Türkiye Gazetesi'nin Fenerbahçeli futbolcu Emre Belözoðlu ile Milli Takým kampýnda ilginç bir röportaj gerçekleþtirdi.
Ýþte tecrübeli futbolcunun birbirinden çarpýcý açýklamalarda bulunduðu o sohbet...
Yýlýn en çok tartýþýlan futbolcusu Emre Belözoðlu, içinde bulunduðu psikolojiyi arkadaþýmýz Hasan Sarýçiçek’e bütün samimiyetiyle anlattý. Emre’nin adeta kendisiyle yüzleþmesi þeklinde geçen sohbet çok tartýþýlacaða benziyor.
Kazakistan ve Avusturya maçlarýna hazrýrlanan ay-yýldýzlý ekibin kampýndayýz. F.Bahçe ve Milli Takým’ýn kaptaný Emre Belözoðlu ile “Sadece sana özel” dediði röportaj için saat 14:00’e randevulaþmýsýz. Fakat Emre, “Þunu 15:00’e alamaz mýyýz? Arda’nýn maçý var da, onu seyretmem lazým!” diye haber gönderiyor. Sevgili Türker Tozar, gözümün içine bakýyor, “Kusura bakma aðabey” dercesine... “Tamam” diyorum.
Saat 15:15’te nefes nefese geliyor lobiye Emre... Milli Takýmlar idari sorumlusu Hüseyin Coþkun’dan telefonunu istiyor, “Bir iki dakika daha müsaade” diyor, “Oðlumu özledim... Amcasý, Ömer Akif tam 5 aylýk oldu... Þu an burnumda tütüyor. Onun futbolcu olmasýný asla istemem. Gitsin, okusun, vatana - millete hayýrlý bir evlat olarak kendini yetiþtirsin. Öylesi daha iyi...”
FUTBOLCU YALNIZ ADAMDIR!
“Kaderin bir cilvesi mi bilmem ama futbolcu yalnýz adamdýr. Üst düzeydeysen bu yalnýzlýk daha da artar... Etrafta ‘Sen þusun, busun’ diye pohpohlayanlar vardýr. ‘Yanlýþ yaptýn’ diyen çýkmaz. Kitap okumaya teþvik eden, sinemaya, tiyatroya götüren olmaz. Futbolcu acý tecrübeler sebebiyle bir fanus içinde yaþar. Ýnzivaya çekilir, bu þekilde kendini koruyacaðýna inanýr. Tabii ki ben de birçok hata yaptým. Ama kabul edin, çocukluðumu hiç yaþayamadým. 14 yaþýndan beri üst düzey yarýþýn içinde oldum. 1992 yýlýndan beri ailemle birlikte hiç bir doðum günümü kutlayamadým. Allah nasip ederse ilk defa bu sezon ailemle birlikte 7 Eylül’de evimde doðum günü yapacaðým. Ýstiyorum ki Kazakistan ve Avusturya maçlarýný kazanalým da o doðum günü daha bir mutlulukla dolsun.”
BEN MÝ ANTÝPATÝKÝM?
“Kime göre? Sahada hakeme ve rakibime karþý hatalarým oldu. Ama beni antipatik gösteren bunlar deðil, G.Saray’dan F.Bahçe’ye geçmiþ olmam. Arena’daki milli maçta ýslýklanmamýn sebebi de bu. Demek ki G.Saray’daki deðerim çok yüksek, diye düþündüm. O takýma 4 lig þampiyonluðu, bir UEFA, bir de Süper Kupa kazandýrmýþým. Az þey mi? Yoksa G.Saray’dan F.Bahçe’ye çok futbolcu geçti, hiçbirine bu tepki gösterilmedi.’’
OÐLUMA NASIL ANLATIRIM?
