"Fenerbahçe" ise yapar...

Şimdi herkes gelecek yabancıyı bekliyor. Kombineleri kim mi sattıracak'

SPORX AI BAKIŞI
calendar 07 Temmuz 2010 14:01
Haber: Sporx.com Yazarlar
'Fenerbahçe' ise yapar...
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın ligin son çeyreğinde ve sezonun sonunda söyledikleri paraleldi; "Gereken yapılacak". Üstelik bu cevabı sadece teknik anlamda değil, transfer anlamında da ortaya koymuştu. Aziz Yıldırım artık futbolu son 10 senede yakından takip eden çoğu kişinin çok iyi bir tanıdığı isim. Kilit karakter özellikleri hep ortada, fanatik ve analitik bir Fenerbahçeli, bunun üstüne bir de hırsı ekleyin...

Transfer sezonu 1 Eylül'de kapanıyor. (Aksilik olsa Ağustos'un son haftasında bile transfer olabilir) Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi denen müthiş fırsattan yararlanabilmesi için 3. turda ilk sınavı ise 27/28 Temmuz  ile 3/4 Ağustos'ta olacak. 16 Temmuz'da da kuralar çekilecek, 3. turda muhtemel rakipler Celtic, Unirea Urziceni, PAOK, Young Boys, AA Gent. 4. tur yerine artık play-off sayılan turda ise şimdilik gözüken muhtemel rakipler Sevilla, W.Bremen, Tottenham, Zenit, Ajax fakat bu tablo 3.tur sonrası bir ufak bir mutasyona uğrayabilir. Kadronuz hazır mı'

Fenerbahçe sezonu 29 Haziran'da açtı ve günlerdir çift idman ile çalışıyorlar ve çalışmalar gün geçtikçe işin teknik boyutuna kayıyor. Bir bir takımın teknik anlamda hocasının kafasındaki çizgilerden oluşması için bir ay değil, onca ay olduğu biliyoruz.  Fenerbahçe yabancı transferinde ise taraftarının keskin moralini biraz dik tutmak için sezonun ilk transfer gününde Miroslav Stoch'u kadrosuna katmıştı.

Şimdi herkes gelecek yabancıyı bekliyor.


Fenerbahçe taraftarı travma ile bir şampiyonluk kaybetti, tanımı kulüp tarafından duygu patlaması olarak verildi. Ardından Fenerbahçe kendi içinden birine teslim edildi. Taraftarın yüzde 70'e varan kısmı bu seçimi duygularıyla değerlendirdi ve olumlu gördü. Taraftarın büyük sıkıntısı olan Dani Güiza'nın problemli görüntüsüne karşı dik duruldu. Bundan önce iki taraftar grubu (Vamos Bien ve Grup CK)  kendini feshetti. Bunla ilgili çok detaylı bir şeyler yazacağım, önce “tam” bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bu kötü bir sinyaldir ayrıca.

Tekrar dönelim sezon öncesi şu ana kadar yaşananlardan hiçbiri Fenerbahçe taraftarını kendine getirmeye yeterli değil. Taraftarın ilk arzusu transferdir.

Fenerbahçe bu heyecanı taraftarından üzerine alsın, düşüncesiz ama heyecan veren transferler yaparak aylar sonra faciaya sürüklensin demek değil istediğim, demek istediğim Fenerbahçe'nin hırslı olmak zorunda olduğu. İsmi ve geçmiş yıllar özeti gereği böyle gerekiyor. Transfer politikasının bir kısmı değişebilir ama büyümek istiyorsanız "yıldız" denen kısmı asla değiştiremezsiniz, değiştirmemelisiniz.

Milan Rapaiç 2000 yılında geldiğinde bu taraftar sevinçten kulübü bastı, bugün Fenerium'un tohumları onlar. 2003'te Fabio Luciano adım attı, sevgilileri oldu ve tabii aynı yıl Pierre van Hooijdonk. 2004 yılında "kandırmayın Fenerbahçelileri Alex gelmez" dendi, Brezilyalı İstanbul'a ayak bastı, durum şu an bildiğiniz gibi.  Bunlar sevilenlerden tabii bir de sizi büyütenler var. 2002 Ariel Ortega, 2005 Nicolas Anelka, 2006 Mateja Kezman, 2007 Roberto Carlos, 2008 Dani Güiza ve 2009 bir boşluk, tahminim 2010'a hazırlıktı ama hesap edilemeyen ve kaçan "avro" dolu şampiyonluk...

Fenerbahçe transferde bugün analitik de düşünmek zorunda ama şu an taraftarı bu kuşkudayken büyük de düşünmek zorunda. Fenerbahçe'de şu an kombine satışları ne durumda bir bilgim yok, araştırmak gerekli. Taraftarın koşulsuz şartsız destek konumuna, profiline ulaştırıldığını biliyoruz ama bu sene bu taraftarın bu takıma daha da inanması gerek. Bunun için aklıma Aziz Yıldırım'ın "Gereken yapılacak" sözü geliyor ve ben de hatırlatıyorum bu sözü tekrar sayın Yıldırım'a "Gereken yapılacak".

