Galatasaray için önemli bir maçtır Leverkusen maçı. Belki de yaratılmaya çalışılan genç takımın geleceğe dayalı güven kaynağı olacak bir maçtır UEFA'nın ilk ayağı. Leverkusen'i gözünüzde büyütmeyin, Galatasaray'a güvenin ve teknik heyetin bu maçın kadrosunu kurarken ne kadar zorlanacağını da hesaba katın. Elde genç ve dinamik bir kadro var. Son maçlarında çok gol atan, rakibe üstünlüğünü kabul ettiren, yardımlaşmayı başarıyla uygulayan ve de sistemi çok iyi işleten oyuncular var. Ancak iki de eksiği var bu gençlerin; 1- Deneyim 2- Oyunun temposundan kaynaklanan kendilerini doksan dakikaya ayarlayamamak. Galatasaray bunları aşarsa Leverkusen'i rahat geçer.
Kalli imam gibidir bildiğini okur!
Sakatların iyileşmesinden ve Song'un dönüşünden kaynaklanan kadro zenginliği Kalli'yi zorlayacaktır. Ancak imam bildiğini okur, ki doğrudur. Hocanın kişiliğini bilmemden kaynaklanan düşüncelerim var. Kalli başarılı takımı bozmaz! Futbolcuların kendisine olan güvenini asla sarsmaz. Bu şu demektir; Elimdeki kadro son maçlarını başarıyla oynamıştır. Onların bu gayretini yok sayamam ama rakibimizin de Leverkusen olduğunu herkesin bilmesini isterim. Türk takımlarından farklıdır. Yine de Kalli; son maçların kadrosunu bozmaz. Tıkır tıkır işleyen çarka çomak sokmaz. Bunda iki gerekçesi vardır; 1- Sakatların son durumunu görmek ister. Öyle 'laap' diye takıma koymaz! Nitekim son maçta Lincoln'ü yarım saat oynatması bu yüzdendir. Ayhan için de aynı şey geçerlidir. (Size bir tüyo; Kalli geçen hafta Ankaragücü maçında çok oynamak isteyen Lincoln'ü oynatmamıştır. Gerekçesi ise şudur; sakatlıktan yeni çıktın. Bi dur hele' Nasıl olduğunu hafta içinde bana belli et o zaman oynatayım. Başarılı maçlar çıkartan arkadaşlarına haksızlık edemem.) 2- Takım içinde oyunu sevk ve idare edecek, rakibi klasıyla etkileyecek deneyime de ayrıca ihtiyacım var. Bu iki düşünce Kalli'nin işini zorlaştırmaktadır.
Nasıl bir kadro olmalı'
Vestel Manisa karşısına çıkan kadroya eklenecek üç oyuncu vardır; Lincoln, Nonda ve Song' Kanaatim odur ki Kalli üçünü de es geçebilir! Bunun sebebi adalet duygusunun ağır basması olduğu kadar genç futbolcularını da 'aslar geldi ben makas yedim' duygusundan uzak tutmaktır. Kalli; Orkun'dan başlayarak Uğur, Emre, Servet, Volkan dengesini bozmaz. Song'un ne zaman döneceği belli olmadığı için salı akşamı gelen oyuncuyu da ertesi gün kadroya koymaz! Bu ilk bakışta riskli bir karardır belki ama 'takımın uyumu ve yorgun Song'un verimi' ayrıca düşünülmesi gereken bir durumdur. Orta alan için Arda'ya şunu diyebilir; 'Bak Arda varını yoğunu ilk yarı ortaya koy. Yorulduğun an Lincoln senin görevini üstlenecektir.' Bu görüş aynı zamanda yorulmuş rakibe karşı dinç bir yeteneği ve de deneyimi sahaya sürmektir. Sonradan oyuna girecek Lincoln bana hiç de aykırı bir düşünce gibi gelmiyor. Keza Ayhan da aynı görüşün ikinci bölümü olabilir. Kalli tribünler istiyor diye oyuncu oynatmaz! Son maçlarda çok gol atan forveti de bozacağını düşünmüyorum. Nonda da sonradan oyuna girebilir. Hakan Şükür-Ümit Karan ikilisi ilk 11'e yakın isimlerdir. Dikkat edin Kalli iş olsun diye oyuncu değiştirmiyor. Takımının fizik gücüne inanıyor. Gerekirse birini kenara alıyor. Hem de hiç kimsenin ismine ve gözünün yaşına bakmadan! Galatasaray'ı iyi takım yapan anlayış budur. Bu anlayış oyuncuların performansını katlıyor. Ümit'i son maçlarda gördünüz. Olağanüstü gayretli. Alan değiştiriyor, rakibe önde basıyor, top kazanıyor; gol atıyor, asist yapıyor. Kalli'nin öğütlerini dinliyor. O zaman Ümit oynar. Keza Hakan Şükür de hat-trick yapmışken Kalli onu da kesmez! Nonda'nın oyuna sonradan girmesi doğru bir düşüncedir. Kalli'nin bu tavırları sahaya çıkan ilk 11'i de motive eder. Futbolcular, UEFA maçında da hocalarının kendilerine güvenini sezerse daha çok gayrete gelirler. Aksayanlar yerini Lincoln, Nonda veya Ayhan'a bırakabilir. Ya da bir başkasına' Son maçtan farklı bir 11 çıkacağını zannetmiyorum. Yanılırsam bu rakam ikiyi geçmez. Belki ve mecburi Serkan'ın, ya da Serkan kalır ileri ikiliden birinin yerini Lincoln alır. Nonda çift forvetin yorulduğu anda devreye girer. Song zayıf ihtimaldir.
