Gary Speed'in hazin ölümü

Sporx yazarlarından Kaan Tunçbilek son yazısında geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Galli teknik direktör Gary Speed'i kaleme aldı.

calendar 29 Kasım 2011 11:17
Haber: Sporx.com Yazarlar
Gary Speed'in hazin ölümü
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.

Paylaş:



Pazar günü Galler topraklarında, Swansea - Aston Villa karşılaşması başlamak üzereyken, kamera sahadaki oyunculardan birine odaklanmıştı. Gözyaşları, Aston Villa kalecisi Shay Given'ın gözlerinden yağmur gibi akıyordu. Arkadaşlarının söylediğine göre Given soyunma odasında da titriyordu.

Tribünlerde de benzer görüntüler vardı. Saygı duruşu ve bitmek bilmeyen alkışlar sırasında birbirine sarılarak ağlayan yüzlerce, belki binlerce insan giriyordu görüntülere.

Söylendiğine göre sadece Swansea'de değil, Leeds'de, Liverpool'da, Newcastle'da ve Sheffield'da da binlerce insan aynı durumdaydı.

Aynı saatlerde bir başka şehirde, Liverpool'da, Liverpool'un sadece başarılarıyla değil insanlığıyla da efsane olmuş teknik direktörü Kenny Dalglish, Craig Bellamy'yi kadro dışı bırakıyordu. Daha birkaç gün önce "büyük futbolcu" dediği yeni transfer Bellamy'yi. Hem de lider M.City ile oynayacakları maç öncesinde.

Kadro dışı bırakma sebebi, Bellamy'nin çok büyük üzüntü içinde olması ve Dalglish'in ona saygı göstererek onu o halde sahaya sürmek istememesiydi.

Liverpool'un Baba Hakkı'sı Bill Shankly zamanında, "Futbol hayat memat meselesi değildir. Ondan çok daha önemlidir," demişti. Onun kadar büyük bir Liverpool'lu olan Dalglish ise "Futbolun, böyle bir kederden daha önemli olması söz konusu değil. O yüzden Bellamy'yi oynatmama kararı aldım" diyordu.

Her iki olayın da sebebi birdi. İngiliz futbolunun en sevilen futbolcularından biri, Galli oyuncu Gary Speed'in beklenmedik ölümü. Herkesi şok eden intiharı. (En azından şu ana kadar açıklanan bu.)

Kimse beklemiyordu, çünkü daha birkaç saat önce televizyonda, dolu dolu konuştuğu ve güler yüzlü davrandığı bir canlı yayına katılmıştı. Programın sunucusu Dan Walker ve Speed'in yakın arkadaşları Alan Shearer, Gary McAllister ve Mark Lawrenson onunla bol bol şakalaşmışlardı.

İki ayda mucize yarattığı Galler milli takımı ile ilgili planlarından bahsetmişti. 13 ve 14 yaşlarındaki oğullarının ne kadar iyi futbolcular olacağından bahsetmişti.

Kısacası Lie To Me'nin Dr. Lightman'ının bile çözemeyeceği bir şekilde, Speed mutlu bir hayatın ortasında intihar edivermişti.

Oysa henüz 42 yaşındaki Speed, müthiş bir kariyeri geride bırakmıştı:

  • Leeds United orta sahasının solunda 22 yaşında şampiyonluk yaşamış,
  • Everton'da kaptanlık yapmış ve çok onurlu bir şekilde ayrılmış,
  • Newcastle United'da Bobby Robson yönetiminde takım kaptanlığı yapmış, Shearer, Solano, Given, Lee, Hamann gibi oyuncuların olduğu takımın beyni olmuş, 2 yıl üst üste FA Cup finali oynamış ve Şampiyonlar Ligi'nde önemli galibiyetlerde başrol oynamış,
  • 2006'da Premier Lig'de 500 maça çıkan ilk oyuncu olmuş,
  • 2007'de Premier Lig'in bütün sezonlarında gol atmış ilk oyuncu ünvanlını kazanmış,
Birinden bahsediyoruz.

