Türkiye’de King Kong’uz... Avrupa’da sinek ikili

Sporx.com yazarı Osman Tanburacı'dan, Türk futboluyla ilgili enfes saptamalar...

calendar 25 Aralık 2010 12:05
Haber: Sporx.com
Türkiye’de King Kong’uz...  Avrupa’da sinek ikili
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.

Paylaş:



İlk yarı özetini vermeye devam ederken önce bu hassas konulara değinmekte fayda görüyorum. Nasıl olsa önümüzde futbolsuz bir ay daha var. Geyik yapacağımıza dünya ile bütünleşelim istiyorum.
Ayrıca herkes zaten takımların analizini yapıyor. Bırakın da futbol üzerine sohbet edelim. Sıra ona da gelir.
Renklerin kısır çekişmesini bırakıp birbirimizi anlayalım. Kimsenin kimseyle alıp veremediği yok ama gerçekleri de görmek istemeyen her laftan etkilenen tatlı su kurnazları var. Olsun ben onları da seviyorum ve futbolu, birbirini alt etmek isteyenlerin oyuncağı olarak görüyorum. Lakin; anlatılanı anlamak yerine pislik atmaya bayılanlar umarım bir gün; kendilerinin yurt içinde King Kong, Avrupa’da sinek ikili olduklarını anlarlar.
Bkz: UEFA tarihine…

Biz kırk kişiyiz birbirimizi biliriz
Hepimiz cin olmadan hoca çarpan kişiler olduğumuz için oturduğumuz yerden ahkam kesmeğe bayılırız. Hiçbir derinlemesine bilgisi olmayanlar (affediniz, bunu futbol bilgisi olarak söylemiyorum, gazetecilerin; kulüpler, futbolcular, hocalar ve teşkilat ile iç içe oldukları ve taraftarlardan daha fazla şeylere şahit oldukları için söylüyorum) sadece taraftarlık içgüdüsüyle ortalığı kasıp kavurur. Kırk yılını bu mesleğe vermişleri de bir çırpıda siler atar.
Atmakla da kalmaz kişisel tacize yeltenir, ‘alınlara damga’ bile vururlar;
Birinin adamı, avanta yiyor, futboldan anlamıyor, gıcık gibi tanımlamalarla hırslarını dile dökerler.
Aaah ah!... Bizi bu hallere düşürenler utansın.
Yıllarca toplumun beynini yıkayanlar bugün hala sakatatçı önünde beyin arayanlardır.
Olsun biz kırk kişiyiz, kırkımız da birbirimizi biliriz!
Yolumuzdan da sapmayız evvel Allah!

Adama sormuşlar;
Karşındakini nasıl bilirsin?
Kendim gibi, demiş.

Teknik direktörler yerli mi yabancı mı olsun?
Futbolumuzda yıllardır yabancı hoca hayranlığı var.
Ağzı açık hayranlardan biri de benim.
Çünkü;
Futbol hakkında yabancılardan öğreneceğimiz çok şey olduğuna inanıyorum.
Profesyonellik, hayat disiplini, oyun disiplini, futbolun bir yaşam tarzı ve meslek olduğunu, fizik gücü kuvvetlendirmek gerektiğini, sosyal ilişkileri, kollektif düşünceyi, yetenek-uyum-aerobik üçlemesini ve daha bir çok şeyi bilmiyoruz.
En baba futbolcularımız bile sistemlerin saha içi uygulamasını bilmediklerini söylüyor.
Savunmada çok hata yapıyor, forvette çok gol kaçırıyoruz.
Ben de onun için ısrarla milli takımın başına bile yabancı hoca istiyordum. Bizim futbolculara bir şeyler öğretsin diye. Ama gördüm ki bizim adam olmaya niyetimiz yok, futbol oynamak değil maç etmek istiyoruz,
Sonunda vaz caydım!
Boyumun ölçüsünü aldım.
Bu fikirden tüydüm!
Şimdi yerliden yanayım, çünkü yabancıları dinlemiyoruz.
Anlamıyoruz!