“Federasyona öfkem niye? Özünde dürüst, insani iliþkilere önem veren duygulu biriyim. Baþkalarýnýn derdiyle dertlenir, mutluluklarýyla mutlu olurum. Sokakta aðlayan birini veya itiþip - kakýþan iki kiþiyi görsem ‘Bana ne?’ deyip, kafamý çeviremem. Mutlaka durur, bir þeyler yapmaya çalýþýrým. Haksýzlýklara karþý tepkici bir yapým var. Ben futbolun doðrucu Davut’uyum. F.Bahçe’nin Þampiyonlar Ligi’ne gitme hakkýnýn elinden alýnmasý veya bu kulvarda 25 milyon Euro kaybetmesinden daha önemli þeyler var. 104 yýllýk tertemiz bir mazi.... Bu kulübü bunun için seven milyonlar var. Oðlum, büyüyüp de Þampiyonlar Ligi tarihinde ilk defa bir takýmýn ihraç edildiðini ve onun da babasýnýn oynadýðý takým olduðunu öðrenip, sorduðunda ben, bunu, Ömer Akif’e nasýl anlatýrým? Ýnanýn içim acýyor. Uykularým kaçýyor. Þike kelimesinin konuþulmasýna bile tahammülüm yok artýk. Bu nasýl bir illettir. Günlerdir ne huzur býraktý ne de sinir! F.Bahçe kaptaný olarak söylüyorum, bizim þampiyonluðumuz tertemiz. Sahada zerre leke yok. Þaibe yok. Bütün takým buna inanýyoruz. Bizim dýþýmýzda olmuþsa ihtimalini de tahayyül bile etmek istemiyoruz. Tersi, oyuncular olarak biz de aldatýlmýþýz demektir ki, aldatýlmayý nasýl kabul edebilir insan?”
O mesaj bir þakaydý!
“Mesaj davasý... O bir þakaydý. Bana bunu yakýþtýran Melih Gökçek ve Ahmet Gökçek þimdi futboldan hýzla uzaklaþýyorlar, ben hâlâ sahalardayým. Malum, þike soruþturmasý bizi çok gerdi. F.Bahçe’de futbolcular ve teknik heyet kendi aramýzda bir toplantý yaptýk. Bu krizi nasýl aþarýz diye. Bu, takýmda kim gidecek, kim kalacak gibi algýlandý. Doðru deðil. O toplantý futbolcular olarak birlikte olduðumuzu gösterebilmek içindi. Nitekim Alex’i, beni ve Volkan’ý sözcü olarak seçtiler. Hepsi bu.”
Baþkana destek borcum
“Bu ülkede üst düzey 3-5 futbolcudan biri olmak zor þey. Ýnanýn hep olaylarýn merkezinde gösterilmek beni çok yordu. Deniyor ki niye her þeye Emre tepki gösteriyor? Benim bu tür olaylara tepki vermem kendi adýma deðil, tamamen insani bir tepki. Elbette ortada bir suç ve suçlu varsa cezasýný çeker. Ama ya yoksa? Ben F.Bahçeliyim, tepkisiz kalmam mümkün deðil. Cezaevinde baþkaným, yöneticim ve futbol insanlarý var. Bunlarýn anneleri, babalarý, eþleri ve dostlarý var. Yargýlama zaten devam ediyor. Ama dýþarýdaki yargýsýz infaz niye? Bunlarýn masum insanlar üzerinde yapacaðý tahribatý hiç düþünen var mý? Bakýn, Diyarbakýrspor’un baþkanýný içeri aldýlar, daha soruþturma sürerken, yazýlanlar yüzünden babasý kahrýndan kalp krizi geçirip öldü. Bu babanýn tek suçu oðlunun futbol sevdalýsý olmasý. Böyle bir þey kabul edilebilir mi?’’
Sanal dünyada yokum
“Açýkça söylüyorum. Son bir yýldaki ilk ve tek röportaj bu. Sizin dýþýnýzda hiçbir gazeteciye röportaj vermedim. Ama her gün gazeteler, televizyonlar, inetnet, twitter ve sosyal paylaþým sitelerinden Emre Belözoðlu’nun adýnýn geçtiði on binlerce haber ve senaryolar yayýnlanýyor. Fakat bir tane bile kendime ait ne twitterim var, ne internet sayfam, ne mail adresim, ne de Funpage’im... Buna raðmen müthiþ bir bilgi kirliliði var. Ben futbol mu oynayacaðým, bunlara karþý hukuk mücadelesini mi sürdüreceðim? Kulübün internet sitesinden hergün yalanlama geçiliyor onu bile yayýnlamýyorlar. Daha ben ne anlatayým? Ýnanýn gazetelerde adýmý, ekranda yüzümü görünce artýk kafamý çevirip geçiyorum.”
Milli forma her þeyim
"‘’Yalana bakýn yalana... Ben Milli Takým’a gitmek istememiþim de Okan Buruk aðabey ikna etmiþ, kampa gelmiþim. Böyle bir yalan olabilir mi? Böyle bir yalaný gazete ve televizyonlar nasýl haber yapar? Beni birazcýk tanýyanlar bilir ki, benim için Milli Takým, eþimden de dostumdan da önce gelir. 15 yaþýndan beri Milli Takým’ýn bir parçasýyým. Bu noktaya ay-yýldýzlý formayla kazandýðým doyumsuz baþarýlarla gelmiþim. Dünya Kupasý’na gitmek hayal iken 2002’de dünya, 2008’de Avrupa üçüncülüðünü yaþamýþým. Biri çýkacak, böyle birine Milli Takým’a gitmek istemedi diye yazacak. Bir insana bundan daha büyük kötülük yapýlabilir mi?’’
