"Bana bir top ve dört kişi yeter"

2011 NBA Draftı öncesi gösterdiği performansla ilk sıranın en güçlü adaylarından olmayı başaran Enes Kanter, Mustafa Burak Malçok'un kaleminden mercek altına alındı.

calendar 20 Haziran 2011 09:50
Haber: Sporx.com
'Bana bir top ve dört kişi yeter'
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.

Paylaş:



Yukarıdaki söz, hemen hemen herkesin 2011 NBA Draft’ında ilk dört içerisinde seçilmesine garanti gözüyle baktığı milli yıldızımız Enes Kanter’in 2009 yılında Medyaspor’a verdiği özel röportajdan bir bölüm.  Amerikan basınında her gün manşetleri süsleyen Enes Kanter’i Türk basketbol ailesine daha iyi tanıtmak için mercek altına aldık.

Enes Kanter içimizden yetişmesine karşın bizlere yabancı kalmış bir isim. Tam yeteneklerinin keskinleştiği ve dikkatleri üzerine toplamaya başladığı anda eğitimi için Amerika’nın yolunu tutarak gözlerden uzaklaştı. Bundan dolayı, altyapıya gönül vermiş kişiler hariç, Türkiye’de yeteneklerinin sınırlarını tam olarak bilebilen yok. Kendisi ise oyununun başlıca özelliklerini şöyle sıralıyor; Pau Gasol’un pota altı oyunları, Dirk Nowitzki’nin şutu ve Dwight Howard’ın sertliği...

Enes Kanter, 20 Mayıs 1992 tarihinde, şu an Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi olan babası Mehmet Kanter’in işleri nedeniyle İsviçre’nin Zürih kentinde dünyaya geldi. İlk olarak yine babasının işleri nedeniyle Van’da tanıştığı basketbola Ankara’da Samanyolu Koleji’nde devam etti. 2006 yılında Mersin’de düzenlenen Küçükler Türkiye Şampiyonası’nda Ülkerspor’un dikkatini çekti ve 7000 dolar, bir miktar top ve forma karşılığında İstanbul’un yolunu tuttu. Ülkerspor, Fenerbahçe Spor Kulübü ile ortak olunca sarı-lacivertli takıma geçen Enes, gerçek anlamda bir altyapı efsanesi olmaya burada başladı.

2007 yılında ISCAR Turnuvasında Yıldız Milli Takım ile ilk büyük başarısını kazandı ve turnuva MVP’si oldu.

2008 yılında, Genç Erkekler Türkiye Şampiyonası’nın en iyi pivotu ve ribaunt kralı olarak gittiği Avrupa U16 şampiyonasında, 8 maçta % 65.4 isabetle 22.9 sayı, 16.5 ribaunt, 1.5 blok ve 0,9 top çalma ortalamaları yakaladı.

Aynı yıl U18 Avrupa Şampiyonası’na da katılan Enes, yine 8 maçta % 66 ile şut atarak 19.1 sayı, 14.6 ribaunt, 1 blok ve 1.3 top çalma ile oynadı ve bu istatistikler onu diğer oyunculardan 1–2 yaş küçük olmasına karşın sayı krallığında 0.1 sayı farkla ikinci, şut yüzdesinde ikinci ve ribaunt krallığında önemli derecedeki bir farkla birinci yaptı. Turnuvanın MVP’si ve en iyi pivotu oldu.

2009 yılına gelindiğinde ise tekrar U18 Avrupa Şampiyonasında boy gösteren Kanter, yalnızca 4 dakika forma giyebildiği ve 2 sayı atabildiği Bulgaristan maçı haricinde 8 maçta 20,6 sayı ve 18.4 ribaunt ortalamalarıyla tamamladı.