Barcelona’yı Barcelona yapan Rijkaard’ı getirip onun bize uymasını bekliyor ve yumruğunu masaya vurmasını istiyorsak,
Ya da Daum’u getirip başkanın peyki yapıyorsak,
Ya da Del Bosque’yi getirip tazminatsız kovuyorsak, Bosque de gidip İspanya’yı Dünya Şampiyonu yapıyorsa ne işimiz var bizim yabancı hocayla!
Al Yılmaz Vural’ı ger altına hamağı zıplasın dursun trapezde…
Düşerse de yine çıkar!
Tam bize göre sinema!

Yılmaz Vural’dan ‘Ula ben Türküm…’ diye başlayan bir anı
TSYD Seminerindeyiz. Antalya’da…
Antalyaspor’un da başında Yılmaz Vural var o zamanlar…
Takım halinde kaldığımız otele geldiler ve Yılmaz Hoca bütün gazetecilerin önünde tam bir saat futbolcularına ders verdi.
Elinde tebeşir, yanı başında büyük kara tahta, karşısında 24 futbolcu.

Yılmaz Hoca başladı anlatmaya.
Bir maçın taktiğini yaza-çize anlatıyor.
Hatta arada futbolcularına sorular sorarak, onlardan taktikle ilgili görüşler alarak mükemmel bir ders veriyor.
Top falancada olunca, filanca şuraya kaçacak,
Top rakipte olursa falanca, filancanın kademesine girecek diye tahtada oklarla yazarak da anlatıyor.
Salak olsan anlarsın!
Biz gazeteciler bile anladık!
Hani size göre biz anlamayız ya…

Sonrasında otelin mükemmel sahasına çıktık. Yılmaz Hoca biraz önce anlattıklarını futbolcularına uygulatacak, bizler de seyredeceğiz.
Amaç; bir takım maça nasıl hazırlanıyor, görmek.

Maç başladı; anlatılana göre dizildiler.
Bir iki pas , bir iki atak ve şut,
Derken…
Yılmaz hoca iki dakikada bir düdük çalıp oyunu kesmeye başladı.
Bir, üç, beş… Oyunun tadı kaçtı!

Futbolcularına ilk zamanlar tatlı ikazlar yapan Yılmaz Hoca az sonra bağırmaya başladı…
Maçı daha sık durdurur oldu…
Giderek haykırmaktan boyun damarları oklava gibi şişti…
Düdük sesleri, Yılmaz Hocanın yırtınmasına karıştı…
Hoca fıttırdı!..

En sonunda Yılmaz Hoca tiz bir düdük çalarak futbolcularını yanına çağırdı.

O anı unutamam;
Döndü bize;
‘Ula ben Türküm.. İki saattir bunlara nazari ve uygulamalı taktik veriyorum.
Üstüne üstlük TÜRKÇE konuşuyorum.
Anladınız mı diyorum kafa sallıyorlar.
Bu veletler hala beni anlamıyorlarsa nasıl anlarlar DAUM’u…
(Gülmekten yere düşmüştüm…)

Herif Almanca söyleyecek, tercümanı garibim futbolu bilmeden aktaracak, bunlar da uygulayacak!
Ölme eşeğim ölme yonca bitecek.
Yahu ben Türkçe anlatıyorum bunlar kafa sallıyor ama yine anlamıyorlar ki…
Oynarken yine hata yapıyorlar.
Bunun yerli hoca yabancı hocayla ilgisi yok be ağabeyler…
Bunların alt yapısı yok, vaktiyle öğrenmemişler ki algılasınlar…’

O günü hiç unutamam. Gülmekten bayılmıştım.
Tabii ben size es geçerek anlatıyorum. Yılmazım oldukça kaf-sin’li konuşur, argoyu ipe dizer… Ölürsünüz…

Sonra da düşündüm ki Yılmaz Vural doğru söylüyor.
Bazen öyledir.
Sen ne söylersen söyle karşındakinin anlama gücü sınırlıdır.
Çünkü belki de anlamak istemez.
Kendi doğrularında kalmak ister...
Alınır!
Hahahahaha

Amma gülmüştüm o gün,
Hala gülüyorum, ince ince…

Anlayana!

