Şimdiye kadar yapamadığımızı yaptık ve Gürcistan maçında Milli Takımı sıfırladık!
Sıfırlamak; kilometreyi sıfırlamak, yaşı sıfırlamak, klişe isimleri sıfırlamak!
Sil baştan yapmak.
Bunu da Abdullah Avcı başardı.
Sercan'la, Gökhan'la, kaleci Mert'le, hepsiyle…
Helal olsun.
Oynanan futbola da helal olsun.
Abdullah Avcı, Türkiye'de yıllardır koltuğu kaybetmemek için korkuya dayalı yüreklerin sahaya sürdüğü 'deneyime dayalı Milli Takım' tercihini yerle bir etti.
Avcı; gencecik çocuklara milli forma vererek hem kendisine güvenenleri şaşırtmadı, hem Avcı'nın güvendikleri bizi şaşırtmadı.
Demek ki; bir cesur yürek, 11 yetenekle birleşince milletin yüzü gülüyor umutları artıyormuş.
Bir kez daha helal olsun sana Abdullah Avcı.
Gözünü kırpmadan yoluna devam et hocam…
Bil ki;
Yanında gencecik delikanlılar, arkanda koca bir millet var.
Şimdiye kadar Milli Takımın başındaki hocalar senin gösterdiğin cesaretin onda birini göstermiş olsa biz 2010'da Afrika'ya da giderdik, 2012'de Avrupa'da da olurduk!
Geç kalınmış bir hamleyi yaptığın için sana binlerce teşekkür.

İlk yarı Gürcistan'a iki şık gol attık
Hazırlık mazırlık…
Hiç olmazsa heveslendik.
Biz Milli Takım'ın ne grup maçlarını gördük Azerbaycan'a yenilen…
Moldova'yı, Malta'yı yenemeyen.
Gençlerle çıktığımız Gürcistan maçında ilk yarı birbirinden güzel iki de gol attık. Oynanan futbol da beni doyurdu.
Keyif aldım.
Umutlandım.
Semih Kaya, Caner Erkin, Selçuk İnan, Arda Turan, Burak Yılmaz, Umut Bulut yedekte…
İsimlere bakın.
Sahadaki 11, Hamit Altıntop ve Egemen hariç biraz da Mehmet Topal tümüyle genç.
Yaş ortalaması 24 altı.
Bunlar güzel futbolla iki gol birden attı.
Sercan'la Gökhan hastalığa ilaç!
Türk Milli takımı yıllardır bu iki genç gibi;
Topa hükmeden, süratle adam geçen, ayakları yere sağlam basan ve de iki ayağını birden kullanan hızlı oyunculara hasretti.
Kulüp takımlarımızdaki yabancılar Milli Takımımızda olmayınca 'hızlı ataklar' da olmuyordu. Bu kez oldu. Sercan ve Gökhan Töre sular seller gibi aktılar…
Mustafa Pektemek de onlarla daha başarılı oldu.
Hamit Altıntop, Nuri Şahin ve Mehmet Topal orta alanda oyunu işleten, takımı atağa çabuk kaldıran ve de rakibi iyi kontrol eden isimler olarak takıma güç kattılar.
İlk golde Sercan'ın sıfıra kadar inip ortasına Hamit'ten gelen kafa, net gole şablon örnek!
İkinci golde Nuri Şahin'in topu indirdikten sonraki çabuk ve net vuruşu görülmeğe değer.
Bence derslik. Vuruş da on numara…
Gökhan Töre de iki ayaklı!
Topal gibi…
Mehmet Topal da aslında iki ayağa sahip bir futbolcu.
Bu gençleri gördükçe içim açılıyor.
Çağdaş futbola adım adım…
Milli Takımın forveti ilk yarı çağdaş bir futbol oynadı. Yerinde hareketler, oyunu yavaşlatıp geveletmeyen bir anlayış ve geniş alan kullanımı.
Abdullah Avcı'nın bir başka öğretisi de, bilhassa kontrataklarda rakibi dağıtan uzun kontra toplardı. Genç takım bu uygulamayı iyi yaptı.
Bir başka güzellik de 6'lı forvetin uyumlu oyunu, alan değiştirmesi, gole gidişte birbirlerine alan yaratmalarıydı. Nitekim goller üç orta sahadan geldi; Hamit, Nuri ve penaltıdan da olsa Selçuk'tan…
Penaltı tartışılmaz. Arda'nın ortasında kola çarpan topa devam,…Penaltı noktasına yakın yerde topa uzanan ele penaltı, doğru.
Selçuk'un vuruşu da tam isabet.
Sonuç 3-1 galibiyet!
Çok oyuncu değiştirmek fayda değil!
Hazırlık maçlarında çok oyuncu değişikliğini sevmiyorum. İkinci yarı oyunun çivisi çıkıyor.
Ayrıca oyundan çıkan için de olumsuz bir durum. Girenler için de zoraki intibak.
Boşuna zaman kaybı. Takım olabilmeyi geciktirme…
Girenleri zaten tanıyoruz. Onları oynatmaya gerek yok ki…
Bir başka maçta da onlar oynar. İş olsun diye abuk subuk değiştirme hoş değil.
Kısa sürede çok oyuncu giriş çıkışı bilhassa bizim gibi yeni kurulan takımlar için faydasız!
Abdullah Avcı da bu tuzağa düştü.
İlk 11'i bozmamalıydı.