Futbolcu bu düzene dur demeli
Bu çarpýk düzenden tek çýkýþ yolu futbolu futbolun içinden gelenlerin yönetmesidir"
OYUNUN ESAS OÐLANI FUTBOLCU
“Soyunma odasýnýn havasýný teneffüs etmemiþ, forma için kendini hiç zorlamamýþ, yarýþ ortamýnýn stresini hiç yaþamamýþ ve bu uðurda ter dökmemiþ insanlarýn futbolcunun emeðini anlamasý imkansýz. Burada bütün görev bize düþüyor. Artýk Türk futbolcusu hakkýný rahatlýkla arayabilmeli. ‘Hiç kimse kulüpten üstün deðildir’ safsatasýndan kendini kurtarmalý. Herkes þunu bilmeli ki, bu oyunun esas oðlaný futbolculardýr; ne baþkan, ne yöneticiler, ne teknik adamlar, ne federasyon, ne de baþka biri... Bu oyunun gerçek aktörü futbolculardýr. Yeter ki, biz bu gücün farkýna varýp, bu uðurda birleþebilelim. Maalesef Faal Futbolcular Derneði þu an yalnýz ve yetersiz, kaale alan yok. Bosman kararlarýndaki gibi daha esaslý bir yapýlanmaya ihtiyaç var.”
Hedef 4 maçta 12 puan
“Daha maçý konuþamadýk... Kazakistan, Avusturya, Azerbaycan ve Almanya maçlarý bizim en iyi ikinci olarak gruptan çýkmamýz için 12 puan almamýz gereken maçlardýr. Buna mecburuz. Ama adým adým geçeceðiz. Önce Kazakistan maçý. Kolay bir rakip deðil ama biz evimizde oynayacaðýmýz üç maçtan da galip çýkmak zorundayýz. Baþka bir sonuç düþünemiyorum.”
Sporx’i buradan Google’da iþaretle, en özel haberlere ilk sen ulaþ!
Ýþte tecrübeli futbolcunun birbirinden çarpýcý açýklamalarda bulunduðu o sohbet...
Yýlýn en çok tartýþýlan futbolcusu Emre Belözoðlu, içinde bulunduðu psikolojiyi arkadaþýmýz Hasan Sarýçiçek’e bütün samimiyetiyle anlattý. Emre’nin adeta kendisiyle yüzleþmesi þeklinde geçen sohbet çok tartýþýlacaða benziyor.
Kazakistan ve Avusturya maçlarýna hazrýrlanan ay-yýldýzlý ekibin kampýndayýz. F.Bahçe ve Milli Takým’ýn kaptaný Emre Belözoðlu ile “Sadece sana özel” dediði röportaj için saat 14:00’e randevulaþmýsýz. Fakat Emre, “Þunu 15:00’e alamaz mýyýz? Arda’nýn maçý var da, onu seyretmem lazým!” diye haber gönderiyor. Sevgili Türker Tozar, gözümün içine bakýyor, “Kusura bakma aðabey” dercesine... “Tamam” diyorum.
Saat 15:15’te nefes nefese geliyor lobiye Emre... Milli Takýmlar idari sorumlusu Hüseyin Coþkun’dan telefonunu istiyor, “Bir iki dakika daha müsaade” diyor, “Oðlumu özledim... Amcasý, Ömer Akif tam 5 aylýk oldu... Þu an burnumda tütüyor. Onun futbolcu olmasýný asla istemem. Gitsin, okusun, vatana - millete hayýrlý bir evlat olarak kendini yetiþtirsin. Öylesi daha iyi...”
FUTBOLCU YALNIZ ADAMDIR!