Ağabeylik  yapacaklar var ya hani Hakan Şükür gibi…
Laf dilden açıldı ya. Gelelim ağabeylik durumuna…
Hani Hakan Şükür Galatasaray’da takıma Ağabeylik yapsın diyenler var ya…
Onlara sesleniyorum;
Seslenmiyorum soruyorum;
-Messi’nin takımda ağabeyi var mı hariçten gazel okuyan?
Ronaldo’nun var mı?
Rooney’in var mı?
Haylaz Ribery’nin var mı?

Galatasaray’daki çocukların neden Ağabey’i olsun?
Var mı böyle bir dandik görev dünyada?
Ne yapacak Hakan Şükür Florya’da…
Arabuluculuk mu yapacak, isyan mı bastıracak?
Yoksa futbolcular çişe giderken ondan mı izin alacak!
Ne yapacak Hakan Şükür?

Diyelim ki Hakan Şükür Florya’da gerekli. Ağabey’e ihtiyaç var zira futbolcular arası  iletişim bozuk.
Hakan Şükür; Sabri’yle konuşur, Ayhan’la konuşur, Arda’yla konuşur da…
Neill’le nece konuşur?
Kewell, Pino, İnsua’yla nece konuşur?
Baroş’la, Lorik’le nice konuşur?

Geldik mi aynı köye?

Arda gibi mi, yoksa Semih gibi yıllarca yedek oturarak mı?
Bizim futbolcumuz futbolu öğrenmek istemiyor.
Çalışma azmi, yükselme, Avrupa’ya gitme azmi yok.
Dikkat edin Anadolu takımlarında oynayan futbolcu kapağı İstanbul’da üç büyüklere atmak için yırtınıyor. Atınca da duruyor.
Artık ilerisini düşünmüyor. Çünkü yeni hedefleri yok!
Amacı paraya kavuşmaktı kavuştu, şöhretti onu da elde etti.

İstanbullu futbolcunun da amacı Avrupa’ya transfer olmak değil mi, ama nasıl?
Arda gibi yaparak mı?
Serdar Özkan gibi cehalet içinde yüzerek mi?
Semih gibi yıllarca yedek oturarak mı?

Hadi söylesenize beni eleştirenler…
Bu kabil sohbetler daha güzel olmuyor mu?
Bunları çözmeden ligin ilk yarısını incelemişsin n’olacak?

Futbol sadece bacak arası değil!
Bizim futbolcu parayı ve şöhreti seviyor, futbolu sadece yeteneği ile oynamaya çalışıyor. Öğrenmek istemiyor, çağdaş bilgi istemiyor.
Bir bacak arası attı mı da tribünler coşuyor.
Ne gerek var yabancı hocaya…
Biz Dünya 3.süyüz ya…

Yabancı hoca disiplin istiyor.
Onun için de uyum sağlanamıyor.
Rijkaard’ı, Schuster’i, Guus’u getirip onu dinlemez ve onları alaturkalılaştırmağa kalkarsan bu işler olmaz.
İçerde birbirimizi yer dışarıda çuvallarız!
Eğer ki bu açığımızı kapatırsak ister inanın ister inanmayın Spor-Toto Süper Ligi, Premier Lig gibi olur.
Çünkü bizde yetenek var, disiplin yok.
İddia ediyorum Türk’ün futbol yeteneği dünyada Brezilya’dan sonra ikinci gelir.
Kollektif anlayışımız olmadığı için beceremiyoruz.
Temelimiz yok!
Ailede, siyasette, ticarette uyum sorunu yaşıyoruz. Çünkü birlikte düşünme becerimiz yok!
Ben bile bunları yazınca millet öküz altında buzağı arıyor.

Yabancılar ‘vay canına nereye düştük biz’ diyorlardır
Ligde 4 yabancı hoca var;
Rijkaard-Hagi, Schuster, Şota ve Gençlerbirliği’nde Ralf Zumdick…
Gerisi 14 Türk hoca.

