Fener gezer Bünyamin gezmez!

"Fenerbahçe bu galibiyeti hak etmedi mi? Etti. Fenerbahçe iyi oynadı mı? Düşen takımdan üç gol yiyorsa bunu da sorgulamak gerek."

Haber; Sporx.com Yazarlar
Fener gezer Bünyamin gezmez!
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
25 Nisan 2011 10:35
Hakemlerin hatalarını sıvayan ve Fenerbahçe'yi her zaman destekleyen yayıncı kuruluşun
ortaya karışık konuşan hakem yorumcusu Markus Merk bile ‘ben bu penaltıyı vermem'
diyorsa yazık oldu Bucaspor'a…
İşin bir de öbür tarafı var; düşen takımı bile zor yenen lider şampiyonluk yolunda gezerse…
O zaman da;
Fener gezer, Bünyamin Gezmez!
Bucaspor maçının manşeti budur.

Fenerbahçe de şampiyon olursa bu Fener'i de Avrupa'da gezdirmezler!
Oranın hakemleri böyle penaltı vermez.
Bunu da ben demiyorum Markus söylüyor.
Onun için Bünyamin Gezer de Avrupa'da gezemez!

Dahası var;

Kasıt olmayan bir pozisyonda Bucasporlu Ediz'in koluna çarpan topun penaltı verilmemesi
için Allah korusun Ediz'in sağ kolunun olmaması mı lazım!
Ediz'e verilen sarı kart da herhalde penaltıyı pekiştirmek içindi…

Bitmedi;
Çizgideki yardımcı hakem burnunun dbindeki topun ele çarpması olayında bayrak
çekmiyor. Pozisyonun devamında köşe gönderine doğru bayrak aşağıda koşmaya devam
ediyor. Ne zaman ki Bünyamin biraderimin kolunun penaltı noktasına açıldığını görüyor, o
zaman aut çizgisindeki yerine koşuyor.
Bütün bunları ben uydurmuyorum; kameralar söylüyor.

Daha da ötesi;
'3-1'den sonra maçta tutunacak tek şey 2. golü bulmaktı. 2. golü bulduktan sonra futbolcu
arkadaşlarım maçı ne kadar istediklerini sahada gösterdiler.'
Bunları da söyleyen ben değilim, Fenerbahçe'nin hocası Aykut Kocaman.

Oysa maçı Fenerbahçeli futbolculardan çok Bünyamin Gezer kazanmak istedi.
Sonuçta 5-3'lük galibiyetle Fenerbahçe liderliğe oturdu.

Kalite farkı derseniz, doğrudur

Bucaspor'un hakkının yendiğini yazdıktan sonra maçın tamamına geçelim.
Başa baş bir maç oynandı. Bucaspor ikinci yarıda 3-1 öne geçtikten sonra maçı kaybediyorsa
bu doğrudan Fenerbahçe'nin kalite farkıdır.
Bir tarafta Alex, Gökhan Gönül, Santos, Yobo, Emre…
Öte yanda Abdülkadir, Musa Aydın, Ediz, Leko, Ragıp, Mendy…
Bir de sarı-lacivert formanın ağırlığını koyarsanız Fenerbahçe'nin direnci ve maçı
kazanmaktaki gayreti maçın sonucunun doğruluğunu ispatlar.


Alex
bu maçta çok gözükmedi. Etkinliği de azdı ama iki kez sahneye çıktı, hatta üç kez.
Fenerbahçe de maçı aldı götürdü;
Alex'in attığı net vuruşlu penaltı, farkı bire indirdiğinde Bucaspor zaten kopmuştu! Bu penaltı
çok önemli bir vuruştu Alex tereyağından kıl çeker gibi kaleciyi de terse yatırarak golü attı.
Arkasından; Galatasaray maçında olduğu gibi savunmanın arasından yükselip kafayı vuran
Alex maçtaki ikinci golünü de attı.

Alex, Emre'nin attığı mükemmel golde verdiği pasla da görünmez adam olarak takımına en
büyük katkıyı yapan oluyordu.
İşte kalite farkı buradan başlıyor.
Bu yıl ligde bir Alex'i olan takım bile yok.
Onun için de Fenerbahçe gibisi yok.

Fenerbahçe son dört haftaya lider girdi. Düne kadar avantaj Trabzon'undu bugün avantaj
Fenerbahçe'nin.
Fenerbahçe gibi bir takım bundan sonra liderliği bırakmaz.
Son maçta şampiyonluk verdiğini unutmayın diyenlere sesleniyorum;
Fenerbahçe'nin deneyimi ve kadrosu bundan sonra zor puan kaybeder.
Bucaspor maçında zorlanması rakibi küçümsediğinden ve de Fener savunmasının
hatalarından. Gerçi Bucaspor'un golleri hakemin ikramı olarak değil rakibin pozisyon
hatalarından hep göstere göstere geldi ama bunu söylersen Fenerli kızıyor.
Futbol gerçeği de burada yatıyor.

Fenerbahçe bu galibiyeti hak etmedi mi?
Etti.
Fenerbahçe iyi oynadı mı?
Düşen takımdan üç gol yiyorsa bunu da sorgulamak gerek.
Ama Fenerlinin bu alışkanlığı olmadığı için akıllı herkesi o sorgular, aptal yandaşların da
gazına gelir.

Abdülkadir ve Güiza

Abdülkadir'in golleri Fener'i boşluğa düşürdü. Bu genç, fırsatları kaçırmadı ve takımına
büyük bir avantaj sağladı. 67'de oyundan alınması hata idi.
Abdülkadir rakibini rahatsız etmiş ve Fener onu kontrole mecbur kalmıştı bu da Fener'in
savunmadan vazgeçemeyeceği şartını getiriyordu.
Ne zaman ki Abdülkadir oyundan çıktı, Fener rahatladı.

Güiza başka bir olay. Çaresizliğin getirdiği golcü mü, şansın yardımı himmet mi, ilahi
adaletin tecellisi mi?
Bence üçüncüsü…
Güiza golü attığı vakit sevindim. Çünkü Güiza Fenerbahçe'nin Alex'ten sonra en efendi
oyuncusuydu… Emre gibi tekmesi, sillesi, tokadı, parmakla tehdidi ve de rakibi oyundan
attırmak için yerde sekiz kere kıvranmak gibi kötü niyeti yoktu… Ve de çok ezildi Fener'de!
Golü Güiza atınca dedim Fenerbahçe kazanacak.
Neden?
Allah öyle istiyor.

Gezer de isteyince lider değişti
Mucize gerçekleşti.
Sevinç bu kez üç dakika sürmedi, ama 3-1 de herkes korktu!
Ali Koç bile; Hop oturup hop kalktık. İlk yarı ile ikinci yarı arasında siyahla beyaz kadar fark
vardı' diyorsa o fark ve bu laf sağda solda gezer o zaman…

Fenerbahçe'nin Saraçoğlu'nda Bursaspor'la golsüz beraberliği üzerine yazmamıştım.
Hani Fenerli üzülmesin diye…

Bu kez galipken yazıyorum.

Dediklerimi dikkate alıp dört maç daha üzülürlerse üç dakikalık sevinci aşarlar.
Fenerbahçe iyi takım ama iyi oynamıyor.
Aykut Hoca korkak davranıyor.
Bu takımda savunmada kim oynarsa oynasın fark etmiyor.
O zaman kes Yobo, Santos, Cristiandan ikisini. Koy; Stoch, Dia, Güiza'dan ikisini.
Bunu bilmek için hoca da olmaya Fenerli de olmaya gerek yok.
Akıllı ol yeter.
Eh yani…


Tümü
TÜMÜ