Asıl Messi Bursa'daymış!

Sporx.com yazarlarından Serkan Akkoyun'dan yine çok özel bir yazı. Akkoyun, Bursaspor'un eski oyuncularından Mesut Şen'i anlatıyor.

Haber; Sporx.com
Abone Ol
Asıl Messi Bursa'daymış!
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
10 Şubat 2012 10:56
Türk futbolunun, 4 büyükler dışında şampiyonluk kazanan ilk ve 'henüz' tek takımı unvanına sahip Bursaspor, 'ilkler' konusuna çok da yabancı bir takım değilmiş. 1960'lı yılların ikinci liginde fırtına gibi esen yeşil Bursa'nın kadrosundaki bir isim hem izleyenleri hem de takımını soyadının duygusuna kaptırırmış da gidermiş; Mesut Şen.

SAATİNİ SATIP İSTANBUL'A GELDİ
Mesut Şen, 1944 yılında dünyaya gözlerini açtıktan 14 sene sonra, kolundaki saati 80 liraya satıp geldiği İstanbul'da Baba Gündüz ve Çoşkun Özarı'yı büyüleyen bir yetenekti. Futbolun, sevda kelimesi ile eşdeğer olduğu yıllarda bu renkli gözlü çocuk, Galatasaray altyapısına iki büyük isim tarafından seçildiğinde tek hayali Lefter ve Mesut'i canlı izlemekti, şimdi o futbolcuların ayak bastığı Dolmabahçe'nin üzerinde sanatını icra etme fırsatına erişmişti.

Mesut Şen, Bursaspor için efsane denince, hatta doğrudan Bursaspor denince akla gelen iki isimden birisi. Futbolculuk döneminde etle tırnak gibi oldukları Ersel Altıparmak ile beraber futbol oynadıkları döneme damga vurdular. Mesut Şen, Galatasaray altyapısında oynarken bir arkadaşının yanına gezmek için geldiği Bursa'da, sıradan bir mahalle maçına dahil olup o dönem henüz ortada olmayan Bursaspor'u oluşturan Voltran'ın parçalarından birisi; Akınspor'un yöneticilerini büyülemişti. Akınspor'lu yöneticiler 50 lira karşılığında bu büyük yeteneği Bursa futboluna kazandırmakta gecikmezken Mesut de bunun karşılığını, takip eden yılda gol kralı olup Akınspor'u da şampiyonluğa taşıyarak fazlasıyla vermişti.



BURSASPOR KURULUR, MESUT İLAH OLUR
Mesut Şen'in adı ve futbolu İskender Kebap'la yarışacak düzeyde yayılmıştı ki şehirde, yıl 1963'e geliğinde alınan kararla  Acar İdman Yurdu, Çelikspor, İstiklal, Pınarspor ve Akınspor birleşip; Bursaspor'u meydana getirmişti. Bittabbii takımın en önemli futbolcusu da Mesut olmuştu. Henüz Ersel'in katılmadığı takımla Mesut, tam 3.000 lira karşılığında sözleşme imzaladığında aklına, İstanbul'a gitmek için sattığı 80 liralık saati düşmüştü...

FUTBOL OYNAMIYORLAR SANAT İCRA EDİYORLAR
1964 yılı hem Mesut için hem de Bursaspor için imza atılacak tarihi zaferlerin temeli niteliğindeydi. Ersel Altıparmak'ın katıldığı takımda Mesut ve Ersel, bir elmanın iki yarısı gibiydi adeta. Mesut Şen, Türk futbol tarihinin o döneme kadar gördüğü en iyi sağ açık, Ersel ise adeta maestro niteliğinde bir orta sahaydı. Onların yeşil saha üzerinde oynadıkları futbol, futbol değil de sanki sekizinci sanat, ayakları ayak değil de sanki ucunda boya olmayan birer fırça, kontrollerindeki top ise top değil de sanki hiç ölmeyecekmiş gibi bir Ersel'e bir Mesut'e uçan kelebek...Bu ikilinin oynadığı futbolun methi o kadar yayılmış ki adlarına besteler yapılmış, onları izlemek için özel tribünler oluşmuş. Seyirciler, Bursaspor nereye atak yaparsa o kalenin arkasına otururlarmış!

TÜRK FUTBOL TARİHİNDE BİR İLK!
Ertesi sene Mesut Şen ve Türk futbolu adına daha önce hiç olmamış bir olay yaşanacaktı. İkinci Lig'de rakiplerini Bursa'nın meşhur şeftalisi gibi kızartan bu renkli gözlü sağ açık, A Milli Takım kadrosuna çağrıldı. Türk Futbolunda, ikinci ligde oynarken milli takıma çağrılan ilk futbolcu unvanını, Türk futbolunda devrim yapan Bursaspor'un bir topçusunun kazanması da şaşılagelmeyecek bir olay olsa gerek. Hem nasıl çağrılmasın ki? İzleyenlerin anlattığına göre Mesut Şen, sağ kanatta önüne kim varsa çalımlar, hatta kimse çalımlarının tesadüf olduğunu düşünmesin diye dönüp bir daha çalımlarmış! Canının diğer yarısı gibi olan Ersel Altıparmak, Mesut Şen'i şöyle tanımlıyor; "Barcelona'da oynayan Messi, Mesut gibi. Çalımları, adam geçmeleri Mesut'a benziyor. Ama Mesut'un bir özelliği daha vardı. Çizgi üzeriden gidip orta yapıp gol de attırırdı. Messi'de bu yok, O gole kendi gidiyor." Rivayet odurki Mesut'un bir Fenerbahçe maçında attığı çalımlar sonrasında sol bek Levent, hayata küsmüş...

'O' ÇALIM ASLINDA MESUT'UN
Mesut Şen'in en büyük alamet-i farikası olan çalımlarının, izleyenleri en çok mest edeni ise büyüklerimizin Arjantin'in 1 numaralı formasını giyen orta sahası Osvaldo Ardiles'ten dolayı Ardiles çalımı olarak bildiği, yakın dönemin futbol severler için ise İlhan Mansız'ın Roberto Carlos'a attığı, o anlatması yazar için zor harekettir. Yani özünde Ardiles, topu bir ayağının topuğu ile diğerinin ucuna sıkıştırıp arkasından havaya kaldırarak rakibin üzerinden aşırma hareketini Mesut Şen'den görmüş bile olabilir! Bursaspor'un en meşhur amigolarından birisinin lakabının da Ardiles olduğunu hatırlatmak, olaya iyice kuşkuyla yaklaşmanızı sağlayabilir belki de...

SOYADIN GİBİ OL...
Mesut Şen daha sonra bir dönem beraber forma giydikleri rahmetli Vedat Okyar gibi Bursaspor'dan Beşiktaş'a transfer oluyor. Ancak İstanbul ikinci defa onu kabul etmiyor bünyesine. Daha sonraki dönemlerde Bursaspor'a hizmetine devam eden Mesut Şen, Bursaspor tarihinin en iyi 11'inde sağ açık olarak yer buluyor kendisine.

Futbolun halen bir oyun olduğuna inanan ben ve benim gibiler için şu üzerine çamur sıçramış, boğazına kadar foseptiğe batmış ortamda ne de güzel aklıma düştün Mesut Şen!


*Kaynaklar; Bursa Kent Gazetesi, Mustafa Doğru, Bursasporum.com


Tümü
TÜMÜ