Portekiz çetesi piyasa yapıyor

EuroBasket 2011'i Litvanya'da takip eden Sporx.com Editörü Sedat Balcı, Panevezys'teki izlenimlerini aktarmaya devam ediyor.

SPORX AI BAKIŞI
calendar 04 Eylül 2011 14:35
Haber: Sporx.com Yazarlar
Portekiz çetesi piyasa yapıyor
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Panevezys'te, maçlar dışında yapılabilecek şeylerin azlığından yakınırken imdadımıza, "City's Day" yetişti. Şehrin doğumgünü olması açısından çok önemli olan bu dönem, birkaç gün boyunca çok sayıda aktiviteyle (Konser, geçit törenleri vs...) kutlanırken şehir merkezini nihayet cıvıl cıvıl görebildik. Elbette bu aktivitelerin yanısıra, güzel hava ve Cumartesi akşamının getirdiği "Hadi kendimizi dışarı atalım" psikolojisi de eklenince, merkez dışında insan görmek zor hale geldi.

Önce Cuma gününe dönelim. Litvanya için Türkiye maçı, daha önce oynadıkları maçlardan çok farklıydı. Onlar da aynı bizim gibi, bu maçla birlikte zor maçların başladığına inanıyordu. Aslında bizden farklı olarak, Polonya maçı da onlar için ayrı bir öneme sahip. Politik nedenlerden ötürü iki ülkenin, halklarının birbirlerinden pek haz duymamaları, o maçı da ülke için özel kılmıştı ancak Litvanya'nın Polonya'dan, hele ki Litvanya'da oynanacak bir maçta birkaç gömlek üstün olarak sahaya çıkacağı aşikardı.

Türkiye maçına ise, dünya ikinci olmuş bir takıma karşı oynayacaklarının bilincinde bakıyorlardı. Takımımıza sonsuz saygıları vardı, ciddi endişelerini de dile getiriyorlardı. Bir çırpıda, Hidayet, Ersan, Enes, iki Ömer'i sayıp her birinden çekindiklerini dile getirmekteydiler.

Bir yandan karşımızda Türkiye - Litvanya maçını izliyor, maçlar ilgili işlerimizi yapıyor, diğer yandan da yanımdaki Azeri meslektaşımla EURO 2012 maçlarını internetten izliyorduk. Azerbaycan'dan gelen harika sonuç, zor da olsa Kazakistan maçında aldığımız galibiyet havalara uçmamızı sağlarken öncesinde, Liechtenstein'i yenemeyen Litvanya'nın ise Litvanyalı meslektaşlarımızı nasıl kızdırdığını görüyorduk.

Artık kusursuz bir günü geride bırakabilmek için Litvanya'yı devirmemiz gerekiyordu ancak olmadı.

Maç sonrası salonu geç terk ettiğim için salon etrafında fazla insan yoktu ama gördüğüm taraftarların, ellerinde içkileriyle şarkılar söyleyerek yürüyüşleri, maçın hemen ardından ortamın nasıl olduğu konusunda ipuçları vermişti.

Maçların olmadığı Cumartesi günü ise, "City's Day" sayesinde şehirde hareket, canlılık gördük. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren eğlenceleri 12'ye kadar takip ettim. Üç maçta sıfır çeken ve ertesi gün maçı olan Portekiz Milli Takımı oyuncularının, tabiri caizse, piyasa yapmak için o saatlerde etrafta dolanmaları ise akşamdan aklımda kalan en net olay oldu.

Ne diyelim... Turnuvaya katılacak takım sayısını bir seferde 16'dan 24'e çıkartıp kaliteyi ayaklar altına alan FIBA'nın eseri bunlar...

Artık ilk turda sonlara geliniyor. Vilnius günlerimiz için geri sayımımızı sürdürüyoruz.

Tümü
 Reklam