Serkan'a paragraf açtım
Bana göre de Serkan mutlaka oynamalıdır, zira Serkan rakibi rahatsız eden ilk isimdir. Dikkat edin Galatasaray mevsime başlarken Lincoln'ün becerili uzaktan golleriyle havaya girdi, zor zahmet giderken birden duraklama devrine girdi' O zamanlar takımda Serkan yoktu. Kalli onu hazırladı ve takıma koydu. Serkan'ın takıma girişiyle Galatasaray canandı, rakiple daha fazla didişir oldu. Serkan önemli bir isim demedi demeyin. Her zaman üstün yetenek olaz bazen de rakibi ısıran ve iler-geri çalışan adamlar gerekir. Hatırlayın Suat Kaya ve Okan'ı ve de rakibe basan Muhammet'i' Örnekler çok. Vestel maçında 64'te Serkan çıktı Lincoln girdi maç 5-1'den 5-3'e geldi' Bimem dikkatinizi çekti mi' Gerçi Selçuk'un uzaktan golleri vardı ama rakibi taciz de azalmıştı. Feldkamp'ın yerinde olmak istemem, işi zor.
Nasıl bir oyun tarzı'
Kalli, rakibe tedbir almaktan çok kendi takımına ezberlettiği oyunu oynatan bir hoca. Galatasaray yine önde presle oyuna başlar, çabuk oynama prensibi, alan değiştirerek rakip kale önünde çoğalma ve oyunun kontrolünü elden kaçırmadan Leverkusen'in üzerine çok adamla gitme' Prensip budur. Rakibin Alman oluşu tarzı değiştirmez! Galatasaray bunu Helsingborg'a karşıda uyguladı ve kalesinde goller gördü ancak ilerleyen zamanda Galatasaray takım olma kimliğini kazandı. Artık rakibin ataklarını başlamadan kesebiliyor. Takım artık futbolun temel prensibi olan 'topu kaybettiğin anda ve alanda kazan' mantığı ile rakibin rahat oynamasına izin vermiyor. Leverkusen de bu anlayışa kontra çekecek bir oyun düzeniyle oynamıyor. Teknik Direktör Michael Skibbe deplasmanlarda Yunan golcü Gekas'ı bile oynatmıyor. Yabancı sahada oyun Leverkusen için rakibi durdurmak demek. Ayrıca bu maçta Galatasaray'ın bir avantajı da Leverkusen'in Alman takımı olması. Kalli de Alman! Rakibin oyununu biliyor. Sürpriz isimleri gol yollarına sızdırmak ve uzaktan şut da Galatasaray'ın gizli kozları olacaktır.
