Tersine dünya

Türk futbolunda bir "Tersine Dünya" durumu söz konusu. Bir yanda Fenerbahçe, diğer yanda Galatasaray...

calendar 20 Eylül 2008 17:56
Haber: Sporx.com Yazarlar
Tersine dünya
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.

Paylaş:



Geçtiğimiz sezonların aksine bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu yıla kadar daha çok tartışılan Beşiktaş ya da Trabzonspor'un teknik ekibi olur, Fenerbahçe ve Galatasaray en azından bu dönemde eleştiri oklarına hedef olmazdı. Roller tersine döndü. Bakalım ilerleyen günler neyi getirecek. Burada dikkati çeken işte bu eleştirilen teknik adamların, 2008-2009 sezonunda Turkcell Süper Lig'de görev alacak yegane üç teknik adamdan ikisi olması. (Diğeri de artık sezonun başlamasına bir haftadan az bir süre kalmışken Antalyaspor'da Hikmet Karaman'ın yerine gelen Joseph Jarabinsky.) Buradan yola çıkarak düz mantıkla, "Demek ki yabancı hocayla olmuyormuş" demek ki gerekiyor. Sanmıyorum. Böyle diyenler Jupp Derwall, Sepp Piontek, Gordon Milne, Christoph Daum, vb.'nin Türk futboluna kattıklarını görmezden gelen bir tavır içerisindedir çünkü.

NEREDEN NEREYE
İlk olarak Fenerbahçe'ye değinelim. Fenerbahçe'nin içerisinde bulunduğu durumu en iyi özetleyen söz giden oyuncuların yerinin doldurulamaması ve kadronun zayıflamasıdır. Kadro son iki sezondur gözle görülür biçimde zayıflamakta. Geçtiğimiz sezon Tuncay'ın yarattığı boşluk Deivid'in inanılmaz çıkışı, sezonun sonlarında Uğur Boral'ın yükselen ivmesiyle telafi edildi gibi gözüktü belki de. Ya da Stephen Appiah'ın takımdan kopuşu M. Aurelio'nun insan ötesi performansı, sakatlanana kadar Deniz Barış'ın üstün formuyla sancısız bir şekilde gerçekleşti. Üstüne üstlük Mateja Kezman'ın inanılmaz formssuzluğu, Semih Şentürk'ün Türkiye'nin en iyi golcüsü kimliğine erişen çıkışıyla bertaraf edildi. Ama M.Aurelio'nun takımı adeta terk edişi, Deivid'in sezon başında takımı şoke eden sakatlığı, Deniz'in bir türlü iyileşmeyişi, Fenerbahçe yönetiminin bu boşluğu doldorucak transfer hamlelerinde bulunamayışı, geçen sene özellikle Avrupa'da çizilen tabloyu tersine çevirdi. Üstüne üstlük yepyeni bir teknik heyetin göreve gelmesi tüm bu olumsuzlukların üzerine tüy dikti. Sonuç mu' Aragones'in son dönemde sergilenen kötü futbol ve başarısız futbolda payı yoktur demiyorum. Ama elinde Zico'nun iki sene önce ya da geçen sene elinde olan kadro olmadığı kesin.

