Yabancı öğütme fabrikası

calendar 01 Şubat 2010 11:23
Haber: Sporx.com
Yabancı öğütme fabrikası
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.

Paylaş:



Ara transfer döneminin en hızlı takımlarından birisi tartışmasız Galatasaray. Bugünlerde yaptığı yabancı futbolcu transferleriyle yerli ve yabancı futbol camiasında ses getiren Galatasaray?da farklı bir tartışma gündemde. Herkes Jo için sözleşmesi feshedilen Linderoth'dan Linderoth'tan sonra, gözler Dos Santos'un alınmasıyla birlikte gönderilecek yabancı oyuncuya çevrilirken "Kewell mı Nonda mı?" tartışmaları eşiğinde Nonda ile yollar ayrıldı. Bu gelişmelerin odağı sözleşme feshi konusu akıllara ister istemez Galatasaray'ın son yıllarda gönderdiği yabancıları getiriyor.

Galatasaray için ikinci bir milat olarak kabul edebileceğimiz 2000 yılından itibaren alınan ve çeşitli sebeplerle yolların ayrıldığı yabancı futbolcuları saymak gerekire Nonda ile birlikte bu sayı tam 43. Yani Galatasaray UEFA kupasını aldıktan sonra toplam 51 adet yabancı transferi yapmış ve bu 51 isimden 43'ü ile yollar ayrılmış. Buda yılda yaklaşık 4.3 yabancı ile yolların ayrılması demek oluyor.

Sarı-kırmızılı takımın 2000 yılından itibaren geçen 10 senede aldığı yabancı futbolculardan bazıları hemen hemen hiç forma giymezken, bazı futbolcular ise oynadıkları futbolla taraftarın sevgilisi oldu. Galatasaray'a bu dönem içinde birçok geleceğin yıldızı olarak gösterilen ve beklentileri bu yöne çeken genç futbolcu gelirken bu futbolcuların çoğu başarılı olamayarak sarı - kırmızılı kulübe sessizce veda etti. Galatasaray, bu dönemde yabancı futbolcuları kadrosuna dahil etmek için milyonlarca euro harcarken, neredeyse kulüpten ayrılan tüm futbolcular Galatasaray'ı zarara soktu. Galatasaray'dan ayrılan yabancıların çoğu sönüp giderken nadiren de olsa bazıları oynadıkları futbol ile isimlerini dünyaya duyurmayı başardı.

İşte o isimler ve bugün ne yaptıkları...

YILDIZ GELİP IŞIĞI SÖNENLER

Öncelikle Galatasaray'a yıldız olarak gelip ışığı sönenlerden bahsedelim.

Mário Jardel:
Galatasaray'dan önce Portekiz'in Porto takımında 125 maçta 150 gole imza atarak bütün dünyada ismini duyuran Jardel 28.000.000 dolara "Avrupa Gol Kralı" kralı ünvanıyla Galatasaray'a geldi. Galatasaray'da da gol yağmurlarına yağmuruna devam eden ?Süper Mario? lakaplı futbolcu bir sezonda 48 resmi maçta 58 gol atarak Avrupa'nın o sezon en çok gole imza atan futbolscusu oldu. Bütün bu başarılı performansına rağmen takım arkadaşlarıyla anlaşamayan Jardel, Galatasaray'dan ayrılarak Sporting Lizbon'a transfer olduun yolunu tuttu. Galatasaray bir sezon önce (Uzan ailesinin de yardımıyla) 28 milyon dolar harcadığı Jardel'i 5.8 milyon dolara Sporting Lizbon takımına sattı. Ayrıca bu transferden Mbo Mpenza, Robert ?pehar ve Pavel Horvath da Galatasaray'a geldi. Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra Sporting Lizbon'da da gollerine ve başarılarına devam eden Jardel, Türkiye'de de oynarken zamanında fazlasıyla gündeme gelenmagazin basınında yer bulan eşiyle ayrıldıktan sonra futbol olarak kendisini toparlayamadı ve kariyerinde büyük bir düşüş yaşadı.