“Kaderin bir cilvesi mi bilmem ama futbolcu yalnýz adamdýr. Üst düzeydeysen bu yalnýzlýk daha da artar... Etrafta ‘Sen þusun, busun’ diye pohpohlayanlar vardýr. ‘Yanlýþ yaptýn’ diyen çýkmaz. Kitap okumaya teþvik eden, sinemaya, tiyatroya götüren olmaz. Futbolcu acý tecrübeler sebebiyle bir fanus içinde yaþar. Ýnzivaya çekilir, bu þekilde kendini koruyacaðýna inanýr. Tabii ki ben de birçok hata yaptým. Ama kabul edin, çocukluðumu hiç yaþayamadým. 14 yaþýndan beri üst düzey yarýþýn içinde oldum. 1992 yýlýndan beri ailemle birlikte hiç bir doðum günümü kutlayamadým. Allah nasip ederse ilk defa bu sezon ailemle birlikte 7 Eylül’de evimde doðum günü yapacaðým. Ýstiyorum ki Kazakistan ve Avusturya maçlarýný kazanalým da o doðum günü daha bir mutlulukla dolsun.”
BEN MÝ ANTÝPATÝKÝM?
“Kime göre? Sahada hakeme ve rakibime karþý hatalarým oldu. Ama beni antipatik gösteren bunlar deðil, G.Saray’dan F.Bahçe’ye geçmiþ olmam. Arena’daki milli maçta ýslýklanmamýn sebebi de bu. Demek ki G.Saray’daki deðerim çok yüksek, diye düþündüm. O takýma 4 lig þampiyonluðu, bir UEFA, bir de Süper Kupa kazandýrmýþým. Az þey mi? Yoksa G.Saray’dan F.Bahçe’ye çok futbolcu geçti, hiçbirine bu tepki gösterilmedi.’’
OÐLUMA NASIL ANLATIRIM?
“Federasyona öfkem niye? Özünde dürüst, insani iliþkilere önem veren duygulu biriyim. Baþkalarýnýn derdiyle dertlenir, mutluluklarýyla mutlu olurum. Sokakta aðlayan birini veya itiþip - kakýþan iki kiþiyi görsem ‘Bana ne?’ deyip, kafamý çeviremem. Mutlaka durur, bir þeyler yapmaya çalýþýrým. Haksýzlýklara karþý tepkici bir yapým var. Ben futbolun doðrucu Davut’uyum. F.Bahçe’nin Þampiyonlar Ligi’ne gitme hakkýnýn elinden alýnmasý veya bu kulvarda 25 milyon Euro kaybetmesinden daha önemli þeyler var. 104 yýllýk tertemiz bir mazi.... Bu kulübü bunun için seven milyonlar var. Oðlum, büyüyüp de Þampiyonlar Ligi tarihinde ilk defa bir takýmýn ihraç edildiðini ve onun da babasýnýn oynadýðý takým olduðunu öðrenip, sorduðunda ben, bunu, Ömer Akif’e nasýl anlatýrým? Ýnanýn içim acýyor. Uykularým kaçýyor. Þike kelimesinin konuþulmasýna bile tahammülüm yok artýk. Bu nasýl bir illettir. Günlerdir ne huzur býraktý ne de sinir! F.Bahçe kaptaný olarak söylüyorum, bizim þampiyonluðumuz tertemiz. Sahada zerre leke yok. Þaibe yok. Bütün takým buna inanýyoruz. Bizim dýþýmýzda olmuþsa ihtimalini de tahayyül bile etmek istemiyoruz. Tersi, oyuncular olarak biz de aldatýlmýþýz demektir ki, aldatýlmayý nasýl kabul edebilir insan?”
O mesaj bir þakaydý!
“Mesaj davasý... O bir þakaydý. Bana bunu yakýþtýran Melih Gökçek ve Ahmet Gökçek þimdi futboldan hýzla uzaklaþýyorlar, ben hâlâ sahalardayým. Malum, þike soruþturmasý bizi çok gerdi. F.Bahçe’de futbolcular ve teknik heyet kendi aramýzda bir toplantý yaptýk. Bu krizi nasýl aþarýz diye. Bu, takýmda kim gidecek, kim kalacak gibi algýlandý. Doðru deðil. O toplantý futbolcular olarak birlikte olduðumuzu gösterebilmek içindi. Nitekim Alex’i, beni ve Volkan’ý sözcü olarak seçtiler. Hepsi bu.”
