"Demirören iyi niyetinin kurbanı"

calendar 30 Haziran 2008 18:00
Haber: Sporx.com
'Demirören iyi niyetinin kurbanı'
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.

Paylaş:



Yıllar sonra çalan bir telefon? "Ben, Tosun Yavuz Saadet!" diyor. Hemen aklıma Sabah Spor günlerimiz takılıveriyor. Hele hele Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilişinin yıldönümünde Atatürk'ün Pera Palas'taki odası için özel izinler alarak hazırladığım özel habere ne kadar titizlendiğini hatırlıyorum Tosun Bey'in? Ki, çeşitli spor branşlarından Türk kadın sporcularıyla Ata'nın huzurundaki haberim hâlâ başucumda durur? Bunu söylediğim de gözlerinin içi gülüyor Tosun Yavuz'un?

Fox TV'ye gelişimde toplantılarını böldüğüm için belki bana kızmıştır diye düşünürken, gülen gözler ve sıcacık bir yüz var karşımda?

Karşımda gazeteci kökenli bir televizyoncu var.
Oysa ben Tosun Yavuz'u kalemini ustaca kullandığı gazete sütunlarından hatırlıyorum.
TV'ye geçişi sorarken, birden daha da gerilere gidiveriyoruz.
Sanırım, bizim meslekte nostaljik bir sohbete girişmemizin bunda etkisi oluyor!..

1981'de amatör stat muhabirliği yapıyor Tosun Yavuz...
Maçka Sanat Okulu dekorasyon bölümü mezunu olarak Milliyet'e haber geçmektedir. İhtilalden yeni çıkmış ülkede, askeri kökenli birçok insanın sınavı kazandığı yıl, bir şoför çocuğu olduğunu özellikle vurguluyor sohbetimiz sırasında Tosun Yavuz.

Sabah Spor Servisi yıllarında birlikte çalıştığımız günleri yâd ettikten sonra başladığımız sohbette.  Fotoğraf her zaman özel ilgi alanı olmuş.
Beylerbeyi Stadı, Vefa Stadı derken Tercüman Gazetesi'ne çağrılır genç Tosun...
Büşah Gencer 2. ve 3. lig haberlerini geçerken, amatörleri ise genç Tosun Yavuz'a bırakır.

O yıl üniversiteye giremediği için daktilo bilen biri olarak günde 70-80 maçı yıldız tablolu olarak gazetesine geçmektedir Tosun? "Ahilik sistemi içinde yetiştik Tercüman'da. Bize el verirlerdi. 'Sen şimdi şunu yapacaksın' derlerdi, yapardık."

Güneş Gazetesi'ne yapılan geçişler sırasında Tercüman Spor Müdürü olarak İzmir'den gelen Öcal Uluç'un, 'Bir yerlere kaybolma' sözünün 212 sözleşmesinin, yani gazetecilerin tabi olduğu iş kanunun, ayak sesleri olduğunu bilemez Tosun.
Fakat, çok kısa bir süre sonra 19 yaşında fikir işçisi olarak çalışmaktadır Tercüman Gazetesi'nde.

O günleri anlatırken Tosun Yavuz, "Gençlere kapı açıldı, biz de girdik o kapıdan" diyor...Askerliğin ardından evlilik hayatının adeta dönüm noktalarından biri olmuş Yavuz için.

76 bin lira maaş almakta, bunun 70 bin lirası ile 18 ay boyunca eşya senetlerini ödemektedir Hülya ile Yavuz çifti... Fakat Tosun, muhabirlik, foto muhabirliği ayırt etmeden her işe koşar.  Telsiz başında gelen bir uçan daire anonsuyla birlikte Alibeyköy'de sabaha kadar uçan dairede aradığı olmuş Tosun Yavuz'un, taraftarın çektiği kareden şüphelenmesiyle kovalamaya başlamasıyla saha içinde hakemin arkasına saklandığı da...

Çünkü her daim işini çok sevmiş, hem de çok?
Beşiktaş muhabiridir artık.



