Memphis'ten lige manifesto

NBA’in galibiyet yüzdesi en yüksek takımı Memphis Grizzlies’in şimdiye kadar olan süredeki başarısı kendilerini başaltı yerine baş tacı yapmaya yetecek mi?

SPORX AI BAKIŞI
calendar 26 Kasım 2012 15:52
Haber: Sporx.com
Memphis'ten lige manifesto
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


NBA’in galibiyet yüzdesi en yüksek takımı Memphis Grizzlies’in şimdiye kadar olan süredeki başarısı kendilerini başaltı yerine baş tacı yapmaya yetecek mi? Piyasa liginin, en küçük piyasalı ekibi bu sefer “Ben Bu Oyunu Bozarım” diyebilecek mi?

Memphis’in yükselişi iki gün önce başlayan bir süreç değil. 2009 yılından beri inşaatı süren piramit, bu sene daha da sivrilerek rakiplerinin canını hiç olmadığı kadar yakıyor. Geçtiğimiz sezon en büyük sıkıntıları olarak dillendirilen “potansiyel tavanını” ise kendi ellerindeki balyozlarla yıktılar.

Ben takımın başarısında iki noktanın altını çizmek istiyorum. Bunlardan ilki koç Lionel Hollins, diğeri ise Çamlıca Tepesi kadar kıymetli pota altı.

Dilerseniz ilkiyle başlayalım. Memphis, hâlâ takım tarihinin 17 istatistiğinin 12’sinde zirve sahibi olan Pau Gasol’u Lakers’a çaldırırken bir Simurg[Zümrüt-ü Anka] kazanacağının farkında mıydı acaba? Basketboldaki en klişe geyiklerden biri “oyun kuran point guardların” dinazorlar gibi neslinin tükendiğidir. Fakat oyun kuran pivotların esasında ejderha oldukları pek konuşulmaz. Memphis, Marc Gasol ile buna sahip ve son iki senedir boynuz kulağı fena hâlde geçti.

Birader Gasol şu an benim favori pota altı oyuncum. Muazzam bir pas yeteneğine sahip ve Avrupa’da karılan harcı sayesinde oyunu okuma becerisi üst düzeyde. Bunun yanına güvenilebilecek bir orta mesafe şutu, rakiplerine çok fark yaratıyor.

15 sayı, 7 ribaunt ve 5 asist bile [ki asistte doğal olarak uzun oyuncular içinde birinci, pozisyonları asistle bitirmede ise pivotlar arasında üçüncü. Diğer iki isimden skor katkısı beklenmediğine dikkat edilmesi lazım.] katkısını hakkıyla yansıtamıyor. Zaman zaman Rudy Gay’in savrukluğunu da süpürdüğü düşünülürse alın size 2.16’lık bir Jason Kidd!

Gasol’un ailesinden çok gördüğü müttefiki Zach Randolph ise saha içinde sade, istatistik kağıdında şaşalı bir görüntü çiziyor. 16.7 sayı, 13.6 ribaunt [ribauntta Ömer Aşık’ın bir basamak önünde ikinci sırada bulunuyor] ile takımını sırtlıyor.

Esasında sene başında, o meşhur tavanı yıkmak için eline ilk balyoz verilen oyuncuydu Randolph. Artık takımın alfası Rudy Gay değil, O. Koç Hollins, onun Portland döneminden bu yana gelişen metamorfozunu ödüllendirerek eşsiz bir oyuncu yaratma gayretinde.

Lionel Hollins’i ise apayrı bir parantezde değerlendirmek lazım. O da takım içerisinde yarattığı neredeyse komünist düzenle Gregg Popovich’in ardından ikinci favori koçum durumunda. Portland Jail Blazers’ın elebaşından safi yarar sağlamayı başardı. Bunun yanında, takımın şımarık çocuğunun elinden liderliği alıp, O’na verecek kadar adil ve cesur, fakat aynı çocuğu küstürmeyecek kadar da babacan olmayı başardı.

Yoksa Z-Bo’nun yanında, Tony Allen, Jerryd Bayless, Marreese Speights gibi oyuncuları evlat olsa sevemezdiniz. Hollins’le ilgili son olarak, Sixers’ın uğraşamayıp neredeyse yok pahasına gönderdiği Speights’ten ikinci beşte oldukça verim aldığını söylemekte payda görüyorum.

Rudy Gay yeni görev tanımında soyadı kadar mutlu mudur bilinmez ama tüm istatistiklerinin kariyer ortalamasının üzerinde olması bir şeyler ifade ediyor olmalı. Takımın skor lideri[20.1 sayı, 5.7 ribaunt]. Hâlâ üzerinde iki adam varken ve Mike Conley elleri havada bomboş zıplarken kaldırıp 7 metreden “şut çekiyor” ama olsun.
Ligin savunmada en iyi olan guard ikilisi Mike Conley ve Tony Allen ise çizgilerini koruyor. Hatta Mike Conley oyununu bir-iki basamak öne taşımayı başarmış. Yazın 8 kilo kas kütlesi alan Conley’in lige büyük ölçüde “Greg Oden’ın kolejde alıştığı rahatlığı bozulmasın” diyerek alındığını hatırlatalım. Aldığı yüklü kontrattan sonra yatmayıp 15 sayı, 6.5 asist üretmesi de iş etiğinin yüksekliğini gösteriyor. Geliştirdiği dış şutu ise takımın hararetli yanığına Temetex gibi.

Peki, bu düzenin en büyük eksikliği ne? Takım bench katkısı almakta oldukça sınırlı. İlk paragrafta söylediğim gibi küçük piyasası nedeniyle mid-level’lık bir oyuncu getirmeleri oldukça güç. Bu nedenle OJ Mayo’yu ellerinde tutamadılar bile. Onun yerine en çok kavgada yanınızda olmasını isteyeceğiniz Porto Rikolu “drug dealer” tiplemesiyle Bayless’ı getirdiler. Esasında ondan şutör yaratmak istiyorlar fakat bu çok da yararlı olmayacaktır.

Wayne Ellington, kötü geçen Timberwolves serüveninden sonra şutör katkısı veriyor. Quincy Pondexter da bıraktığımız gibi. Marrese Speights pota altı istihdamı açısından önemli fakat yanına biri şart. Taraftarın sevgilisi, garbage time muştalayıcısı Hamed Haddadi ise bıraktığımız gibi, havlu sallıyor. Sezonun ortasında buraya bir takviye yapabilirlerse aslanın ağzından aldıkları ekmekle yapılan kadayıfa kayak ekleyecekler.

Memphis Grizzlies, LA Lakers-New York-Chicago ile yarışabilecek bir maddi kaynağa sahip değil. Fakat saha içi doğrular ve takımdaşlık ile neler yapılabileceğinin en güzel ispatlarından. Sizi bilmiyorum ama ben basketbol tarihine geçecek bir eşitlik manifestosu yazmalarını cani gönülden istiyorum. Son olarak da sakatlık lanetine karşı formalara bir ufak nazar boncuğu iliştirmeleri naçizane teklifim.

Tümü
 Reklam