Bir zamanlar Hagi vardı... Galatasaray'a türlü başarılar yaşatan bir kadronun tartışmasız en önde gideniydi. Efsane olmak bambaşka bir şey, topa dokunuş, adrese teslim pas, şutun şiddeti... Oynadığı takımlar, kazandığı madalyalar, kaldırdığı kupalar, unutulmaz goller...
Galatasaraylıların Hagi dediği yerde herkes esas duruşa geçer, saygıyla eğilirdi... Metin-Ali-Feyyaz'ı toplayıp üstüne de Sergen'i eklesen, yine de bir Hagi forsu yaratmazdı! Okocha, Ortega, Anelka, Appiah sayabildiğin kadar say, Hagi dedikleri zaman şöyle bir susardı karşı tribün...
Derken Güney Amerika'dan; bakınca çelimsiz, bizim mahalledeki çocuklara benzeyen, güler yüzlü bir delikanlı çıktı geldi. Yıldız futbolcudan yana pek de şansı olmayan Fenerbahçeli futbolseverlerin de futbol aşkı alevlenmişti haliyle... Konfederasyon Kupası'nda Türkiye'ye karşı oynarken izlediğimiz Alex, Ronaldinho'dan aldığı pası gol yaptığında Rüştü'nün yaşadığı çaresizliği, 'Fenerbahçe'ye gelmez' diye iki sütuna manşet yapanlar da yaşamıştı Brezilyalı yıldız Fenerbahçe formasını sırtına geçirdiğinde...

Nereden nereye... 10 yılı aşkın süre geride kaldı, artık Alex de efsaneler arasında... Hem de sadece sahadaki varlığıyla değil, örnek gösterilebilecek iş ahlakı ve tartışmasız tüm futbolseverlerin takdirini kazanacak aile yaşantısıyla.
Artık Fenerbahçelilerin Alex dediği yerde herkes esas duruşa geçiyor, saygıyla eğiliyor. Almeida, Quaresma, Simao'yu toplayıp üstüne de bir Guti eklesen, yine de bir Alex forsu yaratamıyorsunuz! Baros, Elmander, Melo, Arda, Lincoln, Felipe sayabildiğin kadar say, Alex denildiği zaman şöyle bir sussun bakalım bütün tribünler...
Bunca lafa ne gerek vardı, zaten Alex'e saygı duyuyor ve kralı tahtına oturtuyorsunuz değil mi? Alex'in twitter'dan teknik-taktik meselelerle ilgili yorumları gündem olunca bir düşüncemi paylaşmak istedim. Belki harika da bir teknik adam olacaksın, futbol zekan ve disiplinin bunu gösteriyor ama senden önceki efsane bu işlere biraz erken soyunup, hem de iki kez döndü geldi buralara daaaaa... Sonu da pek hayırlara vesile olmayınca, eksil çok şey deeeee... Neyseeeee canım, gollere devaaammmmm!..

Alex, böyle 'Emre'tti (*)
Gelelim Sivasspor maçına...
Alex ile başladık, devam edelim... Haftada bir maça geçince onun temposu artmış haliyle. İkinci yarıda ayakta kalınca, hızlı hücumları iyi organize etti ve skor tabelasındaki yanlışlığı düzeltti. Yanlışlık diyorum, çünkü Fenerbahçe'nin Kadıköy'de yenilgiye alışık olmadığını biliyoruz!
Takımın genel görüntüsü ise çok fena! Defasın sağ ve solunda yaşanan form düşükleri, Mehmet Topuz'un genel formsuzluğu, Caner ve Stoch'un olmayışı, ters ayaklı Dia'nın etkisizliği ve yeni yalnız adam Sow ile bu maç böyle bitmezdi. Ama hem futbol şansı hem de Alex farkı aldı maçı Fenerbahçe'ye getirdi.
Aykut Kocaman böyle bir süreçte ve play off'lu bir sistemde takımı ikinci sırada tutmayı başardığı için çok başarılı ama düşen performanslara önlem alamadığı ve bence Ziegler-Mehmet Topuz ikilisini kesmediği için de başarısız bir görüntü çiziyor.
Kadronun kısıtlılığı elbette sorun ama Serdar'ın formsuzluğunda Bekir'i yeniden deneyen Aykut hoca, Özgür Çek ile maça başlayıp Dia'yı sağ kanatta kullanabilirdi. Tabii içerdeki dengeyi bilmek zor, muhakkak bunlar düşünülüyor ve gerekçeleri belirleniyordur.
Bir de Gökhan ve Emre, artık sakatlanmazsalar daha iyi, en azından şu play off'a kadar fprm tutarlarsa, bu Alex ile hem de takımın şu haline rağmen çok iddialı girer Fenerbahçe... Neticede derbilerin kralı bir takımdan bahsediyoruz...
(*) Maç ile ilgili Sporx'in başlığına bayıldım, harika kimin aklına düştüyse bin yaşasın, harika.
Takip etmek için
https://twitter.com/#!/cevahirevren
Galatasaraylıların Hagi dediği yerde herkes esas duruşa geçer, saygıyla eğilirdi... Metin-Ali-Feyyaz'ı toplayıp üstüne de Sergen'i eklesen, yine de bir Hagi forsu yaratmazdı! Okocha, Ortega, Anelka, Appiah sayabildiğin kadar say, Hagi dedikleri zaman şöyle bir susardı karşı tribün...
Derken Güney Amerika'dan; bakınca çelimsiz, bizim mahalledeki çocuklara benzeyen, güler yüzlü bir delikanlı çıktı geldi. Yıldız futbolcudan yana pek de şansı olmayan Fenerbahçeli futbolseverlerin de futbol aşkı alevlenmişti haliyle... Konfederasyon Kupası'nda Türkiye'ye karşı oynarken izlediğimiz Alex, Ronaldinho'dan aldığı pası gol yaptığında Rüştü'nün yaşadığı çaresizliği, 'Fenerbahçe'ye gelmez' diye iki sütuna manşet yapanlar da yaşamıştı Brezilyalı yıldız Fenerbahçe formasını sırtına geçirdiğinde...

