Futbolun Avrupa'da çöküşü

Keçiboynuzu tadı veren maçlar en fanatik futbolseverleri bile ekran başından kaçırmaya başladı.

SPORX AI BAKIŞI
calendar 22 Haziran 2010 17:41
Haber: Sporx.com Yazarlar
Futbolun Avrupa'da çöküşü
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Dünya Kupası futbolseverlerin yıllardır büyük bir özlemle beklediği kadar kaliteli geçmiyor. Keçiboynuzu tadı veren maçlar 90 dakika boyunca susmayan lanet vuvuzela sesiyle karışınca en fanatik futbolseverler bile ekran başından kaçmaya başladı. Bu kupa futbolda bazı değişiklikler yapılması gerektiğini de bizlere kanıtladı. Özellikle teknik adamların “Önce gol yemeyelim” düşüncesinde olmaları yüzünden futbol kalitesi düşmeye hatta dibe vurmaya başladı.

Bu kupada savunma futbolları arasından sıyrılan takımların hep Güney Amerika'dan olması ise şaşırtıcı değil. Avrupa futbolunun artık tamamen kontrollü oyuna dönmesi ve yıllardır büyük bir yıldız yetişmemesi eski kıtanın futbolda iflasını da beraberinde getirebilir. Fransa, İtalya hatta İngiltere'nin ilk 2 maçlara bakınca gösterdiği berbat performans bunu kanıtlıyor. Özellikle Fransa'nın nasıl bu hallere düştüğünü görünce insan hayıflanmadan edemiyor. Fransa 1998'de Dünya Kupasını 2000 yılında da Avrupa Şampiyonasını kazandıktan sonra yeni yıldızlar yetiştirmesine yetiştirdi ama doğrusunu söylemek gerekirse Zidane'a alternatif bulamadı. Ne Nasri ne Ribery ne de Gourcuff yeni Zidane olamadılar. Buna bir de artık başarıya doymuş ve umursamaz yıldızlar eklenince hezimet kaçınılmaz oldu. Anelka ve Henry gibi umursamaz tavırlı ve gol atınca bile sevinmeyen tipler giderek çoğaldı ve Fransızlar kasılmaktan futbol oynamaya bir türlü gelemediler. Böyle ukala bir takımın başına da ancak Domenech gibi bir ukala yakışırdı o da geldi tam oldu. Fransa'da kimsenin sevmediği ve futbol bilgisini tartıştığı Domenech takıma bir türlü hakim olamadı ve sonunda Anelka olayıyla balon patladı. 98'de Aimet Jacques ve 2000'de Roger Le Merre'in nasıl başardığını merak edenler yazdıkları kitapları okuyabilir. Futbol savaşan, sahaya her şeyini koyan ve tabir yerindeyse ısıran futbolcularla artık oynanıyor. Ukala, burnu havada ve motivasyonu zayıf tipler ancak posterlere poz vermeye yarıyor.

Fransa bu durumdayken İtalya'nın da can çekişmesi manidar. Çünkü son Dünya Kupasında bu iki takım final oynamıştı. İtalya artık kadroya futbolcu bulmaya zorlanır hale geldi ve alternatifi az olan rotasyonu dar ve çoğu aslında yeteneksiz olan kadrosuyla başarıya ulaşmaları zor. İnter Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olurken sahada kaç İtalyan, hadi vazgeçtim kaç Avrupa'lı vardı' Ben hemen söyleyeyim ilk 11'de hiç İtalyan yoktu ve tek Avrupalı Rumen Chivu.. Bu diğer İtalyan takımları için de geçerli. İtalyan futbolcular ya yedek ya da küçük takımlarda futbol oynuyorlar. Oynadıkları takımların en büyük yıldızları ise hep yabancılar ve iş sıkıya gelince baktıkları el yine onları eli. Durum böyle olunca maçın kaderini değiştirecek, maçı koparacak hatta yaratıcı olacak bir İtalyan bulmak imkansız hale geliyor. Bu konudaki elimizdeki son örnek Pirlo ise sakat olduğu için oynamayınca İtalya kafası kesik tavuklar gibi sahada koşturuyor.

Dünya Kupasında Güney Amerika takımlarının başarılı olmasının ardında bu ülkelerde hala milli takımların her şeyin üstünde görülmesinin payı büyük. Bir Brezilya'lı için hayatı boyunca erişebileceği en büyük onur milli takım formasını giymek. İnter'de kupalar da alsa, Barcelona'da şampiyonluklar da yaşasa milli formayı giyemiyorsa onun için kariyerinde önemli bir nokta eksik kalmış demektir. Bu motivasyon ve milli forma aşkı Avrupa'da çok az takımda var. Bir Fransız için para kazandığı takım her zaman daha önemli, İtalya ve İngiltere için de aynı gerçek düşünülebilir. Bu nedenle ne takıma tam katkı verebiliyorlar ne de kendilerini tam anlamıyla işin içine sokabiliyorlar. Varsa yoksa oynadıkları kulüp takımları ve kazandıkları parayı sağlayan kontratları. İşte bu nedenle Avrupa'da artık milli takım olayı bitmiştir ve gelecek dünya kupalarında bu tehlike daha vahim facialara neden olabilir. Aynı olay paragöz Afrika ülkeleri için de geçerli. Bir Afrika takımının şampiyon olacağı kehanetinin gerçekleşmesini bırakın Afrika takımlarındaki futbolcular kulüp kariyerlerini daha fazla düşündüğü için bir adım bile ileriye gitmeleri artık çok zor.

Futbolun kurtuluşu için ne yapılır ayrı bir yazı konusu ama biz bu olayın neresineyiz acaba' Avrupa'da milli takımları umursamayan ülkeler fazlalaşırken tam tersini düşünen ve milli takımı her şeyden daha üstte gören Türkiye neden başarılı olamıyor. Neden bu ortamda bile elemeleri geçemiyoruz ve evden maçları seyretmek zorunda kalıyoruz. Bunu da beceriksiz yöneticilere ve kısır döngülere takılarak kulüp kontenjanından milli takıma futbolcu çağıranlara sorun.
Tümü
 Reklam