Leverkusen 4-2-3-1 oynuyor'
2005'ten beri takımın başında olan hoca Michael Skibbe deplasmanda defansif oynuyor. Kalede; Milli takım için Kahn'ın veliahtı Adler (1) var. 23 yaşında bir genç' Vidal (23), Friedrich (5) defans bloğunun değişmezleri' Vidal duruma göre önde ve arkada oynayabiliyor. 4'lü defans daha çok; Haggui, Sarpei, Friedrich, ve Castro'dan oluşuyor. Vidal Joker. Uzun boylu defans çabuk ve hatasız değil. Top gezdirip alan değiştirecek Galatasaray forvetleri bu defansı aşabilir. Defansın önünde; 2'li savunma' Bunların biri kesin; Simon Rolfes (6), öteki İsviçre'den tanıdığımız Baretta (7) veya Schweger (16), (duruma göre bunlardan biri de orta alana kayıyor) Galatasaray maçında Vidal defansın içinde; 4'lü defansın önünde de Rolfes ve Baretta oynayacak gibi gözüküyor. Genele bakmayın bu maç özel tedbir isteyen bir maç. Aldığım istihbarat bu yönde. Ön liberolar genç ve dinamik ' Yani; Leverkusen altılı defans yapıyor. Burada Galatasaray'ı yapması gereken; Oyunu kenarlara yaymak ama aynı zamanda sürpriz adamları gol yollarına sokarak topu yerden kullanmak olmalıdır. O zaman kalabalık savunmanın dengesi bozulabilir. Adam paylaşımında zorlanırlar. Kanat ortaları kadar, kenarlara kayan oyunda topu rakip on sekize yerden aktarmak ve şut pozisyonu bulmak da Galatasaray'ın yapması gerekendir. Leverkusen'i göbekten delmeye çalışmak işi zorlaştırır.
Üçün biri 36'lık Boşnak Barbarez!
4-2-3-1'in üçlüsü; Schweger (16), Barbarez (36) ve Schneider (25) 36'lık Boşnak Barbarez, Galatasaray'ın Hagisi rolünde ama kaçak dövüşen bir Hagi' Oyunda kendini unutturuyor, topla buluştuğunda güzel işler yapıyor. Ataklar daha çok onunla başlıyor ve Barbarez iyi bir beyin. Takımına iyi servis yapıyor. Dikkat! Üçlüden Schneider sol kanadı kullanıyor. Kalli onun tarafını Uğur ve Barış'la sağlam tutmalı. Etkin bir oyuncu. Schneider'i de en iyi tanıyan Lincoln' Lincoln Shalke'deyken ona attığı yumruk yüzünden beş hafta ceza almıştı'
Tek forvet Kiessling
Leverkusen , Galatasaray'a karşı tek forvetle fırsat kollayacak. Kiesslling (11), güçlü bir oyuncu gözden kaçırmamak gerek. Mehmet Topal, Alex'i kontrol altında tuttuğu gibi Barbarez'i de göz hapsine alacak ve onun; Schneider ve Kiesslling'e servis yapmasını önleyecek. Rus Bulykin (13), (Freier 8) ve Yunan Gekas (10) da etkin oyuncular' Galatasaray rakibine yakın oynar ve ilk toplara basarsa rakipten çaldığı her topta Leverkusen için tehlike olur. Alman takımının zaafı; az hücuma çıkacak olması. Gücü ise kalabalık orta alanıyla Galatasaray'a oyun alanı bırakmayacak olması. Kalli'nin bunları aşacağını umuyorum. Arda ya da çok iş düşecek. Almanların dengesini bozacak çalımlar gerekli. Bunun için Lincoln de gerekli. Bu zamanlamayı Kalli yapacak. Kalli; Arda ve Lincoln'ü birlikte oynatırsa Leverkusen'in düzeni şaşar ama Galatasaray'ın da defansa dönük düzeni şaşar! Orta alan bir kişi eksik oynar! Aksiyon tekler. Burada iki şeye dikkat etmek gerekir; Forvetlerimiz karşılarında bizim ligimizdeki gibi sık hata yapan bir defans bulamayacak. Defansımız da karşısında hatayı affedecek bir forvet bulamayacak! Galatasaray hata yapmazsa maçı koparır. Leverkusen'den korkmuyorum. Bunu bana Galatasaray'ın son zamanlardaki agresif oyunu söyletiyor. Endişem; kontra toplarda eksik yakalanmak ve de defansta olmadık hata yapmaktır. Iskayı kastetmiyorum ama pozisyon hatalarımızı Almanlar affetmez! Bu maçta Galatasaray'a güveniyorum. Almanya'da kendine yetecek bir sonucu Ali Sami Yen'deki ilk maçta alacağına da inanıyorum. Hatta çok gol bile bekliyorum. Fenerbahçe'nin iki kez, Beşiktaş'ın da bir kez 2-1 yenildiklerini unutmadan' Leverkusen bize hep fiks tarife uygulamış; 2-1 UEFA Kupası kazanmış iki takımdan; Galatasaray'ın kadrosu, Leverkusen'in 12 ülkeden derlediği yabancı oyuncularına (2 İsviçreli, Yunan, Boşnak, Fransız, Tunuslu, Ganalı, İspanyol, Çek, Slovak, Rus, ve Deniz Naki adlı Türk)e karşı daha uyumlu diye düşünüyorum. 73'lük Kalli'nin, 43'lük Skibbe'yi deneyimiyle limon gibi sıkıp atacağı kanaatindeyim' Bakalım'