Nereden nereye... 10 yılı aşkın süre geride kaldı, artık Alex de efsaneler arasında... Hem de sadece sahadaki varlığıyla değil, örnek gösterilebilecek iş ahlakı ve tartışmasız tüm futbolseverlerin takdirini kazanacak aile yaşantısıyla.
Artık Fenerbahçelilerin Alex dediği yerde herkes esas duruşa geçiyor, saygıyla eğiliyor. Almeida, Quaresma, Simao'yu toplayıp üstüne de bir Guti eklesen, yine de bir Alex forsu yaratamıyorsunuz! Baros, Elmander, Melo, Arda, Lincoln, Felipe sayabildiğin kadar say, Alex denildiği zaman şöyle bir sussun bakalım bütün tribünler...
Bunca lafa ne gerek vardı, zaten Alex'e saygı duyuyor ve kralı tahtına oturtuyorsunuz değil mi? Alex'in twitter'dan teknik-taktik meselelerle ilgili yorumları gündem olunca bir düşüncemi paylaşmak istedim. Belki harika da bir teknik adam olacaksın, futbol zekan ve disiplinin bunu gösteriyor ama senden önceki efsane bu işlere biraz erken soyunup, hem de iki kez döndü geldi buralara daaaaa... Sonu da pek hayırlara vesile olmayınca, eksil çok şey deeeee... Neyseeeee canım, gollere devaaammmmm!..

Alex, böyle 'Emre'tti (*)
Gelelim Sivasspor maçına...
Alex ile başladık, devam edelim... Haftada bir maça geçince onun temposu artmış haliyle. İkinci yarıda ayakta kalınca, hızlı hücumları iyi organize etti ve skor tabelasındaki yanlışlığı düzeltti. Yanlışlık diyorum, çünkü Fenerbahçe'nin Kadıköy'de yenilgiye alışık olmadığını biliyoruz!
Takımın genel görüntüsü ise çok fena! Defasın sağ ve solunda yaşanan form düşükleri, Mehmet Topuz'un genel formsuzluğu, Caner ve Stoch'un olmayışı, ters ayaklı Dia'nın etkisizliği ve yeni yalnız adam Sow ile bu maç böyle bitmezdi. Ama hem futbol şansı hem de Alex farkı aldı maçı Fenerbahçe'ye getirdi.
Aykut Kocaman böyle bir süreçte ve play off'lu bir sistemde takımı ikinci sırada tutmayı başardığı için çok başarılı ama düşen performanslara önlem alamadığı ve bence Ziegler-Mehmet Topuz ikilisini kesmediği için de başarısız bir görüntü çiziyor.
Kadronun kısıtlılığı elbette sorun ama Serdar'ın formsuzluğunda Bekir'i yeniden deneyen Aykut hoca, Özgür Çek ile maça başlayıp Dia'yı sağ kanatta kullanabilirdi. Tabii içerdeki dengeyi bilmek zor, muhakkak bunlar düşünülüyor ve gerekçeleri belirleniyordur.
Bir de Gökhan ve Emre, artık sakatlanmazsalar daha iyi, en azından şu play off'a kadar fprm tutarlarsa, bu Alex ile hem de takımın şu haline rağmen çok iddialı girer Fenerbahçe... Neticede derbilerin kralı bir takımdan bahsediyoruz...
(*) Maç ile ilgili Sporx'in başlığına bayıldım, harika kimin aklına düştüyse bin yaşasın, harika.
Takip etmek için
https://twitter.com/#!/cevahirevren















Fenerbahçe


