Fenerbahçe Beko, Sarunas Jasikevicius ile birlikte bir iki oyuncudan, bir iki yıldızdan daha fazlası oldu.
Her oyuncusunun katkı verdiği, her bireyinin omuz verdiği, tüm yüreklerin bir attığı 'takım' oldu.
Atina'da da Fenerbahçe Beko'yu zafere ulaştıracak olan bu 'tek yumruk' hali olacak.
S SPORT YILLIK ÜYELİK SPORX KODUYLA 900 TL İNDİRİMLİ!

Wade Baldwin
Baldwin bu sezon Fenerbahçe Beko'nun nabzıydı; top onun elindeyken takım bazen hızlandı, bazen sakinleşti, bazen de fırtınanın içinde yolunu buldu. Ortalama 5.5 asist ortalamasıyla takımın aklı, 14.1 sayısıyla da gerektiğinde kılıcı oldu. Bir liderin görevi yalnızca skor atmak değildir; kalabalık bir gecede herkesin nereye koşacağını bilmesini sağlamaktır. Baldwin bu yüzden listenin en tepesinde: çünkü o, oyunun direksiyonundaki adamdı.
Bir de Atina'daki o meşhur imzası var...
Talen Horton-Tucker
Horton-Tucker, tüm Avrupa'da sezonun en eşleşilemez oyuncusu oldu. 15.7 sayı ortalamasıyla takımın skor lideri olurken, fizik gücüyle potaya giderken Fenerbahçe'ye bazen düzenden çok daha fazlasını verdi: kırılma kuvveti. Onun oyunu kimi zaman vahşi bir nehir gibiydi; kontrol edilmesi zor ama doğru kanala aktığında rakibin savunmasını paramparça eden bir enerji. Bu takımın hücum ateşi çoğu gece onun omuzlarında yandı.
Tarık Biberovic
Tarık artık sadece geleceğin değil, bugünün de oyuncusu olduğunu bu sezon herkese anlattı. Üçlük çizgisinin gerisinde yüzde 41.8 ile oynayan bir şutör olmak başka, o şutları büyük maçların kalp atışı yükseldiğinde sokmak başka bir şeydir. Tarık bu sezon Fenerbahçe'nin kenardan gelen parıltısı değil, sahnenin ışığı oldu. Her isabetinde "ben buradayım" diyen bir özgüven vardı.
Nicolo Melli
Melli rakamların tamamını anlatamadığı oyunculardan biri. Takımın ribaund lideri olması değerli; ama asıl kıymeti, doğru yerde durması, doğru teması vermesi, savunmada bir adım önce düşünmesiydi. O, Fenerbahçe'nin görünmez kolonlarından biri oldu. Hücumda bazen tek bir pasla, savunmada bazen tek bir pozisyon bilgisiyle maçın yönünü değiştirdi.
Devon Hall
Devon Hall, bu takımın sessiz yıldızlarından biriydi. Skor tabelasına bazen büyük harflerle yazılmadı; ama ortalama 25.3 dakika sahada kalmak, koçun sana duyduğu güvenin en sade ifadesidir. Hall'un değeri, oyunun iki tarafında da kopmamaya çalışan o dengeli karakterde saklıydı. Her şeye biraz dokunan, hiçbir şeyi abartmadan yapan, takımın ritmini sabitleyen bir oyuncu portresi çizdi.
Nando De Colo
De Colo az göründü ama göründüğü yerde hâlâ eski bir ustanın kalemi gibi iz bıraktı. Onun oyunu bağırmaz; fısıldar ve o fısıltı bazen bütün salonu susturur. Yüzde 97.2 faul ve yüzde 45.5 üçlük, yaşın değil, ustalığın istatistiğidir. Fenerbahçe'nin en sıkışık anlarında De Colo'nun varlığı, karanlık koridorda yakılan küçük ama güvenilir bir ışıktı.
Bonzie Colson Jr.
Colson, kısa forvet bedenine uzun bir mücadele ruhu sığdırdı. 39 maçta sahaya çıkması, sezon boyunca rotasyonun devamlı parçalarından biri olduğunu gösterdi. Yüzde 49 üçlükle oynayan bir yan parça, büyük takımda lüks değil, nefes borusudur. Bonzie, bazen köşeden gelen bir şut, bazen ribaunda uzanan sert bir el, bazen de maçın kirli işlerine gönüllü bir savaşçı oldu.
Khem Birch
Birch'ün değeri sayıda değil, temasın ağırlığında saklıydı. 42 maçla takımın en devamlı isimlerinden biri olması, onun sezon boyunca ne kadar ihtiyaç duyulan bir parça olduğunu anlatıyor. Çember altında gövdesini ortaya koydu, perde yaptı, ribaunda girdi, savunmanın kavga isteyen yerlerinde durdu. Bazı oyuncular şiiri yazmaz; kâğıdı masaya sabitler. Birch tam olarak oydu.