16 YAŞINDA A TAKIM KADROSUNDA

Henüz 16 yaşındayken gençlerle çalışmayı sevdiğini bildiğimiz efsane koç Bogdan Tanjeviç, kendisini Fenerbahçe Ülker A takım kadrosuna dâhil etti. 16 Ekim 2008’de CASA TED Kolejliler maçıyla Beko Basketbol Ligi’nde, 30 Ekim 2008’de Alba Berlin maçıyla da Euroleage’de ilk kez A takım forması giydi. Aynı sezonda toplamda 9 kez rotasyonda kendine yer buldu.

2009 yılı Enes’in kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Vidmar’ın gönderilip Fenerbahçe Ülker pota altında önemli dakikalar alacağı düşünülürken, takımının ikinci kez sunduğu 5 yıllık teklifi reddetti. Ailesinin de desteğiyle eğitimini ve yabancı dil gereksinimini daha öncelikli tutarak Amerika Birleşik Devletlerine gitmek istediğini açıkladı. Hatta bu uğurda Yunanistan’ın basketbol devi Olympiakos’un yıllık 2.000.000 dolar değerindeki iki yıllık garanti kontrat teklifini de geri çevirdi. Açıkçası bu karar kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı ve bugün bile hala eleştirilir. Birçok otorite, Enes’in diğer Türk oyuncular Hidayet Türkoğlu, Mehmet Okur ve sonradan Semih Erden ve Ömer Aşık’ın açtığı yoldan, yani Euroleauge ve Milli Takım üzerinden NBA’de olması gerektiğini söylüyorlardı.  Fakat Enes Kanter, lise son sınıfı ABD’de okumak için yola çıktı.

Yine bu noktada Milli takımla ilgili sıkıntılar da yaşanmadı değil. Hatırlayacağımız gibi geçmişte Ersan İlyasova’nın da benzer nedenlerden ötürü bir dönem milli takımla arası açılmıştı. Özellikle EuroBasket 2009’da Kerem Gönlüm’ün yokluğunda pota altında önemli bir parça olabileceği düşünülen Enes, muhtemelen iletişim noksanlığı yüzünden milli takımdan uzak kaldı. Çünkü federasyon cephesi “çağırdık ama gelmedi / çağırsak da gelmezdi” noktası üzerinde durarak sorumluluğu oyuncunun ailesine atarken, aile de tam tersine bir teklifin gelmediğini, zaten altyapı düzeyinde defalarca milli takım forması giyen Enes’in A takımda da özveriyle mücadele edeceğini söyledi. Sonuç olarak biz basketbol severler Enes Kanter’i sırtında A milli takım formasıyla henüz izleyemedik.

BİR GÜNDE İKİ İNANILMAZ PERFORMANS

Amerika yolculuğunda sonra Stonerigde Prep School’u seçen Enes, saha içinde ortalığı birbirine katmaya devam etti. Özellikle aynı gün içerisinde çıktığı iki maçtan ilkinde 56 sayı, 26 ribaunt, 5 blok, 3 asist, ikincisinde 68 sayı, 51 ribaunt, 12 blok ve 18 asist yaparak dosta düşmana ben buradayım dedi. Fakat bu gelişme de bu seviyedeki bir oyuncunun Prep School’da, seviyesinin altındaki oyuncularla vaktini boşa harcadığı şeklinde yorumlara sebebiyet verdi. Oysa bir önceki yılın finali, ABD’nin en büyük spor kanallarından ESPN’de naklen yayınlaşmıştı. Bu pazarlamanın çok şey ifade ettiği bir piyasada önemli bir hamle olarak değerlendirilebilinirdi.

2010 yılı Enes Kanter için kolay geçen bir yıl olmadı. NCAA kariyerine başlamak için sabırsızlanan genç oyuncu ilk olarak tercihinin Washington Üniversitesi olduğunu açıklasa da Wildcats’in zaman zaman eleştirilere maruz kalmasına karşın “winner” olarak addedilen çalıştırıcısı John Calipari tarafından ikna edilip Kentucky Üniversitesinin yolunu tuttu. Fakat bu gelişme, Enes’in NCAA’de forma giyebileceği anlamına gelmiyordu, çünkü lig yöneticileri oyuncunun Fenerbahçe yıllarında maddi olarak harcamalarının üstünde kazanç sağladığı gerekçesiyle ligden men etti. Wildcats takımı itiraz etmiş olsa da yönetim kararının değiştirmedi ve maçlara çıkması yasaklanan Enes, yardımcı antrenör-oyuncu unvanıyla takımıyla çalışmalara katıldı. Sadece antrenman performansıyla bile takımının NCAA finallerine giden yürüyüşünde önemli pay sahibi oldu.   

