Yetti artık! Gazeteleri okuyorum... Herkes bir hava çalıyor... Emre'yi koruyan bile var... Roberto Carlos'un hareketine kafanı çalıştır diyen bile var. El insaf! Eli kafaya götürüp işaret parmağını şakağa dayayarak bileği aşağı yukarı fırıldak gibi oynatmak bütün dünyada 'sen delisin' demektir. Carlos böyle giydirmeleri fırsat buldukça Türk insanına yapıyor! Hakeme su atıyor... İyi niyetle yaklaşıp kılçık atıyor. Yapsa ya bunları Avrupa maçında... Bunlar Türkiye'yi çiftlik mi sanıyor! Başbakan Tayyip Erdoğan Davos'ta kendisine dokunan elemana ateş püskürüyor... Oturumu terk ediyor... Bize deli diyen Roberto Carlos'u koruma altına alıyoruz! Neymiş; hakemin görüş alanı içinde olduğu için 'gözlemci' kainat tv'den görse de hareketi raporuna yazmazmış! Kural öyleymiş! Neden' Carlos Fenerbahçeli de ondan! Haydin oradan! Babamın oğlu olsa bana hakaret edeni affetmem! Ama öyle bir hale geldik ki futbolu yönetenler baş antrenörden malzemecisine kadar... zaten kabadayı ve küfürbaz!
Emre'nin;
İşaret parmağını yere paralel tutarak boynun alt tarafına kesik atma işareti yapması; 'senin kafanı koparırım' diyerek resmen 'tehdit' etmektir... Bunlar kanunda suç teşkil eder. Biri hakarete öteki cana kasta girer. Bunları masum hareketmiş gibi gösterenlere sitemim var. O zaman iyi ile kötü arasında fark kalmaz ki! Alex'e hayranlık duyarak beyefendi diyorsam, Carlos'a diyemem ki... Semih'e alkış tutarak beyefendi diyorsam Emre'ye diyemem ki... Carlos ve Emre'nin hareketleri cezasız kalırsa; Alex'le, Semih'e ve diğerlerine ayıp olmaz mı' Emre Ali Kıran baş kesen mi' Ne zamandan beri asil Türk milleti göz göre göre yapılan tehditleri savunur oldu' Ne zamandan beri ahlaksızlık pirim yapmaya başladı' Bizi bu hallere koyanların Allah layığını versin! * * * Sporx mükemmel bir çalışma yapmış, Emre'nin son 8 yılında yaptıklarını sıralamış. Biri hariç! Hadi ona talihsiz bir kaza diyelim... Listeye ben de ilave yaptım. Vukuat 20 yaşında başlıyor... 2000: Bir Avrupa maçında isyankar Emre'nin tavırlarına dayanamayan hocası Terim onu saha kenarında tartakladı. 2001: Galatasaray takımında Okan ile birlikte soyunma odasında Jardel'e saldırdı. 16 Kasım 2005: Olaylı Türkiye-İsviçre maçının sonrasında rakip futbolcularla kavga etti. 4 maç ceza aldı. 30 Aralık 2006:Everton maçında Joseph Yoba'ya ırkçı sözler sarfettiği nedeniyle İngiltere Futbol Federasyonu tarafından hakkında soruşturma açıldı. İngiliz gazeteleri Bolton'lu El Hadji Diouf ve Sierra Leone'li Al Bangura'nın da kendilerine ırkçı sözler söylediği iddialarını gündeme getirdi. 12 Eylül 2007: Türkiye-Macaristan maçında kaptanlık pazubandını taktığı ikinci yarıda gollerden sonra ilginç hareketler yaptı. Gükhan Ünal'ın golü sonrası basın tribününe "kol" hareketi çekti. Aurelio'nun golü sonrası aynı yöne bir şeyler söyledi. 14 Aralık 2007: Newcastle idmanında genç takım oyuncusuna sert girince Joey Barton Emre'nin boğazına sarıldı. Barton'a kafa atacakken arkadaşları araya girdi. Antrenman sonrası sözlü tartışma yaşadılar. 