Mikael Jantunen
Jantunen bu sezon Fenerbahçe'nin akıllı tamamlayıcısıydı. Her gece manşet olmadı ama her gece koçun planında bir anlam taşıdı. 18.7 dakika, 3.3 ribaund ve düzen içinde kalabilen oyunuyla takıma sadelik verdi. Büyük takımlarda bazen en değerli oyuncu, topu en çok kullanan değil; oyunu en az bozan adamdır. Jantunen o güvenli alanı temsil etti.
Brandon Boston Jr.
Boston Jr. sezonun daha kıvılcım hâlindeki parçalarından biriydi. Kısa sürelerde sahaya girip atletizmini, skor içgüdüsünü ve potansiyelini göstermeye çalıştı. 11.8 dakikalık rol, ona büyük bir kürsü vermedi; ama her temasında daha büyük bir rolün kokusu vardı. Bazen bir sezon, oyuncunun tamamını değil, fragmanını gösterir; Boston'ın fragmanında hız ve cesaret vardı.
Chris Silva
Silva kısa sürelerin oyuncusuydu ama kısa süreye sıkıştırılmış enerji gibiydi. Yüzde 63.4 saha içi isabeti, onun pota çevresindeki bitiriciliğini gösterdi. Sahaya girdiğinde oyuna beden, sertlik ve dikey tehdit kattı. Bazı oyuncular uzun cümle kurmaz; tek kelimelik bir yumruk gibi sahaya düşer. Silva'nın rolü buydu.
Onuralp Bitim
Onuralp için bu sezon, Avrupa sertliğinde kendi yerini arama sezonuydu. 28 maçta forma giymesi, onun rotasyonun eşiğinde değil içinde kaldığını gösterdi. Sayılar henüz büyük değil; ama bu seviyede her dakika, oyuncuya başka bir kas kazandırır. Onuralp'in hikâyesi sabır isteyen türden: önce savunmada güven, sonra hücumda cesaret, sonra kalıcı rol.
Armando Bacot
Bacot, Avrupa basketbolunun dar koridorlarında ilk izlerini bıraktı. Kolejden gelen fizik, burada her zaman tek başına yetmez; zamanlama, açı, faul dengesi ve sabır gerekir. 26 maçlık tecrübe, onun için bir istatistikten çok bir okuldu. Fenerbahçe seviyesinde her genç uzun, önce oyunun sertliğine alışır; sonra kendi sertliğini oyuna kabul ettirir.
Arturs Zagars
Zagars'ın sezonu küçük bir pencere kadar açıldı. 5 maçlık görüntü, onun top yönlendirme sezgisini ve ritim arayışını gösterdi ama büyük resme güçlü bir fırça darbesi vurmasına yetmedi. Yine de 1.6 asist ortalaması, sınırlı sürede bile oyunu düşünerek oynadığını anlatıyor. Onun hikâyesi bu sezon tamamlanmış bir roman değil; kapağı aralanmış bir defterdi.
Metecan Birsen
Metecan, rotasyonun yerli direnci olarak sezonun belli bölümlerinde sahaya çıktı. 2.2 ribaund ve 11.2 dakikalık rol, onun daha çok denge, temas ve görev bilinciyle var olduğunu gösterdi. Her takımın yıldızlara ihtiyacı vardır; ama yıldızların parlayabilmesi için rolünü kabullenen, doğru zamanda doğru yerde duran oyunculara da ihtiyacı vardır. Metecan bu hikâyede o sakin görev adamıydı.
Melih Mahmutoğlu
Melih'in EuroLeague sahnesindeki rolü bu sezon sınırlı kaldı; ama o, Fenerbahçe formasının hafızasında yalnızca dakika ve sayı ile ölçülmeyecek bir isim. 6 maçlık küçük bölümde istatistikler mütevazıydı. Yine de tecrübe bazen sahadaki şuttan önce soyunma odasındaki cümlede, antrenmandaki standartta, genç oyuncuya verilen bakışta yaşar. Melih'in ağırlığı biraz da oradaydı.
Sarunas Jasikevicius
Jasikevicius bu takımın yalnızca kenardaki aklı değil, duygusunun da bekçisiydi. Onun basketbolunda gevşemeye yer yok; her perde bir anlam, her pas bir sorumluluk, her savunma pozisyonu bir karakter testidir. Geçen sezon Fenerbahçe'yi EuroLeague şampiyonluğuna taşıyan ve 2024-25'te Yılın Koçu seçilen Saras, bu sezon da o mirasın hakkını verdi: şampiyon kalmanın, şampiyon olmaktan daha zor olduğunu bilerek. O, takıma yalnızca taktik değil, inat ve direnç verdi; çünkü bazı sezonlar yetenekle kazanılır, bazıları ise düşüp kalkmayı bilenlerin yüreğiyle...