Ama, haksızlığa uğradığına inandığı için istifasını verir... O günleri anlatırken,"Oktay Verel beni odasına kilitledi, ardından Rauf Ağabey (Tamer)... Kararlı olduğumu gördü. ?Tamam oğlum' dedi" diye anlatıyor gözleri o günleri arar gibi?
Ardından Türkiye'nin ilk spor gazetesi Fotospor günleri...
Sabah, Meydan, Fotomaç...
1999?



Tosun Yavuz, kendisini, 'Doğru bildiğim şeyi politik olmadan direkt söyleyebilme özelliğine sahip biri' olarak nitelendiriyor. 'Çıkar ilişkilerine girmiyorum. Eğer adı çıkarsa, dostluk yetiyor bana' diyor.

"Bu yüzden birçok servis geziyorsunuz', sürekliliğiniz olamıyor. Üzülüyorsun ama düzeni değiştiremeyeceğine göre, hayatın kıyısına takılıp fazla kirlenmeden devam ediyorsun..."

Kirasını ödeyebilmek için otomobilini sattığı günlerde çalan telefonun ucundaki Tevfik Yener, onu Sabah'a çağırmaktadır. Cebindeki son parayı vererek taksi tutar Tosun Yavuz. Bu da başka bir başlangıçtır.Televizyoncu bir kişilik olarak, gazete günlerini hâlâ unutamıyor.

Yazarak kendini daha iyi ifade ettiğini düşünüyor. "Fotoğraf çekmek benim için nasıl özelse, yazı yazmakta ayrı bir keyiftir. Klavyede parmaklarından elektriğin çıkması, tuşlarla izdivaca girmesi acayip bir keyif. Ne derseniz deyin, bambaşka bir keyif."

- Ama ekranı tercih ettiniz. Fakat ekrana hemen hemen hiç çıkmıyorsunuz, bu özel bir tercih mi?
"Özel bir tercih. Ekran korkusu anlamında değil. Sadece bir tercih meselesi. Böyle mutluyum. 27 senedir devam ediyor. En büyük hazlarımdan biri gençleri keşfedip sahaya sürmektir. Birini yetiştirip de, 'Ağabey sağol. Senin sayende bunlar oldu' sözünün bedelini kimse ödeyemez. Bir insan, 'Bana ekmek verdin' diye teşekkür ediyor?"

- Faik Gürses, sizi atv'ye çağırdı. Bizim Stadyum ile başlı başına bir marka ve ekol oldu. 
"Faik ağabey 2005'te TRT'ye gidince kanalın müdürü olmuştum. Dünya ve Avrupa Şampiyonaları'na katılacak olan Milli Takım'ın ön eleme maçlarının iç sahada yapılacak maçların ihalesini kazandığım gün 1.5 yıldır müdürlük yaptığım atv müdürlüğü görevinden istifa ettim. Sebebini bir ben biliyorum. Bir de sebep olan kişi. Ama insanlar beni tanıyorsa, ben haklıyım" diye anlatıyor yaşanan olayları.

Emekliliğini verip, emeklilik günlerini keyfini yaşamayı dener Tosun Yavuz.
Günde 15-16 saat çalışan biri olarak durmaktan rahatsızdır artık.
Ama yine meslek çağırır.

"Büşah Ağabey (Gencer) aradı, 'Gel Fotospor'u kuruyoruz' dedi. Kadroyu kurduk, gazete tuttu, tiraj güzel yerlere geldi. Gitmem gerektiğini anladım. Mesleğe dönmeye niyetim yoktu. Bir arkadaşımın Tarsus'ta matbaasına destek verdim. Küçük çocuk hikâyeleri yazdım. İdare olarak destek verdim. Yurtdışını gezdim. Rüzgâr nereye sürüklerse gittiğim günlerin birinde Altan Tanrıkulu aradı. Fox TV'yi kurduğunu ve birlikte çalışmak istediğini söyledi."

