Boston Celtics LogoNew York Knicks LogoPhiladelphia 76ers LogoBrooklyn Nets LogoToronto Raptors LogoDallas Mavericks LogoMemphis Grizzlies LogoHouston Rockets LogoSan Antonio Spurs LogoNew Orleans Pelicans LogoDetroit Pistons LogoMilwaukee Bucks LogoIndiana Pacers LogoChicago Bulls LogoCleveland Cavaliers Logo
Oklahoma City Thunder LogoUtah Jazz LogoMinnesota Timberwolves LogoPortland Trail Blazers LogoDenver Nuggets LogoAtlanta Hawks LogoWashington Wizards LogoCharlotte Hornets LogoMiami Heat LogoOrlando Magic LogoLos Angeles Lakers LogoSacramento Kings LogoLos Angeles Clippers LogoPhoenix Suns LogoGolden State Warriors Logo

Lakers ve Celtics , tekrar zirvedeler!

Los Angeles Lakers ve Boston Celtics, sezonun ilk bölümünde 10'ar galibiyete ulaşan ilk takımlar oldular. Bu takımların yıllardır gelen ezeli rekabetleri de düşünülünce, iki takımı da kısa süreliğine de olsa en tepede göreli biraz zaman geçmişti!

On maç, NBA sıralamalarına göz atmaya ve değerlendirmeler yapmaya başlanan geleneksel an olarak görülür.

NBA, yıllardan beri özlediği rekabeti tekrardan bir nevi yaşama şansına sahip. 1980'li yıllarda birçok kez NBA Finalleri'nde karşılaşan ekipler, en son 2000'li yılların sonlarında iki kez karşı karşıya gelmişlerdi. Şimdi ise, bunlara en yakın şahit olduğumuz durum, bu sezona ikisinin de 10 galibiyetle başlaması.

10 maçtan sonra, Los Angeles Lakers'ın cidden iyi olduğunu, Suns'ın düşündüğümüzden daha iyi ve Cavs'in de zayıf olmasına rağmen sıkı savaştıklarını söyleyebiliriz. Blazers'ın sıkıntıda olduğunu ve Pistons'ın da sıradanlığıyla birlikte karanlık bir tarihe yöneldiğini de ekleyebiliriz. Bunlardan bazıları 20 ya da 30 ve hatta 60 maçtan sonra değişecek, ancak çoğu 82 maçlık sezonda devam edecek.

Celtics, ligdeki en yüksek olan, 10 maçlık bir galibiyet serisinin içinde.

Savunmaları asıl endişe olmaya devam ediyor. Zannedilenden daha iyi olsa da, elit seviyede değil.

Celtics, 100 pozisyonda yenilen sayılar sıralamasında 12. sırada bulunuyor. Al Horford ve Aron Baynes'i geçtiğimiz yaz kaybettiklerini düşündüğümüzde, bu durum biraz şaşırtıcı. Daniel Theis bu alanda iş yapmaya başladı ve şut bloklama tehdidi haline geldi. NBA kariyerinde ilk defa geceleri 12-13 dakikadan fazla oynaması isteniyor.

Savunma ribaundlarında Celtics, ligin en kötü 10 takımı arasında. İlk haftalarda top çalma ve pas arası top kesmelerde başarılı oldukları için, top kaybı yüzdeleri düşüş göstermişti. Celtics, ilk şutları savunmada iyi bir iş çıkardığından, efektif şut yüzdesi savunmasında altıncı sırada yer alıyor.

MARCUS SMART ÇOK FARKLI!

Marcus Smart, Yılın Savunmacısı tartışmalarına erken girecek bir performans sergiliyor. Hücum faulü aldırmaya çalışmadığı zamanlarda, gevşek top sürenleri rahatsız ediyor ve pota altındaki uzunlara pasını iletiyor. Her zaman konuşulan, 1'den 4'e kadar her pozisyonu savunma olayını aslında gerçekleştiriyor ve ara sıra bu repertuvara 5'leri de eklemekten çekinmiyor.