Christian Correa Dionisio:
Paris Saint Germain formasıyla yıldızı parladıktan sonra Galatasaray'a kurtarıcı olarak transfer edilen Brezilyalı golcü başarılı olamayarak ülkesine döndü. Özellikle Bordeoux Bordeaux ve PSG formaları altında yaşadığı başarılarla Avrupa'da adından sıkça söz ettiren futbolcu, Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra bir türlü kendine gelemedi. Son 7 yılda 9 takım değiştiren Brezilya'lı 2007 yılında verdiği bir röportajda ?Galatasaray'a gelmeseydim Avrupa'nın en büyük golcülerinden biri olurdum? demişti.

Abel Xavier:
Galatasaray'a Liverpool'dan gelen sıradışı bir tipi ve karakteri olan Portekizli oyuncu, Sarı - kırmızı kulüpte defansta kimi zaman en iyi, kimi zaman en kötü olarak değişik bir sezon geçirdi. Galatasaray'a gelen en kariyerli futbolculardan biri olan Xavier ayrıldıktan sonra dopingli madde ile yakalanarak 18 ay futbol oynamama cezası aldı. 18 aylık cezadan sonra İngiliz ekibi Middlesborough ile sözleşme imzalayan Xavier, 2008 yılında Beckham'lı LA.Galaxy takımında futbolu bırakarak, futbol oynarken yaptığı ek iş sayılabilecek foto modelliğe devam etti.

Haim Revivo:
Kariyerinin en başarılı günlerini Fenerbahçe'de geçiren İsrailli'nin transferi Hagi'den sonra bir türlü aradığı 10 numarayı bulamayan Galatasaray için olaylı bir transfer dönemi göze alınarak yapılmış bir transferdi. Galatasaray'a transferi olay olan İsrailli futbolcu Haim Revivo, Galatasaray'da bekleneni veremeyince, ülkesinin Ashdod takımına transfer oldu.



Frank de Boer:
Galatasaray'a büyük umutlarla Barcelona'dan transfer olan Frank De Boer, ülkesinin gelmiş geçmiş en başarılı defans oyuncularından biri olarak gösterilmekteydi. Asıl ismi Franciscus de Boer olan stoper sol ayağıyla attığı frikiklerle ve defanstan ileri çıkardığı isabetli toplarla çok yönlülüğünü ispatlamıştır. Fakat Galatasaray'da başarılı olamayan Hollanda Milli Futbol Takımı'nın en çok milli oyuncusu, Frank de Boer bir sezon sonra Galatasaray?dan ayrılıp Glaskow Rangers'a gitti. Orada da tutunamayan De Boer, üç sezon Katar'da Katar'ın Al-Rayyan takımında oynadı ve 2007'de aktif futbol hayatını burada sonlandırmaya karar verdi.

Flávio Conceição:
3 İspanya Ligi şampiyonluğu, 1 UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve 1 Süper Kupa şampiyonluğu apoleti ile birlikte Galatasaray'a dünya devi Real Madrid'den gelen Brezilyalı yıldız, sarı - kırmızılı camiada kendisinden beklenenleri karşılayamadı. Bir sezon Galatasaray forması giyen Conceiçao, Yunanistan'ın Panathinaikos takımında da aynı istikrarsızlığı devam ettirince aktif futbol yaşantısına son verdi.

Marek Heinz:
Kariyerindeki en başarılı performansını Euro EURO 2004'de takımını yarı finale kadar taşıyan oyunculardan birisi olarak gösteren Marek Heinz, sol kanatta hücuma dönük oynayan futbolcu olarak Arda'nın Manisaspor'a kiralandığı dönemde büyük umutlarlar sezonu ortasında Galatasaray'ya transfer oldu. Galatasaray'da uyum sürecini bir türlü aşamayan ve bekleneni veremeyen Çek futbolcu, 2006/2007 sezonunda Fransız AS Saint-Etienne takımıyla üç yıllık sözleşme imzalamıştır.

