NBA'de sezon ilerledikçe şampiyonluk adayları, play-off'a katılma mücadelesi veren takımlar, havalarda uçan süperstarlar, makine gibi şut atan skorerler, yıldızı parlayan oyuncular kimsenin dilinden düşmüyor. Biz millet olarak hep kaybedenden, geride olandan yana olduğumuzdan mütevellit, NBA'in dibine kamp kurmuş, güçlü takımlara karşı pas pas işlevini layıkıyla yerine getiren, fakr-u zaruret içinde per perişan ser sefil durumda olan takımlara göz atmakta fayda görüyorum. Belirtmek isterim, anlatacağım takımlar o kadar kötü durumdalar ki olaya mümkün olduğunca mizahi! bir yönden yaklaşmakta fayda var. Basketbolun doğruları, oyun yapısı, iç-dış dengesi gibi mevzulara girersek yazının hacmi kallavi bir roman boyutlarına ulaşabilir. İşte karşınızda kaybedenler kulübü!
New Orleans Hornets
Son yıllarda Hornets'in başına gelen ancak “Adını anmayacağım” filminde karısı tarafından aldatılan, gözleri kör olan, kızı alemin en azılı namus düşmanıyla aşk yaşayan Cüneyt Arkın'ın başına gelmiştir. Şehri kasırga vurdu, seyirci kaçtı, Chris Paul-David West ikilisini kaybettiler, yerine gelen en önemli oyuncu Eric Gordon daha ilk haftasında sakatlandı…Son çıktıkları Portland maçındaki ilk beşleri Ariza-Ayon-Okafor-Belinelli-Vasquez'den oluşuyordu ki bu beşle ancak Bobcats'le mücadele edebilirler. O maçı da hangi sporsever nasıl bir ruh haliyle izler büyük şüphelerim var!
Charlotte Bobcats
Özellikle internet ortamında sürekli dönen bir “geyik” var: Bu Bobcats'i CSKA 20 farkla yener. Ben buna katılmıyorum zira iki takım oynarsa fark en az 30 olur! An itibariyle son 14 maçlarını kaybetmiş durumdalar ve bu maçlarda ortalama 17 sayı fark yediler! Takımın elle tutulur 3 isminden Augustin ve Henderson sakatlanmış durumda, Boris Diaw ise acıların çocuğu görüntüsünde çırpınıp duruyor. En büyük şansları lokavt nedeniyle kısaltılmış bir sezonun devam etmesi aksi halde Hornets'le beraber 76ers'ın meşhur normal sezon rekoru konusunda büyük bir mücadeleye girebilirlerdi!
Washington Wizards
Wizards maçlarını izlerken bir NBA maçından ziyade lise yıllarımda arkadaşlarımla okulun bahçesinde kızlara hava atmak için yaptığım maçlardaki tadı alıyorum. Herhangi bir basketbol anlayışını reddeden bu “anarşist” yapıda tek kural topu eline alan herhangi birinin etrafına bakmadan hemen şut atması ya da olanca hızıyla potaya saldırmasıydı. Wizards'ın bu “liseli” oyun anlayışının yanına bir de olmayan savunmaları ve Blatche-Mcgee-Young üçlüsü eklenince ortaya basketbol açısından olmasa bile temaşa adına çok eğlenceli sahneler ortaya çıkıyor. Play off? Gelecek planları? John Wall? Boş verin bunları sevgili basketbol severler, baksanıza onlar dahi vazgeçmişler!
New Jersey Nets
Sayacağım takımlar arasında güç olarak olmasa bile gelecek açısından en umutlu takım Nets gibi görünüyor. Ellerinde dünya üzerindeki en iyi iki oyun kurcudan biri, kadrolarında bitecek kontratlar ve bunun etkisiyle salary cap'lerinde oluşacak bir boşluk var. Benim asıl merak ettiğim Allah muhafaza Deron Williams'ın herhangi bir şekilde sakatlanması durumunda ne hale gelecekleri. Zira takımın Williams'tan sonraki en önemli isimleri Marshon Brooks ve Kris Humpries durumunda. Bazı maçlarda Shelden Willams'ın ilk beş, Johan Petro'nun ise onun yedeği olarak sahada olması başlı başına acıklı bir durum aslında. Bazılarınızın “ Peki Mehmet Okur” dediğini duyar gibi oluyorum. Sezonun şu ana kadarki kısmında görünen Mehmet'in memleketini çok özlediği ve en yakın zamanda döneceği yönünde!
