Şenol Hoca’yla ufku güneşlenen Trabzonspor dün gece Galatasaray’ı da yenerek liderlik koltuğuna oturdu. Helal olsun.
Futbol hatalar oyunu. Hatayı yapan yanar, değerlendiren güler.
Trabzonspor da Servet’in hatasını değerlendirerek, üç gün oynansa galibin çıkmayacağı maçta üç puanı iki Umut golüyle yakaladı.
Trabzonspor-Galatasaray maçını iki türlü değerlendirmek gerekir.
75. dakikada yenen gole kadarki bölüm ve golden sonraki 15 dakikalık bölüm.
Servet’in hatası Galatasaray’ın bütün emeklerini çöpe attı.
Hagi&Tugay’ın akılcı taktiği Galatasaray’ı 75 dakika başarılı kıldı, yapılan bir hata Galatasaray’ı ligde 10 puan geri attı!
O dakikaya kadar Galatasaray son aylarda göremediğimiz şekilde hatasız ve güzel oynadı. Pozisyon da yakaladı ama bir hata, akıtılan tere saygısızlık etti.

Servet’e güvenmeyen Rijkaard’ın kulakları çınlasın.
Futbol hatalar oyunu. Hata olacak ki gol gelecek.
Ama hata var hatacık var!
Servet kendi kalesine gol atsa gam yemem,
Penaltı yaptırsa yine üzülmem,
Ancak Servet hep aynı hatayı elli keredir yapıyor.
Rakiple kişilik savaşına giriyor.
Kolayı bırakıp zoru deniyor ve beceremiyor.
Yetti ama!...
Savunma oyuncusunun birinci görevi kalesini savunmaktır.
Servet bunu hep unutuyor. Topu kornere atmak ona zul geliyor.
İlla rakibin önüne geçecek, onu engelleyecek, itecek kakacak topun auta çıkmasını sağlayacak!
Sonra da bir acayip haz duyacak.
Rakibe nasıl yedirdim diyecek…
Takımına yedirdiği bu salak gol için Servet şimdi ne diyecek acaba;
Hocam bana güvenirse ben daha iyi oynarım mı diyecek…
Hagi güvendi de ne oldu?
Rijkaard’ın kulakları çınlasın!
Kaleci Ufuk da gole tüy dikti!
Kaleci Ufuk da bu gole tüy dikti!
Sıfır açıda, aut çizgisindeki topa ne açılıyorsun be adam!
Dursana kalende…
Ya da çıktın zamanlamanı iyi ayarla yakala topu!
Hadi Ufuk acemi diyelim ama Servet’e ne diyelim.,
Milli Servet!
Yine yaktı Galatasaray’ı…
Sonradan yenen ikinci golün kıymeti harbiyesi yok.
Ha bir olmuş ha iki…
Galatasaray yediği ilk golden sonra Pino’yla beraberliği bile bulabilirdi, olmadı.
Bu yazdıklarım Trabzonspor’un galibiyetini gölgelemez.
Galatasaray’ın çıkaracağı derslere yardımcı olur.
Trabzonspor bileğinin hakkıyla kazandı.
İlk yarı Trabzonspor kıskaçtaydı
Hagi’nin 11’i idealdi.
Kewell kenarda İnsua oyundaydı.
Galatasaray dörtlü savunmasını ileri çıkartmış Trabzonspor’un oyun alanını daraltmıştı.
Lorik Cana da savunmanın önünde ilk toplara tatlı sert basan ama oyuna hiç katkısı olmayan roldeydi. Kosovalı yabancı damat al-verden başka işe soyunmuyor. Tuhaf ama görüntü bu!
Ayhan’la Mustafa Sarp da rakip ataktayken savunmasına yardıma koşuyor ve dar alanda oyunu sıkıştırıp Trabzonspor’un pas trafiğini engelliyordu. Aynı Fenerbahçe maçında olduğu gibi…
Bu tarz oyun Trabzonspor’u kıskaca aldı.
Umut ve neden forvetin gerisinde oynadığını çözemediğim Jaja, zaman zaman kanat değiştiren Engin ve Burak Galatasaray on sekizine hiç giremediler. Birkaç kez uzaktan şutlarla Ufuk’u yokladılar. O kadar…
Selçuk ve Colman da bu oyun düzeninde üretken olamadılar. Hele Colman…

