Geçtiğimiz haftaya Sayın Fırat Aydınus’un Eskişehir-Fenerbahçe maçındaki ihraç kararı damgasını vurdu. Yankıları hala devam ettiği için biz de bu tartışmaya dahil olmak zorunda kaldık.
Sayın Aydınus bir karar verdi. Doğru ya da yanlış. Çoğunluk kararın yanlış olduğu fikrinde. Biz pozisyonu kendimizce analiz etmiştik. Yanlış duyma ya da duymayıp sözleri kafadan uydurma mümkün olamayacağına göre olayda itiraflardan da anlaşılacağı üzere bir yanlış görme olduğunu söylemiştik. Yanlış görmek insana mahsus bir hata ama olayın dibinde 4.hakem varken ona danışmakla bu insani hata önlenebilirdi.
Veysel bu kelimeleri Caner’in değil kendisinin söylediğini itiraf etti. Tabii ki hem Caner hem de Veysel ortaklaşa ağız değiştirmiş olabilir ve tüm Türkiye’nin gözünün içine bakarak yalan söylüyor olabilirler. Bunu da ihtimal dışı kabul edelim. Hiçbir Türk sporcusuna bunu yakıştırmak istemem.
O halde ortada yanlış bir karar var. Rating uğruna Sayın Aydınus’un aile hayatı ekranlarda tartışıldığında Türk halkı haklı olarak büyük bir tepki gösterdi. Bu yanlışı yapan yayın kuruluşları kıvranmaya başladı. Sayın Aydınus ve ailesi mağdur edilmişti. Ta ki Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu’nun kararına kadar.
Disiplin Kurulu 87. Maddenin 2. ve 3. bendine göre, Caner’in cezası için yapılan itirazı reddetti. 2.bent hakem kararı nihaidir, değiştirilemez diyor. 3.bentte ilginç bir kelime var. Ancak şahısta hata durumunda karar değiştirilebilir diyor.
Bu karar şu anlama geliyor. Caner ve Veysel yalan söylüyorlar. O halde buradan soruyorum, milletin gözünün içine baka baka her televizyon kanalında yalan söyleyen, bir Türk hakeminin mağdur edilmesinde rol oynayan Veysel Sarı’ya niye ceza vermediniz? Caner’e yayın yoluyla iftira atmaktan niye ekstra ceza vermediniz?
Şimdi gelelim madalyonun öbür yüzüne. Türk halkının nabzını iyi tuttuğuma inanırım. Öyle ya da böyle bu pozisyonda halkımız Sayın Fırat Aydınus’un yanlış karar verdiğini düşünüyor. Yanlış oyuncuyu attığını düşünüyor. İleri gidip Lan dedi diye adam mı atılır diyenler var ama onları dikkate almıyorum. Bir oyuncu hakeme, ‘Bunu da mı vermeyeceksin LAN’ derse oyundan atılır. Gidip iş yerinizdeki amirinize, odasında LAN desenize. Bakın bakalım sizi odadan mı atıyor yoksa mesleki kariyerinizi mi bitiriyor? Ya da mahkemede hakime LAN desenize? Sizi o salonda bir dakika tutuyor mu? Siz mahallede arkadaşlarınızla öyle konuşabilirsiniz ama o sahada olmanın uymayı gerektirdiği kurallar vardır. Herkes uymalıdır.
Devam edecek olursak, Sayın Aydınus yanlış karar verse de aile hayatına yapılan yanlıştan dolayı sahip çıkan ve Sayın Aydınus’u mağdur olarak gören Türk halkı, verilen disiplin cezasının aynen onanmasından sonra görüş değiştirdi. Sayın Aydınus’un ailesi hala mağdur edilen durumunda. Onlar tartışmanın dışına çıkartıldılar. Fakat Sayın Aydınus artık herkesin gözünde mağdur değil mağrur hakem. Ben de insanım, hata insana mahsus deyip oyuncunun ceza almasını önleyebilecekken, ben ne duyduğumu, kimin söylediğini biliyorum diyerek ısrar eden ve Caner Erkin’i mağdur eden adam pozisyonuna düştü. Bu benim değil Türk halkının görüşü. Şu anda mağdur Caner oldu.
PFDK’nın değerli üyelerine seslenmek istiyorum. Kamuoyunu böylesine meşgul eden bir konuda neden kararı daha esnek vermediniz? Hem oyuncuları hem de hakemi dinleyerek, adaletinizle, kimseyi mağdur etmeyecek bir karar verebilirdiniz.
Şimdi sorum Federasyon’a.
Size göre hakemin kararı doğru mu? Doğruysa Veysel’e ve Caner’e ilave ceza verecekmisiniz? İbretlik bir ceza vermenizi bekliyorum. Türk Halkını kandırmak, yanlış yönlendirmek geçiştirilecek bir konu değildir.
Size göre hakemin kararı yanlışsa ki verdiğiniz cezaya inançsızlığınızdan ben bunu anlıyorum, Sayın Aydınus için ne yapacaksınız? Mağdur hakemi mağrur hale getirdiğinizin farkındamısınız? Bir camianın tüm sezon boyunca verdiğiniz bu karar yüzünden ağır baskısı altında olacağınızın, bu kararın altında ezileceğinizin farkındamısınız?
Ben hakemlerin derdindeyim. Her maçta ağır baskı ortamı oluşturulacak. Bunu görebiliyorum. Sayın Aydınus’un vicdanı rahatsız olacak. Bunu bakışlarında görebiliyorum. İnsanız hata yapabiliriz deyip kabullenmek yerine zor olan seçildi. Türk halkının gözünde bu böyle.
Bugünden sonra herkesin işi daha zor. Bizden söylemesi.
