LeBron'un kararının analizi

NBA tarihinin en yetenekli takımlarından biri kuruluyor...

SPORX AI BAKIŞI
calendar 09 Temmuz 2010 16:39
Haber: Sporx.com Yazarlar
LeBron'un kararının analizi
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Öncelikle söylemeliyim ki, son yazımda da belirttiğim üzere Lebron-Wade-Bosh üçlüsünün bir arada oynayacağını tahmin ediyordum ve bunu istiyordum da; ama bunun Chicago’da olacağını ummuştum. Böyle bir yanılgı da güzel. Neticede NBA tarihinin en yetenekli takımlarından biri kuruluyor şu anda. Doğu All-Star beşinin üçü aynı takımda olacak. Takımın oyun kurucusu ben olsam herhalde çok sırıtmam!

Meseleye LeBron açısından bakacak olursak... Kişisel istatistikleri, egoyu, “bu benim takımım” sloganını ve hatta gelecekteki MVP olma ihtimallerini ihtimallerini bile “nispeten” ikinci plana atmış bir LeBron’la karşı karşıyayız. Demek ki, şampiyonluk istiyor LeBron. NBA’den alacağı maaştan bile fedakarlıkta bulunarak (sponsorlarlardan gelen zaten NBA maaşını katlıyor) “neticeye endekslenen” bir karar aldı. Saygı duymak zorundayız. Bazı insanlar bunu korkaklık olarak algılayabilir; ama NBA’deki güçlü takımlar korkutucu derecede güçlü şu anda. Bir LeBron veya Wade tek başına bunlarla başa çıkamaz. Mesela, Lakers’ta, geçen senelerde All-Star olmuş ve İspanya’yı dünya şampiyonu yapmış Pau Gasol var, NBA’in en iyi savunmacısı seçilmiş Ron Artest, en iyi çok yönlü oyuncularından biri olan Lamar Odom, en yetenekli genç pivotlarından Bynum ve Kobe kadar şampiyonluğu bulunan ve tam bir tecrübe abidesi olan Fisher var. Mesela; bu sene Kobe sakatlık sebebiyle bir ara 4-5 maç kaçırmıştı ve Lakers bu maçların hiçbirinde yenilmedi. Hatta o zamanlar, Kobe bu takımın el freni mi deniliyordu. Neyse meselemiz bu değil. Boston Celtics ise, yaşlanmasına rağmen Rondo gibi en iyi çıkış yapan oyun kurucusuyla NBA finaline yükseldi. Şimdi de Jermaine O’Neal’ı alarak tecrübeli bir uzun daha eklediler Büyük Üçlü’nün yanına. Orlando Magic ve Dwight Howard, takımı bozmuş değiller ve üstüne üstlük takviye yapıyorlar her sene. Neticede, bu güç dengesi arasında LeBron’un New York’a veya Chicago’ya gidip macera aramasını beklemek, başarı isteyen bir LeBron için hayal olurdu. Ben kendi takımında kalmasını isterdim; ama o da olmadı. Demek ki, iyi oyunculardan birini çekemediler kendilerine.

Şimdi bu yetenekli takımı hemen şampiyon ilan etmek de doğru olmaz. Hatırlarsanız, 2003 senesinde Shaq ve Kobe’li Lakers’a iki tane daha All-Star oyuncu gelmişti: Karl Malone ve Gary Payton. Her ikisi de kendi takımlarında alacaklarından çok daha düşük bir paraya oynamaya razı olmuşlardı sırf şampiyonluk özlemlerini dindirmek adına. Ama ne oldu. Shaq ve Kobe’li o takım, Mehmet Okur’lu Detroit Pistons’a (böyle yazınca sanki hepsini Mehmet tek başına yenmiş gibi oldu) adeta süpürülerek 4-1’le elenmişti. Dolayısıyla, Pat Riley Miami’nin başına koç olarak geri mi döner bilmiyorum; ama şunu söyleyebilirim ki, blok yapabilecek bir uzun ve savunma yapabilecek bir oyun kurucuyla (minimum kontrata oynarım bu takımda) Chicago’nun 96’da kırdığı 72-10’luk dereceyi kırmayı hedeflemeleri lazım. En azından bu sene olmasa bile seneye.

Bu sezonu iple değil, urganla çekiyor olacağız...

Güncel gelişmeler ve hayata dair fikirler için;

http://twitter.com/kbudak
Tümü
 Reklam