Ancak 2010 yılında, Enes Kanter oynadığı tek resmi maçta öyle bir performans gösterdi ki yıllarca hafızalarda yer edeceğe benziyor. Birleşik Devletlerde her yıl Nike sponsorluğunda gerçekleştirilen ve lise dengi oyuncular arasındaki All-Star maçı olan Nike Hoop Summit organizasyonuna davet edilen Enes Kanter, maçı 34 sayı ve 13 ribaunt ile tamamladı ve bu organizasyonun sayı rekorunu kırdı. Önceki rekor şu günlerde zafer sarhoşluğu yaşayan Dirk Nowitzki tarafından 1998 yılında kırılmıştı.

CAVALIERS HAYRAN KALDI

Maalesef Amerika macerası genç yıldızımızın istediği gibi gitmedi. Planlana uyan belki de yegane olay 2011 sınıfının içinde yer almaktı ve draft’ın tarihi de geldi çattı. Özellikle Playoff yarışından kopan ve draft sıraları netleşen takımlar Enes’i test etmek için çalışmalara davet ettiler. Bunlardan en önemlileri tabii ki üst sıralardan seçim hakkına sahip takımlar; Cleveland Cavaliers (1. ve 4. sıra), Minnesota Timberwolves (2. sıra), Utah Jazz (3. sıra), Toronto Raptors (5. sıra) ve Washington Wizards (6. sıra) idi. Enes bu takımlar içerisinden Utah Jazz’ı ve Toronto Raptors’ı geri çevirdi. Net bir açıklama olmasa da bu kararda bu takımların gelecek için umut vermemeleri önemli bir etken olduğu düşünülüyor. Özellikle oyunculara sosyal yaşam itibariyle pek çekici gelmeyen ve Jerry Sloan sonrasında saha içinde de suların durulmadığı Utah ile Hidayet Türkoğlu’nun çok tatsız ayrıldığı, aynı şekilde başarı için pek ışık vermeyen Toronto’nun listeden silinmesi doğru kararlar olarak değerlendirilebilir. Bu kararın devamında yapılan “workout”larda özellikle Cleveland yöneticilerinin genç yıldızımızdan çok etkilendiğinin altını çizmekte fayda var.

Dilerseniz biraz da Enes Kanter’in artıları ve eksileri üzerinde duralım. Öncelikle genç yıldızımız, fiziksel olarak sınıfının en iyileri arasında gösteriliyor. Pek çok yazar Enes ile ilgili konuşurken ilk olarak söze bundan başlıyor. 19 yaşındaki Enes, 211 cm boyunda ve 117 kg civarında. Bu da pota altında hatırı sayılır bir “size” demek oluyor. Gelelim bu fiziği nasıl kullanabildiğine. Yapılan yorumlar genellikle ender yakalanan bir kombinasyona dikkat çekiyor: güç ve yumuşak eller. Enes Kanter, gücü, katı atletizmi, uzun kolları ve teması seven yapısıyla pota altını domine edecek bir oyuncu. Emekliliğinin ardından güreşçi olmak istediğini söylersek teması ne kadar sevdiğini daha net vurgulamış oluruz. Yukarıdaki istatistiklerde de görebileceğimiz gibi ribaunt sezgisi ilahi seviyede. Yani, fiziğin ön planda tutulduğu bir ligde pota altında ezilmeden, “Avrupa fundemantel’i” ve yüksek basketbol zekâsı ile fark yaratacaktır Enes Kanter.  Bu arada pota altı oyunlarına övgü yağdırırken yüzü dönük skor potansiyelini de es geçmemek gerekir. Zira yer yer 6 metreyi bulan bir şut menzili mevcut. Kısacası komple bir hücum silahından bahsediyoruz. Üstelik bunun yanında yeniden yapılanan takımlar için çok önemli bir özellik olan ve kültürümüzden gelen “efendilik” de tercih sebebi olacaktır.