Ancak son iki ayda Galler milli takımı ile yaptıkları bambaşkaydı. Takımın başına geçtikten sonra, takımın son 5 maçın 4'ünü kazanmasını sağlarken (ki tek yenilgi Londra'da İngiltere'ye karşı sadece 1-0) Galler'i dünya sıralamasında 117. sıradan 45. sıraya çıkarıyordu. Sadece iki ay içinde.

Avrupa'nın en zayıf takımlarının bile çantada keklik gördüğü Galler, peş peşe Karadağ, İsviçre, Norveç gibi güçlü takımları yeniyordu. Speed, Ramsey ve Bale gibi gençleri Bellamy gibi deneyimlilerle harmanlamayı başarmıştı.

Herkes tarafından sevilmenin iyi bir şey olmadığı söylerler. Ancak Speed bunun aksini ispatlayacak bir yaşama ve çevreye sahipti.

Oyun zekasından ve raket gibi kullandığı sol ayağından ziyade kişiliğiyle sevilen bir oyuncuydu. Çünkü takımın en önemli parçası olmasına rağmen hiçbir zaman öyle davranmazdı.

Gururluydu. Everton'dan ayrılma nedeni tam açıklanmasa da, Howard Kendall karşısındaki onurlu duruşu ayyuka çıkmış ve hem Everton taraftarları hem de tüm Britanyalı sporseverler onu daha çok sevmişti.

Yardımseverdi. En son Bobby Robson Vakfı için Londra Maratonu'nda dahi koşmuştu.

Bugün bütün Britanya'nın şok içinde olmasının en büyük nedeni de onun böylesine kişilikli, hayat dolu, iyimser ve olumlu bir insan olmasıydı.

Sanırım Leeds'li bir taraftarın, Speed'in ölümü üzerine yazdıkları onu çok güzel özetliyor:

"Gary gibi adamlar, hala futbol oynamamın nedeni. Hala 6 saatlik uykunun ardından sabah yağmurlu bir havada uyanıp, takımımı seyretmek için yüzlerce mil yolculuk etmemin nedeni. Futbolun bu kadar güzel olmasının nedeni. O çok iyi bir adamdı."

İntiharı anlaşılır gibi değil. Özelikle hiçbir sıkıntı belirti göstermeksizin olması.

Psikolojiyi, ruh sağlığını, kalbin ve beynin içinde yaşananları anlamak çok zor. Cumartesi günü birkaç saat içinde ne değişmişti? Speed, o gece nasıl bir şey yaşamıştı ki, iki çocuğunu ve ona tapan Galli gençleri geride bırakarak ölmeye karar vermişti.

Belki yakında öğreneceğiz. Belki de özel hayata özen gösterilmesi konusunda toplumun gittikçe daha fazla tepkisini çeken ve geri adım atmaya başlayan İngiliz basını bu kez saldırmakta acele etmeyecek.

Tümü
 Reklam 
  • PUAN DURUMU
  • FİKSTÜR
  • STSL
  • 1.Lig
  • İng
  • Alm
  • İsp
  • İta
  • ŞL
  • AL
  • KL
TakımlarOGBMAYP
1 Galatasaray 17 13 3 1 39 12 42
2 Fenerbahçe 17 11 6 0 39 14 39
3 Trabzonspor 17 10 5 2 33 20 35
4 Göztepe 17 9 5 3 21 9 32
5 Beşiktaş 17 8 5 4 30 22 29
6 Samsunspor 17 6 7 4 22 20 25
7 Başakşehir 17 6 5 6 27 18 23
8 Kocaelispor 17 6 5 6 15 17 23
9 Gaziantep FK 17 6 5 6 24 30 23
10 Alanyaspor 17 4 9 4 16 14 21
11 Gençlerbirliği 17 5 3 9 21 24 18
12 Rizespor 17 4 6 7 20 24 18
13 Konyaspor 17 4 5 8 21 29 17
14 Kasımpaşa 17 3 6 8 14 24 15
15 Antalyaspor 17 4 3 10 16 31 15
16 Kayserispor 17 2 9 6 16 33 15
17 Eyüpspor 17 3 4 10 10 24 13
18 Karagümrük 17 2 3 12 14 32 9