Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
İŞARETLE
Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, asırlardır süren geleneğiyle yalnızca pehlivanların mücadelesine değil, ustaların bıraktığı mirasa da ev sahipliği yapıyor.
Bu yıl 665'incisi düzenlenecek organizasyonda kispet giyip çayıra çıkacak yüzlerce pehlivan, rakibini yenmenin yanı sıra adını Kırkpınar'ın unutulmazları arasına yazdırmak için mücadele edecek.
EFSANELERİN İZİ ER MEYDANINDA
Ellerine kına yakarak meydana çıkan pehlivanlar, cazgırın duası, davul ve zurnanın sesiyle çayıra yürürken Kırkpınar tarihine damga vuran başpehlivanların izlerini de taşıyor.
Kel Aliço'nun mücadeleci ruhu, Koca Yusuf'un dünyaya yayılan gücü, Adalı Halil'in mertliği ve Kurtdereli Mehmet'in vakarı, bugün genç pehlivanların ilham aldığı değerler arasında yer alıyor.
KIRKPINAR SADECE SPOR DEĞİL
Er meydanında kimi zaman cazgırın manilerinde, kimi zaman pehlivanların niyet duasında anılan bu isimler, yağlı güreşin yalnızca bir spor değil, aynı zamanda ahlak, gelenek ve karakter meselesi olduğunu hatırlatıyor.
Yağlı güreşin hafızasında derin izler bırakan Kel Aliço, Koca Yusuf, Adalı Halil ve Kurtdereli Mehmet Pehlivan, bilek güçlerinin yanı sıra duruşları, tevazuları ve er meydanındaki vakarıyla da anılıyor.
Kimi pehlivan Kel Aliço'nun mücadeleci ruhundan ilham alıyor, kimi Koca Yusuf gibi dünyaya nam salmanın hayalini kuruyor. Kimi Adalı Halil'in mertliğini örnek alırken, kimi de Kurtdereli Mehmet'in "Ben her güreşte arkamda Türk milletinin bulunduğunu düşünürüm." sözünde ifadesini bulan sorumluluk bilinciyle çayıra çıkıyor.
KEL ALİÇO: USTALARIN USTASI
1844 yılında Plevne'de doğan Kel Aliço, Deliorman bölgesinin sert havasıyla güçlendi. Kırkpınar'da gösterdiği performansla sarayın dikkatini çeken Aliço, Sultan Abdülaziz'in pehlivanı Kavasoğlu İbrahim'e rakip bulunması amacıyla başlatılan süreçte saraya gitti.
Güreşteki maharetiyle saray başpehlivanı olan Kel Aliço, Kırkpınar'da başpehlivanlığı 27 kez üst üste kimseye kaptırmadı.
"Ustaların ustası" olarak bilinen Kel Aliço, el ense ve tırpan ustalığıyla anıldı. Saçının azlığı nedeniyle "Kel", güreşteki sertliği nedeniyle "Gaddar" lakaplarıyla tanınan Aliço, 75 yaşında daha sonra adı verilecek İpsala'nın Kel Aliço pehlivan köyünde vefat etti.
KOCA YUSUF: DÜNYAYA NAM SALAN PEHLİVAN
Bugün Bulgaristan sınırları içinde yer alan Şumnu'da 1857 yılında doğan Koca Yusuf, ilk güreş eğitimini Yusuf Pehlivan, Dursun Pehlivan ve Kel İsmail'den aldı.
Kırkpınar'a ilk kez 1882 yılında katılan Koca Yusuf'un ünü zamanla Fransa ve Amerika'ya kadar ulaştı. Güreşleriyle geniş kitleler tarafından tanınan Koca Yusuf, 1898'de Amerika'daki güreşten dönerken bindiği geminin Sable Adası'nda batması sonucu yaşamını yitirdi.
Kaynakta, "Türk gibi güçlü" sözünün Koca Yusuf'un güreşlerini izleyen Fransızların deyimleri arasına girdiği belirtildi.
ADALI HALİL: EDİRNE ASLANI
1866 yılında Adaiçi köyünde doğan Adalı Halil, güreşe harman yerinde akranlarını yenerek başladı. Daha sonra köy düğün meydanlarında ve Kırkpınar'da boy gösterdi.
Kel Aliço ile yaptığı 5,5 saatlik güreş, onun Aliço'nun çırağı olmasının yolunu açtı. Kel Aliço'dan öğrendiği taktiklerle hem yurt içinde hem yurt dışında önemli güreşlere çıkan Adalı Halil, 18 kez Kırkpınar Başpehlivanı oldu.
