Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Aziz Yıldırım'ın gözaltındayken çekilen fotoğrafını yayınlayan Habertürk Gazetesi'nin haberine ödül verdi, buna çok kızan sarı-lacivertli yönetim de internet sitesinden açıklama yaparak zehir zemberek tepki koydu.
Her zamanki gibi...
Meydan okur gibi…
Onlara hak verilebilir çünkü onlar taraf. Suçlanan başkanlarını korumak için hep ayaktalar.
Ancak Fenerbahçe yönetim kurulu yorgun, kızgın ve alıngan olduğu için sağlıklı düşünemiyor.
Şu çok iyi biline ki;
Maharet takdire tabidir.
Habertürk gazetesi işinde mahir davranmış, diğer gazeteleri atlatmış, haberi, fotoğrafı patlatmıştır.
Ödül yapılan gazeteciliğe verilmiştir.
Bu yüzden Habertürk'ü protesto etmek yanlıştır.
Ne yazık ki Fenerbahçe yönetimi her olayı kendisine yapılmış bir tahkir olarak görüyor ve toplumun dikkatini çekmek için protesto etmekte tereddüt etmiyor. Oysa fotoğrafın 'yayınlanması' değil, fotoğrafın basının 'eline nasıl geçtiği' kınanacak bir olaydır.
Ayrıca;
Önüne gelenin gazeteci, yorumcu ilan edildiği bir medyada bazen de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, medyaya uzun yıllar emek vermiş meslek erbabı gazetecilerin haklarına sahip çıkmalıydı.
Çünkü;
Maharet de her zaman takdir etmek değildir.
Bunları anladığımızda işte o zaman çağdaş bir toplum olacağız.
İnternet üzerinden protesto ederek değil.
Adnan Polat'a ayıp ediliyor
Galatasaray camiası hiçbir başkanına bu kadar kötü muamele etmedi.
Son seçiminde Özhan Canaydın'ın ısrarlı talebiyle okullu olmamasına rağmen seçim garantisi olarak yönetime giren Adnan Polat yine Özhan Canaydın'ın işaretiyle başkan seçiliyorsa hiç olmazsa merhum Canaydın'a gösterilen minnetin onda biri de Adnan Polat'a gösterilmeliydi.
Ölene saygı elbette önemliydi ama kalana da bu kadar eziyet reva görülmemeliydi.
Galatasaraylı bunu hiç düşünmedi.
Her başkanın sevabı kadar hataları da vardır. Başkanlık zor iş.
Şimdiye kadar da hiçbir başkan Polat gibi hakarete maruz kalmamıştır.
Hiçbir başkan bu şekilde bir ibrasızlıkla koltuğundan indirilmemiştir.
Polat'a yapılanlar Galatasaray'ın 'ayıp' hanesine yazılmıştır.
Adnan Polat liseli olmadığı için bu muameleye reva görülmüştür.
Buyrun Fenerbahçe,
Buyrun Beşiktaş!…
Fenerbahçeli başkanı için sokaklarda,
Beşiktaşlı başkanını alkışlarla TFF'ye yolluyor.
Galatasaraylı Başkanı'na Fransız kalıyor!
Galatasaray'ı şikenin içine çekmek istiyorlar
Şike olayıyla sallanan Türkiye'de tarlalar sürülürken, sırf şahsi husumet yüzünden yazılmış densiz mektubun peşinden sürüklenmek Galatasaray camiasının gafleti olduğu kadar, Galatasaray'ı şikenin içine çekmek isteyenlerin de boşuna çabasıdır.
Bülent Tulun'un mektubu hatadır. Suç teşkil etmez.
Adnan Polat genel kurul tarafından seçilmiş bir yönetim kurulu üyesidir. Bülent Tulun'la aralarındaki husumet sadece Galatasaray'ı ilgilendirir.
Galatasaray'ın büyükleri de bu iki kutbun arasındaki buzları bal gibi eritebilirdi.