Egemen ve Giray hayatlarının en kolay maçını oynadılar
Galatasaray hücuma çıkarken hep kanatları kullandı. Misimoviç ve Elano uzun toplarla kontratağa çıktılar. İnsua ve Sabri de kanatlardan bindirdi. Birkaç Pino bireyselliğinin dışında Galatasaray ortadan rakibin üzerine gidemedi.
Oysa Galatasaray, becerikli ayakları ve hızlı düşünen beyinleriyle Trabzonspor’un Giray ve Egemen gibi düz oyunculardan kurulu savunma göbeğini çabuk ve yerden oyunla açık düşürebilirdi.
Bunu neredeyse hiç denemediler.
Bir kere Pino denedi Giray sarı kartı gördü…
Galatasaray da golü uzak şutlarda aradı. Rakip on sekize pek giremedi.
Hagi; önce savunma diyerek rakibini durdurmayı planlamıştı ve bunda başarılı da oldu.
Maç, ilk 45 dakika bu şekilde devam etti, Hagi de Şenol Güneş de ilk yarı takımlarına hiçbir ayar çekmedi.
Misimoviç’in çıkarılması hataydı
Trabzon ikinci yarıya atak başladı.
Hagi hemen kontrasını çekti ve 55’te Lorik Cana’nın yerine Barış’ı aldı.
60’ta da hata yaparak Misimoviç’i oyundan aldı!
Oysa iki aydan fazladır oynamayan Kewell, oyuna ve takıma ısınmış Misimoviç’e tercih edilemezdi. Hagi ne umdu da Misi’yi alıp Kewell’ı koydu anlayamadım!
Oysa sarı kartı olan ve yorulan Mustafa Sarp’ın yerine Kewell sol kanada girse ve Misimoviç oyunun içine kaysa Galatasaray rakip sahada daha çok top tutma şansına eriştiği gibi hem gol bulabilir hem de Trabzonspor’un korkusuzca atak yapmasına mani olurdu.
Sarp’ın çıkışı belki savunmayı riske sokardı ama kazanmak için risk de gerekirdi.
Galatasaray’ın galibiyetten başka çaresi yoktu.
Hagi, Misimoviç’i oyundan alarak hata etti.,
Misi de kızgın kızgın soyunma odasının yolunu tuttu.
Maç sonrası basın toplantısında Hagi; ‘Misimoviç her halde kulübedeki havayı serin bulduğu için içeri gitti’ diyerek futbolcusu Misi’ye gönderme yaptı.

Yattara kurtarıcı olamaz!
Trabzonspor’u Yattara kurtaramaz! Takım oyununa katkısı olmayan Yattara ancak tribünlere ve takım arkadaşlarına moral dopingtir.
Bu maçın hakkı beraberlikti ama o zaman ikisine de yazık olacaktı…
Trabzonspor için görüşüm;
Kritik maçtı ve rakip Galatasaray’dı. Gerekeni yaptılar ve lider oldular. Sonuna kadar da kovalarlar. Ancak gol yollarında hala etkisizler. Yattara ve Alanzinho fuzuli işgalden gidebilirler…
Galatasaray için görüşüm;
Yenilmelerine rağmen oyun disiplinlerini beğendim. On puan fark kapanır. Şampiyonluktan pek laf edilmez ama Arda ve Baroş’un gelişiyle Galatasaray yine ilk üç arasında olur. Kanaatim odur ki Hagi&Tugay yeni arayışlar içine girecektir.
Futbol hatalar oyunu. Hatayı yapan yanar, değerlendiren güler.
Trabzonspor da Servet’in hatasını değerlendirerek, üç gün oynansa galibin çıkmayacağı maçta üç puanı iki Umut golüyle yakaladı.
Trabzonspor-Galatasaray maçını iki türlü değerlendirmek gerekir.
75. dakikada yenen gole kadarki bölüm ve golden sonraki 15 dakikalık bölüm.
Servet’in hatası Galatasaray’ın bütün emeklerini çöpe attı.
Hagi&Tugay’ın akılcı taktiği Galatasaray’ı 75 dakika başarılı kıldı, yapılan bir hata Galatasaray’ı ligde 10 puan geri attı!
O dakikaya kadar Galatasaray son aylarda göremediğimiz şekilde hatasız ve güzel oynadı. Pozisyon da yakaladı ama bir hata, akıtılan tere saygısızlık etti.