Peki zayıf noktaları? Enes hakkında takımları düşündüren sadece iki nokta var. Birincisi yaşadığı ağır diz sakatlığı ve bunun neticesinde oluşan görece ayak yavaşlığı, ikincisi de malumunuz Prep School’dan beri uzun bir süredir profesyonel bir maçta bulunmayışı. Bunun yanında liderlik vasfı konusunda eksikliğinin olduğunu düşünen yorumcular da mevcut.

GÖNLÜ WIZARDS'TA

Pekâlâ, sadede gelirsek Enes Kanter sıralamada nerede kendine yer bulacak ve hangi takımda kendisini izleyeceğiz. Öncelikle oyuncumuzun gönlünde yatan aslanın Washington Wizards olduğunu söyleyelim. Bunda yine bir Calipari öğrencisi olan John Wall’ın olduğu takımda rahat edeceği düşüncesi olabilir. Fakat Amerikan “mock draft” sitelerine bakacak olursak Enes’in 6. sıradan seçim hakkı bulunan Washington’a kalmayacağı konusunda bir görüş birliği bulunuyor. Zira NBADraft.net gibi önemli bir siteye göre Enes Kanter, 14 Haziran tarihine dek ilk sırada bulunuyordu. Daha önceden de belirttiğimiz gibi Cleveland Cavaliers, yaptığı özel idmanlar sonucu aradığı pota altı oyuncusunun Enes Kanter olduğuna kanaat getirmiş durumda. Eğer ilk sıradan seçim haklarını 1992 doğumlu oyun kurucu Kyrie Irving’ten yana kullanmazlarsa Enes tarihe dahi geçebilir. Fakat en kötü ihtimalle dördüncü sıradan seçilerek bir başka oyuncumuz Semih Erden’in takım arkadaşı olacaktır. Tabii Minnesota’nın henüz karar vermediğini de belirtelim. Sonuç olarak çok büyük bir aksilik ya da skandal olmazsa Enes Kanter, Türk basketbol tarihinin en yüksek sıradan draft edilen oyuncusu olacak. Dileriz göğsümüzü kabartmayı bu en üst düzey sahnede de devam eder.


İNCELEME: Mustafa Burak Malçok
Tümü
 Reklam 
  • PUAN DURUMU
  • FİKSTÜR
  • STSL
  • 1.Lig
  • İng
  • Alm
  • İsp
  • İta
  • ŞL
  • AL
  • KL
TakımlarOGBMAYP
1 Galatasaray 18 13 4 1 40 13 43
2 Fenerbahçe 18 12 6 0 42 16 42
3 Trabzonspor 18 11 5 2 35 21 38
4 Göztepe 17 9 5 3 21 9 32
5 Beşiktaş 17 8 5 4 30 22 29
6 Başakşehir 18 7 5 6 29 19 26
7 Samsunspor 18 6 8 4 23 21 26
8 Gaziantep FK 18 6 6 6 25 31 24
9 Kocaelispor 18 6 5 7 16 19 23
10 Alanyaspor 18 4 9 5 18 18 21
11 Gençlerbirliği 18 5 4 9 22 25 19
12 Rizespor 17 4 6 7 20 24 18
13 Konyaspor 17 4 5 8 21 29 17
14 Antalyaspor 18 4 4 10 16 31 16
15 Kasımpaşa 18 3 7 8 14 24 16
16 Kayserispor 17 2 9 6 16 33 15
17 Eyüpspor 17 3 4 10 10 24 13
18 Karagümrük 18 2 3 13 15 34 9