Kimse buna soyunmadı ama Polat'ı koltuğundan etmek için gencinden kamiline herkes kuyu kazdı.
Bundan da şike mağdurları rakipler nemalanmak istedi.
Savcı da, şimdilik tevsik edilemeyen bir buçuk milyon doların hesabını Adnan Polat'tan sormayı uygun buldu.
Adnan Polat için istenen ceza 7 yıl hapis!
Bundan kimler mutlu bilemem ama Polat bunu hak etmedi.
Galatasaray husumet denizinde yüzdürülüyor
Ünal Aysal'ın Adnan Polat'ı korumak amacıyla girişimlerini de geç kalmış bir adım olarak görüyorum. Adaletin el koyduğu bir olayda Aysal da hükümsüzdür.
İş işten geçmiştir.
Adnan Polat'a büyük haksızlık yapılmıştır.
Galatasaray camiası kendi evlatlarını yiyerek nereye varmak istediğini düşünmelidir.
Herkes birbirine kırgın, mahkemelik ve de neredeyse düşman…
Hiç kimse de tınmıyor.
Koca Galatasaray husumet denizinde yüzüyor.
Oysa Galatasaray düne kadar Galatasaray ilkelerini benimseyen gayyur (gayretli) insanların omuzları üzerinde yükselmişti.
Ünal Aysal kanadı da Adnan Polat'ın omzuna basarak koltuğa yükseldi.
Acımasız koltuk kavgasının ve hakarete varan diller kullanmanın Galatasaray'da yeri yoktur.
Galatasaray bir kültürün devamıysa onun saflarındaki dirsek temasında itişme, küfürleşme değil saygınlık olmalıdır.
Ne yazık ki Galatasaray bugün şike olayında bütünlüğünü kaybetmiştir.
Adnan Polat'ın içine düştüğü durum Galatasaray'ın ayıbıdır.
Adnanların günahı ne?
Son yıllarda Galatasaray'da Adnan ismi tavan yaptı!
Adnan Polat, Adnan Sezgin…
Adnan Öztürk, Adnan Nas…
'Ad-nan' en çok telaffuz edilen iki hece oldu.
Bugün de Adnan Öztürk ve Adnan Nas Sportif A.Ş.'den istifa etmişler..
Neden acaba?
Hisse satışlarından mı?
Hisseli Harikalar Kumpanyası yüzünden mi?
Şartların gereği masum bir istifa mı?
Pek belli değil.
Neden Adnan'lar istifa ediyor da başkaları değil?
Galatasaray şike dedikodularının ayyuka çıktığı bu yıl kenetleneceğine ne yazık ki birbirine düşüyor.
Ünal Aysal başarılı bir başkan değil. Sadece konuşuyor. Camiayı kucaklamıyor. Zaman zaman da yanlışa prim veriyor.
Yönetiminde herkes birbirine ters bakıyor.
Başkan yardımcıları ve onların yönetimdeki safları da neredeyse birbirine selamsızlar…
İşe bakın;
Terim'le Bülent Tulun birbirine düşman.
Bülent Tulun, Aysal'ın başdanışmanı!
Terim, Ünal Aysal'ın kurtarıcısı!...
Aysal; 'Galatasaray'ı ancak Terim kurtarır. İyi ki Terim var' diyor.
Başdanışman Tulun'u ve yönetimini sıfırlıyor.
Eski başkanı mahkemeye düşüren kişi yeni başkanın danışmanı!
Başdanışman Bülent Tulun'un eski Başkan Adnan Polat'a yazdığı sitem mektubu da işin tuzu biberi! Savcının eline geçen o mektupta Bülent Tulun eski başkanını zan altında bırakmış.
Bir milyon doların evrakı ortada yokmuş!
Bu yüzen Adnan Polat'ın 7 sene hapsi isteniyor.
Eski başkanı mahkemeye düşüren Bülent Tulun da yeni başkanın danışmanı!