Junichi Inamoto:
?Samuray? lakaplı futbolcu Avrupa futbol kariyerine Arsenal'de başladı, ama burada hiç forma şansı bulamayınca kendini göstermek için Fulham'a transfer oldu ve burada Beşiktaş'ın eski teknik direktörü Jean Tigana ile futbolunun en iyi dönemlerini yaşadı. Ağustos 2006'da Galatasaray'a transfer olan ama burada beklentileri karşılayamayan İnamoto Inamoto, Türkiye Ligi'nde oynamış ilk Japon futbolcu olma özelliğini taşıyor. Saidou'dan sonra büyük umutlarla ön liberoya transfer edilen fakat Galatasaray için Japonya Marketing'inden başka bir katkı sağlayamayan Inamoto buradan Eintracht Frankfurt'a transfer oldu. Bu ay Avrupa'dan, kendi ülkesi olan Japonya'ya dönmüş olan Inamoto, Avrupa'ya transfer olan futbolcularına pek hoş gözle bakmayan Japon'ların halen en büyük sevgililerinden birisidir.

Lincoln:
Adına sayfalarca methiyeler de düzülebilecek, ama aynı şekilde yerden yere de vurulabilecek bu oyuncu geldiği günden beri Türkiye'nin gündemine oturmuştur. Gerek sahada gösterdiği şahane performansla, gerek güvenleri boşa çıkaracak davranışlarla Lincoln, Galatasaray'ın son 2 iki sezonuna damgasını vurmuştur. Yönetimin başına bela olsa da kazandırdığı maçlar ve başarılar unutulmamalıdır. Halen Galatasaray'ın futbolcusu olarak gözüken Lincoln, futbol oynamadan Galatasaray'dan aldığı paralarla geleceğinin tayin edilmesini beklemektedir.

Fernando Meira:
Galatasaray'a "yeni Popescu" sloganı ile gelmiş, Euro 2008'de Portekiz forması altında başarılı işler yapmış olan oyuncu, Skibbe döneminde bekleneni verememiştir. Fazlasıyla kaliteli ve tecrübeli olmasına rağmen uyum sorununu üzerinden bir türlü atamayan Meira; yine de Galatasaray'ın nadir gönderirken para kazandığı oyunculardan biri olmuş ve Galatasaray'ı stopersiz bırakma pahasına da olsa gönderilmiştir.

Tobias Linderoth:
2007?de Galatasaray kadrosuna katılan ?Tobb? veya ?Tobi? lakaplı futbolcu, o dönem sadece Türkiye?nin değil Avrupa?nın da en flaş transferlerinden biri olarak gözükmekteydi. Performansıyla kısa sürede futbolseverleri kendine hayran bırakan İsveçli oyuncu, tam da Türkiye?ye alıştığı dönemde kalçasından sakatlanarak sezonu kapattı. 1,5 sezonda sadece 14 maç oynayan İsveçli Galatasaray'a gelene kadar Avrupa liglerindeki en istikrarlı oyunculardan birisiyken; burada sakatlıklardan bir türlü kurtulamadı. Linderoth'un Galatasaray reviri macerası Jo?nun ara transfer döneminde kiralanması ile noktalandı.

İZ BIRAKIP GİDENLER

Türkiye'de ve Avrupa futbolunda önemli bir ize sahipken Galatasaray formasını giyen kısa veya uzun dönem olsa da başarıyla mücadele edip iz bırakıp giden isimler de mevcut elbette;

Faryd Mondragón:
Fransa'nın Metz takımında oynarken sahte Yunan pasaportu taşıdığı iddialarının ortaya çıktığı bir dönemde Galatasaray'la anlaşan Lübnan asıllı Kolombiyalı file bekçisi. Galatasaray'a ilk geldiği günlerde oynadığı hazırlık maçlarında uzaktan yediği hatalı gollerle tribünlerin beklentilerini ilk etapta boşa çıkartan Mondi lakaplı kaleci, 2001 yılından 2007 yılına kadar koruduğu Galatasaray kalesinde adeta efsaneleşmişti. Karl-Heinz Feldkamp ile başlayan gençleştirme operasyonunda sözleşmesi yenilenemeyen Mondragon, Christoph Daum'un isteğiyle Köln'e transfer olmuştur. Halen Köln'ün kalesini koruyan ve kaptanlarından biri olan 1971 doğumlu kaleci, Galatasaray futbol takımı ve tribünler için efsane niteliğini korumaktadır.