Nitekim ikinci yarı Arda, Umut, Selçuk, Caner'in oyuna girmesine rağmen ilk yarı;
Gökhan Töre, Nuri Şahin, Hamit ve Mustafa Pektemekli forvet daha etkindi. İki gol de şık organizasyonlarla atıldı.
İsmail Köybaşı'nın kanat bindirmeleri de güzeldi.
İkinci yarı gol de yedik, aslarla düzeni de bozduk.
Sonuçta;
Gürcistan hafif geldi.
Doğrusunu söylemek gerekirse aramızda kalite farkı da var.
Hoca farkı da…
Teşekkürler Abdullah Avcı.
Teşekkürler çocuklar.
Gelecek bizim.
Öteki maçları sabırsızlıkla bekliyorum.
Sıfırlamak; kilometreyi sıfırlamak, yaşı sıfırlamak, klişe isimleri sıfırlamak!
Sil baştan yapmak.
Bunu da Abdullah Avcı başardı.
Sercan'la, Gökhan'la, kaleci Mert'le, hepsiyle…
Helal olsun.
Oynanan futbola da helal olsun.
Abdullah Avcı, Türkiye'de yıllardır koltuğu kaybetmemek için korkuya dayalı yüreklerin sahaya sürdüğü 'deneyime dayalı Milli Takım' tercihini yerle bir etti.
Avcı; gencecik çocuklara milli forma vererek hem kendisine güvenenleri şaşırtmadı, hem Avcı'nın güvendikleri bizi şaşırtmadı.
Demek ki; bir cesur yürek, 11 yetenekle birleşince milletin yüzü gülüyor umutları artıyormuş.
Bir kez daha helal olsun sana Abdullah Avcı.
Gözünü kırpmadan yoluna devam et hocam…
Bil ki;
Yanında gencecik delikanlılar, arkanda koca bir millet var.
Şimdiye kadar Milli Takımın başındaki hocalar senin gösterdiğin cesaretin onda birini göstermiş olsa biz 2010'da Afrika'ya da giderdik, 2012'de Avrupa'da da olurduk!
Geç kalınmış bir hamleyi yaptığın için sana binlerce teşekkür.