"ATV TELEVİZYONCULUKTA ÖNEMLİ DURAĞIMDIR"

Yeni bir kanalda kader birliği yapan iki ismin, daha sonra yollarının ayrılmasının nedenleri bu kelimelerin içinde gizli. Bakın nasıl anlatıyor Tosun Yavuz?:

"Ben atv'de spor müdürlüğü yaparken, Altan Sabah'ın spor müdürü idi. İkimizin ortak noktası fazla dürüst olmamız. Ama ikimizi ayıran en büyük unsur da benim zaman içinde öğrendiğimi, yani politik davranma şeklini, Altan'ın hiçbir zaman benimsememiş olması. Altan, stratejik hamlelerde geri adım atma konusunda pek istekli değildir. Ama hayat da öyle değil. Siyahlarla beyazlar değil, griler de var. Ayrıldığımız konu o. O gazetedeydi. Ben hem gazeteyi, hem TV'yi biliyordum. Altan'ın ekran yüzü ve tanınmışlığı vardı, benim yoktu. Birbirimizi tamamladık. Geçiş süresinde"Verkaç" ve"4-4-2" markalarını oturttuk. Yola birlikte çıkmış olmamıza rağmen, ?Ben istifa ettim, gidiyorum' dedi. Sebebini söylemedi. Burada herkes şoke oldu."



Fox TV ailesini anlatırken ise yine tanıdığım teşbihleriyle bir Tosun Yavuz var karşımda?


"Bunca yaşanmışlıklarımdan edindiğim bir çok değeri burada uygulama fırsatı buldum. Yoksa şu anda çok büyük kazanımlar değil sorun. Hayatla ilgili ekonomik sorunum yok. Evim var, eşim çalışıyor. Bazılarının ütopya dediği tarzı burada uygulama şansı buldum. Ben dahil servisimiz 13 kişi. Biri diğerine benzemez. Ama ortak noktalarımızı ve aynı şekilde düşünme yetilerini geliştirdik. Sen geldiğinde toplantıdaydık. Herhalde Babıali'de 'bitsin de gidelim' denmeyecek tek toplantı bizimkidir.

İki kişinin dahi sorunu varsa aile meclisinde ortaya koyarız. Bizim ailemiz burası. Ailemizden fazla görüyoruz birbirimizi. Neden, niçin sorgulanır. Özür dilemesi gereken özür diler, el sıkışırlar. Bize en fazla getirisi nedir diye kararını verir, birlikte uygulamaya geçeriz. Biz de altyazı geçmeye başladığında tüm ekip detayları bilir. Bu kelimeyi çok haz etmiyorum ama yaptığımız işin namusunu herkesin eline vermişimdir. Gizli bir şey yoktur. Herkes her şeyi bilir. 

Çok sık toplantı yaparım. Kardinal seçimleri gibi bir ara veririz, yemek yenir vs.. Sonra yeniden toplanır, sonuç alırız. FIFA kokartlı 8 hakemi ağırladığımız yayınımızda montajcımızın, ?Rüyamda Selçuk Dereli beni kovalıyordu' sözleri çıkış noktamız oldu. İzleyen bunu bilmez ama biz böyle bir ekibiz..."

"EN FAZLA HABER VEREN SPOR PROGRAMIYIZ"

- FOX'un yola çıkarken hedefi neydi. Şu an hedeflediğiniz noktada mısınız?
"Açık söyleyeyim, hiçbir işimde, 'Hedefime ulaştım' demedim. Yolumuz doğru, biz haberci kökenliyiz. Biz şu anda Türkiye'de en fazla haber verilen spor programını yapıyoruz. Haberlerimizin hepsi doğrudur.

- Spor basınında böyle bir yara var. Spor sayfalarında ya da spor gazetelerinde okuduysa haberi sorguluyor. Medyaya karşı vatandaşın zaten dudak büker bir hali var. Bunu istatistikler gösteriyor, benim fikrim değil. Siz bu kriterlerin arasında yer almamak için hassasiyet var anlaşılan...

"Bu tip yıpranmalardan çok çektiğim için benim servisimde, (Altan'ın döneminde de ?onun da karakteri aynıdır) mesleki süslemeler olabilir ama haberlerimizde, yalan asla olmaz."