Andrés Fleurquin:
2001-2002 sezonunda Mircea Lucescu yönetimindeki Galatasaray'a Avusturya'nın Sturm Graz takımından kiralık olarak dahil olan Uruguay'lı defansif orta saha oyuncusu Beşiktaş maçlarında attığı goller ve Şampiyonlar Ligi'nde ki üstün performansıyla göz doldurdu. Ancak Mircea Lucescu döneminden sonra Fatih Terim kendisini takımda istememiş ve Uruguay'lı futbolcu kulübüne geri dönmüştür.



Sébastien Pérez:
Fransa'nın Marsilya takımından kiralık olarak geldiği Galatasaray'da savaşçı futbolculuğu ile beğeni toplayan başarılı sağ bek. Galatasaray'ın 15. Şampiyonluğunun en büyük mimarlarından biri kabul edilen Fransız futbolcuyu, kiralık sözleşmesi bittikten sonra sarı-kırmızılı kulüp uzun uğraşlarla bonservisini alıp renklerine bağlamaya çalışsa da Olympique Marsilya bunu kabul ettiremedi. Galatasaray?dan sonra Marsilya'ya geri dönen ve burada iki sezon geçirdikten sonra Istres?de de iki sezon oynayan futbolcu burada futbolu bıraktı.

João Batista Casemiro Marques:
Mircea Lucescu zamanında Gaziantepspor'dan transfer edilen ve döneminde ilk 11'in vazgeçilmez futbolcusu olan Batista, Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra Lucescu ile Ukrayna'nın Shakhtar Donetsk takımına transfer oldu. Burada başarılı olamayan Batista buradan sonra Türkiye'ye temelli bir dönüş yaptı. Konyaspor ve Kasımpaşa takımlarında oynayan Batista bu dönemde Türk vatandaşlığına geçerken Mertol Karatay adını almıştır. Mertol Karatay halen Mersin İdman Yurdu forması giyiyor.

César Prates:
Prates, sürati, serbest vuruşlardaki başarıları ve taç atışında ki inanılmaz performansı ile Galatasaray'a geldiği ilk günlerde herkes tarafından beğeniyle karşılandı. Fakat istikrarsız çizgisi ve zaman zaman yaptığı akıl almaz hatalar yüzünden homurdanmalara sebep olan Brezilyalı; Galatasaray'da 1 bir sezon forma giydikten sonra ayrıldı. Geçtiğimiz aylarda futbola veda eden Prates iyi kötü hermen her Galatasaray'lının kafansında zihinlerinde büyük bir iz bırakmıştır.

Sa?a Ilic:

Sa?a Ilic, yetenekli bir orta saha oyun kurucusu ve üretken bir golcü olarak tanınmaktadır. Sakin karakteri ve sempatik tavırlarıyla Galatasaray'a ve taraftara bir anda uyum sağlayan Ilic'in bir orta saha oyuncusuna göre attığı gol ortalaması oldukça yüksekti. Galatasaray'da kendisine 10 numara teklif edilmiş, ancak Ilic, Partizan'da giydiği numara olan 22'yi tercih etmiştir. 2005 yazında transfer olduğu Galatasaray'da oynadığı ilk resmi Turkcell Süper Lig maçında iki gol birden kaydeden Ilic etkili olmasına rağmen gösterişsiz futbolunun kurbanı olmuş ve gönderilmiştir.

Alioum Saidou:
İstanbulspor'dan Galatasaray'a geldikten sonra beğenilmeyen ve 1 sezonluğuna Malatyaspor'a kiralanan Kamerunlu futbolcu, Eric Gerets tarafından ilk 11'in değişmez ön liberosu olarak oynatılınca büyük çıkış yakaladı. Fakat Galatasaray ile sözleşmesini yenilemeyerek Fransa'nın Nantes takımına transfer olan Saidou, Galatasaray'ı uzun süre bitmeyecek bir ön libero arayışına ve tartışmasına sokarken, kendisi de kariyerinin zirvesinde gittiği Fransa'da büyük bir düşüş yaşadı.