Bir başka mahkeme daha var, o da küfür yüzünden…
Aysal o küfürbazı da baş tacı ediyor.
Demirören-Platini aşkında Aydınlar yolu izleniyor
TFF Başkanı Demirören de UEFA'nın ayağına gitti. Platini ile görüştü.
Şenes Erzik de oradaydı…
Sonuç;
……………….
O zaman niye M. Ali Aydınlar'a kızıldı?
Mourinho gerçekleri söylüyo
Ne diyor Mourinho;
Real Madrid Türk Milli Takımından daha iyi olduğu için Nuri bende oynayamıyor.
Ne diyoruz biz; Arda milli gururumuz, ama Atletico Madrid'de yedek!
İşte aradaki fark!
Ben de bütün gerçekleri yazarak gözlerdeki kataraktı kaldırmak istiyorum.
Faydam olursa mutlu olurum.
Yoksa diğerleri gibi okuyucularını aptal yerine koyan olmak istemem.
Çünkü gerçekler o kadar açık ve net ki…
Fotomaç'ın manşeti Real Saray!
Galatasaray bu sezon Avrupa'da bütün istatistikleri alt üst etmiş.
Tek rakibi Real Madrid imiş!...
İki takım da kendi liglerinde rakiplerine 9-10 puan fark atmış.
Ligtv yorumcusu da sabah haberlerinde ballandıra ballandıra bunu anlatıyor.
Terim'i övdükçe övüyor.
Mourinho içinse tek laf yok!
Belli ki; Real Madrid ve Mourinho konu mankeni.
Konu; Terimli Galatasaray'ı övmek.
Reyting için taraftara gaz!
Belli ki genç spiker Terim'i yelle diye tembihlenmiş!
Galatasaray'ın liderliğine eyvallah!
Ancak yoklar içindeki lideri bu kadar alkışlamak da bırakın Türk taraftarına, Real Madrid'e karşı ayıp olur.
Galatasaray'ın Süper Lig'de 9 puan fark attığı takım Fenerbahçe
Real Madrid'in la Liga'da 10 puan fark attığı takım Barcelona!
Güldürmeyin adamı…
Her zamanki gibi...
Meydan okur gibi…
Onlara hak verilebilir çünkü onlar taraf. Suçlanan başkanlarını korumak için hep ayaktalar.
Ancak Fenerbahçe yönetim kurulu yorgun, kızgın ve alıngan olduğu için sağlıklı düşünemiyor.
Şu çok iyi biline ki;
Maharet takdire tabidir.
Habertürk gazetesi işinde mahir davranmış, diğer gazeteleri atlatmış, haberi, fotoğrafı patlatmıştır.
Ödül yapılan gazeteciliğe verilmiştir.
Bu yüzden Habertürk'ü protesto etmek yanlıştır.
Ne yazık ki Fenerbahçe yönetimi her olayı kendisine yapılmış bir tahkir olarak görüyor ve toplumun dikkatini çekmek için protesto etmekte tereddüt etmiyor. Oysa fotoğrafın 'yayınlanması' değil, fotoğrafın basının 'eline nasıl geçtiği' kınanacak bir olaydır.
Ayrıca;
Önüne gelenin gazeteci, yorumcu ilan edildiği bir medyada bazen de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, medyaya uzun yıllar emek vermiş meslek erbabı gazetecilerin haklarına sahip çıkmalıydı.
Çünkü;
Maharet de her zaman takdir etmek değildir.
Bunları anladığımızda işte o zaman çağdaş bir toplum olacağız.
İnternet üzerinden protesto ederek değil.
Adnan Polat'a ayıp ediliyor
Galatasaray camiası hiçbir başkanına bu kadar kötü muamele etmedi.
Son seçiminde Özhan Canaydın'ın ısrarlı talebiyle okullu olmamasına rağmen seçim garantisi olarak yönetime giren Adnan Polat yine Özhan Canaydın'ın işaretiyle başkan seçiliyorsa hiç olmazsa merhum Canaydın'a gösterilen minnetin onda biri de Adnan Polat'a gösterilmeliydi.