Hücumda, Smart ortalamanın üstünde bir uzak mesafe şutörü haline gelen, hakkı pek verilmeyen bir driplingi olan ve bencil olmayan bir pasör haline geldi. Belki de en önemlisi, bu dış oyuncu yoğunluğu bulunan ekip için, benchten gelme veya ilk beş başlama konusunda hiçbir sıkıntı yaşamaması. Smart, kariyerinde tam olarak kim olduğunu ve ne yaptığını bir noktaya ulaşmış durumda ve bu tarz şeyler onu rahatsız etmiyor.

Teknik olarak takımın en iyi oyuncusu olmasa bile, Celtics'in en değerli oyuncusu olduğu söylenebilir. Takımın en iyi oyuncusu ünvanı, Kemba Walker veya Gordon Hayward'a ait olabilir. Bazı geceler Jaylen Brown veya Jayson Tatum da olabiliyor. Bu dörtlü artı Smart, Celtics'in ekibinin çekirdeğini oluşturuyor ve böylesi bir dış oyuncu ağırlıklı bir grubun, 82 maçta kazanma formüllerini sürdürüp sürdüremeyeceğini görmek büyüleyici olacak.

HERKESTEN EN AZ 18 SAYI!

Celtics'in ciddi anlamda yükseldiği alan, hücum tarafı. Dış skorerleri sayesinde, hücum reytinginde lig lideri konumundalar. Her dört oyuncu da ortalama en az 18 sayı ile oynuyor ve her maçta 14-18 arası şut atıyorlar. Bu, geleneksel Brad Stevens formülü üzerinde iki oyun kurucu ve mükemmel savunma ile bir araya gelmelerinin bir ürünü.

Walker, pozisyonlarını verimli bir şekilde değerlendiren bir yıldız olarak oynuyor. Hayward, sol eli kırılmadan önce, Celtics'in üç yaz önce Utah'tan aldığı oyuncu gibi oynuyordu. Brown, geçen sezon sahip olmadığı bir hücum özgürlüğü ve güveni ile, gelişmiş top hakimiyetini birleştirerek harika durumda. Tatum, ara sıra parlak performanslar gösterse de, genel anlamda biraz sıkıntı yaşıyor.

Bu takımda, hücumu taşımak için özellikle herhangi bir skorere dayanmaları gerekmiyor. Belki de bu sezon en merak edilen şey, herkesin sağlıklı olduğu zaman dördünün de ne kadar iyi oynayabildiği. Çünkü Hayward'ın şimdi sakat olmasıyla ve Tatum'ın geçenlerde yaptığı gibi ara sıra 1/18 isabetle oynamasıyla, bu özellik ön plana çıkıyor.

Celtics'ten ilk 10 küsür maç boyunca öğrendiklerimiz, sıkı oynadıkları ve evlerini iyi savunmaları. Ayrıca sezonun erken dönem sakatlıklarına rağmen takdire şayan bir beraberlik göstermeleri. Keşfedilecek çok daha fazla şey var, ancak kesinlikle kesin olan bir şey var - geçen sezonun kargaşaları geride kaldı ve bu tek başına onları ciddiye almak için bir neden.

LAKERS TARAFI!

Bir yıl önce, Los Angeles Lakers, LeBron James ile ilk sezonuna 4-6 ile başlamıştı. Daha sonra o dönemin Basketbol Operasyonları Başkanı Magic Johnson, bu yüzden ötürü başantrenörü Luke Walton'ı azarlamıştı.

Bir yıl sonra, Lakers sezona 10-2 serisiyle başladı ve bu, ligin en iyi iki serisinden biri konumunda (diğeri Boston). Johnson ve Walton çoktan gitti ve NBA'in üst üste altı sezonu boyunca önde gelen, takımın etrafını sarmış olan kaybetme kültürü de aynı şekilde gitmiş oldu.

Bunun nedenleri birkaç tane olabilir. Belki Magic'in istifası, ya da Walton'ın yollanması, belki de müzmin sakat olan Lonzo Ball ya da susmayan babası LaVar'dı.

Büyük olasılıkla, oyunun en iyi uzunlarından Anthony Davis'in ve birçok üçlükçünün, yepyeni bir kadroda buluşmasıydı.