Kalli imam gibidir bildiğini okur!Sakatların iyileşmesinden ve Song'un dönüşünden kaynaklanan kadro zenginliği Kalli'yi zorlayacaktır. Ancak imam bildiğini okur, ki doğrudur. Hocanın kişiliğini bilmemden kaynaklanan düşüncelerim var. Kalli başarılı takımı bozmaz! Futbolcuların kendisine olan güvenini asla sarsmaz. Bu şu demektir; Elimdeki kadro son maçlarını başarıyla oynamıştır. Onların bu gayretini yok sayamam ama rakibimizin de Leverkusen olduğunu herkesin bilmesini isterim. Türk takımlarından farklıdır. Yine de Kalli; son maçların kadrosunu bozmaz. Tıkır tıkır işleyen çarka çomak sokmaz. Bunda iki gerekçesi vardır; 1- Sakatların son durumunu görmek ister. Öyle 'laap' diye takıma koymaz! Nitekim son maçta Lincoln'ü yarım saat oynatması bu yüzdendir. Ayhan için de aynı şey geçerlidir. (Size bir tüyo; Kalli geçen hafta Ankaragücü maçında çok oynamak isteyen Lincoln'ü oynatmamıştır. Gerekçesi ise şudur; sakatlıktan yeni çıktın. Bi dur hele' Nasıl olduğunu hafta içinde bana belli et o zaman oynatayım. Başarılı maçlar çıkartan arkadaşlarına haksızlık edemem.) 2- Takım içinde oyunu sevk ve idare edecek, rakibi klasıyla etkileyecek deneyime de ayrıca ihtiyacım var. Bu iki düşünce Kalli'nin işini zorlaştırmaktadır.
Nasıl bir kadro olmalı'Vestel Manisa karşısına çıkan kadroya eklenecek üç oyuncu vardır; Lincoln, Nonda ve Song' Kanaatim odur ki Kalli üçünü de es geçebilir! Bunun sebebi adalet duygusunun ağır basması olduğu kadar genç futbolcularını da 'aslar geldi ben makas yedim' duygusundan uzak tutmaktır. Kalli; Orkun'dan başlayarak Uğur, Emre, Servet, Volkan dengesini bozmaz. Song'un ne zaman döneceği belli olmadığı için salı akşamı gelen oyuncuyu da ertesi gün kadroya koymaz! Bu ilk bakışta riskli bir karardır belki ama 'takımın uyumu ve yorgun Song'un verimi' ayrıca düşünülmesi gereken bir durumdur. Orta alan için Arda'ya şunu diyebilir; 'Bak Arda varını yoğunu ilk yarı ortaya koy. Yorulduğun an Lincoln senin görevini üstlenecektir.' Bu görüş aynı zamanda yorulmuş rakibe karşı dinç bir yeteneği ve de deneyimi sahaya sürmektir. Sonradan oyuna girecek Lincoln bana hiç de aykırı bir düşünce gibi gelmiyor. Keza Ayhan da aynı görüşün ikinci bölümü olabilir. Kalli tribünler istiyor diye oyuncu oynatmaz! Son maçlarda çok gol atan forveti de bozacağını düşünmüyorum. Nonda da sonradan oyuna girebilir. Hakan Şükür-Ümit Karan ikilisi ilk 11'e yakın isimlerdir. Dikkat edin Kalli iş olsun diye oyuncu değiştirmiyor. Takımının fizik gücüne inanıyor. Gerekirse birini kenara alıyor. Hem de hiç kimsenin ismine ve gözünün yaşına bakmadan! Galatasaray'ı iyi takım yapan anlayış budur. Bu anlayış oyuncuların performansını katlıyor. Ümit'i son maçlarda gördünüz. Olağanüstü gayretli. Alan değiştiriyor, rakibe önde basıyor, top kazanıyor; gol atıyor, asist yapıyor. Kalli'nin öğütlerini dinliyor. O zaman Ümit oynar. Keza Hakan Şükür de hat-trick yapmışken Kalli onu da kesmez! Nonda'nın oyuna sonradan girmesi doğru bir düşüncedir. Kalli'nin bu tavırları sahaya çıkan ilk 11'i de motive eder. Futbolcular, UEFA maçında da hocalarının kendilerine güvenini sezerse daha çok gayrete gelirler. Aksayanlar yerini Lincoln, Nonda veya Ayhan'a bırakabilir. Ya da bir başkasına' Son maçtan farklı bir 11 çıkacağını zannetmiyorum. Yanılırsam bu rakam ikiyi geçmez. Belki ve mecburi Serkan'ın, ya da Serkan kalır ileri ikiliden birinin yerini Lincoln alır. Nonda çift forvetin yorulduğu anda devreye girer. Song zayıf ihtimaldir.