Stjepan Tomas:
Fenerbahçe'den Galatasaray'a gelen futbolcular içinde en başarılı olmuş futbolculardan biridir. Bir maç sırasında oyundan alındığı için Fenerbahçe formasını yere atınca Fenerbahçe'den uzaklaştırılan Tomas daha sonra ise bedelsiz olarak Galatasaray'a transfer oldu. Galatasaray'da Rigobert Song'la beraber gösterdikleri uyum ve performansla en iyi defans ikilileri listelerinde yer bulan Tomas yaşının ilerlemesiyle birlikte Hasan Kabze'yi de kadrosuna katan Rus ekibi Rubin Kazan ile anlaştı.

Rigobert Song:
Galatasaray'a geldiği ilk günlerde ?siyah Bülent Korkmaz? olarak lanse edilen, Galatasaray'dan önceki ve Galatasaray kariyeri tartışmasız büyük başarılarla dolu olan Kamerun'lu istikrar abidesi. Bülent'ten sonra yeni ikili olduğu Tomas'la ve Servet'le de büyük bir uyum yakamış ve 4 yıllık başarılı Galatasaray kariyerini 2008'de sonlandırarak Trabzonspor'a transfer olmuştur.

Morgan De Sanctis:
İtalya'nın 3. kalecisi ünvanıyla, yerli - yabancı kaleci kavgaları arasında Galatasaray'a Sevilla'dan gelen Sanctis karizması ve sempatik tavırlarıyla dikkat çekerken, özellikle defans uyumsuzlukları yüzünden yediği goller başına bela olmuş dönüş biletini hazırlamıştır.

Shabani Nonda:
Galatasaray'a geldiği günden itibaren tek bir sorun çıkarmayan, ilk onbirde de oynasa, yedek kalıp sonradan oyuna da girse topunu oynayan, gollerini atan başarılı forvet ile yollar ayrıldı. Ama bu ayrılık Galatasaraylılar daha çok için Kewell'ın kalması ile anıldı. Buna rağmen kaldığı iki buçuk sene içeerisinde takıma büyük katkı sağlayan ve Kalli dönemi gelen şampiyonlukta büyük pay sahibi olan Nonda için Galatasaray ve Galatasaray için Kongolu golcü unutulmazlar arasına girdi.

GİDİNCE YILDIZLAŞANLAR

Genç yaşta yıldız olma potansiyeliyle transfer edilen fakat Galatasaray dışında başka takımlarda bu potansiyelini kullanan oyuncularda sıra:

Mbo Mpenza:            
Spehar ve Horvath ile birlikte Mario Jardel karşılığı geldiği Galatasaray'da sadece 1 bir resmi maçta oynadı. Mbo Mpenza, uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Sporting Lizbon'a gönderilirken Lizbon ekibinde de tekrar dikiş tutturamadı ve Belçika'ya transfer oldu. Mbo Mpenza, uzunca bir süre formasını giydiği ve Avrupa'da kendinden çokça söz ettirdiği Anderlecht takımında şu an alt yapı antrenörü olarak görev almakta.

Pavel Horvath:
Slavia Prag'dan Galatasaray'a transfer olan Horvath, sadece 3 maçta sarı-kırmızı formayı giyebildi. Horvath, buradan ülkesine dönerken Sparta Prag takımında kariyerinin en parlak günlerini yaşadı. Bu takımdayken tekrar Galatasaray'ın transfer listesine giren Hotvath halen Viktoria Pizen takımında top koşturuyor.

Felipe Jorge Loureiro:
Hagi'den sonra Galatasaray'ın yeni 10 numarası olarak büyük umutlarla transfer edildi. Taraftarın beğenisi kazanmasına rağmen teknik direktör Fatih Terim tarafından sistemine uymadığı gerekçesiyle takımdan gönderildi. Özellikle bitirici pasları ve top ayağındayken yaptığı deparlarla takıma büyük katkı sağlaması beklenirken bir anda yollar ayrılan Felipe, Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra Brezilya Milli Takımı ile 2004 yılında Güney Amerika Kupası Şampiyonluğu sevinci yaşadı. Felipe, bu turnuvada gösterdiği performans ile tekrar Galatasaray'ın transfer listesine girse de kendince haksızca ayrıldığı Türkiye'ye geri dönme konusuna olumsuz yaklaştı. Kariyerinin son günlerini yaşayan Brezilyalı futbolcu şu anda Katar Ligi takımlarından Al-Sadd'da oynamaktadır.