Ölene saygı elbette önemliydi ama kalana da bu kadar eziyet reva görülmemeliydi.
Galatasaraylı bunu hiç düşünmedi.
Her başkanın sevabı kadar hataları da vardır. Başkanlık zor iş.
Şimdiye kadar da hiçbir başkan Polat gibi hakarete maruz kalmamıştır.
Hiçbir başkan bu şekilde bir ibrasızlıkla koltuğundan indirilmemiştir.
Polat'a yapılanlar Galatasaray'ın 'ayıp' hanesine yazılmıştır.
Adnan Polat liseli olmadığı için bu muameleye reva görülmüştür.
Buyrun Fenerbahçe,
Buyrun Beşiktaş!…
Fenerbahçeli başkanı için sokaklarda,
Beşiktaşlı başkanını alkışlarla TFF'ye yolluyor.
Galatasaraylı Başkanı'na Fransız kalıyor!
Galatasaray'ı şikenin içine çekmek istiyorlar
Şike olayıyla sallanan Türkiye'de tarlalar sürülürken, sırf şahsi husumet yüzünden yazılmış densiz mektubun peşinden sürüklenmek Galatasaray camiasının gafleti olduğu kadar, Galatasaray'ı şikenin içine çekmek isteyenlerin de boşuna çabasıdır.
Bülent Tulun'un mektubu hatadır. Suç teşkil etmez.
Adnan Polat genel kurul tarafından seçilmiş bir yönetim kurulu üyesidir. Bülent Tulun'la aralarındaki husumet sadece Galatasaray'ı ilgilendirir.
Galatasaray'ın büyükleri de bu iki kutbun arasındaki buzları bal gibi eritebilirdi.
Kimse buna soyunmadı ama Polat'ı koltuğundan etmek için gencinden kamiline herkes kuyu kazdı.
Bundan da şike mağdurları rakipler nemalanmak istedi.
Savcı da, şimdilik tevsik edilemeyen bir buçuk milyon doların hesabını Adnan Polat'tan sormayı uygun buldu.
Adnan Polat için istenen ceza 7 yıl hapis!
Bundan kimler mutlu bilemem ama Polat bunu hak etmedi.
Galatasaray husumet denizinde yüzdürülüyor
Ünal Aysal'ın Adnan Polat'ı korumak amacıyla girişimlerini de geç kalmış bir adım olarak görüyorum. Adaletin el koyduğu bir olayda Aysal da hükümsüzdür.
İş işten geçmiştir.
Adnan Polat'a büyük haksızlık yapılmıştır.
Galatasaray camiası kendi evlatlarını yiyerek nereye varmak istediğini düşünmelidir.
Herkes birbirine kırgın, mahkemelik ve de neredeyse düşman…
Hiç kimse de tınmıyor.
Koca Galatasaray husumet denizinde yüzüyor.
Oysa Galatasaray düne kadar Galatasaray ilkelerini benimseyen gayyur (gayretli) insanların omuzları üzerinde yükselmişti.
Ünal Aysal kanadı da Adnan Polat'ın omzuna basarak koltuğa yükseldi.
Acımasız koltuk kavgasının ve hakarete varan diller kullanmanın Galatasaray'da yeri yoktur.
Galatasaray bir kültürün devamıysa onun saflarındaki dirsek temasında itişme, küfürleşme değil saygınlık olmalıdır.
Ne yazık ki Galatasaray bugün şike olayında bütünlüğünü kaybetmiştir.
Adnan Polat'ın içine düştüğü durum Galatasaray'ın ayıbıdır.
Adnanların günahı ne?
Son yıllarda Galatasaray'da Adnan ismi tavan yaptı!
Adnan Polat, Adnan Sezgin…
Adnan Öztürk, Adnan Nas…
'Ad-nan' en çok telaffuz edilen iki hece oldu.