Hangi sebep olursa olsun, bu takımın kesinlikle geçen yılki Lakers olmadığını söyleyebiliriz.

2019 Lakers, 2010 sezonunda NBA şampiyonluğunu kazanmış olan Lakers'ın, 2010-11 sezonuna 13-2 başlamasından beri en iyi sezon başlangıcı. O takımın kadrosunda Kobe Bryant, Pau Gasol, Lamar Odom, Metta World Peace ve Andrew Bynum bulunuyordu. Bu versiyon belki daha iyi bile olabilir.

BU YILIN ASIL FARKI: SAVUNMA!

Bu takım ile geçen yılki takım arasındaki en büyük fark, savunma.

2010-11 sezonu takımının hücum reytingi oldukça yüksekti, ancak savunmada 103.3 savunma reytingi ile altıncı sırada yer alıyordu. Buna karşın, geçen yılki Lakers ligde 108.9 savunma reytingi ile ligde 13. olmuştu.

Mevcut Lakers, NBA'de sezonun ilk ayına kadar savunmada reytinginde birinci sırada bulunuyor ve savunma reytingi 100'ün altında olan iki takımdan biri (Utah Jazz) konumunda.

Bu savunması devam ederse, Lakers, 2015-16 San Antonio Spurs'ten bu yana sezonu 100'ün altında bir savunma reytingi ile tamamlayan ilk takım olabilir.

Lakers'ın bu sezon savunmasını geliştirmesinin iki nedeni var: Biri yeni koç Frank Vogel. Luke Walton'ın aksine, Vogel'ın uzmanlığı her zaman savunma olmuştu. Vogel'in 2012 ve 2013 sezonlarındaki Indiana Pacers, ligde savunma reytinginde birinci olmuştu.

Lakers'ın savunmayı geliştirmesinin ikinci nedeni, yapılanan kadrosunun eski NBA savunma beşlerine girmiş olan oyunculardan oluşması. James'e ek olarak, Anthony Davis, Danny Green, Avery Bradley, Rajon Rondo ve Dwight Howard daha önce kariyerlerinde savunma beşleri üyeleriydi ve Howard üç kez Yılın Savunmacısı ödülünü kazanmıştı.

Geçtiğimiz sezonun Lakers'ı arada sırada boğucu bir savunma oyunu oynayabildiğini gösterebiliyordu. Ancak bu takımın sezonun şimdiye kadarki bölümünde gösterdiği seviyede ya da tutarlılıkta değildi.

Basit ve açık söylemek gerekirse: Lakers geçen sene bu şekilde maç kazanamıyordu.

YENMELERİ GEREKEN TAKIMLARI YENİYORLAR

2018-19 sezonu Los Angeles Lakers'ı, yenmeleri gereken takımlara karşı sıkıntı çekiyordu. Geçen yıl Lakers, NBA'in en kötü serisine sahip olan New York Knicks'e iki kez yenilmişti. Ayrıca iki kez Memphis Grizzlies'e, Washington Wizards'a, Cleveland Cavaliers'a, Atlanta Hawks'a, New Orleans Pelicans'a ve Phoenix Suns'a da kaybetmişlerdi. Bu, kazanma yüzdeleri .300 ve altında olan takımlara karşı 10 mağlubiyet oluyor.

Şimdiye kadar, Lakers bu sezon bu kategoride yenilmez konumda. Bu sezon mağlubiyetleri galibiyetlerinden fazla olan takımlara karşı 5-0 gidiyorlar. En büyük favori olan takımların bu takımlara karşı istikrarlı gidişi, şampiyonluk kalibresi takımı olduğunun işaretlerinden biri.

Lakers'ın sezonu, henüz dörtte birden daha az gitmiş durumda, ancak kuşkusuz, bu takımın bir yıl önceki aynı Lakers takımı olmadığı çok açık. Bu durum, tabii ki beklenmeyen sakatlıklar ile dramatik bir şekile dönüşebilir, ancak bu takım Lakers ismini uçurumdan geri çıkardı ve bu da taraftarlarının heyecanlandığı bir şey.