Futbolda bahis ve şike

calendar 08 Aralık 2009 17:42
Haber: Sporx.com
Futbolda bahis ve şike
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.

Paylaş:



Futbolun insanı en cezbeden, en güçlü yanlarından biri içinde barındırdığı rekabettir. Kazananın ve kaybedenin olması futbolun içindeki rekabetin yok olmasını engellemektedir. Futbolseverler için futbol kendi takımını, sempati duydukları takımı desteklemenin yanında seyir zevki açısından da büyük bir eğlencedir.

Futbol eğlenebilme, taraf olma özelliklerini takip edenlere sunmanın yanında son yıllarda oldukça gelişen bahis etkinlikleri ile de farklı boyutta bir heyecan yaşatmaktadır. Maddi açıdan bir kazancın ve sonucu bilmenin verdiği haz futbolseverler için bahis oynanmasını oldukça popüler hale getirmiştir. Bahis sektöründeki gelişim ve bu sektöre duyulan ilginin artması bu sektörün de boyutlarını, özelliklerini değiştirmeye başlamıştır. İşte bu noktada özellikle bahis işi ile ilgilenen mafya gruplarının çalışmaları bazı futbol müsabakalarının sonuçlarına etki eder hale gelmiştir. Birçok futbolu takip eden kişi takımların durumuna göre bahis oynamaya çalışırken, bazı etkenler nedeniyle artık takımlar bahse yönelik futbol oynama çabasına girmişlerdir.

Bahis konusu gündeme geldiğinde bu konuda abartılı görüşlerden uzak durulması gerekse de, şüphelerin geçmişte olayların sonuçlanmasını sağladığı gerçeğini de görmek gerekir. Favori olan takımların neredeyse kaybettikleri her maçı şikeye bağlayacak noktaya gelmek de futbol açısından aslında şike kadar büyük bir tehlikedir. Son yıllarda bahis piyasasındaki hareketlere göre son yıllarda futbol dünyasında şike yapıldığı şüphelerini ortaya çıkaran birçok olay yaşandı.

Almanya?da bahis skandalı



Alman Bild Gazetesinin, Kasım ayında Avrupa bazında büyük bir bahis skandalının ortaya çıkarılması yönünde çeşitli iddialar ortaya atması tüm Avrupa futboluna büyük etki etti. Hatta gazetenin 21 Kasım 2009 tarihli haberinde Türkiye?den 29 karşılaşmanın da manipüle edildiği belirtilmişti.

Almanya?da bahis skandalının ilk ortaya çıkışı Bild gazetesinin eski basketbolcu Ivan Pavic, Alman 6. liginde mücadele eden Kristian Sprecakovic ile Milan ve Ante Sapina'nın yanı sıra Deniz C. ve Nurettin G. adlı Türk vatandaşlarının da tutuklanması yönündeki haberiyle oldu. Bochum Savcısı Andreas Bachmann olayın ortaya çıkışında 200?e yakın karşılaşmanın maniple edildiğini ve olayın tüm Avrupa genelinde etki gösterdiğini Türkiye?nin de bu anlamda en çok şike yapılan yabancı ülke olduğunu belirtmişti. Savcılığın düzenlediği basın toplantısında 9 ülkeyi kapsayan şüpheliler listesi içinde futbolcu, teknik direktör, hakem ve kulüp yöneticileri bulunduğu açıklanmıştı. Almanya, Avusturya, İngiltere ve İsviçre?de düzenlenen operasyonlarla 18 kişinin tutuklandığı ve çetenin 10 milyon Euro haksız kazanç sağladığının tahmin edildiği de savcılık tarafından belirtilmişti.