İlk yarı Gürcistan'a iki şık gol attık
Hazırlık mazırlık…
Hiç olmazsa heveslendik.
Biz Milli Takım'ın ne grup maçlarını gördük Azerbaycan'a yenilen…
Moldova'yı, Malta'yı yenemeyen.
Gençlerle çıktığımız Gürcistan maçında ilk yarı birbirinden güzel iki de gol attık. Oynanan futbol da beni doyurdu.
Keyif aldım.
Umutlandım.
Semih Kaya, Caner Erkin, Selçuk İnan, Arda Turan, Burak Yılmaz, Umut Bulut yedekte…
İsimlere bakın.
Sahadaki 11, Hamit Altıntop ve Egemen hariç biraz da Mehmet Topal tümüyle genç.
Yaş ortalaması 24 altı.
Bunlar güzel futbolla iki gol birden attı.
Sercan'la Gökhan hastalığa ilaç!
Türk Milli takımı yıllardır bu iki genç gibi;
Topa hükmeden, süratle adam geçen, ayakları yere sağlam basan ve de iki ayağını birden kullanan hızlı oyunculara hasretti.
Kulüp takımlarımızdaki yabancılar Milli Takımımızda olmayınca 'hızlı ataklar' da olmuyordu. Bu kez oldu. Sercan ve Gökhan Töre sular seller gibi aktılar…
Mustafa Pektemek de onlarla daha başarılı oldu.
Hamit Altıntop, Nuri Şahin ve Mehmet Topal orta alanda oyunu işleten, takımı atağa çabuk kaldıran ve de rakibi iyi kontrol eden isimler olarak takıma güç kattılar.
İlk golde Sercan'ın sıfıra kadar inip ortasına Hamit'ten gelen kafa, net gole şablon örnek!
İkinci golde Nuri Şahin'in topu indirdikten sonraki çabuk ve net vuruşu görülmeğe değer.
Bence derslik. Vuruş da on numara…
Gökhan Töre de iki ayaklı!
Topal gibi…
Mehmet Topal da aslında iki ayağa sahip bir futbolcu.
Bu gençleri gördükçe içim açılıyor.
Çağdaş futbola adım adım…

Milli Takımın forveti ilk yarı çağdaş bir futbol oynadı. Yerinde hareketler, oyunu yavaşlatıp geveletmeyen bir anlayış ve geniş alan kullanımı.
Abdullah Avcı'nın bir başka öğretisi de, bilhassa kontrataklarda rakibi dağıtan uzun kontra toplardı. Genç takım bu uygulamayı iyi yaptı.
Bir başka güzellik de 6'lı forvetin uyumlu oyunu, alan değiştirmesi, gole gidişte birbirlerine alan yaratmalarıydı. Nitekim goller üç orta sahadan geldi; Hamit, Nuri ve penaltıdan da olsa Selçuk'tan…
Penaltı tartışılmaz. Arda'nın ortasında kola çarpan topa devam,…Penaltı noktasına yakın yerde topa uzanan ele penaltı, doğru.
Selçuk'un vuruşu da tam isabet.
Sonuç 3-1 galibiyet!
Çok oyuncu değiştirmek fayda değil!
Hazırlık maçlarında çok oyuncu değişikliğini sevmiyorum. İkinci yarı oyunun çivisi çıkıyor.
Ayrıca oyundan çıkan için de olumsuz bir durum. Girenler için de zoraki intibak.
Boşuna zaman kaybı. Takım olabilmeyi geciktirme…
Girenleri zaten tanıyoruz. Onları oynatmaya gerek yok ki…
Bir başka maçta da onlar oynar. İş olsun diye abuk subuk değiştirme hoş değil.
Kısa sürede çok oyuncu giriş çıkışı bilhassa bizim gibi yeni kurulan takımlar için faydasız!
Abdullah Avcı da bu tuzağa düştü.
İlk 11'i bozmamalıydı.

Nitekim ikinci yarı Arda, Umut, Selçuk, Caner'in oyuna girmesine rağmen ilk yarı;
Gökhan Töre, Nuri Şahin, Hamit ve Mustafa Pektemekli forvet daha etkindi. İki gol de şık organizasyonlarla atıldı.
İsmail Köybaşı'nın kanat bindirmeleri de güzeldi.
İkinci yarı gol de yedik, aslarla düzeni de bozduk.
Sonuçta;
Gürcistan hafif geldi.
Doğrusunu söylemek gerekirse aramızda kalite farkı da var.
Hoca farkı da…
Teşekkürler Abdullah Avcı.
Teşekkürler çocuklar.
Gelecek bizim.
Öteki maçları sabırsızlıkla bekliyorum.





