Detroit Pistons
Detroit Pistons'ın ne kadar kötü olduğunu şöyle açıklayayım, dün gece kendi sahalarında Washington Wizards'a 21 sayı farkla yenildiler. Sadece bu bile onların ne halde olduğunu gösteriyor. Yıllar yılı işçilerin yoğun olduğu bir bölgenin takımı olduklarından oyun karakterleri de bunun paralelinde şekilleniyordu. ABD'deki büyük ekonomik buhrandan Michigan'daki işçilerin ne kadar olumsuz etkilendiği herkesin malumu. Pistons ta onlardan ayrılmamak adına olsa gerek bu sezon bir nevi greve gitmiş gibi görünüyor! Ellerindeki kontratlara bakınca bu grevin daha uzun yıllar süreceği muhakkak.
New Orleans Hornets
Son yıllarda Hornets'in başına gelen ancak “Adını anmayacağım” filminde karısı tarafından aldatılan, gözleri kör olan, kızı alemin en azılı namus düşmanıyla aşk yaşayan Cüneyt Arkın'ın başına gelmiştir. Şehri kasırga vurdu, seyirci kaçtı, Chris Paul-David West ikilisini kaybettiler, yerine gelen en önemli oyuncu Eric Gordon daha ilk haftasında sakatlandı…Son çıktıkları Portland maçındaki ilk beşleri Ariza-Ayon-Okafor-Belinelli-Vasquez'den oluşuyordu ki bu beşle ancak Bobcats'le mücadele edebilirler. O maçı da hangi sporsever nasıl bir ruh haliyle izler büyük şüphelerim var!
Charlotte Bobcats
Özellikle internet ortamında sürekli dönen bir “geyik” var: Bu Bobcats'i CSKA 20 farkla yener. Ben buna katılmıyorum zira iki takım oynarsa fark en az 30 olur! An itibariyle son 14 maçlarını kaybetmiş durumdalar ve bu maçlarda ortalama 17 sayı fark yediler! Takımın elle tutulur 3 isminden Augustin ve Henderson sakatlanmış durumda, Boris Diaw ise acıların çocuğu görüntüsünde çırpınıp duruyor. En büyük şansları lokavt nedeniyle kısaltılmış bir sezonun devam etmesi aksi halde Hornets'le beraber 76ers'ın meşhur normal sezon rekoru konusunda büyük bir mücadeleye girebilirlerdi!
Washington Wizards
Wizards maçlarını izlerken bir NBA maçından ziyade lise yıllarımda arkadaşlarımla okulun bahçesinde kızlara hava atmak için yaptığım maçlardaki tadı alıyorum. Herhangi bir basketbol anlayışını reddeden bu “anarşist” yapıda tek kural topu eline alan herhangi birinin etrafına bakmadan hemen şut atması ya da olanca hızıyla potaya saldırmasıydı. Wizards'ın bu “liseli” oyun anlayışının yanına bir de olmayan savunmaları ve Blatche-Mcgee-Young üçlüsü eklenince ortaya basketbol açısından olmasa bile temaşa adına çok eğlenceli sahneler ortaya çıkıyor. Play off? Gelecek planları? John Wall? Boş verin bunları sevgili basketbol severler, baksanıza onlar dahi vazgeçmişler!
New Jersey Nets
Sayacağım takımlar arasında güç olarak olmasa bile gelecek açısından en umutlu takım Nets gibi görünüyor. Ellerinde dünya üzerindeki en iyi iki oyun kurcudan biri, kadrolarında bitecek kontratlar ve bunun etkisiyle salary cap'lerinde oluşacak bir boşluk var. Benim asıl merak ettiğim Allah muhafaza Deron Williams'ın herhangi bir şekilde sakatlanması durumunda ne hale gelecekleri. Zira takımın Williams'tan sonraki en önemli isimleri Marshon Brooks ve Kris Humpries durumunda. Bazı maçlarda Shelden Willams'ın ilk beş, Johan Petro'nun ise onun yedeği olarak sahada olması başlı başına acıklı bir durum aslında. Bazılarınızın “ Peki Mehmet Okur” dediğini duyar gibi oluyorum. Sezonun şu ana kadarki kısmında görünen Mehmet'in memleketini çok özlediği ve en yakın zamanda döneceği yönünde!
Detroit Pistons
Detroit Pistons'ın ne kadar kötü olduğunu şöyle açıklayayım, dün gece kendi sahalarında Washington Wizards'a 21 sayı farkla yenildiler. Sadece bu bile onların ne halde olduğunu gösteriyor. Yıllar yılı işçilerin yoğun olduğu bir bölgenin takımı olduklarından oyun karakterleri de bunun paralelinde şekilleniyordu. ABD'deki büyük ekonomik buhrandan Michigan'daki işçilerin ne kadar olumsuz etkilendiği herkesin malumu. Pistons ta onlardan ayrılmamak adına olsa gerek bu sezon bir nevi greve gitmiş gibi görünüyor! Ellerindeki kontratlara bakınca bu grevin daha uzun yıllar süreceği muhakkak.

