Bugün de Adnan Öztürk ve Adnan Nas Sportif A.Ş.'den istifa etmişler..
Neden acaba?
Hisse satışlarından mı?
Hisseli Harikalar Kumpanyası yüzünden mi?
Şartların gereği masum bir istifa mı?
Pek belli değil.
Neden Adnan'lar istifa ediyor da başkaları değil?
Galatasaray şike dedikodularının ayyuka çıktığı bu yıl kenetleneceğine ne yazık ki birbirine düşüyor.
Ünal Aysal başarılı bir başkan değil. Sadece konuşuyor. Camiayı kucaklamıyor. Zaman zaman da yanlışa prim veriyor.
Yönetiminde herkes birbirine ters bakıyor.
Başkan yardımcıları ve onların yönetimdeki safları da neredeyse birbirine selamsızlar…
İşe bakın;
Terim'le Bülent Tulun birbirine düşman.
Bülent Tulun, Aysal'ın başdanışmanı!
Terim, Ünal Aysal'ın kurtarıcısı!...
Aysal; 'Galatasaray'ı ancak Terim kurtarır. İyi ki Terim var' diyor.
Başdanışman Tulun'u ve yönetimini sıfırlıyor.
Eski başkanı mahkemeye düşüren kişi yeni başkanın danışmanı!
Başdanışman Bülent Tulun'un eski Başkan Adnan Polat'a yazdığı sitem mektubu da işin tuzu biberi! Savcının eline geçen o mektupta Bülent Tulun eski başkanını zan altında bırakmış.
Bir milyon doların evrakı ortada yokmuş!
Bu yüzen Adnan Polat'ın 7 sene hapsi isteniyor.
Eski başkanı mahkemeye düşüren Bülent Tulun da yeni başkanın danışmanı!
Bir başka mahkeme daha var, o da küfür yüzünden…
Aysal o küfürbazı da baş tacı ediyor.
Demirören-Platini aşkında Aydınlar yolu izleniyor
TFF Başkanı Demirören de UEFA'nın ayağına gitti. Platini ile görüştü.
Şenes Erzik de oradaydı…
Sonuç;
……………….
O zaman niye M. Ali Aydınlar'a kızıldı?
Mourinho gerçekleri söylüyo
Ne diyor Mourinho;
Real Madrid Türk Milli Takımından daha iyi olduğu için Nuri bende oynayamıyor.
Ne diyoruz biz; Arda milli gururumuz, ama Atletico Madrid'de yedek!
İşte aradaki fark!
Ben de bütün gerçekleri yazarak gözlerdeki kataraktı kaldırmak istiyorum.
Faydam olursa mutlu olurum.
Yoksa diğerleri gibi okuyucularını aptal yerine koyan olmak istemem.
Çünkü gerçekler o kadar açık ve net ki…
Fotomaç'ın manşeti Real Saray!
Galatasaray bu sezon Avrupa'da bütün istatistikleri alt üst etmiş.
Tek rakibi Real Madrid imiş!...
İki takım da kendi liglerinde rakiplerine 9-10 puan fark atmış.
Ligtv yorumcusu da sabah haberlerinde ballandıra ballandıra bunu anlatıyor.
Terim'i övdükçe övüyor.
Mourinho içinse tek laf yok!
Belli ki; Real Madrid ve Mourinho konu mankeni.
Konu; Terimli Galatasaray'ı övmek.
Reyting için taraftara gaz!
Belli ki genç spiker Terim'i yelle diye tembihlenmiş!
Galatasaray'ın liderliğine eyvallah!
Ancak yoklar içindeki lideri bu kadar alkışlamak da bırakın Türk taraftarına, Real Madrid'e karşı ayıp olur.
Galatasaray'ın Süper Lig'de 9 puan fark attığı takım Fenerbahçe
Real Madrid'in la Liga'da 10 puan fark attığı takım Barcelona!
Güldürmeyin adamı…




