Fábio Pinto:
Türkiye'ye gelen her Brezilya'lı genç futbolcu gibi "Geleceğin Yıldızı" söylemleriyle nitelenen Pinto, birçoğu gibi bu beklentileri ilk günlerden boşa çıkardı. Galatasaray'a geldiğinde 22 yaşında olan Pinto, Terim döneminde fazla şans bulmazken, Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra döndüğü ülkesinde büyük bir çıkış yakaladı. Cruzeiro takımında forma giymekte olan futbolcu Brezilya iç transfer pazarının üst düzey futbolcularından biri olarak hala faal futbol yaşamına devam etmektedir.



Ovidiu Petre:
20 yaşında geldiği Galatasaray'da "Hagi'nin velahtı" olarak gösterilen fakat tutunamayan genç Romanyalı futbolcu, bu ünvanı Galatasaray'da taşıyamasa da Steaua Bükreş'de fazlasıyla hakkını vermektedir.

Florin Bratu:
Galatasaray'a 22 yaşında Ovidiu Petre ile birlikte gelen Romanyalı golcü oyuncu, sarı - kırmızı camida beklentileri karşılayamadıktan sonra Fransa'nın Nantes Kulübü'ne kulübüne transfer oldu. Bratu, şu anda Dinamo Bükreş takımının formasını başarıyla terletiyor.

Gabriel Tamaş:
Galatasaray'a 'geleceği çok parlak' denilerek büyük umutlarla transfer edilen ama dikiş tutturamayanlar zincirinin halkalarından biri olan, Romanya'lı Tamaş, buradan Spartak Moskova'ya transfer oldu. Spartak Moskova takımında kendini bulan Tamaş, küçük takımların istikrarlı futbolcusu olsa da Avrupa futbolunda adından sıkça söz ettirdi. Tamaş şu an West Bromwich Albion takımında forma giymektedir.

Franck Ribéry:
Bu listenin başında ister istemez Galatasaray'da da büyük potansiyel gösteren fakat asıl çıkışı "Kaçan Balık"ken gösteren Ribery var. Galatasaray tarihinin belki de en başarılı genç yabancı oyuncu transferi olan "FerraRibery" Galatasaray'a Fransa'nın Metz Kulübün'den kulübünden transfer olduktan sonra oynadığı futbolla bir anda taraftarın sevgilisi oldu. Galatasaray'ın ?sağ kanadının Ferrari'si? sözleşmesinde yer alan bir boşluktan faydalanarak Galatasaray'dan ayrıp, ülkesinin Olympic Olympique Marsilya Kulübü'ne kulübüne transfer oldu. Ribery, özellikle 2006 Dünya Kupası'nda final oynayan Fransa Milli Takımı'nda sergilediği futbolla tüm otoritelerin beğenisini kazanırken, Avrupa'nın dev kulüplerinin transfer listesine girdi. Bu yolla Alman devi Bayern Münih'e transfer olan Fransızın adı, geçtiğimiz transfer sezonunda astronomik ücretlerle rakamlarla Real Madrid ile anılmıştı. Sarı-kırmızılı kulübün elinden kaçırarak yaptığı belki de yaptığı en büyük hata olan Ribery, gerek futbolu, gerek transfer söylentileri gerekse Galatasaray ile olan davası yüzünden sıkça ülkemizde gündeme gelmektedir.

DİKİŞ TUTTURAMAYANLAR

Bu listeye genç yaşta yıldız adayı olarak alınan; fakat ne Galatasaray'da ne daha sonraki kulüplerinde hiç bir başarı elde edemeyen futbolcuları koymadan olmazdı.

Mohamed Sarr:
Fatih Terim'in Milan'dan talebesi olan ve Galatasaray'a kiralık olarak gelen Sarr geleceğin yıldızları arasında gözüküyordu. Özellikle ilk haftalarda ortaya koyduğu performansla adını ve transfer başarısını sıkça gündeme getirdi fakat daha sonra vasatı aşamayan performans gösterince takımdan ayrıldı. Senegalli futbolcu 2005'e kadar Milan tarafından çeşitli Avrupa kulüplerine tecrübe kazanması için kiralık olarak gönderilse de hiçbirinde beklenen çıkışı yakalayamadı.