Serkan'a paragraf açtım Bana göre de Serkan mutlaka oynamalıdır, zira Serkan rakibi rahatsız eden ilk isimdir. Dikkat edin Galatasaray mevsime başlarken Lincoln'ün becerili uzaktan golleriyle havaya girdi, zor zahmet giderken birden duraklama devrine girdi' O zamanlar takımda Serkan yoktu. Kalli onu hazırladı ve takıma koydu. Serkan'ın takıma girişiyle Galatasaray canandı, rakiple daha fazla didişir oldu. Serkan önemli bir isim demedi demeyin. Her zaman üstün yetenek olaz bazen de rakibi ısıran ve iler-geri çalışan adamlar gerekir. Hatırlayın Suat Kaya ve Okan'ı ve de rakibe basan Muhammet'i' Örnekler çok. Vestel maçında 64'te Serkan çıktı Lincoln girdi maç 5-1'den 5-3'e geldi' Bimem dikkatinizi çekti mi' Gerçi Selçuk'un uzaktan golleri vardı ama rakibi taciz de azalmıştı. Feldkamp'ın yerinde olmak istemem, işi zor.
Nasıl bir oyun tarzı'
Kalli, rakibe tedbir almaktan çok kendi takımına ezberlettiği oyunu oynatan bir hoca. Galatasaray yine önde presle oyuna başlar, çabuk oynama prensibi, alan değiştirerek rakip kale önünde çoğalma ve oyunun kontrolünü elden kaçırmadan Leverkusen'in üzerine çok adamla gitme' Prensip budur. Rakibin Alman oluşu tarzı değiştirmez! Galatasaray bunu Helsingborg'a karşıda uyguladı ve kalesinde goller gördü ancak ilerleyen zamanda Galatasaray takım olma kimliğini kazandı. Artık rakibin ataklarını başlamadan kesebiliyor. Takım artık futbolun temel prensibi olan 'topu kaybettiğin anda ve alanda kazan' mantığı ile rakibin rahat oynamasına izin vermiyor. Leverkusen de bu anlayışa kontra çekecek bir oyun düzeniyle oynamıyor. Teknik Direktör Michael Skibbe deplasmanlarda Yunan golcü Gekas'ı bile oynatmıyor. Yabancı sahada oyun Leverkusen için rakibi durdurmak demek. Ayrıca bu maçta Galatasaray'ın bir avantajı da Leverkusen'in Alman takımı olması. Kalli de Alman! Rakibin oyununu biliyor. Sürpriz isimleri gol yollarına sızdırmak ve uzaktan şut da Galatasaray'ın gizli kozları olacaktır.
Leverkusen 4-2-3-1 oynuyor'2005'ten beri takımın başında olan hoca Michael Skibbe deplasmanda defansif oynuyor. Kalede; Milli takım için Kahn'ın veliahtı Adler (1) var. 23 yaşında bir genç' Vidal (23), Friedrich (5) defans bloğunun değişmezleri' Vidal duruma göre önde ve arkada oynayabiliyor. 4'lü defans daha çok; Haggui, Sarpei, Friedrich, ve Castro'dan oluşuyor. Vidal Joker. Uzun boylu defans çabuk ve hatasız değil. Top gezdirip alan değiştirecek Galatasaray forvetleri bu defansı aşabilir. Defansın önünde; 2'li savunma' Bunların biri kesin; Simon Rolfes (6), öteki İsviçre'den tanıdığımız Baretta (7) veya Schweger (16), (duruma göre bunlardan biri de orta alana kayıyor) Galatasaray maçında Vidal defansın içinde; 4'lü defansın önünde de Rolfes ve Baretta oynayacak gibi gözüküyor. Genele bakmayın bu maç özel tedbir isteyen bir maç. Aldığım istihbarat bu yönde. Ön liberolar genç ve dinamik ' Yani; Leverkusen altılı defans yapıyor. Burada Galatasaray'ı yapması gereken; Oyunu kenarlara yaymak ama aynı zamanda sürpriz adamları gol yollarına sokarak topu yerden kullanmak olmalıdır. O zaman kalabalık savunmanın dengesi bozulabilir. Adam paylaşımında zorlanırlar. Kanat ortaları kadar, kenarlara kayan oyunda topu rakip on sekize yerden aktarmak ve şut pozisyonu bulmak da Galatasaray'ın yapması gerekendir. Leverkusen'i göbekten delmeye çalışmak işi zorlaştırır.