Fenerbahçe'nin kulüp değerleri ve takımın ekonomik çıtası için yaptığı planlamalar da düşünülürse ne kadar kaybedilmiş şampiyonluk ile belki şu an iki dev yıldızın bütçesi ellerden avuçlardan kayıp gitmiş olsa da beşikteki Fenerbahçelinin bu ay heyecanlanması şart. Eğer planlamalar sadece işi teknik boyutu düşünülerek orta kalite bir transfer yeterli diye düşünülüyorsa bir gözden geçirilmesi şart. Takım için oyuncu kadar taraftar için de oyuncu almalısınız ama genç mi genç olur (!) heyecanlandıran, ama yaşlı değil kariyer tecrübesi olan. İzleyip göreceğiz, Fenerbahçe 2009 yılında olduğu gibi tarihi bir atlama yapacak mı...

Kombineleri kim sattıracak'

Fenerbahçelinin Fenerbahçe'yi daha çok sevmesini kim sağlayacak' Bunun için "fark yaratmalısınız". F.Bahçeli yöneticiler hep aynı şeyi diyor "bize güvenin", bunu F.Bahçe taraftarına iletiyorum...

Bildiğim Fenerbahçe beni bile şaşırtır diyelerek, noktalıyorum...
Hayırlı olsun...



KULÜPLER İÇİN EN BÜYÜK SORUN OLAN "TARAFTARLAR"
Transferi artık bütçesi ve ekonomik şartlarına, nakit akışına göre ayarlamak zorunda kalan Galatasaray Kader Keita'yı Al Sadd'a 8 milyon 150 bin avro'ya sattı, oyuncunun 200 bin avroluk alacağı da sıfırlandı. Futbolda anlamadığımız bir şey var bu iş oyun olduğu kadar bir ticaret de. Keita ve Galatasaray farklı faktörlerden incelenebilir ama Galatasaray takımında Arda Turan dışında 8 milyon avro teklif edildiği an düşünülmeden satılmayacak oyuncu yok. Bu Fenerbahçe kadrosunda Andre Santos haricinde de hemen hemen geçerli. Beşiktaş kadrosunda tamamen geçerli.

Burada işte Türk takımlarının en büyük sorunu olan taraftar biçimi ortaya çıkıyor. Onlar kimler' Kader Keita'nın satılmasından sonra -aşırı- hararet yaparak kulüplerine en büyük sorun teşkil eden ve kulüpleri için aslında en büyük tehlike olan "O" takımın taraftarları. Futbolu ezberlemeyin, futbol bizim elimizde olmadan değişti ama eskiden beri geçerli olan bir şey var "Bir oyuncuya değerinden yüksek bir rakam teklif ediliyorsa, hemen ama hemen sat" Buna alışmalıyız. Hele hele her üç sohbetin ikisinde Avrupa çerezine bürüyorsak ortalığı, kesinlikle alışmalıyız...

TRANSFERDE KARAVANA SAYISI 'TAVAN' OLACAK

Kupa 2010 kimine göre beklentilerin altında, kimine göre beklentilerin yanı başında, kimine göre beklentilerin üstünde. Benim bir beklentim yoktu, mis gibi de yaşıyorum, nazar değmesin. Kendimi "FUTBOL TANRILARININ" selam üstüne selam çaktığı bir kupayı izlediğim için şanslı kılıyorum. Gelelim geçenlerde bir maçı izlerken kafamda oluşan öngörüye. Futbol yıldızların oyunu değil mi' Özellikle kulüp takımlarında yıldızlar çok önemli ve değerli. Peki bu yıldızları yıldız yapan nedir' Bireysel yetenekleri. Sol ayağı, sağ ayağı, hızı, şutları...

İşte önümüzdeki 10 yıllık dönem içinde oluşacak sirkülasyon sonrası oyun biraz eşitlenince yıldızlardan öte takım oyuncuları değerli olacak. Bu müthiş bir sol ayağı olan adamın 2. planda kalacağı anlamına gelmiyor ama ilk önce sol ayaktan öte o transferin verimi gideceği takımın ritmi, uyumuna bağlı kalacak, misal Almanya. Şu an bu biraz geçerli bir durum ama ileride kulüplerin transferleri bugünkünden kat be kat zor olacak, transferde karavana sayısı oyuncunun geldiği takım içine yerleşme problemi/akış sorunu sebebiyle tavan yapacak ve transferin şu an yüzde 50'i şans ise o dönemde bu yüzde 70'lere uzanacak. Bakalım...

Teşekkürler...
Sevgiler!
An be an Esat DERGİ
Takip edin...
http://twitter.com/esatd
Tümü
 Reklam