeğini son 3 yıldır bayağı öğrendik. Bu seri 7. maça gider diye düşünüyorum. Ve Celtics 7.maçı evinde kaybetmez.



(4) MAGİC – (5) HAWKS: 4-2


Aklıselim davranmak gerekirse bu serinin 6 hatta 7 maçta biteceğini söylemek gerekir. Ama benim aklım hala geçen sene Orlando'nun Hawks'i süpürdüğü Doğu yarı final serisinde kaldı. 4 maçta Hawks ortalama 25 sayı fark yemişti, hele ilk maçta 43 sayı fark yemişlerdi.

Hawks kağıt üzerinde geçen seneki Hawks değil. O seride Hawks'in hücumunun akordu bozuktu, savunmasında ciddi açıklar vardı Dwight gibi bir devi savunmaktan acizlerdi. Bu sene Orlando'ya karşı kazandıkları 3 maçta da Dwight'a karşı bayağı iyiydiler takım olarak. Hawks'in gizli silahı Jason Collins Dwight'i kapatmada çok başarılıydı ve bu sayede dış atıcıları da bayağı durdurdular. Orlando'yu yendikleri 3 maçta da 82 sayının altında tuttular. Ayrıca hücumda biraz daha araştırıcı ve sabırlı oynadılar. Geçen seneki süpürge serisinden kesinlikle daha uzun ve çekişmeli geçmeye aday bir seri.


Kritik eşleşme olarak bu seride Al Horford – Dwight eşleşmesi en önemlisi. Ayrıca yukarıdaki tabloda olmayan Jason Collins – Dwight Howard eşleşmesinin akıbetini de merak ediyorum. Aralarında oynadıkları sezon içi maçlarında ortalama 20 dakika sahada kaldı. Bu Collins Nets'te uzun yıllar oynamış o zamanlar "ne ise yarar bu adam" dediğim Jason Collins. Play-off tecrübesi de var. Ayrıca çok iyi bir hücum faul çaldırıcı. Dwight'ın sinirlerini bozup teknik faul aldırabilir. Tek bir sorun var. Collins 5 Nisan'dan beri sakat. Ama dönecek diyorlar. X Faktör olarak Hawks'ta Hinrich'in performansı çok önemli. İyi bir play-off oyuncusu (kariyerinde oynadığı 34 play-off maçında 15 sayı 6 asist ortalamasına sahip), kendini iyi hissettiğinde cezalandırıcı bir silah, ayrıca savunmada da rakibin gardını yoran bir yapısı var. Magic'in X faktörü de üç sayı performansı. JJ Reddick, Ryan Anderson, Hidayet, Jason Richardson gibi isimlerin uzun mesafe atışları çok önemli. Zira Dwight'i ne kadar kapatırsa kapatsınlar Dwight o topu bir şekilde dışarıya verecek. Ayrıca Magic'in taburesi de biraz daha geniş Hawks'in taburesinden (geçen senelerde daha da iyiydi gerçi). Bunun nedenlerinden biri de Arenas. "Haydi, canım sende, kafan iyi mi?" diye soruyorsanız haklısınız ama bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir. Arenas'ın aldığı paranın birazını hak etmesi için play-offlar önemli bir fırsat. Geçenlerde Bobcats deplasmanında 25 sayı atmıştı (6 tane üçlük). Belki play-offlarda da geçmişinden bir demet sayı atar.

Şu ana kadar yazdıklarım serinin 7 maça gidebileceğine ilişkin notlar olmasına rağmen başta 5 maçta biter dememin sebebiyse Hawks'in miadını doldurduğunu düşünüyor olmam. Kaldı ki geçen seneyi Celtics'in önünde Doğu 3.su olarak bitirmişlerdi. "Orlando'yu zorlarlar" demiştik parça pinçik olmuşlardı. O yüzden bu sene Hawks'i küçümsüyorum. Ayrıca Orlando artık Doğu konferansının favori takımları listesinde yer almıyor olmaktan dolayı, kamuoyuna gününü göstermek için ekstra hırslı oynayacak bu seride. Hidayet gibi Dwight'i besleyen önemli bir silah var takımda. Bu sezon varsa yoksa Heat ve Bulls ve tecrübeden dolayı Celtics lafları dolanırken Orlando'ya "haa doğru ya bir de Orlando vardı sahi" muamelesi çekiliyor. Şimdi tüm bu sözleri insanlara yedirme zamanı. Geçen seneki gibi süpürge olmaz ve eminim maçlar da gayet çekişmeli geçer, hatta uzatmalara gider ama bence Orlando bu seriyi 5 veya 6 maçta bitirir. En başta dediğim gibi 5 maç diyorum.

SONUÇ

"Batı'da ilk 4 sıradaki takım 2. tura zorlanarak da olsa kalır" demiştim. Doğu'da zorlanacak dediğim sadece Celtics var. Sözün özü Doğu'da play-offlar bir sonraki turda alevlenecek. Açıkçası Doğu Finali'nin Bulls-Heat arasında geçeceğini düşünüyorum. Bu demek oluyor ki Heat Celtics'i, Bulls da Orlando'yu eleyecek. Celtics geçen seneki kadrosunu aynen muhafaza etmiş olsaydı bu sene de NBA Final'ine adını yazdırırdı. Celtics'in işi belli olmaz gene de. Orlando'ysa önceki 2 sezondur üvey evlat muamelesi görmesine rağmen birinde NBA Finali oynadı, ötekinde Doğu Finali oynadı. Onları bir çırpıda silmek gibi olmasın fakat Bulls da fena geliyor. Heat-Bulls Finali'nde şimdilik Bulls'u daha şanslı görüyorum. Yine de play-offlar ilerledikçe resim daha da netleşecektir, fikirlerde değişmeler olacaktır. Bu işin bir parçası.

Hepinize iyi seyirler. Şampiyonluğa kaldı 16 galibiyet.

YAZAN: ENİS OKŞAN

BATI DEĞERLENDİRMESİ İÇİN TIKLAYIN...

Tümü
 Reklam