Üçün biri 36'lık Boşnak Barbarez!4-2-3-1'in üçlüsü; Schweger (16), Barbarez (36) ve Schneider (25) 36'lık Boşnak Barbarez, Galatasaray'ın Hagisi rolünde ama kaçak dövüşen bir Hagi' Oyunda kendini unutturuyor, topla buluştuğunda güzel işler yapıyor. Ataklar daha çok onunla başlıyor ve Barbarez iyi bir beyin. Takımına iyi servis yapıyor. Dikkat! Üçlüden Schneider sol kanadı kullanıyor. Kalli onun tarafını Uğur ve Barış'la sağlam tutmalı. Etkin bir oyuncu. Schneider'i de en iyi tanıyan Lincoln' Lincoln Shalke'deyken ona attığı yumruk yüzünden beş hafta ceza almıştı'
Tek forvet KiesslingLeverkusen , Galatasaray'a karşı tek forvetle fırsat kollayacak. Kiesslling (11), güçlü bir oyuncu gözden kaçırmamak gerek. Mehmet Topal, Alex'i kontrol altında tuttuğu gibi Barbarez'i de göz hapsine alacak ve onun; Schneider ve Kiesslling'e servis yapmasını önleyecek. Rus Bulykin (13), (Freier 8) ve Yunan Gekas (10) da etkin oyuncular' Galatasaray rakibine yakın oynar ve ilk toplara basarsa rakipten çaldığı her topta Leverkusen için tehlike olur. Alman takımının zaafı; az hücuma çıkacak olması. Gücü ise kalabalık orta alanıyla Galatasaray'a oyun alanı bırakmayacak olması. Kalli'nin bunları aşacağını umuyorum. Arda ya da çok iş düşecek. Almanların dengesini bozacak çalımlar gerekli. Bunun için Lincoln de gerekli. Bu zamanlamayı Kalli yapacak. Kalli; Arda ve Lincoln'ü birlikte oynatırsa Leverkusen'in düzeni şaşar ama Galatasaray'ın da defansa dönük düzeni şaşar! Orta alan bir kişi eksik oynar! Aksiyon tekler. Burada iki şeye dikkat etmek gerekir; Forvetlerimiz karşılarında bizim ligimizdeki gibi sık hata yapan bir defans bulamayacak. Defansımız da karşısında hatayı affedecek bir forvet bulamayacak! Galatasaray hata yapmazsa maçı koparır. Leverkusen'den korkmuyorum. Bunu bana Galatasaray'ın son zamanlardaki agresif oyunu söyletiyor. Endişem; kontra toplarda eksik yakalanmak ve de defansta olmadık hata yapmaktır. Iskayı kastetmiyorum ama pozisyon hatalarımızı Almanlar affetmez! Bu maçta Galatasaray'a güveniyorum. Almanya'da kendine yetecek bir sonucu Ali Sami Yen'deki ilk maçta alacağına da inanıyorum. Hatta çok gol bile bekliyorum. Fenerbahçe'nin iki kez, Beşiktaş'ın da bir kez 2-1 yenildiklerini unutmadan' Leverkusen bize hep fiks tarife uygulamış; 2-1 UEFA Kupası kazanmış iki takımdan; Galatasaray'ın kadrosu, Leverkusen'in 12 ülkeden derlediği yabancı oyuncularına (2 İsviçreli, Yunan, Boşnak, Fransız, Tunuslu, Ganalı, İspanyol, Çek, Slovak, Rus, ve Deniz Naki adlı Türk)e karşı daha uyumlu diye düşünüyorum. 73'lük Kalli'nin, 43'lük Skibbe'yi deneyimiyle limon gibi sıkıp atacağı kanaatindeyim' Bakalım'


















































































