"Sultanın Aslanı" ve "Edirne Aslanı" unvanlarıyla anılan Adalı Halil, Koca Yusuf'un yurt dışındaki namını sürdüren isimlerden biri oldu. Güreşi bıraktıktan sonra Edirne Tütün İdaresi'nde görev yapan Adalı Halil, 1927'de vefat etti.
KURTDERELİ MEHMET: SORUMLULUK BİLİNCİNİN SEMBOLÜ
Kurtdereli Mehmet, 1872 yılında o dönem Osmanlı toprağı olan, bugün ise Bulgaristan sınırları içinde kalan Tırnova'da doğdu.
Adalı Halil ve Kara Osman'ı 1899 Kırkpınarı'nda yenerek başpehlivan olan Kurtdereli Mehmet, Avrupa'da da güreşti ve dünya şampiyonu oldu.
Sultan 2. Abdülhamit ve Sultan Mehmet Reşat tarafından madalya ile ödüllendirilen Kurtdereli, 1911 yılında Taksim Talimhane Güreşleri'nde rahatsızlıklarına rağmen İngiliz, Hollanda ve Macar güreşçileri yenerek "Cihan Şampiyonu" unvanını kazandı.
Güreşten sonra başhakemlik yapan Kurtdereli'nin Anadolu Ajansına verdiği mülakatta kullandığı, "Güreşirken bütün Türk milletini arkamda hisseder ve onun şerefini korumak için her şeyi yapardım. Ve sanki bütün Türk milletinin kuvvetinin arkamdan dayandığını hissederdim." sözleri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından da takdir edildi.
GELENEĞİ YAŞATAN İSİMLER
Kel Aliço, Koca Yusuf, Adalı Halil ve Kurtdereli Mehmet'in yanı sıra Filiz Nurullah, Hergeleci İbrahim, Çolak Mümin Molla, Er Sultan, Filibeli Kara Ahmet, Hançoğlu İbrahim, İpçi Hüseyin, Kara Ahmet, Katrancı Mehmet, Kavasoğlu İbrahim, Kazıkçı Kara Bekir, Nakkaşlı Eyüp ve Şamdancıbaşı Kara İbo da yağlı güreş camiasında anılan isimler arasında yer alıyor.
Cazgırların dualarında, ustaların nasihatlerinde, genç pehlivanların hedeflerinde ve seyircilerin hafızasında yer bulan bu efsaneler, Kırkpınar'ın ruhunu canlı tutmayı sürdürüyor.
Bu yıl 665'incisi düzenlenecek organizasyonda kispet giyip çayıra çıkacak yüzlerce pehlivan, rakibini yenmenin yanı sıra adını Kırkpınar'ın unutulmazları arasına yazdırmak için mücadele edecek.
EFSANELERİN İZİ ER MEYDANINDA
Ellerine kına yakarak meydana çıkan pehlivanlar, cazgırın duası, davul ve zurnanın sesiyle çayıra yürürken Kırkpınar tarihine damga vuran başpehlivanların izlerini de taşıyor.
Kel Aliço'nun mücadeleci ruhu, Koca Yusuf'un dünyaya yayılan gücü, Adalı Halil'in mertliği ve Kurtdereli Mehmet'in vakarı, bugün genç pehlivanların ilham aldığı değerler arasında yer alıyor.
KIRKPINAR SADECE SPOR DEĞİL
Er meydanında kimi zaman cazgırın manilerinde, kimi zaman pehlivanların niyet duasında anılan bu isimler, yağlı güreşin yalnızca bir spor değil, aynı zamanda ahlak, gelenek ve karakter meselesi olduğunu hatırlatıyor.
Yağlı güreşin hafızasında derin izler bırakan Kel Aliço, Koca Yusuf, Adalı Halil ve Kurtdereli Mehmet Pehlivan, bilek güçlerinin yanı sıra duruşları, tevazuları ve er meydanındaki vakarıyla da anılıyor.
Kimi pehlivan Kel Aliço'nun mücadeleci ruhundan ilham alıyor, kimi Koca Yusuf gibi dünyaya nam salmanın hayalini kuruyor. Kimi Adalı Halil'in mertliğini örnek alırken, kimi de Kurtdereli Mehmet'in "Ben her güreşte arkamda Türk milletinin bulunduğunu düşünürüm." sözünde ifadesini bulan sorumluluk bilinciyle çayıra çıkıyor.
KEL ALİÇO: USTALARIN USTASI
1844 yılında Plevne'de doğan Kel Aliço, Deliorman bölgesinin sert havasıyla güçlendi. Kırkpınar'da gösterdiği performansla sarayın dikkatini çeken Aliço, Sultan Abdülaziz'in pehlivanı Kavasoğlu İbrahim'e rakip bulunması amacıyla başlatılan süreçte saraya gitti.
