Futbolda şike davasının gerekçeli kararları açıklandı. 682 sayfalık metinde mahkemenin kararın alınmasındaki nedenleri açıkladığı gerekçeli açıklamalarda dikkat çekici maddeler bulunuyor. Mahkeme Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Aziz Yıldırım'ın bir suç örgütü kurduğunu belirtirken bu örgüt için "gevşek" tanımını yaptı.
İşte gerekçeli karardan o kısımlar;
"Örgüt, soyut bir birleşme değildir, bünyesinde hiyerarşik bir ilişki hâkimdir. Bu hiyerarşik ilişki, bazı örgüt yapılanmalarında gevşek bir nitelik taşıyabilir. Bu ilişki dolayısıyla örgüt, mensupları üzerinde hâkimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazanmaktadır."
"Düzenleme ile güdülen amacın, ileride işlenmesi olası olan suçların önlenmesine yönelik olarak kamu için tehlike oluşturabilecek birleşmelerin engellenmesi olması nedeniyle, suçun oluşabilmesi için bir suç işlemek amacıyla oluşturulmuş basit bir birleşmeden ziyade, belirsiz sayıda amaç suçun işlenmesi amacıyla gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişkiye dayalı olarak meydana getirilmiş, sürekli bir birleşmenin bulunması gerektiği, zira örgüt niteliği itibariyle devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil ancak iştirak iradesinden söz edilebileceği sonuçlarına varılmaktadır."
"Yargıtay 6. CD, 25.02.2009 gün, 2008/15466 E., 2009/4055 K.’ında “İncelenen dosya içeriğine göre, sanıklar arasında gevşekte olsa hiyerarşik bir yapının bulunduğu, bu yapı içerisinde yaptıkları işbölümü gereği yüklenen suçu işledikleri, sanıkların işlemiş oldukları yağma eyleminden sonra dağılmayıp, gerek yağma konusu biletlerin pazarlanması gerekse, başka suçları işlemek amacıyla birlikteliklerinin devam ettiği, birden fazla belirsiz suçları işlemek amacıyla bir araya geldiklerinin anlaşıldığı ve örgüt üyesi olmak için makul bir sürenin geçmiş bulunduğunun belirlenmesi karşısında; sanıklar Cihangir, Yalçın ve Murat hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesi ile ilgili tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, …bozma nedeni yapılmamıştır” gerekçesi ile örgütten kurulan mahkûmiyet ilamını onamıştır."
"18.04.2011 günü saat:22.02’de Doğan Ercan’ın, Alaeddin Yıldırım’ı aradığı görüşme(tape:1205);
Alaeddin: “Efendim”, Doğan: “Ali Ağabeyciğim nasılsın”,Alaeddin: “İyiyim Doğan sen nasılsın canım”, Doğan: “İyiyim bende koşturuyorum Ali abi, Ali abi”, Alaeddin: “Hı, ha canım”, Doğan: “ŞEYE GİDEYİM Mİ? CUMA GÜNÜ MAÇA GİDİYİM Mİ? BEN”, Alaeddin: “KONUŞURUZ YA DUR ŞİMDİ TELEFONDA NASIL KONUŞ.., NE YAPIYORSUN”,
Sanık Doğan. Alaeddin Yıldırım’a CUMA günü oynanacak Eskişehir-Trabzonspor müsabakasına gideyim mi diye sormakta, Alaeddin ise telefonda nasıl konuşuyorsun diyerek Doğan’ı geçiştirmektedir. Şüphesiz Doğan’ın “maça gideyim mi derken” kasdettiği seyirci olarak izlemek amacıyla gitmek değildir. Böyle bir durumda Alaeddin’den izin istemesinin hiçbir anlamı yoktur. Örgüt üyesi olan Doğan’ın, sanık Alaeddin’den izin istemesi, aralarında gevşek de olsa hiyerarşik bağı göstermektedir"
İşte gerekçeli karardan o kısımlar;
"Örgüt, soyut bir birleşme değildir, bünyesinde hiyerarşik bir ilişki hâkimdir. Bu hiyerarşik ilişki, bazı örgüt yapılanmalarında gevşek bir nitelik taşıyabilir. Bu ilişki dolayısıyla örgüt, mensupları üzerinde hâkimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazanmaktadır."
"Düzenleme ile güdülen amacın, ileride işlenmesi olası olan suçların önlenmesine yönelik olarak kamu için tehlike oluşturabilecek birleşmelerin engellenmesi olması nedeniyle, suçun oluşabilmesi için bir suç işlemek amacıyla oluşturulmuş basit bir birleşmeden ziyade, belirsiz sayıda amaç suçun işlenmesi amacıyla gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişkiye dayalı olarak meydana getirilmiş, sürekli bir birleşmenin bulunması gerektiği, zira örgüt niteliği itibariyle devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil ancak iştirak iradesinden söz edilebileceği sonuçlarına varılmaktadır."
"Yargıtay 6. CD, 25.02.2009 gün, 2008/15466 E., 2009/4055 K.’ında “İncelenen dosya içeriğine göre, sanıklar arasında gevşekte olsa hiyerarşik bir yapının bulunduğu, bu yapı içerisinde yaptıkları işbölümü gereği yüklenen suçu işledikleri, sanıkların işlemiş oldukları yağma eyleminden sonra dağılmayıp, gerek yağma konusu biletlerin pazarlanması gerekse, başka suçları işlemek amacıyla birlikteliklerinin devam ettiği, birden fazla belirsiz suçları işlemek amacıyla bir araya geldiklerinin anlaşıldığı ve örgüt üyesi olmak için makul bir sürenin geçmiş bulunduğunun belirlenmesi karşısında; sanıklar Cihangir, Yalçın ve Murat hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesi ile ilgili tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, …bozma nedeni yapılmamıştır” gerekçesi ile örgütten kurulan mahkûmiyet ilamını onamıştır."
"18.04.2011 günü saat:22.02’de Doğan Ercan’ın, Alaeddin Yıldırım’ı aradığı görüşme(tape:1205);
Alaeddin: “Efendim”, Doğan: “Ali Ağabeyciğim nasılsın”,Alaeddin: “İyiyim Doğan sen nasılsın canım”, Doğan: “İyiyim bende koşturuyorum Ali abi, Ali abi”, Alaeddin: “Hı, ha canım”, Doğan: “ŞEYE GİDEYİM Mİ? CUMA GÜNÜ MAÇA GİDİYİM Mİ? BEN”, Alaeddin: “KONUŞURUZ YA DUR ŞİMDİ TELEFONDA NASIL KONUŞ.., NE YAPIYORSUN”,
Sanık Doğan. Alaeddin Yıldırım’a CUMA günü oynanacak Eskişehir-Trabzonspor müsabakasına gideyim mi diye sormakta, Alaeddin ise telefonda nasıl konuşuyorsun diyerek Doğan’ı geçiştirmektedir. Şüphesiz Doğan’ın “maça gideyim mi derken” kasdettiği seyirci olarak izlemek amacıyla gitmek değildir. Böyle bir durumda Alaeddin’den izin istemesinin hiçbir anlamı yoktur. Örgüt üyesi olan Doğan’ın, sanık Alaeddin’den izin istemesi, aralarında gevşek de olsa hiyerarşik bağı göstermektedir"












































































Fenerbahçe