Sayın Aydınus bir karar verdi. Doğru ya da yanlış. Çoğunluk kararın yanlış olduğu fikrinde. Biz pozisyonu kendimizce analiz etmiştik. Yanlış duyma ya da duymayıp sözleri kafadan uydurma mümkün olamayacağına göre olayda itiraflardan da anlaşılacağı üzere bir yanlış görme olduğunu söylemiştik. Yanlış görmek insana mahsus bir hata ama olayın dibinde 4.hakem varken ona danışmakla bu insani hata önlenebilirdi.
Veysel bu kelimeleri Caner’in değil kendisinin söylediğini itiraf etti. Tabii ki hem Caner hem de Veysel ortaklaşa ağız değiştirmiş olabilir ve tüm Türkiye’nin gözünün içine bakarak yalan söylüyor olabilirler. Bunu da ihtimal dışı kabul edelim. Hiçbir Türk sporcusuna bunu yakıştırmak istemem.
O halde ortada yanlış bir karar var. Rating uğruna Sayın Aydınus’un aile hayatı ekranlarda tartışıldığında Türk halkı haklı olarak büyük bir tepki gösterdi. Bu yanlışı yapan yayın kuruluşları kıvranmaya başladı. Sayın Aydınus ve ailesi mağdur edilmişti. Ta ki Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu’nun kararına kadar.
Disiplin Kurulu 87. Maddenin 2. ve 3. bendine göre, Caner’in cezası için yapılan itirazı reddetti. 2.bent hakem kararı nihaidir, değiştirilemez diyor. 3.bentte ilginç bir kelime var. Ancak şahısta hata durumunda karar değiştirilebilir diyor.
Bu karar şu anlama geliyor. Caner ve Veysel yalan söylüyorlar. O halde buradan soruyorum, milletin gözünün içine baka baka her televizyon kanalında yalan söyleyen, bir Türk hakeminin mağdur edilmesinde rol oynayan Veysel Sarı’ya niye ceza vermediniz? Caner’e yayın yoluyla iftira atmaktan niye ekstra ceza vermediniz?
Şimdi gelelim madalyonun öbür yüzüne. Türk halkının nabzını iyi tuttuğuma inanırım. Öyle ya da böyle bu pozisyonda halkımız Sayın Fırat Aydınus’un yanlış karar verdiğini düşünüyor. Yanlış oyuncuyu attığını düşünüyor. İleri gidip Lan dedi diye adam mı atılır diyenler var ama onları dikkate almıyorum. Bir oyuncu hakeme, ‘Bunu da mı vermeyeceksin LAN’ derse oyundan atılır. Gidip iş yerinizdeki amirinize, odasında LAN desenize. Bakın bakalım sizi odadan mı atıyor yoksa mesleki kariyerinizi mi bitiriyor? Ya da mahkemede hakime LAN desenize? Sizi o salonda bir dakika tutuyor mu? Siz mahallede arkadaşlarınızla öyle konuşabilirsiniz ama o sahada olmanın uymayı gerektirdiği kurallar vardır. Herkes uymalıdır.
Devam edecek olursak, Sayın Aydınus yanlış karar verse de aile hayatına yapılan yanlıştan dolayı sahip çıkan ve Sayın Aydınus’u mağdur olarak gören Türk halkı, verilen disiplin cezasının aynen onanmasından sonra görüş değiştirdi. Sayın Aydınus’un ailesi hala mağdur edilen durumunda. Onlar tartışmanın dışına çıkartıldılar. Fakat Sayın Aydınus artık herkesin gözünde mağdur değil mağrur hakem. Ben de insanım, hata insana mahsus deyip oyuncunun ceza almasını önleyebilecekken, ben ne duyduğumu, kimin söylediğini biliyorum diyerek ısrar eden ve Caner Erkin’i mağdur eden adam pozisyonuna düştü. Bu benim değil Türk halkının görüşü. Şu anda mağdur Caner oldu.
PFDK’nın değerli üyelerine seslenmek istiyorum. Kamuoyunu böylesine meşgul eden bir konuda neden kararı daha esnek vermediniz? Hem oyuncuları hem de hakemi dinleyerek, adaletinizle, kimseyi mağdur etmeyecek bir karar verebilirdiniz.
Şimdi sorum Federasyon’a.
Size göre hakemin kararı doğru mu? Doğruysa Veysel’e ve Caner’e ilave ceza verecekmisiniz? İbretlik bir ceza vermenizi bekliyorum. Türk Halkını kandırmak, yanlış yönlendirmek geçiştirilecek bir konu değildir.
Size göre hakemin kararı yanlışsa ki verdiğiniz cezaya inançsızlığınızdan ben bunu anlıyorum, Sayın Aydınus için ne yapacaksınız? Mağdur hakemi mağrur hale getirdiğinizin farkındamısınız? Bir camianın tüm sezon boyunca verdiğiniz bu karar yüzünden ağır baskısı altında olacağınızın, bu kararın altında ezileceğinizin farkındamısınız?
Ben hakemlerin derdindeyim. Her maçta ağır baskı ortamı oluşturulacak. Bunu görebiliyorum. Sayın Aydınus’un vicdanı rahatsız olacak. Bunu bakışlarında görebiliyorum. İnsanız hata yapabiliriz deyip kabullenmek yerine zor olan seçildi. Türk halkının gözünde bu böyle.
Bugünden sonra herkesin işi daha zor. Bizden söylemesi.


















































































