Baþkana destek borcum
“Bu ülkede üst düzey 3-5 futbolcudan biri olmak zor þey. Ýnanýn hep olaylarýn merkezinde gösterilmek beni çok yordu. Deniyor ki niye her þeye Emre tepki gösteriyor? Benim bu tür olaylara tepki vermem kendi adýma deðil, tamamen insani bir tepki. Elbette ortada bir suç ve suçlu varsa cezasýný çeker. Ama ya yoksa? Ben F.Bahçeliyim, tepkisiz kalmam mümkün deðil. Cezaevinde baþkaným, yöneticim ve futbol insanlarý var. Bunlarýn anneleri, babalarý, eþleri ve dostlarý var. Yargýlama zaten devam ediyor. Ama dýþarýdaki yargýsýz infaz niye? Bunlarýn masum insanlar üzerinde yapacaðý tahribatý hiç düþünen var mý? Bakýn, Diyarbakýrspor’un baþkanýný içeri aldýlar, daha soruþturma sürerken, yazýlanlar yüzünden babasý kahrýndan kalp krizi geçirip öldü. Bu babanýn tek suçu oðlunun futbol sevdalýsý olmasý. Böyle bir þey kabul edilebilir mi?’’
Sanal dünyada yokum
“Açýkça söylüyorum. Son bir yýldaki ilk ve tek röportaj bu. Sizin dýþýnýzda hiçbir gazeteciye röportaj vermedim. Ama her gün gazeteler, televizyonlar, inetnet, twitter ve sosyal paylaþým sitelerinden Emre Belözoðlu’nun adýnýn geçtiði on binlerce haber ve senaryolar yayýnlanýyor. Fakat bir tane bile kendime ait ne twitterim var, ne internet sayfam, ne mail adresim, ne de Funpage’im... Buna raðmen müthiþ bir bilgi kirliliði var. Ben futbol mu oynayacaðým, bunlara karþý hukuk mücadelesini mi sürdüreceðim? Kulübün internet sitesinden hergün yalanlama geçiliyor onu bile yayýnlamýyorlar. Daha ben ne anlatayým? Ýnanýn gazetelerde adýmý, ekranda yüzümü görünce artýk kafamý çevirip geçiyorum.”
Milli forma her þeyim
"‘’Yalana bakýn yalana... Ben Milli Takým’a gitmek istememiþim de Okan Buruk aðabey ikna etmiþ, kampa gelmiþim. Böyle bir yalan olabilir mi? Böyle bir yalaný gazete ve televizyonlar nasýl haber yapar? Beni birazcýk tanýyanlar bilir ki, benim için Milli Takým, eþimden de dostumdan da önce gelir. 15 yaþýndan beri Milli Takým’ýn bir parçasýyým. Bu noktaya ay-yýldýzlý formayla kazandýðým doyumsuz baþarýlarla gelmiþim. Dünya Kupasý’na gitmek hayal iken 2002’de dünya, 2008’de Avrupa üçüncülüðünü yaþamýþým. Biri çýkacak, böyle birine Milli Takým’a gitmek istemedi diye yazacak. Bir insana bundan daha büyük kötülük yapýlabilir mi?’’
Futbolcu bu düzene dur demeli
Bu çarpýk düzenden tek çýkýþ yolu futbolu futbolun içinden gelenlerin yönetmesidir"
OYUNUN ESAS OÐLANI FUTBOLCU
“Soyunma odasýnýn havasýný teneffüs etmemiþ, forma için kendini hiç zorlamamýþ, yarýþ ortamýnýn stresini hiç yaþamamýþ ve bu uðurda ter dökmemiþ insanlarýn futbolcunun emeðini anlamasý imkansýz. Burada bütün görev bize düþüyor. Artýk Türk futbolcusu hakkýný rahatlýkla arayabilmeli. ‘Hiç kimse kulüpten üstün deðildir’ safsatasýndan kendini kurtarmalý. Herkes þunu bilmeli ki, bu oyunun esas oðlaný futbolculardýr; ne baþkan, ne yöneticiler, ne teknik adamlar, ne federasyon, ne de baþka biri... Bu oyunun gerçek aktörü futbolculardýr. Yeter ki, biz bu gücün farkýna varýp, bu uðurda birleþebilelim. Maalesef Faal Futbolcular Derneði þu an yalnýz ve yetersiz, kaale alan yok. Bosman kararlarýndaki gibi daha esaslý bir yapýlanmaya ihtiyaç var.”
Hedef 4 maçta 12 puan
“Daha maçý konuþamadýk... Kazakistan, Avusturya, Azerbaycan ve Almanya maçlarý bizim en iyi ikinci olarak gruptan çýkmamýz için 12 puan almamýz gereken maçlardýr. Buna mecburuz. Ama adým adým geçeceðiz. Önce Kazakistan maçý. Kolay bir rakip deðil ama biz evimizde oynayacaðýmýz üç maçtan da galip çýkmak zorundayýz. Baþka bir sonuç düþünemiyorum.”







































Fenerbahçe


