Derbiye "yabancı" olmamak

Her ne kadar toplumsal bir arka planı olmasa da, Türkiye'de Galatasaray-Fenerbahçe derbisi demek her şeydir.

calendar 01 Mayıs 2008 08:14
Haber: Sporx.com Yazarlar
Derbiye 'yabancı' olmamak
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.

Paylaş:



Bir Galatasaray-Fenerbahçe derbisi daha geride kaldı. 2007-2008 sezonunun finali niteliğindeki bu derbinin galibi Galatasaray oldu. Üzerine çok yazıldı, çizildi. Teknik, taktik, psikolojik çok şey yazıldı, çizildi. Daha bir ay öncesinde manşetlerde "kral" ilan edilenler yerin dibine sokuldu, buna paralel yine bir ay öncesinde yerin dibine sokulanlar bu kez "kral" ilan edildi. Pek de şaşılacak bir durum değil esasında bu. Güce tapma, güçlünün yanında olma şeklindeki pragmatik tavır ne yazık ki her daim geçerli. İşler yolunda giderken hep pembe gözlük takma, alabildiğine iyimserlik, kişileri mitleştirme' Ama biraz sorunla karşılaşıldığında alabildiğine karamsarlık, olumsuz eleştiri, hatta küfür ve hakaret' Sırf spor dünyasında yaşanan bir olay değil bu. Siyaset dünyasında da böyle değil mi. Bugün iktidarda olan, nasıl kendini yıkılmaz görüp, zaaflarını hasır altı etmesini bilmiyor mu. Bunu o lider, parti, vb. iktidardan uzaklaşınca net bir biçimde görmüyor muyuz. Ona yönelik eleştiri yağmuruna, yerin dibine sokmalara tanıklık etmiyor muyuz. Bu anlamda şaşılacak fazla bir şey yok.

DERBİ DEMEK, HER ŞEY DEMEK
Madem derbiyle başladık derbiyle devam edelim. Geçtiğimiz günlerde tartışılan bir konu da Galatasaray'ın Fenerbahçe'yle oynadığı son üç maçtan da galip gelmesinin arkasında Türk oyuncuların çoğunlukta olduğu bir kadroya sahip olmasının ileri sürüldüğü görüştü. Her ne kadar bazı yazarlar bunu sığ bir görüş olarak niteleyerek, bu görüşe düz mantık yakıştırması yapsa da, ben yukarıdaki görüşle benzer şeyleri düşünüyorum. Ama bunu yaparken olayı Türklük boyutuna indirgeyen milliyetçi düşüncelerden kendimi ayırıyorum. Bir insanı diline, rengine ve dini inanışına göre ayrımcılığa tutan anlayış benden uzak olsun. Benim için o bireyin insani değerlere ne kadar yakın olduğu daha önemli çünkü. Bu ayrımı ortaya koyduktan sonra derbi konusundaki görüşümü dile getireyim: Evet derbiyi Galatasaray'ın kazanmasının en önemli nedeni ilk 11'indeki futbolcuların 10'unun Türk olmasıydı. Golü atan ismin Galatasaray'ın sahadaki tek yabancısının olması ise sonucu değiştirmez. Peki bu görüşü neye dayandırıyorum. Bu görüşü, Türk futbolcuların Türkiye'de Galatasaray-Fenerbahçe derbilerinin ne kadar önemli olduğunu yabancı futbolculara göre çok daha iyi bilmelerine ve kendilerini böylesi maçlara daha iyi hazırlamalarına bağlıyorum. Yabancı futbolcular için bu tür maçlar profesyonel futbol hayatında kazanılması gereken maçlardan birisidir, yalnızca biraz daha önemli. Oysa Türkiye'de Galatasaray ' Fenerbahçe derbisi her şeydir. Tüm sezonun hesabı çıkarılırken bu maç göz önüne alınır. Burada elde edilen üstünlük futbolcunun değerini artırır. Eğer derbilerde rakibine üstünlük sağlamışsan taraftarın gönlünü kazanırsın. Spor basınında senden iyi futbolcu yoktur. Hatta ve hatta bu galibiyetler sana milli takımın kapısını da açar. Örnek mi verelim. Derbilerde Alex'i kilitleyen Mehmet Topal'ı ele alalım. Tabii ki burada Mehmet Topal'ın hakkını yemek istemiyoruz. Ama şurası bir gerçektir ki Mehmet Topal bugün Selçuk Şahin'den daha iyi bir ön liberodur görüşü yaygınlık kazanmaya başlıyorsa, bunun nedeni derbilerdeki performansıdır. Bugün milli takım kalesi için Aykut'u önerenlerin sayısı artıyorsa, bunun nedeni derbilerdeki performansıdır. Aynı çerçevede bugün Volkan Demirel bu kadar eleştiriliyorsa ve Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi maçlarında sergilediği performans neredeyse yok sayılıyorsa, bunun nedeni derbide yediği hatalı goldür. Sözün özü, her ne kadar Celtic - Rangers, Roma - Lazio, Liverpool - Everton gibi politik ve toplumsal bir arka planı olmasa da, Türkiye'de Galatasaray-Fenerbahçe derbisi demek her şeydir. Bunun en iyi farkında olanlar da Türk futbolculardır. Galatasaray'a son Fenerbahçe maçında psikolojik üstünlük tanıyan faktör budur. Fenerbahçe'nin bu maçtaki en büyük şanssızlığı ise, sahip olduğu mücadeleci ruh nedeniyle Türk futbolcuların derbilerdeki motivasyonuna benzer bir motivasyona sahip olacak yegane yabancı futbolcusunun, Diego Lugano'nun, maçın daha ilk yarısında sakatlanmış olmasıdır. Ama derbiye "yabancı" olmayan futbolcuların çokluğu, Galatasaray'a galibiyeti getirmiştir.