Şike skandalı ilk ortaya çıktığı noktada durumun ciddiyeti fazlasıyla ortaya konulmuştu. Türkiye?de özellikle alt liglerdeki maçların maniple edildiği, hatta bu maçların arasında Süper Lig?den de 3 karşılaşmanın olduğu haberleri bizim gündemimizi de tamamen bu olaya çevirdi. Daha sonra olayın UEFA nezdinde taşınması ile şüphe edilen maçlar hakkında federasyonlar ile görüşmeler başlatıldı. Dilersek olayın gelişimine bakarak ilerlerleyelim:

Nasıl ortaya çıkarıldı?

İlk olarak Bochum Savcılığı?nın çalışmaları ile gündeme gelen şike skandalının ortaya çıkışı telefon dinlemelerine dayanıyor. Bochum Savcısı Andreas Bachmann?ın olayla ilgili yaptığı ilk açıklama da şu şekildeydi:

?Olayı Ocak 2009 yılından bu yana soruşturuyoruz. Bir şüphelinin telefonunun dinlenmesinde ortaya çıkan şüpheden yola çıkarak, hareket ettik ve bu sonuca ulaştık. Bunun üzerine tüm federasyonlara ve UEFA?ya haber verdik. Almanya?daki baskınlarda ele geçirilen 1 milyon avroya el koyduk. Bu olaya dünyanın en büyük şike skandalı diyebiliriz. Geçtiğimiz gün 15 kişiyi tutukladık. Şikeciler arasında teknik direktörler, antrenörler, futbolcular var. Almanya?da 32 maçta şike yapılmış. Şikede adı geçenlerin bulunduğu ülkelerin polisiyle işbirliği içinde çalıştık, halen de çalışıyoruz.? (Milliyet, 21 Kasım 2009)

Olayların ortaya çıkışında bir Türkün de itirafları geçmekteydi. 25 yıldır Almanya?da yaşadığı belirtilen bu muhbirin çetenin eski ortaklarından olduğu belirtilmişti. Hırvatların oluşturduğu belirtilen bu çetenin maçları nasıl maniple ettiği ve oyuncular ile nasıl bağlantılar kurdukları çetenin eski Türk ortağı tarafından Berliner Morgenpost?a anlatıldı.

Nasıl şike yapılıyordu?

Bochum Savcılığına yardımcı olduğu belirtilen Türk muhbir aslında bu bahis çetesinin ne derece tehlikeli olduğunu fazlasıyla ortaya koyan açıklamalar yapmıştı. Çetenin birçok oyuncu ile ilgili birçok bilgiye sahip olduğunu belirten malum kişi, oyuncuların borçları, eşlerini aldatmaları, eşcinsel ilişkileri ile ilgili birçok fotoğraf ve kasetin de çetenin elinde olduğunu belirtmişti. İşte bu noktada da çetenin şantaj yolunu kullandığı bilgisi ortaya çıkıyordu. Olayın detayları ile ilgili Türk muhbir tarafından Berliner Morgenpost?a aktarılan bilgiler ise şu şekildeydi:

??İnternette hangi dakikada köşe vuruşu olacak, ilk kartı kim görecek, kırmızı kartı kim görecek bahisleri oynanabiliyor. Özellikle doğu Avrupa ve Asya?daki 2. liglerde istedikleri gibi at koşturuyorlar. Bu ligler kontrol edilmiyor. İki tarafa da para verdikten sonra kimseden ses çıkmıyor. Bu alt liglere atanan çoğu hakem de ellerinde. Bazı federasyonlarda adamları var. İstedikleri maçlara istedikleri hakemleri atıyorlar. Bahis oyunlarını suç örgütleri para aklamak için kullanıyor.? (Vatan, 21 Kasım 2009)

Skandalda ilk aşamada neler oldu?