Güreşteki maharetiyle saray başpehlivanı olan Kel Aliço, Kırkpınar'da başpehlivanlığı 27 kez üst üste kimseye kaptırmadı.
"Ustaların ustası" olarak bilinen Kel Aliço, el ense ve tırpan ustalığıyla anıldı. Saçının azlığı nedeniyle "Kel", güreşteki sertliği nedeniyle "Gaddar" lakaplarıyla tanınan Aliço, 75 yaşında daha sonra adı verilecek İpsala'nın Kel Aliço pehlivan köyünde vefat etti.
KOCA YUSUF: DÜNYAYA NAM SALAN PEHLİVAN
Bugün Bulgaristan sınırları içinde yer alan Şumnu'da 1857 yılında doğan Koca Yusuf, ilk güreş eğitimini Yusuf Pehlivan, Dursun Pehlivan ve Kel İsmail'den aldı.
Kırkpınar'a ilk kez 1882 yılında katılan Koca Yusuf'un ünü zamanla Fransa ve Amerika'ya kadar ulaştı. Güreşleriyle geniş kitleler tarafından tanınan Koca Yusuf, 1898'de Amerika'daki güreşten dönerken bindiği geminin Sable Adası'nda batması sonucu yaşamını yitirdi.
Kaynakta, "Türk gibi güçlü" sözünün Koca Yusuf'un güreşlerini izleyen Fransızların deyimleri arasına girdiği belirtildi.
ADALI HALİL: EDİRNE ASLANI
1866 yılında Adaiçi köyünde doğan Adalı Halil, güreşe harman yerinde akranlarını yenerek başladı. Daha sonra köy düğün meydanlarında ve Kırkpınar'da boy gösterdi.
Kel Aliço ile yaptığı 5,5 saatlik güreş, onun Aliço'nun çırağı olmasının yolunu açtı. Kel Aliço'dan öğrendiği taktiklerle hem yurt içinde hem yurt dışında önemli güreşlere çıkan Adalı Halil, 18 kez Kırkpınar Başpehlivanı oldu.
"Sultanın Aslanı" ve "Edirne Aslanı" unvanlarıyla anılan Adalı Halil, Koca Yusuf'un yurt dışındaki namını sürdüren isimlerden biri oldu. Güreşi bıraktıktan sonra Edirne Tütün İdaresi'nde görev yapan Adalı Halil, 1927'de vefat etti.
KURTDERELİ MEHMET: SORUMLULUK BİLİNCİNİN SEMBOLÜ
Kurtdereli Mehmet, 1872 yılında o dönem Osmanlı toprağı olan, bugün ise Bulgaristan sınırları içinde kalan Tırnova'da doğdu.
Adalı Halil ve Kara Osman'ı 1899 Kırkpınarı'nda yenerek başpehlivan olan Kurtdereli Mehmet, Avrupa'da da güreşti ve dünya şampiyonu oldu.
Sultan 2. Abdülhamit ve Sultan Mehmet Reşat tarafından madalya ile ödüllendirilen Kurtdereli, 1911 yılında Taksim Talimhane Güreşleri'nde rahatsızlıklarına rağmen İngiliz, Hollanda ve Macar güreşçileri yenerek "Cihan Şampiyonu" unvanını kazandı.
Güreşten sonra başhakemlik yapan Kurtdereli'nin Anadolu Ajansına verdiği mülakatta kullandığı, "Güreşirken bütün Türk milletini arkamda hisseder ve onun şerefini korumak için her şeyi yapardım. Ve sanki bütün Türk milletinin kuvvetinin arkamdan dayandığını hissederdim." sözleri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından da takdir edildi.
GELENEĞİ YAŞATAN İSİMLER
Kel Aliço, Koca Yusuf, Adalı Halil ve Kurtdereli Mehmet'in yanı sıra Filiz Nurullah, Hergeleci İbrahim, Çolak Mümin Molla, Er Sultan, Filibeli Kara Ahmet, Hançoğlu İbrahim, İpçi Hüseyin, Kara Ahmet, Katrancı Mehmet, Kavasoğlu İbrahim, Kazıkçı Kara Bekir, Nakkaşlı Eyüp ve Şamdancıbaşı Kara İbo da yağlı güreş camiasında anılan isimler arasında yer alıyor.
Cazgırların dualarında, ustaların nasihatlerinde, genç pehlivanların hedeflerinde ve seyircilerin hafızasında yer bulan bu efsaneler, Kırkpınar'ın ruhunu canlı tutmayı sürdürüyor.

