Richard Kingston:
Gana'dan Galatasaray altyapısına gelen, sarı - kırmızılı takımda fazla forma şansı bulamayan ve çeşitli Süper Lig kulüplerinde forma giyen Kingston da Galatasaray'da tutunamayıp Türkiye'ye demir atan futbolcular arasında.

Gustavo Victoria:
Mircea Lucescu'nun genç yaşta Türkiye'ye Marsilya'dan getirttiği, o dönemin Kolombiya Ümit Milli takımının değişmez ilk 11 oyuncusu Victoria, Galatasaray'da tutunamazken Anadolu takımlarında görev aldı. Galatasaray'dan sonra Elazığspor ve Gaziantep spor formalarınıda giyen Victoria, özellikle Çaykur Rizespor takımında kalıcı olabilmiştir

Daniel Tozser:
Galatasaray'ın geleceğe yatırım olarak kadrosuna kattığı oyunculardan bir diğeridir. 16 yaşında Galatasaray'a gelen Macar futbolcu, Türkiye'de sadece Bakırköyspor?da kiralık olarak forma giydi. Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra Macaristan'ın Ferencvaros takımına transer olan ve kendini Tozser, buradan Yunanistan'ın güçlü ekibi AEK'ya transfer oldu. Orada da kendini gösteremeyen Tozser halen Racing Genk takımında forma giymekte.

Klodian Duro:
Galatasaray'a transfer olduktan sonra sarı - kırmızılı formayı giymeden Süper Lig'in çeşitli takımlarını dolaşan Duro, hiç Galatasaray forması giymemesine rağmen başka takımların forması altında Fenerbahçe'ye attığı gollerle Galatasaray taraftarının sempatisini toplamıştır. Özellikle Malatyaspor forması giyerken attığı gol Avrupa'da ayın golü seçilmişti.

Marcelo Carrusca:
Henüz 17 yaşındayken Arjantin'in Estudiantes takımında yıldızı parlayan Carrusca, genç yaşında A takımla maçlara çıkmaya başladı. 5 Sezon sezon Estudiantes takımında oynayan Carrusca, Estudiantes forması altında 103 maçta 12 gol atmış, sol kanat oyuncusu olmasına rağmen attığı gollerle geleceğin önemli bir oyuncusu olacağını göstermiştir. Bunu referans alan Galatasaray'ın 2006 yılının yaz ayında transfer ettiği Arjantinli genç futbolcu, verilen büyük şanslara rağmen bir türlü kendini gösteremedi ve sarı-kırmızılı kulübün Galatasaray'ın büyük hayallerini hayal kırıklığı yaratan genç futbolcular listesini biraz daha kabarttı.

Ismaël Bouzid:
Kaiserslautern forması ile çıkış yakalayan Cezayirli defans oyunucusu, oynadığı sert futbolla ve hava toplarında da etkinliğiyle Kalli'nin dikkatini çekmiş ve Galatasaray'a transfer olmuştur. Yaptığı inanılmaz hatalar ve düz futbolu ile beklentileri boşa çıkaran Cezayirli bir dönemde ülkemizde Ankaragücü formasıda giydi.

Ahmed Barusso:
Linderoth'un sakatlık hikayesinin başlamasıyla birlikte 6 aylığına Roma'dan transfer edilen, hem Roma'nın hem de Galatasaray'ın büyük umutlar bağladığı Gana'lı orta saha oyuncusu, İstanbul'da 6 aylık bir tatilin sonunda Roma'ya geri dönmüştür. Roma ısrarla Barusso'yu kiralık göndermekte Barusso ise hala ısrarla beklenen çıkışı yapamamaktadır.

NEDEN GELDİM İSTANBUL?A?

Birde Galatasaray'a neden alındığı belli olmayan ve kafalardaki soru işaretleri kalkmadan Atatürk Havaalanı dış hatlar peronunda kendini bulanlar var tabi.