Skandalın ortaya çıkması sonucu yapılan ilk çalışmalar 18 tutuklama ve 1 milyon avronun ele geçirilmesi ile tablonun ciddiyetini ortaya koymuştu. Savcılık tarafından yapılan basın toplantısında 9 ülkedeki şüpheliler arasında oyuncular, teknik direktörler, hakemler ve kulüp yöneticileri olduğu ifade edilmişti. Almanya, Avusturya, İngiltere ve İsviçre?de düzenlenen operasyonlarla 18 kişinin tutuklandığı ve çetenin 10 milyon avro civarında haksız kazanç sağladığının tahmin edildiği belirtilmişti. Savcılık ayrıca 1 milyon avrodan fazla para ele geçirildiğini ve de suç örgütünün Alman alt liglerinde 32, Şampiyonlar Ligi?nde 3 ve Avrupa Ligi?nde 12 maçı manipüle ettiğini açıklamıştı.

Skandala UEFA müdahalesi

Skandalın ortaya çıkışı ile birlikte 9 ülkenin adının geçmesi UEFA?nın olaya müdahale etmesini de beraberinde getirdi. Bochum Savcılığı tarafından belirlenen bu 9 ülkenin federasyon yetkilileri ile UEFA yetkilileri bu konu hakkında İsviçre?de bir araya geldiler.

İsviçre?deki görüşmeler sonucu şüpheli maçlar ve takımlar da belirlendi. UEFA?nın belirlediği şüpheli maçlar arasında Fenerbahçe ? Honved karşılaşması da yer almaktaydı. İşte şüpheli maçlar ve koyu harflerle yazılan şüpheli takımlar:

  • 21.07.2009 Stabak IF-KP Tirana
  • 16.07.2009 Bnei Yehouda Tel Aviv FC - FC Dinaburg
  • 23.07.2009 FC Dinaburg- Bnei Yehouda Tel Aviv
  • 23.07.2009 Vlaznia - Rapid Wien
  • 16.07.2009 Rapid Wien- Vlaznia
  • 16.08.2009 NK İB Lubjiana - Melterg Donetks
  • 30.07.2009 Fenerbahçe-Budapeşte Honved
UEFA?nın toplantı sonucu yaptığı açıklamalar ise şu şekildeydi:

"Fenerbahçe - Honved maçları üzerinde ciddi şüphelerimiz var. Avrupa Ligi ön eleme maçlarında oynanan 5 maçtan ciddi şüphe ediyoruz. Bu konuda Avrupa'daki  federasyonlara güveniyoruz. Bahis skandalına ayrıca 3 tane de hakemin karıştığını düşünüyoruz. Şu anda UEFA olarak 9 ülkede manipüle edilen maçları tam olarak belirlemeye çalışıyoruz. Disiplin Kurulu'nun çalışmaları da devam ediyor. İlk defa Avrupa futbolunda böyle bir şey oluyor. Buna son derece etkili ve hızlı olarak tepki verdiğimizi düşünüyorum. Bahis olaylarıyla ilgili federasyonları bilgilendireceğiz sürekli olarak." (Hürriyet, 25 Kasım 2009)

"İtalya'da yaşanan şike olaylarıyla Bochum savcılığının açtığı davanın bir ilgisi yok ama örnek olması için söylüyorum. İtalya'da biz şike skandalıyla ilgili ciddi önlemler almıştık. Bu 9 ülkede de aynı önlemleri almaya çalışıyoruz. Bunun 9 ülkede sınırlı kalıp kalmayacağını bilmiyoruz. Umarım bunlarla sınırlı kalır." (Hürriyet, 25 Kasım 2009)

İsviçre futbol federasyonlarının yetkililerinin de katıldığı toplantının ardından yayınlanan 7 maddelik deklarasyon şöyle:

1- UEFA ve 9 federasyon, spor otoritelerinin soruşturma gücünü aşan bir organize suçla karşı karşıyadır. UEFA ve federasyonlar, devlet otoritelerine, sporun yararına olan kararlı hareketlerinden dolayı müteşekkirdirler.
2- UEFA ve 9 federasyon, kendi yargı alanlarındaki kulüpler ve bireylerle ilgili bilgi almak için her ülkedeki yetkili otoritelerle temasa geçecektir.
3- Toplantıya katılan 9 futbol federasyonu adına UEFA resmen, Bochum kamu savcılığının açtığı davadaki bütün dava dosyasına erişme izni isteyecektir. Yetkili otoritelere göre dava dosyasına ulaşma imkanı verilmesi birkaç hafta sürebilir.
4- Dava dosyası elde edilene kadar, Bochum davasında söz konusu olan maç bağlama ilgili basında çıkan her şey sadece spekülasyondur ve kesin değildir. Bu spekülasyonlara dayalı olarak kulüp ve kişilerle ilgili olarak şu aşamada hiçbir yorum yapılamaz.
5- UEFA ve 9 federasyon, her türlü yolsuzluk, rüşvet ya da maç bağlama gibi şeylerle ilgili olabilecek olayları bildirmek isteyen bütün oyuncu ve yetkilileri, ilgili futbol otoritesine ya da UEFA'ya bilgi vermeye çağırıyor.
6- UEFA ve 9 ulusal federasyon, kendi sorumlukları çerçevesinde sert önlemler almaktan kaçınmayacaklardır ve UEFA gerektiği her zaman da gerekli yardımları yapacak ve koordinasyonu sağlayacaktır.
7- UEFA ve 9 federasyon, futbolu tehdit eden bu kötü hareketleri tamamıyla ortadan kaldırmaya kesinlikle kararlıdırlar. Bu kötü hareketin bir oyuncu, bir yetkili ya da başka bir kişiden gelmesi karşısında herhangi bir ayrımcılık yapılmayacaktır.

Bahis skandalı ve Fenerbahçe

Fenerbahçe bu skandalın şanssız bir şekilde adı geçen takımlarından biri konumunda. Alman Süddeutsche Zeitung gazetesinin yazısına göre skandalın ilk ortaya çıkışında belirlenen şüpheli maçlar arasında Fenerbahçe ile Alman Ulm takımı arasında sezon başında oynanan hazırlık karşılaşması da yer almaktaydı. Bild gazetesinin iddiasına göre ise Ulm takımı oyuncuları maçı farklı kaybetmeleri için para almışlardı. Maçın ilk yarısında Ulm takımının oldukça ciddi iki pozisyondan yararlanamaması da olayla ilgili şüphelerin oluşmasına katkı sağlamıştı.

Fenerbahçe?nin adının geçtiği bir diğer karşılaşma ise Avrupa Ligi 3. ön eleme turunda Macaristan'ın Budapeşte Honved Takımı ile yaptığı ve 5-1 ile 1-1?lik skorlarla Fenerbahçe?nin tur atladığı maçlar. UEFA?nın bu maçla ilgili araştırmaları devam ederken Honved takımı bu iddiaları yalanladı.

Bahis skandalının Türkiye boyutu

Bahis skandalında iddialar çerçevesinde Türkiye?de şüpheli ülkeler arasında yer almaktaydı. İşte Hürriyet gazetesinde yayınlanan ve skandalda Türkiye?den manipüle edildiği şüphesi taşıyan sekiz karşılaşma:

  • Bingöl Bld. Spor- D. Kayapınar: 1-0
  • Ceyhanspor - Batman Petrol: 0-1
  • Bulancak - Ünyespor: 1-0
  • Torbalıspor - M.Kemalpaşa: 2-0
  • Çorumspor?Akhisar Bld. Spor: 1-0 ve 1-2
  • Zeytinburnuspor - Etimesgut Şeker: 3-0
  • D.Ç.Divriğispor - Sürmenespor: 0-0
  • Y.Kırşehirspor - Yozgatspor: 0-0
Skandal ile ilgili olarak Alman Bild gazetesinde Antalyaspor ile Trabzonspor'un Fortis Turkiye Kupası'nda 6 Ocak 2009 tarihinde yaptıkları ve 3-3 beraberlikle sonuçlanan müsabakada da şike yapıldığı iddiası yer almıştı. Bu daha sonra Antalyaspor Başkanı Hasan Akıncıoğlu tarafından AA muhabirine yapılan açıklamada bu iddia sert bir biçimde yalanlandı.