- Sizden bir Beşiktaş yorumu istesem. Bunca yıldır, Beşiktaş'ın içindeki biri olarak, Beşiktaş yorumunuz nasıl olurdu?
"Futbolda çalışmak çok önemlidir ama bazı şeylerin şansta etkisi olduğuna inanıyorum. Şans meleklerinin bir şekilde yanınızda olması gerekir. Yüzde 40'ı şanstır. Geri kalan taraftar, seyirci, hava şartları vs... Bu konuda Beşiktaş'ta büyük bir şanssızlık var. Bazı hatalar var tabii.. Yıldırım Demirören arkadaşımdır. Beşiktaş'ı sevmediğini kim iddia edebilir?

Ama hata yine Yıldırım'da başlıyor. Yakınındaki insanlara çok inanıyor. Sorgulama konusunda sanıyorum eksiklikleri var. Başkaları kötü niyetlerinin neticesini Yıldırım'da mı aramak lazım? Süleyman Ağabey'den (Seba) örnek vereyim. Senin de çalıştığın dönemde Fotomaç'ta yazı yazmıştım. Süleyman Ağabey beni ciddi yerlere şikâyet etti.

Yazım, 'Süleyman Ağabey kerakeni (Erkeklerin gece giydikleri yatak entarisi ? Sporx) kaldır, altındakileri göreyim' adını taşıyordu. Süleyman Ağabey'in yanındaki 3-5 kişi yüzünden Süleyman Ağabey kötü olurdu. O da Süleyman Seba idi. Anlatabiliyor muyum? Yıldırım Beşiktaş'ın faydasına olacak şey için gece uykuları kaçar. Ama inandığı insanlardan bazılarının çok ciddi hataları var. Fatura kaptana kesilir..."



- Devamlı oluyor?

"Bir defa kandırırsınız. İki defa tamam da, üçüncü kez... İşte, Yıldırım'ın kişiliğiyle ilgili. Yıldırım, iyi niyetinin kurbanıdır. Bunu kendisine de söyledim. Bana, 'isim ver' dedi.  'Ben nasıl isim veririm? Ama dikkat et. Bunu sen çözeceksin' dedim."

"BEŞİKTAŞ'IN BİR GIUNTİ'YE İHTİYACI VAR"

- Beşiktaş'ın Avrupa'dan ardından, kupadan çekilmiş olması lig için avantaj mıdır?
"Futbolun temel kurallarıyla ilgili tespit yapılmalı. Beşiktaş şu ana kadar bir Giunti bulamadı. Bir Mehmet Aurolio yok Beşiktaş'ta. Takımın orta sahasında hem rakibe karşı kesici olacak, hem de topu müspet olarak oyuna sokabilecek, liderliği üstlenebilecek bir kurmaya ihtiyacı var. Orta saha demek hem forvet, hem defans demektir. Orta saha iyi değilse defans sürekli pozisyon yer. Mesela Sergen vardı. Ama şimdi ne Sergen, ne Giunti var."

- Ertuğrul Sağlam, Beşiktaş için doğru bir tercih miydi?
"Herkesin görüşü bu konuda ortak açık söyleyeyim. Kiminle konuşsam farklı bir şey söylemiyor: Ertuğrul iyi bir insan."

- Yıldırım Bey de iyi bir insan...
"İşte yanıt burada yatıyor!.."

- Daha önce yaşanan bir Rıza Çalımbay vakası var.
"Ben ne demek istediğini anladım. Kendimden örnek vereyim. ?Toplantıda herkesin fikrini alıyorum' dedim ya... Sonunda kararı ben veriyorum. Rıza da sadece kendi bildiklerinin doğru olduğunu düşünüyordu. Ama ona doğru bildiklerini uygulama şansı vermediler. Doğru insanlarla konuşup, o insanlardan doğru fikirler alabilseydi, doğru adımlar atar, uygulayabileceği işler yapardı. Bunu çocuklara da anlatırım. Bir doğrular var, bir de hayatın gerçekleri. Doğrularla gerçekler genellikle zıt tabanlıdır. Doğrular ansiklopedilerde, gerçekler hayatta. Onu düstur edinerek gerçeklere yön vermeye çalışacaksınız. Ama gerçeklerden ayrılırsanız, melankolik bir canlı türü olarak hayatı devam ettiriyorsunuz."
 