SPORX.COM'A HAYAT VERENLER: BÜLENT ÇULHAOĞLU
Geçtiğimiz yazımda bundan sonra her hafta Sporx.com ekibinden bir kişiyi sizlere tanıtacağımı söylemiştim. Türkiye'nin en iyi spor sitesinin arkasındaki ekibi eminim sizler de merak ediyorsunuzdur. Burada herhangi bir hiyerarşik sıra kaygısı gütmeden ekip arkadaşlarımı kısaca sizlere tanıtacağım. İlk olarak ise Sporx.com Yayın Yönetmeni Bülent Çulhaoğlu'ndan bahsetmek istiyorum. 1975 İstanbul doğumlu olan Bülent Çulhaoğlu ekibin deneyimli üyelerinden birisi. Henüz bekar olan ve bu gidişle birkaç yıl daha bekar kalacak olan Çulhaoğlu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü mezunu. Ancak spora gönül veren Çulhaoğlu, tercihini bu yönde kullandı. İlk olarak Veezy.com'da spor editörü olarak görev yapan Çulhaoğlu, 2003 yılından bu yana Maksimum İletişim AŞ ailesinde yer alıyor. Bülent Çulhaoğlu, Sporx.com'da ilk kuruluşundan bu yana aktif olarak görev yapan birkaç kişiden birisi. Bu anlamda Çulhaoğlu, Sporx.com'un bugüne gelmesinde en büyük pay sahibi. Sporx.com'da işlerin koordinasyonu konusunda önemli bir rol üstlenen Çulhaoğlu, özellikle bahis konusunda bir uzman. Zaten onu aynı zamanda Sporx TV'de haftada iki gün yayınlanan "İddaa Ediyoruz" programından ve sitemizde İddaa tahminlerine yer verdiği "Dokuz Onbeş" adli köşesindeki yazılarından tanıyorsunuzdur. Onun uzmanı olduğu ve ilgi duyduğu sporlar ise futbol, tenis ve at yarışları. Özellikle İsviçre ve Danimarka ligleri ve tenis, Bülent'in en önemli ilgi alanları. Peki Çulhaoğlu günlük yaşamında başka neler yapıyor. Öncelikle sıkı bir Manu Chao fanatiği. Alternatif müzik, ska, caz onun ilgi alanları. İyi bir sinema izleyicisi olan Bülent, çok fazla anlamasa da, PlayStation tutkunu. Bu anlamda benim de ezeli rakibim olduğunu söyleyebilirim. Nasıl beceriyorsa PlayStation'daki futbol oyununda hakemleri yanına almakta bir hayli başarılı olan Çulhaoğlu, özellikle yan toplardan bulduğu gollerle maç kazanmaya çalışıyor. Son olarak Bülent Çulhaoğlu'nun dikkat çekici özelliği ise sakin kişiliği ve çalışkanlığı. Bu anlamda o ekibin adeta belkemiği.
Tümü
 Reklam 
  • PUAN DURUMU
  • FİKSTÜR
  • STSL
  • 1.Lig
  • İng
  • Alm
  • İsp
  • İta
  • ŞL
  • AL
  • KL
TakımlarOGBMAYP
1 Galatasaray 18 13 4 1 40 13 43
2 Fenerbahçe 18 12 6 0 42 16 42
3 Trabzonspor 18 11 5 2 35 21 38
4 Göztepe 18 10 5 3 24 10 35
5 Beşiktaş 18 9 5 4 31 22 32
6 Başakşehir 18 7 5 6 29 19 26
7 Samsunspor 18 6 8 4 23 21 26
8 Gaziantep FK 18 6 6 6 25 31 24
9 Kocaelispor 18 6 5 7 16 19 23
10 Alanyaspor 18 4 9 5 18 18 21
11 Gençlerbirliği 18 5 4 9 22 25 19
12 Rizespor 18 4 6 8 21 27 18
13 Konyaspor 18 4 6 8 22 30 18
14 Antalyaspor 18 4 4 10 16 31 16
15 Kasımpaşa 18 3 7 8 14 24 16
16 Kayserispor 18 2 9 7 16 34 15
17 Eyüpspor 18 3 5 10 11 25 14
18 Karagümrük 18 2 3 13 15 34 9