2001'i hatırlayalım... Finale yürüyüşümüzü... Seyircimiz önünde kürsüye çıkışımızı... 9 sene sonra insanlar yeniden buna inanır, bunun gerçekleşme ihtimalinin sanıldığından yüksek olduğunu düşünür duruma geldi. Ben de inanıyorum. Olmazsa da çok üzülmem çünkü herkesin herkesi yenebileceği bir seviyedeyiz ve böyle bir turnuvada başarılı olabilmek için doğru basketbolu oynuyoruz. Slovenya bizi bir sayı farkla yense yıkılırım ama yine de Türkiye'ye koca bir alkış gönderirim.
Fransa maçında, yanımdaki Sloven gazetecinin Fransa basketlerinde sevinçten ayağa kalkışını görünce şaşırmadım ancak onların da bizden korktuğunun resmiydi bu tablo.
Yine de şöyle bir durum var... Turnuvada herkes, o ölümcül alan savunmamızı konuşuyor. Öyle ki, gerek yerli gerekse yabancı basında, hatta turnuvanın resmi sitesindeki maç haberlerinde bile alan savunmamızın altı ardı ardına çiziliyor. İspanya'nın coachu bile Yunanistan'ı devirme taktiğini bizim alan savunmamızı izleyerek çözmüş. Bu iyi bir şey mi? Bence pek değil! Ama önemli bir dert de değil! Bunu avantaja da çevirebilecek bir takımız.
Aslında bizim en büyük ama çok fazla dile getirilmeyen silahımız, her maçta yeni bir yıldız çıkartmamız oldu. Ersan'a odaklandılar, Semih çıktı. Hidayet'e odaklandılar. Sahneye Ersan çıktı, Sinan çıktı. Biz bunu, turnuva boyunca zaten defalarca kez yaptık. Her maça, her çeyreğe farklı bir yıldız soktuk. Önemli bir kısmı da bencimizden üstelik...
Yine de tüm bunlar Slovenya karşısında mutlak favori olduğumuz anlamına gelmiyor. Bu takım, Yunanistan da, Fransa'dan da iyi bir takım. Seyirci yine itici gücümüz, Sinan, Semih yine kenardan gelen enerji kaynaklarımız olacak. Önceki Fransa maçı öncesinde dediğim "Rakipten korkmaya gerek yok ancak saygı duyalım" sözüm bu maçta da geçerli.
Geçmişteki kötü istatistikleri de önemsemiyorum ancak inşallah Fransa maçının son çeyreğinde yediğimiz boş üçlükler, maçın rehavetinden kaynaklanmmıştır yoksa Slovenya bu fırsatları yakalamamalı!
Lakovic bu maçta çok formda... Ama onun da dengesizleştiği maçlar olabiliyor. Onun dengesini kaybetmesi, Slovenya'ya inecek ilk darbe olacak.
İki uzun Vidmar ve Brezec'in bu seviyede ne kadar etkili olacaklarından emin değilim... Pota altında önemli bir üstünlüğümüz olabilir.
Guardlarda ise kağıt üstünde üstün gözüken taraf Slovenya. Zaten maçın kaderini de Sloven guardlar ve savunmamız belirleyecek.
Tur şansımız en az yüzde 65. Bu yüzdenin artması ise, her şeyden önce savunmamıza bağlı. Fransa maçının son çeyreği dışında iş yapan bu savunma, Slovenya karşısında 40 dakika aktif olmalı...
Fransa maçında, yanımdaki Sloven gazetecinin Fransa basketlerinde sevinçten ayağa kalkışını görünce şaşırmadım ancak onların da bizden korktuğunun resmiydi bu tablo.
Yine de şöyle bir durum var... Turnuvada herkes, o ölümcül alan savunmamızı konuşuyor. Öyle ki, gerek yerli gerekse yabancı basında, hatta turnuvanın resmi sitesindeki maç haberlerinde bile alan savunmamızın altı ardı ardına çiziliyor. İspanya'nın coachu bile Yunanistan'ı devirme taktiğini bizim alan savunmamızı izleyerek çözmüş. Bu iyi bir şey mi? Bence pek değil! Ama önemli bir dert de değil! Bunu avantaja da çevirebilecek bir takımız.
Aslında bizim en büyük ama çok fazla dile getirilmeyen silahımız, her maçta yeni bir yıldız çıkartmamız oldu. Ersan'a odaklandılar, Semih çıktı. Hidayet'e odaklandılar. Sahneye Ersan çıktı, Sinan çıktı. Biz bunu, turnuva boyunca zaten defalarca kez yaptık. Her maça, her çeyreğe farklı bir yıldız soktuk. Önemli bir kısmı da bencimizden üstelik...
Yine de tüm bunlar Slovenya karşısında mutlak favori olduğumuz anlamına gelmiyor. Bu takım, Yunanistan da, Fransa'dan da iyi bir takım. Seyirci yine itici gücümüz, Sinan, Semih yine kenardan gelen enerji kaynaklarımız olacak. Önceki Fransa maçı öncesinde dediğim "Rakipten korkmaya gerek yok ancak saygı duyalım" sözüm bu maçta da geçerli.
Geçmişteki kötü istatistikleri de önemsemiyorum ancak inşallah Fransa maçının son çeyreğinde yediğimiz boş üçlükler, maçın rehavetinden kaynaklanmmıştır yoksa Slovenya bu fırsatları yakalamamalı!
Lakovic bu maçta çok formda... Ama onun da dengesizleştiği maçlar olabiliyor. Onun dengesini kaybetmesi, Slovenya'ya inecek ilk darbe olacak.
İki uzun Vidmar ve Brezec'in bu seviyede ne kadar etkili olacaklarından emin değilim... Pota altında önemli bir üstünlüğümüz olabilir.
Guardlarda ise kağıt üstünde üstün gözüken taraf Slovenya. Zaten maçın kaderini de Sloven guardlar ve savunmamız belirleyecek.
Tur şansımız en az yüzde 65. Bu yüzdenin artması ise, her şeyden önce savunmamıza bağlı. Fransa maçının son çeyreği dışında iş yapan bu savunma, Slovenya karşısında 40 dakika aktif olmalı...





