- Ekrandaki spor programlarının tribündeki şiddeti körüklediğine inanıyor musunuz?
"Türkiye'de futbolun konuşma ortamının olduğu yerde tartışmanın çıkmadığı yer var mı?"

- Erkekler varsa var tabii!..
"Fanatik bir bayan varsa da vardır."

- Aklı selim taraftar diyelim o halde.
"Bak doğrulardan bahsediyorsun. Çok cüzi bir rakam. Bu bizim genlerimizde var. Türk insanıyız yapımız böyle. Herkes buna sportif bir olay olarak bakıyor. Bu spor değil, hayatın kendisi. Gerçeği görelim. Bu işin içinde ekonomi var, sosyoloji var, psikoloji var. Coğrafi etkileri dahi var. Sadece sportif tarafıyla centilmenlik gibi evrensel kuralları koyarak çözmeye çalışırsan çözemezsin. Adam maç seyretmeye deşarj olmak için gidiyor. Diğer ülkelerden niye geliyorlar. Bu farkı ortaya koymadan nasıl çözersin. Ekonomik durumunu, kültür seviyesini çözmeden olmaz. Ne polisiye tedbirlerle ne yasayla mümkün değil. Bu ülkeyle gelişecek."

Yıllar sonra bir araya gelişin ardından Tosun Yavuz ile keyifli bir sohbeti sizlerle paylaşmaya çalıştım.   FOX TV spor ailesinin konuğu olarak hayli keyifli bir sohbet ve dostça bir yaklaşım gördüm.

Sohbetimizin ardından fotoğraf çekimi sırasına FOX ailesi ile poz veriyoruz.
Hayli neşeli bir çekim yaşıyoruz.
Tüm ekip bir arada?
Birbirleriyle tatlı atışmalar eşliğine hep birlikte objektiflere gülümsüyoruz.
Onların işi reytingle? Umarım yüzleri hep güler ve reytingleri her daim gönüllerince olur.

Benim mi?
Çok kolay...
Okuyucularımın röportajlarımın ardından ?elinize sağlık' mesajları ya da gelen ?çok güzel röportaj olmuş' yorumları beni mutlu etmeye yetiyor bile?
Her şey herkesin gönlünce olsa, kimin ne derdi olur ki!..

Röportaj: Saadet ÖZCAN

Tümü
 Reklam 
  • PUAN DURUMU
  • FİKSTÜR
  • STSL
  • 1.Lig
  • İng
  • Alm
  • İsp
  • İta
  • ŞL
  • AL
  • KL
TakımlarOGBMAYP
1 Galatasaray 18 13 4 1 40 13 43
2 Fenerbahçe 18 12 6 0 42 16 42
3 Trabzonspor 18 11 5 2 35 21 38
4 Göztepe 18 10 5 3 24 10 35
5 Beşiktaş 18 9 5 4 31 22 32
6 Başakşehir 18 7 5 6 29 19 26
7 Samsunspor 18 6 8 4 23 21 26
8 Gaziantep FK 18 6 6 6 25 31 24
9 Kocaelispor 18 6 5 7 16 19 23
10 Alanyaspor 18 4 9 5 18 18 21
11 Gençlerbirliği 18 5 4 9 22 25 19
12 Rizespor 18 4 6 8 21 27 18
13 Konyaspor 18 4 6 8 22 30 18
14 Antalyaspor 18 4 4 10 16 31 16
15 Kasımpaşa 18 3 7 8 14 24 16
16 Kayserispor 18 2 9 7 16 34 15
17 Eyüpspor 18 3 5 10 11 25 14
18 Karagümrük 18 2 3 13 15 34 9