İtalya?da şike bitmiyor

Şike skandalları ile sürekli gündeme gelen ülkelerden biri de İtalya. Hatırlanacağı üzere 2006 yılında birçok önemli takımın ligden düşürülmesi ile sonuçlanan olaylar İtalya?da şikenin ne ciddi boyutlarda olduğunu ortaya koymuştu. Maçların sonuçlarına etki etmek adına birçok kulübün, yöneticilerin, hakemlerin karıştığı skandal tüm Avrupa?da büyük etki yaratmıştı. 2006-2007 sezonunda ortaya çıkan şike skandalı Juventus, Milan, Lazio, Fiorentina, Reggina gibi kulüplerin cezalandırılmasına neden olmuştu. Juventus sezona Serie B'de, diğer ekipler ise Serie A'da ceza puanlarıyla başladılar. Juve, 2006-2007 sezonunda Şampiyonlar Ligi?nden çıkarılmış ve 3 iç saha maçını seyircisiz oynama cezasına çarptırılmıştı. Juventus`un eski menajeri Luciano Moggi 5 sene futboldan men edilirken, Milan`ın başkanı Adriano Galliani 1 yıl, Lazio başkanı Claudio Lotito 3 yıl ceza almışlardı.

Juventus, Lazio, Milan, Fiorentina, Reggina gibi devlerin karıştığı büyük şike skandalından önce ise 2004 yılında Genoa?nın, Serie B?de şampiyonluk yarışı içindeyken son iki maçını para karşılığında istediği şekilde sonuçlandırdığı ortaya çıkmış ve Serie C?ye düşürülmesine karar verilmişti.

İtalya?da bir başka vaka ise 2005-2006 sezonunun bitimine 3 hafta kala yaşandı. Lazio ile Lecce arasındaki karşılaşmada şike yapıldığı Roma Savcılığı tarafından yapılan telefon dinlemeleri sonucunda tespit edilmişti. Lazio Teknik Direktörü Delio Lotito'nun başkandan Lecce?nin nasıl oynaması gerektiği konusunda istekte bulunduğu öğrenilmişti. Lazio, bu maçı kazanarak UEFA Kupası?na katılma hakkı elde etmişti.

İtalya?da şike çok eskiye dayanıyor. 1926-1927 sezonunda Torino, Juventus'u 2-1 yenerek, ilk kez Serie A'ya çıkmayı başardı ancak İtalya Futbol Federasyonu, Torino'nun rakip takım oyuncusu Luigi Allemandi'ye 50 bin liret verdiğini tespit etti. Torino'nun şampiyonluğunu iptal edilirken, Allemandi futboldan ömür boyu ihraç edildi.

1979-1980 sezonunda Milan ve Lazio, şike nedeniyle küme düşürüldü. Milan Kulübü Başkanı Felice Colombo; Laziolu, Avvelinolu, Perugialı ve Lecceli futbolculara şike primi vermek, yasadışı bahis oynamaktan tutuklandı. Ceza alan oyuncular arasında İtalya Milli Takımı'nın eski kalecisi Enrico Albertosi ile cezasını çektikten sonra 1982 Dünya Kupası'nda gol kralı olan Paolo Rossi de vardı.

Son olarak ortaya çıkan bahis skandalında da İtalya?nın adı geçmiyor değil. Bu sefer bahisten kazanç elde edilmesi için şike yapıldığı ortaya çıkarılmıştı. İtalya 3. Lig takımlarından Potenza'nın Başkanı Giuseppe Postiglione ve Pro Vastese takımının Sportif Direktörü Luca Evangelista'nın da aralarında bulunduğu dokuz kişi yasadışı bahis skandalına karıştıkları gerekçesiyle tutuklanmış, tutuklanan kişililerin 2007 yılından beri 2. ve 3. liglerde oynanan birçok maçı manipüle ettikleri ve yasa dışı bahis oynayarak haksız kazanç sağladıkları belirtilmişti. Bahis oynanan maçlardan birisinin ise Serie B'de 26 Nisan 2008'de oynanan Ravenna - Lecce maçı olduğu ve bu maçta Guiseppe Postiglione'nin 86 bin avroluk kazanç elde ettiği tespit edilmiş.

