Sarhoşken yazmamalı...

"İçinde hakaretin olduğu hiçbir şey görüş de değildir, yazın da değildir. Meselelerden biri her fırsatta güzel oyun, güzel taraftar diye şarkı söyleyenlerin kendi kollarından birine vereceği tepki. Okuduktan sonra üzülmek yetmez..."

SPORX AI BAKIŞI
calendar 31 Mart 2011 23:33
Haber: Sporx.com Yazarlar
Sarhoşken yazmamalı...
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


İletişim; twitter.com/esatdergi / esatdergi.com

Uzun süredir yazmıyorum. Yazmama sebebim ne yorgunluk, ne üşengeçlik. Fikrim olduğunda yazarım. Fikir çok ama futbola dair hep çok derin şeyler, bu sutünlar karşılamıyor maalesef. Maçı yazmak ise çoğu zaman absürdlüğün daniskası.

Gece saatlerinde ise twitter'ıma gelen bir mesaj çoğu şeyi altüst etti ve yeniden başlamama sebep oldu diyebilirim, olay hakaret...

Sabah gazetesinde köşe yazarı değil köşe sahiplerinden Mevlüt Tezer Volkan Demirel'in Avusturya maçında kurtardığı penaltı sonraki reaksiyonuna tepkisi talihsizlik olmuş demek istiyorum ama bu talihsizlik olamaz, bu hakaret olarak kabul etmeyin ama benzetme olarak bir beyin sarhoşluğu...

Şöyle diyor Tezer sıfır tespit, sıfır yorum, sıfır düşünce olan sadece Fenerbahçe taraftarı değil her futbolseverin aynı görüşte olduğu "had aşan" yazısında;

"Avusturya maçında kurtardığı penaltıdan sonra Volkan Demirel'in kendinden geçiş anı neydi öyle... Ağzını açtı açtı, bir ara çene kemiği çıkacak sandım. Bu görüntü, evrim teorisinin kanıtıdır arkadaşlar! Charles Darwin, Volkan'ın bu halini görseydi sevinçten timsah yürüyüşü yapardı. Bence evrim bilimciler, Volkan'ı yakın takibe almalı. Volkan Demirel bir eleme maçında böylesine coşkulu bir sevinç yaşıyorsa, olası bir Avrupa kupası finalinde kurtaracağı penaltıdan sonra yaşayacağı orgazmın şiddetini tahmin bile edemiyorum." Yazının yanındaki resim de çabası...

Kuşkusuz yarın bunu konuşurlar, Türkiye'de değerin karşılığı konuşulmaktır diye düşünülüp bir isim tazeleme amacı ama insanlığın kaybedildiğinin göstergesi. Bu yapılan ırkçılık da aynı zaman da.

Yarın onun bulunduğu şirkete muz yollasalar mutlu mu olacak? - Evrimdendir, mi diyelim...

Kalemimiz varsa bu bilinçsiz olacağımız anlamına gelmiyor...

Gelelim esas meseleye, yazar her türlü fikrini, düşüncesini kendi kelimeleriyle ifade etmekte özgür. Hoş şu aralar ülkenin sancılı durumu buna izin vermiyor ama yine de bu öyle.

Ama işin içine hakaret girerse usta İslam Çupi ne demişti bir yazısında, "Fenerbahçe o eli adamin lavabosuna sokar..."

Fenerbahçe Spor Kulübü, taraftarı, hatta Türk Milli Takımı'nın oyuncusu olduğu için Federasyon, ezber bozarak bir kez da olsa TSYD bu yorumu karşılıksız bırakmamalı. Gelecek "özür" ne kadar değerli olur bilinmez ama bir futbolcuyu maymuna benzetmek ve bunu "evrim" sıfatıyla aradan sıyrılarak yapmaya çalışmak, nasıl olur bilmek zor...

İçinde hakaretin olduğu hiçbir şey görüş de değildir, yazın da değildir. Burada ikinci mesele her fırsatta güzel oyun, güzel taraftar diye şarkı söyleyenlerin kendi kollarından birine vereceği tepki.

Okuduktan sonra üzülmek yetmez...

Sporda şiddet yasası geçti dün gece, tesadüfün böylesi. O yasanın önünden taraftardan önce geçirilmesi gerekenler de var, taraftarın da sebebi var.

Üçüncü ve asıl mesele de bu olaya Fenerbahçeli olmayan taraftarların vereceği refleks, güveniyorum halen daha bu ülke futbolseverine...


***

Geçtiğimiz hafta Gökhan Gönül ile konuşma fırsatı buldum. (Haberi burada) 11-12 gazetede yer buldu. Belki de bir transferin ilk sinyaliydi. Konuştuktan sonra ne hissettim ne düşündüm halen daha kestiremiyorum ama bildiğim bir şey var ki, onun için dua etmemiz gerektiği...

Gökhan'ın "hayırlısı neyse o olsun" derken bakışı bu kısa görüş dışavurumunda yansıttıklarının aslında çoğu bende saklı. Fenerbahce.org bu haberler yayılınca normal bir refleks ile koruma adına bir açıklama yaptı ama benim kasıtım olmadığını herkes biliyor...

Ben haberin olduğu yerde kim olsa tanımam, bu şekilde de devam edeceğim. Aynı Angel McCoughtry haberinin medyada patlamasına önayak olduğum gibi. İçinde haber adrenalini olmayan bu duyguyu bilemez...

***

Son not ise Pierluigi Collina. Hafta içi ise Collina ile kısa da olsa konuşma fırsatımız oldu. Bir de röportaj gerçekleştirdik. Onunla 1-2 saat konuşacak kadar hazırdım, halen daha hazırım ama umarım bir dahaki sefere. Özel olan ise o gün röportajda yazılmayan çok şey de anlattı Collina... Futbol hızlandı peki bu doğru mu? Hızlandı ve sakatlıklar arttı, futbolcu kayıbı fazlalaştı. Kim hızlanmasını sağladı? UEFA...

Siz şimdilik bu iki cümleyi düşünün, onla ilgili detay yazı gelecek...

Geri döndürdüler...

Sevgiler...


Tümü
 Reklam