Servet’e güvenmeyen Rijkaard’ın kulakları çınlasın.
Futbol hatalar oyunu. Hata olacak ki gol gelecek.
Ama hata var hatacık var!
Servet kendi kalesine gol atsa gam yemem,
Penaltı yaptırsa yine üzülmem,
Ancak Servet hep aynı hatayı elli keredir yapıyor.
Rakiple kişilik savaşına giriyor.
Kolayı bırakıp zoru deniyor ve beceremiyor.
Yetti ama!...
Savunma oyuncusunun birinci görevi kalesini savunmaktır.
Servet bunu hep unutuyor. Topu kornere atmak ona zul geliyor.
İlla rakibin önüne geçecek, onu engelleyecek, itecek kakacak topun auta çıkmasını sağlayacak!
Sonra da bir acayip haz duyacak.
Rakibe nasıl yedirdim diyecek…
Takımına yedirdiği bu salak gol için Servet şimdi ne diyecek acaba;
Hocam bana güvenirse ben daha iyi oynarım mı diyecek…
Hagi güvendi de ne oldu?
Rijkaard’ın kulakları çınlasın!
Kaleci Ufuk da gole tüy dikti!
Kaleci Ufuk da bu gole tüy dikti!
Sıfır açıda, aut çizgisindeki topa ne açılıyorsun be adam!
Dursana kalende…
Ya da çıktın zamanlamanı iyi ayarla yakala topu!
Hadi Ufuk acemi diyelim ama Servet’e ne diyelim.,
Milli Servet!
Yine yaktı Galatasaray’ı…
Sonradan yenen ikinci golün kıymeti harbiyesi yok.
Ha bir olmuş ha iki…
Galatasaray yediği ilk golden sonra Pino’yla beraberliği bile bulabilirdi, olmadı.
Bu yazdıklarım Trabzonspor’un galibiyetini gölgelemez.
Galatasaray’ın çıkaracağı derslere yardımcı olur.
Trabzonspor bileğinin hakkıyla kazandı.
İlk yarı Trabzonspor kıskaçtaydı
Hagi’nin 11’i idealdi.
Kewell kenarda İnsua oyundaydı.
Galatasaray dörtlü savunmasını ileri çıkartmış Trabzonspor’un oyun alanını daraltmıştı.
Lorik Cana da savunmanın önünde ilk toplara tatlı sert basan ama oyuna hiç katkısı olmayan roldeydi. Kosovalı yabancı damat al-verden başka işe soyunmuyor. Tuhaf ama görüntü bu!
Ayhan’la Mustafa Sarp da rakip ataktayken savunmasına yardıma koşuyor ve dar alanda oyunu sıkıştırıp Trabzonspor’un pas trafiğini engelliyordu. Aynı Fenerbahçe maçında olduğu gibi…
Bu tarz oyun Trabzonspor’u kıskaca aldı.
Umut ve neden forvetin gerisinde oynadığını çözemediğim Jaja, zaman zaman kanat değiştiren Engin ve Burak Galatasaray on sekizine hiç giremediler. Birkaç kez uzaktan şutlarla Ufuk’u yokladılar. O kadar…
Selçuk ve Colman da bu oyun düzeninde üretken olamadılar. Hele Colman…

Egemen ve Giray hayatlarının en kolay maçını oynadılar
Galatasaray hücuma çıkarken hep kanatları kullandı. Misimoviç ve Elano uzun toplarla kontratağa çıktılar. İnsua ve Sabri de kanatlardan bindirdi. Birkaç Pino bireyselliğinin dışında Galatasaray ortadan rakibin üzerine gidemedi.
Oysa Galatasaray, becerikli ayakları ve hızlı düşünen beyinleriyle Trabzonspor’un Giray ve Egemen gibi düz oyunculardan kurulu savunma göbeğini çabuk ve yerden oyunla açık düşürebilirdi.
Bunu neredeyse hiç denemediler.
Bir kere Pino denedi Giray sarı kartı gördü…
Galatasaray da golü uzak şutlarda aradı. Rakip on sekize pek giremedi.
Hagi; önce savunma diyerek rakibini durdurmayı planlamıştı ve bunda başarılı da oldu.
Maç, ilk 45 dakika bu şekilde devam etti, Hagi de Şenol Güneş de ilk yarı takımlarına hiçbir ayar çekmedi.
Misimoviç’in çıkarılması hataydı
Trabzon ikinci yarıya atak başladı.
Hagi hemen kontrasını çekti ve 55’te Lorik Cana’nın yerine Barış’ı aldı.
60’ta da hata yaparak Misimoviç’i oyundan aldı!
Oysa iki aydan fazladır oynamayan Kewell, oyuna ve takıma ısınmış Misimoviç’e tercih edilemezdi. Hagi ne umdu da Misi’yi alıp Kewell’ı koydu anlayamadım!
Oysa sarı kartı olan ve yorulan Mustafa Sarp’ın yerine Kewell sol kanada girse ve Misimoviç oyunun içine kaysa Galatasaray rakip sahada daha çok top tutma şansına eriştiği gibi hem gol bulabilir hem de Trabzonspor’un korkusuzca atak yapmasına mani olurdu.
Sarp’ın çıkışı belki savunmayı riske sokardı ama kazanmak için risk de gerekirdi.
Galatasaray’ın galibiyetten başka çaresi yoktu.
Hagi, Misimoviç’i oyundan alarak hata etti.,
Misi de kızgın kızgın soyunma odasının yolunu tuttu.
Maç sonrası basın toplantısında Hagi; ‘Misimoviç her halde kulübedeki havayı serin bulduğu için içeri gitti’ diyerek futbolcusu Misi’ye gönderme yaptı.

Yattara kurtarıcı olamaz!
Trabzonspor’u Yattara kurtaramaz! Takım oyununa katkısı olmayan Yattara ancak tribünlere ve takım arkadaşlarına moral dopingtir.
Bu maçın hakkı beraberlikti ama o zaman ikisine de yazık olacaktı…
Trabzonspor için görüşüm;
Kritik maçtı ve rakip Galatasaray’dı. Gerekeni yaptılar ve lider oldular. Sonuna kadar da kovalarlar. Ancak gol yollarında hala etkisizler. Yattara ve Alanzinho fuzuli işgalden gidebilirler…
Galatasaray için görüşüm;
Yenilmelerine rağmen oyun disiplinlerini beğendim. On puan fark kapanır. Şampiyonluktan pek laf edilmez ama Arda ve Baroş’un gelişiyle Galatasaray yine ilk üç arasında olur. Kanaatim odur ki Hagi&Tugay yeni arayışlar içine girecektir.
































