Dünyadaki diğer skandallar

Almanya?da ortaya çıkan bu son şike yoluyla bahis skandalı hemen akıllara 2005 yılını getirdi. Alman üçüncü lig ekibi Paderborn ile Hamburg arasında oynanan Federasyon Kupası birinci tur maçında Hamburg 2-0 öne geçmiş fakat daha sonra maçın 25 yaşındaki hakemi Robert Hoyzer Hamburg aleyhine bir kırmızı kart ve iki penaltı vererek maçı Paderborn?un 4-2 kazanmasını sağlamıştı. Robert Hoyzer?in, Paderborn'un galibiyeti üzerine yüksek meblağlar yatırdığı ve karşılaşmanın sonucunu bu yönde değiştirdiği ortaya çıkmıştı Daha sonra şike yaptığını itiraf eden Hoyzer hapse atıldı.

1993'te Marsilya, Fransa ligini şampiyon olarak tamamladı. Ama daha sonra 1-0 kazandıkları Valenciennes maçında rakip futbolculara para verildiği ortaya çıkınca şampiyonluk ellerinden alındı. Küme düşürülen ve birçok futbolcusu ceza alan Marsilya'nın büyük şüpheler ile kazandığı Şampiyonlar Ligi'nde şike yaptığı kanıtlanamasa da Avrupa kupalarından 1 yıl ihraç edildi.

2005'te Brezilya'da FIFA kokartlı hakem Edilson Pereira de Carvalho, yönettiği 11 maçta şike yaptığını itiraf edince tutuklanmıştı. Maçların skorunu istenilen sonuca getirmek için para aldığını açıklayan Carvalho, "Kolay para kazanma fikri bir anda içime işledi" demiş, Carvalho'nun söz konusu sezon Brezilya Şampiyonası'nda yönettiği 11 maç iptal edilmişti.

2006'da Belçika Birinci Ligi takımlarından Liers'in 3 futbolcusu, Çin mafyası ile işbirliği çerçevesinde şike yaptıklarını itiraf etmişlerdi. La Louviere'nin eski teknik direktörü Gilbert Bodart da Sint-Truiden-La Louviere maçı öncesinde futbolculardan Belic, Ttolica ve Ramond ile anlaştıklarını kabul etmiş Ayrıca Anderlecht, Lierse'den transfer ettiği 2 futbolcusunu göndermişti. Anderlecht yönetimi, Laurent Delorge ve Marius Mitu'nun rüşvet aldıklarını itiraf etmeleri sonucu işlerine son verme kararı almıştı.

Portekiz'de 2003-2004 sezonunda yapılan ancak bir yıl sezon ortaya çıkarılan 'Altın Düdükler' skandalı nedeniyle birçok kulüp ve yöneticinin canı yandı. 2008'de şike yaptığı gerekçesiyle Boavista küme düşürüldü ve kulübe 180 bin euro para cezası kesildi. Hakemlere 2 maçta rüşvet verdiği belirlenen Porto Başkanı Jorge Nuno Pinto da Costa, 2 yıl men ve 10 bin avro cezaya çarptırıldı. Sezonu şampiyon tamamlamayı garantileyen Porto'nun 6 puanı silinirken, kulüp 150 bin euroavro para cezası aldı. Eski başkan Joao Loureiro, 4 yıl men cezasına çarptırıldı. Union de Lleria'nın rüşvete yeltenmekten 3 puanı silindi, kulüp başkanı Joao Bartolomeu'ya 1 yıl men ve 40 bin avro para cezası verildi.