Her oyuncusunun katkı verdiği, her bireyinin omuz verdiği, tüm yüreklerin bir attığı 'takım' oldu.
Atina'da da Fenerbahçe Beko'yu zafere ulaştıracak olan bu 'tek yumruk' hali olacak.
S SPORT YILLIK ÜYELİK SPORX KODUYLA 900 TL İNDİRİMLİ!

Wade Baldwin
Baldwin bu sezon Fenerbahçe Beko'nun nabzıydı; top onun elindeyken takım bazen hızlandı, bazen sakinleşti, bazen de fırtınanın içinde yolunu buldu. Ortalama 5.5 asist ortalamasıyla takımın aklı, 14.1 sayısıyla da gerektiğinde kılıcı oldu. Bir liderin görevi yalnızca skor atmak değildir; kalabalık bir gecede herkesin nereye koşacağını bilmesini sağlamaktır. Baldwin bu yüzden listenin en tepesinde: çünkü o, oyunun direksiyonundaki adamdı.
Bir de Atina'daki o meşhur imzası var...
Talen Horton-Tucker
Horton-Tucker, tüm Avrupa'da sezonun en eşleşilemez oyuncusu oldu. 15.7 sayı ortalamasıyla takımın skor lideri olurken, fizik gücüyle potaya giderken Fenerbahçe'ye bazen düzenden çok daha fazlasını verdi: kırılma kuvveti. Onun oyunu kimi zaman vahşi bir nehir gibiydi; kontrol edilmesi zor ama doğru kanala aktığında rakibin savunmasını paramparça eden bir enerji. Bu takımın hücum ateşi çoğu gece onun omuzlarında yandı.
Tarık Biberovic
Tarık artık sadece geleceğin değil, bugünün de oyuncusu olduğunu bu sezon herkese anlattı. Üçlük çizgisinin gerisinde yüzde 41.8 ile oynayan bir şutör olmak başka, o şutları büyük maçların kalp atışı yükseldiğinde sokmak başka bir şeydir. Tarık bu sezon Fenerbahçe'nin kenardan gelen parıltısı değil, sahnenin ışığı oldu. Her isabetinde "ben buradayım" diyen bir özgüven vardı.
Nicolo Melli
Melli rakamların tamamını anlatamadığı oyunculardan biri. Takımın ribaund lideri olması değerli; ama asıl kıymeti, doğru yerde durması, doğru teması vermesi, savunmada bir adım önce düşünmesiydi. O, Fenerbahçe'nin görünmez kolonlarından biri oldu. Hücumda bazen tek bir pasla, savunmada bazen tek bir pozisyon bilgisiyle maçın yönünü değiştirdi.
Devon Hall
Devon Hall, bu takımın sessiz yıldızlarından biriydi. Skor tabelasına bazen büyük harflerle yazılmadı; ama ortalama 25.3 dakika sahada kalmak, koçun sana duyduğu güvenin en sade ifadesidir. Hall'un değeri, oyunun iki tarafında da kopmamaya çalışan o dengeli karakterde saklıydı. Her şeye biraz dokunan, hiçbir şeyi abartmadan yapan, takımın ritmini sabitleyen bir oyuncu portresi çizdi.
Nando De Colo
De Colo az göründü ama göründüğü yerde hâlâ eski bir ustanın kalemi gibi iz bıraktı. Onun oyunu bağırmaz; fısıldar ve o fısıltı bazen bütün salonu susturur. Yüzde 97.2 faul ve yüzde 45.5 üçlük, yaşın değil, ustalığın istatistiğidir. Fenerbahçe'nin en sıkışık anlarında De Colo'nun varlığı, karanlık koridorda yakılan küçük ama güvenilir bir ışıktı.
Bonzie Colson Jr.
Colson, kısa forvet bedenine uzun bir mücadele ruhu sığdırdı. 39 maçta sahaya çıkması, sezon boyunca rotasyonun devamlı parçalarından biri olduğunu gösterdi. Yüzde 49 üçlükle oynayan bir yan parça, büyük takımda lüks değil, nefes borusudur. Bonzie, bazen köşeden gelen bir şut, bazen ribaunda uzanan sert bir el, bazen de maçın kirli işlerine gönüllü bir savaşçı oldu.
Khem Birch
Birch'ün değeri sayıda değil, temasın ağırlığında saklıydı. 42 maçla takımın en devamlı isimlerinden biri olması, onun sezon boyunca ne kadar ihtiyaç duyulan bir parça olduğunu anlatıyor. Çember altında gövdesini ortaya koydu, perde yaptı, ribaunda girdi, savunmanın kavga isteyen yerlerinde durdu. Bazı oyuncular şiiri yazmaz; kâğıdı masaya sabitler. Birch tam olarak oydu.
