Tüm insanlar eşittir, ama bazı insanlar daha da eşittir sloganının en büyük taraftarıdır futbolcular. Kendilerinin diğer meslektaşlarından farklı yetenekli olduğunu kanıtlar ve bazı imtiyazlar elde ederler.
En önemli imtiyazları da savunmaya yardım etmeme ve hücumda diri kalmaktır. Fakat bu imtiyazı elde etmek için takımlarına sınırsız şeyler vermelidirler. Sadece kağıt üstündeki isimleriyle bu ayrıcalığı kazanamazlar.
Beşiktaş'ın Ricardo Quaresma sorunsalı da işte bu hak edip etmeme mevzusundan kaynaklanma. Takımda oynayan sol bekler iki rakibe karşı mücadele ederken bu sahneyi Quaresma'nın sadece izlemesine içerlerken, Quaresma da geriden gelen pasların güzel olmadığını, yaptığı ortalarda forvetlerin doğru yer tutmadığını düşünüyor.
Ne savunmayla ilgilenen oyuncular ne de Quaresma, iki taraf da birbirinden hiç mi hiç memnun değil.
Bu sorun Quaresma'nın kendisini takım arkadaşlarına kabul ettirememesinden geliyor. Çünkü diğer oyunculara göre Quaresma hiçbir kritik maçta (Porto, Dinamo Kiev, ligdeki derbiler, Braga ve Atletico Madrid maçları) takımını imtiyaz elde edecek kadar sırtlamadı.
Bu hak ediş olmayınca o imtiyazın sadece kağıt üzerindeki isme verilmesi, diğer oyuncuların ağırına gidiyor.
Statta maçı izlemeden sırf tezahüratla uğraşan taraftarlar için Quaresma'dan büyük topçu yok, hem maç izleyip hem tezahürat yapan topluluğun arası Quaresma'yla zaten açık, Carvalhal'e göre Quaresma'nın ismi bile bu imtiyazı almaya yeterdi ta ki Atletico Madrid maçının devre arasına kadar, spor yazarlarına göre Quaresma zaten bu imtiyazları hak etmedi. Bana sorarsanız ben de bu imtiyazları hak etmedi diyen taraftayım.
Alex de Souza an itibarıyla Ricardo Quaresma'nın istediği bütün imtiyazların kat be kat fazlasına sahip. Ama Brezilyalı oyuncu bu bu ayrıcalıkları elde etmek için çok sıkıntı çekti ve çok şey başardı. Sadece kağıt üstünde ismi için bu imtiyazları elde etmedi. Quaresma konusuna bir de bu açıdan bakmakta fayda var.
Ben sadece bu konuda bir fotoğraf çektim. Bir karar mercii değilim, fakat Quaresma konusunda artık bir karar alınması gerektiği kanısındayım.
Bu kararı alacak yegane iki isim var. Birincisi Carlos Carvalhal'in üstü ve futbol şube sorumlusu olan Tayfur Havutçu ikincisi de gelecek yeni başkan.
Bu iki isim baş başa verip Beşiktaş'ın geleceğiyle ilgili kararlar alınmalı. Aksi halde bu sezonki fotoğraf daha da karanlık hale gelecektir. Bunun için gerekirse radikal kararlar alınmalı ve bambaşka bir kadro mühendisliği kurulmalı.
Fakat şu da unutulmamalı ki Quaresma'nın gönderilmesi kararı alınırsa onun yüzünden diğer Portekizlilerin üstü çizilmemeli. Çünkü Manuel Fernandes gibi bir amiral, Hugo Almeida gibi bir santrafor ve Simao gibi insanı yatıştırıcı bir tecrübe, her takıma nasip olmaz.
En önemli imtiyazları da savunmaya yardım etmeme ve hücumda diri kalmaktır. Fakat bu imtiyazı elde etmek için takımlarına sınırsız şeyler vermelidirler. Sadece kağıt üstündeki isimleriyle bu ayrıcalığı kazanamazlar.
Beşiktaş'ın Ricardo Quaresma sorunsalı da işte bu hak edip etmeme mevzusundan kaynaklanma. Takımda oynayan sol bekler iki rakibe karşı mücadele ederken bu sahneyi Quaresma'nın sadece izlemesine içerlerken, Quaresma da geriden gelen pasların güzel olmadığını, yaptığı ortalarda forvetlerin doğru yer tutmadığını düşünüyor.
Ne savunmayla ilgilenen oyuncular ne de Quaresma, iki taraf da birbirinden hiç mi hiç memnun değil.
Bu sorun Quaresma'nın kendisini takım arkadaşlarına kabul ettirememesinden geliyor. Çünkü diğer oyunculara göre Quaresma hiçbir kritik maçta (Porto, Dinamo Kiev, ligdeki derbiler, Braga ve Atletico Madrid maçları) takımını imtiyaz elde edecek kadar sırtlamadı.
Bu hak ediş olmayınca o imtiyazın sadece kağıt üzerindeki isme verilmesi, diğer oyuncuların ağırına gidiyor.
Statta maçı izlemeden sırf tezahüratla uğraşan taraftarlar için Quaresma'dan büyük topçu yok, hem maç izleyip hem tezahürat yapan topluluğun arası Quaresma'yla zaten açık, Carvalhal'e göre Quaresma'nın ismi bile bu imtiyazı almaya yeterdi ta ki Atletico Madrid maçının devre arasına kadar, spor yazarlarına göre Quaresma zaten bu imtiyazları hak etmedi. Bana sorarsanız ben de bu imtiyazları hak etmedi diyen taraftayım.
Alex de Souza an itibarıyla Ricardo Quaresma'nın istediği bütün imtiyazların kat be kat fazlasına sahip. Ama Brezilyalı oyuncu bu bu ayrıcalıkları elde etmek için çok sıkıntı çekti ve çok şey başardı. Sadece kağıt üstünde ismi için bu imtiyazları elde etmedi. Quaresma konusuna bir de bu açıdan bakmakta fayda var.
Ben sadece bu konuda bir fotoğraf çektim. Bir karar mercii değilim, fakat Quaresma konusunda artık bir karar alınması gerektiği kanısındayım.
Bu kararı alacak yegane iki isim var. Birincisi Carlos Carvalhal'in üstü ve futbol şube sorumlusu olan Tayfur Havutçu ikincisi de gelecek yeni başkan.
Bu iki isim baş başa verip Beşiktaş'ın geleceğiyle ilgili kararlar alınmalı. Aksi halde bu sezonki fotoğraf daha da karanlık hale gelecektir. Bunun için gerekirse radikal kararlar alınmalı ve bambaşka bir kadro mühendisliği kurulmalı.
Fakat şu da unutulmamalı ki Quaresma'nın gönderilmesi kararı alınırsa onun yüzünden diğer Portekizlilerin üstü çizilmemeli. Çünkü Manuel Fernandes gibi bir amiral, Hugo Almeida gibi bir santrafor ve Simao gibi insanı yatıştırıcı bir tecrübe, her takıma nasip olmaz.





