Şubat 2009'da Polonya Futbol Federasyonu, 2004-2005 sezonunda 5 maçta şike yaptığı tespit edilen 1. Lig takımlarından Bialystok'u küme düşürdü. Polonya'da 2003-204 sezonunda da 4 takım, şike yaptıkları gerekçesiyle 1. ligden ihraç edilmişti.

Yakın dönemde yaşanan olaylardan biri de geçtiğimiz Avrupa Şampiyonası elemelerinde Luksemburg ile Belarus arasında oynanan milli maçta yaşandı. Şüphe boyutunda kalan görüşler Belarus?un maçı 1-0 kaybettiği yönündeydi. Olayın altında Rus mafyasının yer aldığı ve bu mafyanın teniste Rus Davydenko?nun 1-0 öndeyken sakatlanıp bıraktığı maçta da etkili olduğu söylentileri ortaya çıkmıştır.

Bulgaristan?da yaşanan şüpheli olay ise oldukça şaşırtıcıydı. Derbi mücadelesinde karşılaşacak olan Levski ile CSKA?nın maçı öncesinde Rusya?nın Rubin Kazan takımını temsil ettiğini söyleyen bir kişi Levski?nin 4 oyuncusu için 5 milyon avro teklif etmiş ve bu oyuncuların CSKA maçında oynamamasını istemişti. Oyuncularını CSKA karşısında oynatmayan Levski maçtan 2-0 yenik ayrılmış daha sonra teklifi yapan kişi ortadan kaybolmuştu. Bu durum da futbolun içindeki bahis mafyalarının işi olduğu sonucunu doğurmuştur.

Ülkemizde ise şikenin ilk olarak ortaya çıkışı 1963-64 sezonuna dayanıyor. Ligin 33. haftasında Karşıyaka, Kasımpaşa`yı 4-0 yenerek ligde kalmayı garantilemiş ancak bu maç Türk futbol tarihine, yapılan ilk resmi şike olarak düşmüştü. 1989-90 sezonunda ise Adana Demirspor-Boluspor maçında şike yapıldığı ortaya çıkmıştı. En ciddi olay ise 2004-2005 sezonunda yaşandı. Kayserispor-Akçaabat Sebatspor ve Galatasaray-Trabzonspor maçlarında aşırı bahis oynandığının ortaya çıkması ve itiraflar neticesinde başta milli futbolcu Gökdeniz Karadeniz olmak üzere birçok sporcu cezalandırılmıştı.

İnceleme: Orçun KONAKLILAR

Tümü
 Reklam 
  • PUAN DURUMU
  • FİKSTÜR
  • STSL
  • 1.Lig
  • İng
  • Alm
  • İsp
  • İta
  • ŞL
  • AL
  • KL
TakımlarOGBMAYP
1 Galatasaray 17 13 3 1 39 12 42
2 Fenerbahçe 17 11 6 0 39 14 39
3 Trabzonspor 17 10 5 2 33 20 35
4 Göztepe 17 9 5 3 21 9 32
5 Beşiktaş 17 8 5 4 30 22 29
6 Samsunspor 17 6 7 4 22 20 25
7 Başakşehir 17 6 5 6 27 18 23
8 Kocaelispor 17 6 5 6 15 17 23
9 Gaziantep FK 17 6 5 6 24 30 23
10 Alanyaspor 17 4 9 4 16 14 21
11 Gençlerbirliği 17 5 3 9 21 24 18
12 Rizespor 17 4 6 7 20 24 18
13 Konyaspor 17 4 5 8 21 29 17
14 Kasımpaşa 17 3 6 8 14 24 15
15 Antalyaspor 17 4 3 10 16 31 15
16 Kayserispor 17 2 9 6 16 33 15
17 Eyüpspor 17 3 4 10 10 24 13
18 Karagümrük 17 2 3 12 14 32 9