Mikael Jantunen
Jantunen bu sezon Fenerbahçe'nin akıllı tamamlayıcısıydı. Her gece manşet olmadı ama her gece koçun planında bir anlam taşıdı. 18.7 dakika, 3.3 ribaund ve düzen içinde kalabilen oyunuyla takıma sadelik verdi. Büyük takımlarda bazen en değerli oyuncu, topu en çok kullanan değil; oyunu en az bozan adamdır. Jantunen o güvenli alanı temsil etti.
Brandon Boston Jr.
Boston Jr. sezonun daha kıvılcım hâlindeki parçalarından biriydi. Kısa sürelerde sahaya girip atletizmini, skor içgüdüsünü ve potansiyelini göstermeye çalıştı. 11.8 dakikalık rol, ona büyük bir kürsü vermedi; ama her temasında daha büyük bir rolün kokusu vardı. Bazen bir sezon, oyuncunun tamamını değil, fragmanını gösterir; Boston'ın fragmanında hız ve cesaret vardı.
Chris Silva
Silva kısa sürelerin oyuncusuydu ama kısa süreye sıkıştırılmış enerji gibiydi. Yüzde 63.4 saha içi isabeti, onun pota çevresindeki bitiriciliğini gösterdi. Sahaya girdiğinde oyuna beden, sertlik ve dikey tehdit kattı. Bazı oyuncular uzun cümle kurmaz; tek kelimelik bir yumruk gibi sahaya düşer. Silva'nın rolü buydu.
Onuralp Bitim
Onuralp için bu sezon, Avrupa sertliğinde kendi yerini arama sezonuydu. 28 maçta forma giymesi, onun rotasyonun eşiğinde değil içinde kaldığını gösterdi. Sayılar henüz büyük değil; ama bu seviyede her dakika, oyuncuya başka bir kas kazandırır. Onuralp'in hikâyesi sabır isteyen türden: önce savunmada güven, sonra hücumda cesaret, sonra kalıcı rol.
Armando Bacot
Bacot, Avrupa basketbolunun dar koridorlarında ilk izlerini bıraktı. Kolejden gelen fizik, burada her zaman tek başına yetmez; zamanlama, açı, faul dengesi ve sabır gerekir. 26 maçlık tecrübe, onun için bir istatistikten çok bir okuldu. Fenerbahçe seviyesinde her genç uzun, önce oyunun sertliğine alışır; sonra kendi sertliğini oyuna kabul ettirir.
Arturs Zagars
Zagars'ın sezonu küçük bir pencere kadar açıldı. 5 maçlık görüntü, onun top yönlendirme sezgisini ve ritim arayışını gösterdi ama büyük resme güçlü bir fırça darbesi vurmasına yetmedi. Yine de 1.6 asist ortalaması, sınırlı sürede bile oyunu düşünerek oynadığını anlatıyor. Onun hikâyesi bu sezon tamamlanmış bir roman değil; kapağı aralanmış bir defterdi.
Metecan Birsen
Metecan, rotasyonun yerli direnci olarak sezonun belli bölümlerinde sahaya çıktı. 2.2 ribaund ve 11.2 dakikalık rol, onun daha çok denge, temas ve görev bilinciyle var olduğunu gösterdi. Her takımın yıldızlara ihtiyacı vardır; ama yıldızların parlayabilmesi için rolünü kabullenen, doğru zamanda doğru yerde duran oyunculara da ihtiyacı vardır. Metecan bu hikâyede o sakin görev adamıydı.
Melih Mahmutoğlu
Melih'in EuroLeague sahnesindeki rolü bu sezon sınırlı kaldı; ama o, Fenerbahçe formasının hafızasında yalnızca dakika ve sayı ile ölçülmeyecek bir isim. 6 maçlık küçük bölümde istatistikler mütevazıydı. Yine de tecrübe bazen sahadaki şuttan önce soyunma odasındaki cümlede, antrenmandaki standartta, genç oyuncuya verilen bakışta yaşar. Melih'in ağırlığı biraz da oradaydı.
Sarunas Jasikevicius
Jasikevicius bu takımın yalnızca kenardaki aklı değil, duygusunun da bekçisiydi. Onun basketbolunda gevşemeye yer yok; her perde bir anlam, her pas bir sorumluluk, her savunma pozisyonu bir karakter testidir. Geçen sezon Fenerbahçe'yi EuroLeague şampiyonluğuna taşıyan ve 2024-25'te Yılın Koçu seçilen Saras, bu sezon da o mirasın hakkını verdi: şampiyon kalmanın, şampiyon olmaktan daha zor olduğunu bilerek. O, takıma yalnızca taktik değil, inat ve direnç verdi; çünkü bazı sezonlar yetenekle kazanılır, bazıları ise düşüp kalkmayı bilenlerin yüreğiyle...






