Lig’in ilk sıralarında;
Şenol Güneş, Ertuğrul Sağlam, Aykut Kocaman var.
Nerede yabancılar?
Bir tek Schuster’li Beşiktaş var Avrupa’da, o da içerde kayıp!
Bu konuda bir türlü dikiş tutturamıyoruz.
Neden?
Yabancıları dinlemiyoruz da ondan.

Bir günde başarı istiyoruz, işler kötü gitti mi de vuruyoruz popolarına tekmeyi!
Yabancılar da bu manzarayı gördüler mi ‘nereye düştük biz’ diye kafayı yiyorlardır.
Gözü kör olsun bu paranın…
Uçarak geliyorlar Türkiye’ye para için, feryatla gidiyorlar UEFA’ya tazminat için…
Anlıyor musunuz?

UEFA’da bütün Avrupa milletlerinin toplamından daha çok dosyamız var çözüm bekleyen.
Bunları da biliyor musunuz ki bana çatıyorsunuz?

Fener, Zico’yla gurur duyacakken adamı paketleyiverdi!
Milli takımlarda da hep Türk hocalarla başarı var.
UEFA Kupası’nda da Türk hoca var.
Fener Zico’yla hayatında ilk kez Avrupa’da çeyrek final gördü ertesi gün Zico’yu kovdu.
Öyle değil mi Fenerliler?
Bunları söyleyince niye kızıyorsunuz bana?
Bu kafayla gidersek daha çok mantarlarız!

Türk futboluna TFF sahip çıkamıyor, bari sizler sahip çıksın.
Onun için yazıyorum bunları.
Kimseden çekinmeden…
Kimsenin de bunları söyleyemeyeceğini bilerekten.

6+2+2 bu sene + 4 daha olursa şaşmayın!
Son örnek Beşiktaş.
14 yabancısı oldu hala elindeki ithalat fazlasını satmaya uğraşıyor.
Kulüp gırtlağa kadar Demirören’e borçlu.
Fener de Aziz Başkan’a…

Ertuğrul Sağlam’ın Bursaspor’u da transfer yapamadığı için tek puana bayram yaptı Avrupa’da…
Fener’le Galatasaray ise Avrupa’nın eşiğini geçemedi bu sene.
Birinde yerli ötekinde yabancı hoca var.
Neye yarıyor?
Kafalar değişmedikçe…
Aziz Başkan yine hakem odalarına dalıyor,
Adnan Polat yine hoca kovuyor.
Demirören yine çuvalla para harcıyor ki koltuklarında kalsınlar!

Bunları görmüyor musunuz?
Bu karmaşa sizi rahatsız etmiyor da benim yazdıklarım mı sizi yerinizden zıplatıyor.

TFF’nin bu kararsızlığı ile daha yedi bayram beli doğrultamayız!
Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabiliyoruz!

Türkiye’de King Kong’uz Avrupa’da sinek ikili!
Yalan mı?
Tümü
 Reklam 
  • PUAN DURUMU
  • FİKSTÜR
  • STSL
  • 1.Lig
  • İng
  • Alm
  • İsp
  • İta
  • ŞL
  • AL
  • KL
TakımlarOGBMAYP
1 Galatasaray 18 13 4 1 40 13 43
2 Fenerbahçe 17 11 6 0 39 14 39
3 Trabzonspor 18 11 5 2 35 21 38
4 Göztepe 17 9 5 3 21 9 32
5 Beşiktaş 17 8 5 4 30 22 29
6 Başakşehir 18 7 5 6 29 19 26
7 Samsunspor 18 6 8 4 23 21 26
8 Gaziantep FK 18 6 6 6 25 31 24
9 Kocaelispor 18 6 5 7 16 19 23
10 Alanyaspor 17 4 9 4 16 14 21
11 Gençlerbirliği 18 5 4 9 22 25 19
12 Rizespor 17 4 6 7 20 24 18
13 Konyaspor 17 4 5 8 21 29 17
14 Antalyaspor 18 4 4 10 16 31 16
15 Kasımpaşa 18 3 7 8 14 24 16
16 Kayserispor 17 2 9 6 16 33 15
17 Eyüpspor 17 3 4 10 10 24 13
18 Karagümrük 18 2 3 13 15 34 9