Bekle bizi ABD

Fiba Dünya Şampiyonasında yarı finale çıktık. Gerçekten şu anda rüyada gibiyiz.

SPORX AI BAKIŞI
calendar 09 Eylül 2010 13:01
Haber: Sporx.com
Bekle bizi ABD
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Yıllardır bu anı bekleyen birisi olarak 2001'de yaşadığımız Avrupa ikinciliğinden sonra bu ikinci büyük sevinç benim için. Bu takımı Türk Basketbol tarihinde değil Türk Spor tarihinde ayrı bir yere koymamız gerekiyor. Büyük bir iş başarıyorlar ve bence finale de kalacaklar.

Öncelikle beni yanılttıkları için onlara teşekkür etmem gerek. Gerçekten de Slovenya maçını bu kadar rahat kazanacaklarını ve güle oynaya yarı finale kalacaklarını tahmin etmiyordum. Zor maç olacak demiştim ve yanıldım ama keşke her yanılgı bu kadar güzel ve anlamlı olsa. Maçın anahtarı onlara dış şut attırmamız ve yumuşak savunmalarının üstüne gitmemiz olur demiştim ama Tanjevic'in Slovenleri kendi silahıyla vuracağı aklıma gelmemşti. Aslında maçı bize kazandıran inanılmaz şu yüzdemiz değil yine yaptığımız savunma oldu. Maçın başında aynı Fransa maçında olduğu gibi iki oyun kurucuya inanılmaz baskı yapan guardlarımız onları oyundan düşürmeyi başardı. Bunu bekliyordum ama Lakovic ve Dragic gibi turnuvanın başından beri inanılmaz oynayan kaliteli iki oyuncunun bu kadar çabuk pes etmesini beklemiyordum. Ama onları pes ettiren Ömer Onan ve Kerem Tunçeri'nin mükemmel savunması oldu. Hücumda tıkanan rakibe karşı bugüne kadar görülmemiş bir yüzdeyle atmaya başlayan milliler saha içi isabetinde adeta rekor kırdı ve ilk yarıyı % 72 saha içi isabetiyle tamamladı. Her attığımız neredeyse girdi ve savunması zaten yumuşak olan Slovenler fark açılmaya başlayınca panikleyerek maçtan koptular. İkili oyunlardan sonra içeri penetre eden oyuncularımız boş adamı bulup üçlüğü ona mutlaka attırdı.

Her yönüyle basketbolun doğrularını yapan ve daha maça çıktığında ekstra motive oldukları her hallerinden belli olan 12 Dev Adamımız ilk yarıda soyunma odasına 50-31 ile giderken benim kafamdaki en büyük soru işareti ikinci yarıda da bu kadar yüksek yüzdeyle atıp atamayacağımızdı. Ben sadece dış şutla maçı kazanacağımızdan emin değildim ve Slovenya'nın ikinci yarıda yapacağı alan savunmasından endişeleniyordum. Alan savunması denediler ama inanmış ve motive olmuş oyuncularımızı durduramadılar. Kim attıysa soktu ve maçı % 67 saha içi isabetiyle tamamladık. % 59 ile üçlük atılan böylesine kritik bir başka maç hatırlamıyorum. Bu galibiyette bütün oyuncuların maça inanmasının büyük rolü var. Düşünün bir Dünya Şampiyonası çeyrek finalinde son Avrupa 4.sü karşısında maçı 15 dakika kala bitirip oyuncularınızı dinlendirmeye başlıyorsunuz.

Slovenya buraya kadar iyi gelmişti ama sert savunmamız karşısında maça erken havlu attılar. İnanılmaz ama gerçek artık dünyanın en iyi savunma yapan takımlarından birisi olduk. Buna dünkü gibi atmayı da eklersek yarı finalde Sırbistan'ı da geçeriz. Sırplar İspanya'yı yine takım olmaları ve geniş rotasyonları sayesinde yendiler. Teodosic'in inanılmaz üçlüğü maçı bitirdi ama benchten gelen oyuncularının katkısı onlara maçı kazandırdı. İstanbul Cup ve hemen sonrasında bir hazırlık maçında yenildiğimiz Sırbistan'ı bu havayı yakalamışken geçmemiz zor olmayacak. Bence bu maçta dünkü oyunun üçte ikisi bile kazanmamıza yetecek. Sırbistan belki en zor rakip bize ama bu savunma konsantrasyonu ve hücumla geçeriz. Ama her maçta % 70'ler olmaz, bunu sakın düşünmeyelim. Mutlaka topu içeriye indirmeli ve boyalı bölgede daha fazla top kullanmalıyız.

Son bir söz de seyirciye. Bakmayın Hidayet'in maç sonunda teşekkür etmesine bütün maç beni deli ettiler, sanki her zaman dünyada ilk 4 arasına kalıyormuş gibi maçı özellikle galibiyeti garantilediğimiz son periyodu tiyatro seyreder gibi izlediler. Oyuncular bile kenarda onlardan çok bağırdı ve sevindi. Neyse ki federasyon geçen maçı görüp üst tarafa seyirci getirmişti ve onlar maç boyunca susmadı. Sponsor biletiyle bedava maça geliyorsunuz bari zahmet edip bağırın kardeşim. Keşke maçlar Ankara'da oynansaydı diye düşünenlerin sayısı bir hayli fazlaydı.

Neyse artık Cumartesi Sırbistan'ı geçerek finalde Abd karşısına çıkmanın hesaplarını yapabiliriz. Bu takım bunu başaracak ve Dünya Şampiyonu olacak güçte ve inançta.

Tümü
 Reklam