NOKTA TRANSFERLER
Gelelim Galatasaray'a' Sarı-kırmızılılarda ise Fenerbahçe'nin tam tersi bir durum söz konusu. Galatasaray'da bu sezon kadro daha da güçlendi, zenginleşti. Özellikle yabancı futbolcular konusunda. Geçtiğimiz sezonu hatırlayın. Kadroya rahatça girebilen yabancı futbolcular Rigobert Song ve zaman zaman da Shabani Nonda'ydı. Ismael Bouzid ve Marcelo Carrusca isimleriyle Harry Kewell ve Milan Baros isimlerini yanyana koymak, her şeyi özetleyecektir sanırım. Lincoln'ün biraz kendine gelmesi, Tobias Linderoth'un sakatlığının geçmesi, sarı-kırmızılı taraftarların geleceğe daha güvenle bakmasına yol açacak. Tabii Michael Skibbe faktörü olmazsa. Galatasaray'da işte temel sorun da bu. Geçtiğimiz sezonun teknik direktörsüz olarak tamamlanması, üstelik bu sürecin sonunda şampiyonluğa ulaşılması, anlaşılan Galatasaraylı yöneticilerde yanlış bir fikrin oluşmasına yol açmış. Takıma iyi idman yaptıracak Alman ekolünden bir teknik adam yeter düşüncesi, genç teknik adamı Galatasaray'a getirdi. Neyse ki Galatasaray'ın ezeli rakibi Fenerbahçe'de de kötü gidiş var. Yoksa Michael Skibbe'nin koltuğu çoktan gidebilirdi. Burada şunu da belirtmek gerekiyor bu arada. Geçtiğimiz sezon Galatasaray'ın sezonun son bölümünde "teknik direktörsüz" (Cevat Güler'e haksızlık etmeyelim, ama ne yazık ki böyle) şampiyonluğa ulaşmasında önemli bir faktör de Hakan Şükür'dü. Beğenelim ya da beğenmeyelim, kendisini sevelim ya da sevmeyelim. Takım arkadaşlarını motive etmede, kenetlemede, onlara söz geçirmede bu kadar başarılı belki de başka bir futbolcu görmedi Türkiye. Galatasaray'ın yaşadığı her türlü olumsuzluğa karşın (ekonomik, idari, vb.) yine sportif anlamda ayakta kalmasında onun çok önemli payı vardı. Galatasaray onu çok arayacak.

DÜNYA TERSİNE DÖNÜNCE
Sözlerimi noktalarken Orhan Kemal'in sinemaya da uyarlanan bir romanına değineyim. "Tersine Dünya" adlı romanına. Bu romanında Orhan Kemal, erkek egemen toplumu tersine çevirir ve kadın egemen bir toplumu mizahi öğelerle zihinlerimize yansıtır. Dünya tersine dönmüştür. "Zampara, üç kağıtçı, eşini döven, söven, belalı" kadınlar, ağızları var dilleri yok, evde çocuklara bakan, kadınlar karşısında ezilen erkekler. Erkek egemen toplumu ve feodal zihniyeti eleştiren bu roman, güldürürken düşündürmenin en güzel örneklerinden biridir. İşte Türk futbolunda da bu anlamda bir "Tersine Dünya" durumu söz konusu. Bir yanda, geçtiğimiz sezonlarda teknik heyetine mükemmel bir kadro sunan, onun işini adeta kolaylaştıran Fenerbahçe yönetim kurulunu düşünün. Oysa bu sezon takımın kadrosunu zayıflatan, teknik heyetine yeterince hizmet sunamayan bir Fenerbahçe yönetim kurulu. Öte yanda, geçtiğimiz sezonlarda yaptığı hatalı transferlerle teknik heyetinin elini zayıflatan Galatasaray yönetim kurulu. Buna karşın teknik heyetin çabalarıyla ayakta tutunmaya çalışan bir Galatasaray. Oysa bu sezon yaptığı nokta transferlerle herkesi şaşırtan Galatasaray yönetim kurulu, yetersizliği ayyuka çıkan bir Galatasaray teknik heyeti. Dünya tersine döndü. Öyle değil mi..
Tümü
 Reklam 
  • PUAN DURUMU
  • FİKSTÜR
  • STSL
  • 1.Lig
  • İng
  • Alm
  • İsp
  • İta
  • ŞL
  • AL
  • KL
TakımlarOGBMAYP
1 Galatasaray 18 13 4 1 40 13 43
2 Fenerbahçe 17 11 6 0 39 14 39
3 Trabzonspor 17 10 5 2 33 20 35
4 Göztepe 17 9 5 3 21 9 32
5 Beşiktaş 17 8 5 4 30 22 29
6 Başakşehir 18 7 5 6 29 19 26
7 Samsunspor 17 6 7 4 22 20 25
8 Gaziantep FK 18 6 6 6 25 31 24
9 Kocaelispor 17 6 5 6 15 17 23
10 Alanyaspor 17 4 9 4 16 14 21
11 Gençlerbirliği 17 5 3 9 21 24 18
12 Rizespor 17 4 6 7 20 24 18
13 Konyaspor 17 4 5 8 21 29 17
14 Kasımpaşa 17 3 6 8 14 24 15
15 Antalyaspor 17 4 3 10 16 31 15
16 Kayserispor 17 2 9 6 16 33 15
17 Eyüpspor 17 3 4 10 10 24 13
18 Karagümrük 18 2 3 13 15 34 9