Jerson Gonzalez:
Galatasaray'a büyük umutlarla gelen ama 1 dakika bile oynamayarak rekor kıran Kolombiya'lı oyuncu. Değil futbol hayatı; yaşayıp yaşamadığı hakkında kayda değer bir bilgi bile yok.

Robert Spehar:
Sporting Lizbon'da bir resmi maça dahi çıkmadan transfer olduğu Galatasaray'da da aynı geleneği sürdüren Spehar, sadece bir Malatyaspor maçının ikinci devresi forma şansı buldu ve bundan kısa bir süre sonra Galatasaray'dan da yollandı. Hırvat futbolucu, ülkesinin takımı Osijek'de gerekeni yaptı ve futbolu bıraktı.

Radu Niculescu:
Galatasaray'ın 2001-2002 sezonu transfer politkasının ürünlerinden birisidir. Sergen, Ayhan, Mondragon gibi öncesinin yıldızlarını tekrar parlatma amacında olan Lucescu yönetiminde ki Galatasaray, Niculescu'yu da bu sebeplerle kadrosuna katmıştır. Fakat varlığı ile yokluğu arasında hiç bir fark yaratmayan ama nasıl olmuşsa Bükreş'in 4 dört büyük ekibi Steaua Bükreş, Dinamo Bükreş, Rapid Bükreş ve National Bükreş'in tümünde forma giyen yegane futbolcu olan Niculescu Galatasaray'dan sonra Türkiye'de Ankaragücü ve Beşiktaş'ta da forma giydi. Niculescu faal futbolculuk hayatına, çok uzaklarda, Çin'de nokta koydu.

Ali Lukunku:
Galatasaray'a Belçika'nın Standard Liege takımından transfer olan Ali Lukunku, bu listedeki çoğu isimler gibi beklentileri karşılayamadı. Monaco'da oynadığı dönemde bugünün yıldız futbolcuları 'Henry ve Trezeguet'yi yetiştiren futbolcu' olarak lanse edilen Ali Lukunku, attığı gollerden çok Ebru Şancı ile olan ilişkisiyle akıllarda kaldı. Galatasaray'dan ayrılan Ali Lukunku, yeniden Standard Liege'e döndü ve dönerken Galatasaray'dan ve sarı-kırmızılı takımdan aldığı yüklü tazminat uzun süre Canaydın yönetiminin başını ağrıttı.



Sergio Almaguer:
Galatasaray tarihinin ilk Meksikalı futbolcusu olan Almaguer, Sarı - kırmızılı kulüpte tutunamayarak ülkesine geri dönenler listesinin bir diğer elemanı. Özellikle Dos Santos söylentileriyle birlikte adı referans olarak gündeme gelen Almaguer, oynadığı dönem stoper diye alınıp zaman zaman forvette oynatılmasıyla tüm kafaları karıştırmıştı.

İnceleme: Alper BOYACI
Tümü
 Reklam 
  • PUAN DURUMU
  • FİKSTÜR
  • STSL
  • 1.Lig
  • İng
  • Alm
  • İsp
  • İta
  • ŞL
  • AL
  • KL
TakımlarOGBMAYP
1 Galatasaray 17 13 3 1 39 12 42
2 Fenerbahçe 17 11 6 0 39 14 39
3 Trabzonspor 17 10 5 2 33 20 35
4 Göztepe 17 9 5 3 21 9 32
5 Beşiktaş 17 8 5 4 30 22 29
6 Samsunspor 17 6 7 4 22 20 25
7 Başakşehir 17 6 5 6 27 18 23
8 Kocaelispor 17 6 5 6 15 17 23
9 Gaziantep FK 17 6 5 6 24 30 23
10 Alanyaspor 17 4 9 4 16 14 21
11 Gençlerbirliği 17 5 3 9 21 24 18
12 Rizespor 17 4 6 7 20 24 18
13 Konyaspor 17 4 5 8 21 29 17
14 Kasımpaşa 17 3 6 8 14 24 15
15 Antalyaspor 17 4 3 10 16 31 15
16 Kayserispor 17 2 9 6 16 33 15
17 Eyüpspor 17 3 4 10 10 24 13
18 Karagümrük 17 2 3 12 14 32 9