İtalya'da 5 sezon önce patlak veren şike skandalında (Calciopoli) küme düşürülen Juventus Kulübü bölgesel mahkemeye başvurarak İtalya Futbol Federasyonu aleyhinde 440 milyon Avroluk tazminat davası açmıştı. Juventus Kulübü'nden yapılan açıklamada, şike skandalı nedeniyle kulübün televizyon gelirlerinin azalması, marka değerinin düşmesi ve transfer pazarındaki kayıplar gibi nedenler için yüz milyonlarca Avro tazminat talebinde bulunacağı belirtilmişti.
Bu davanın Fenerbahçe'ye ve Türk Futboluna yansımaları ile ilgili DHA'ya değerlendirmelerde bulunan Av. Emin Özkurt; "Juventus'un açmış olduğu dava göstermektedir ki, Federasyonlar aldıkları kararlardan ve bunların sonuçlarından, üzerinden zaman geçse dahi, sorumludurlar." diye konuştu.
Av. Özkurt. önümüzdeki haftalarda iddianamenin tamamlanacağını ve mahkemeye sunulacağını hatırlatarak, "Mahkeme bu iddianameyi kabul de edebilir red de edebilir. İddianame dediğimiz şey, en nihayetinde, kamunun avukatı olan savcının sübjektif değerlendirmelerini içeren bir metindir ve her zaman tartışmaya açıktır. Zaten yargılama mutlak gerçeğin ortaya çıkması için yapılan bir olay. Mahkeme iddianameyi kabul etse ve kişilerin yargılanmasına başlanılsa dahi, bu durum kişilerin dava sonuna kadar masum sayılacakları ilkesini ortadan kaldırmaz.
Bu noktada, evrensel bir hukuk kaidesi olan "Masumiyet Karinesi"ni gözden kaçırmamak gerekir. Anayasa'mıza göre "suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz" (Ay.m.38/4). Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre de "bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır" (ÎHAS.m.6/2). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre, suç işlediği şüphesiyle hakkında polis soruşturması başlatılmış veya gözaltına alınmış kimse de bu karineden yararlanacaktır.
Hal böyle iken, Federasyon, her ne kadar spor hukukunun icabı gereği hızlı hareket etme gereğini vurgulasa da, aslında Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden ihracına ilişkin verilmiş ve bundan sonra kulüple ilgili verilecek adaletsiz ve aceleye getirilen kararlardan ötürü sorumluluktan kurtulamamalılar. Juventus örneği de bunun en bariz ve güncel örneğidir. Bu nedenle, karar alma mekanizmalarında yer alan herkesin sorumlu ve sağduyulu hareket edip, yürüyen yargı süreçlerine gereken saygıyı göstermesi gerekmektedir.
İddianame mahkeme tarafından kabul edilip kişilerin yargılanması başladıktan sonra bu kişilerin ardı ardına beraat etmeleri halinde, Federasyon'un aldığı veya alabileceği yanlış ve haksız kararları sorgulamak elbette ilgili kulüplerin ve vekillerinin en temel hakkı olacaktır, bununda bilinmesini isterim."
Bu davanın Fenerbahçe'ye ve Türk Futboluna yansımaları ile ilgili DHA'ya değerlendirmelerde bulunan Av. Emin Özkurt; "Juventus'un açmış olduğu dava göstermektedir ki, Federasyonlar aldıkları kararlardan ve bunların sonuçlarından, üzerinden zaman geçse dahi, sorumludurlar." diye konuştu.
Av. Özkurt. önümüzdeki haftalarda iddianamenin tamamlanacağını ve mahkemeye sunulacağını hatırlatarak, "Mahkeme bu iddianameyi kabul de edebilir red de edebilir. İddianame dediğimiz şey, en nihayetinde, kamunun avukatı olan savcının sübjektif değerlendirmelerini içeren bir metindir ve her zaman tartışmaya açıktır. Zaten yargılama mutlak gerçeğin ortaya çıkması için yapılan bir olay. Mahkeme iddianameyi kabul etse ve kişilerin yargılanmasına başlanılsa dahi, bu durum kişilerin dava sonuna kadar masum sayılacakları ilkesini ortadan kaldırmaz.
Bu noktada, evrensel bir hukuk kaidesi olan "Masumiyet Karinesi"ni gözden kaçırmamak gerekir. Anayasa'mıza göre "suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz" (Ay.m.38/4). Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre de "bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır" (ÎHAS.m.6/2). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre, suç işlediği şüphesiyle hakkında polis soruşturması başlatılmış veya gözaltına alınmış kimse de bu karineden yararlanacaktır.
Hal böyle iken, Federasyon, her ne kadar spor hukukunun icabı gereği hızlı hareket etme gereğini vurgulasa da, aslında Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden ihracına ilişkin verilmiş ve bundan sonra kulüple ilgili verilecek adaletsiz ve aceleye getirilen kararlardan ötürü sorumluluktan kurtulamamalılar. Juventus örneği de bunun en bariz ve güncel örneğidir. Bu nedenle, karar alma mekanizmalarında yer alan herkesin sorumlu ve sağduyulu hareket edip, yürüyen yargı süreçlerine gereken saygıyı göstermesi gerekmektedir.
İddianame mahkeme tarafından kabul edilip kişilerin yargılanması başladıktan sonra bu kişilerin ardı ardına beraat etmeleri halinde, Federasyon'un aldığı veya alabileceği yanlış ve haksız kararları sorgulamak elbette ilgili kulüplerin ve vekillerinin en temel hakkı olacaktır, bununda bilinmesini isterim."


























Fenerbahçe