4 Aralık 2008: Denizli deplasmanı için geldikleri Çardak Havaalanı'nda "Fenerbahçe'ye yakışmıyorsun. Defol git" diyen bir taraftarla kavga etti. 19 Aralık 2008: Konya'da kendisini görüntülemek isteyen bir TV kanalının muhabirine omuz attı. Daha sonra bir gazeteciyi tehdit etti: Seni sabaha kadar döverim! 8 Şubat 2009: BŞB maçında artistik bir pası sonrası Tjikuzu'ya parmağını sallayarak küfür etti. Gökhan, Tjikuzu'ya attığı tekme sonrası oyundan atılırken, olayın içinde olmamasına rağmen koşarak gelip bir kement gibi rakibin boynuna sarıldı. 8 Mart 2009: Kendisine sert giren Cangele'ye saha kenarından "Göreceksin sen" "Sen bittin" anlamına gelen 'kafanı koparırım' işareti yaptı! * * * Carlos ve Emre'ninki hakaret ve tehdit! Bülent Uygun'unki ise -kendine göre- haksızlığı protesto! Eğer bu protesto 35 gün ceza alıyorsa; Carlos ve Emre'nin cezasını varın siz tespit edin! Öyle Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı diye kayırmaca yok! Eden cezasını bulmalı! Hagi'nin yaptıklarını gündeme getirme gayreti içinde olanlar var. İşi taraftarlık boyutuna çekerek işlenen suçu 'kötü örnekle' ödeştirmek isteyenler var... Gülüyorum! Kötü misal emsal olmaz! Ayrıca Hagi hatalarının cezasını beş maçla ödemişti. Medya da üstüne çullanmıştı! Sevgiyi elden bırakmamak insan oluşun bir gereğidir ama, Hiçbir suç da cezasız kalmamalı. Kötü örnekler de taltif edileceğine cezalandırılmalı. Carlos, Emre, Uygun'u ve onlara kötü örnek olanları ve de görmezden gelenleri bir kez daha kınıyorum. Bu koşullarda tehdit ve hakaret edeni babam olsa affetmem!
FENERBAHÇE yine bir ilk...
Büyük takımlar en ufak bir olayı kendi lehine avantaj olarak kullanmamalı! Fenerbahçe çimleri bahane edip o muhteşem stattan kaçmak istememeli. Bakın; 2-0 gibi net bir skorla galip geldi ve de tarihe geçti. Kayseri Kadir Has Stadı Fenerbahçe ile açılış maçı yaşadı. Bu da Fenerbahçe'nin ilkleri arasına girdi... Semih'in golü de ilk gol olarak tarihe geçti. Az şey mi bunlar. Hatırlayın Galatasaray'ın Sıvas maçının tekrarını istemesine de aynı tavrı koymuştum. Büyük kulüpler küçük menfaatler için tarihini lekelememeli. Bu futbol dışı olaylar yüzünden Fenerbahçe'nin Kayseri'yi yenmesini gereği gibi yorumlayamadık. Fenerbahçe'nin Kayseri maçı aklın ve becerinin zaferidir. Roberto Carlos'un frikik vuruşu sert ötesi bir darbe! Sanırsınız ihtilal oldu da füzeler yollanıyor! Hamidou bile sadece tam önünde kavis alan topu tutamayıp yumrukladı. Millet hala kenara vursaydı, havaya vursaydı gibi kehanetlerde bulunuyor. Öyle diyene 'gel sen vur' diyeceksin! O sert şut ancak refleksle kurtarılır, top nereye giderse sonrası da takım savunmasının işidir! Kayseri pozisyonu seyredince Semih golü atıverdi. Gerçekten de seyre değer bir goldü. Bakın burada Carlos'u alkışlıyorum. Mükemmel vurdu. İkinci golde de Carlos'un imzası var. Fenerbahçe ikinci gol öncesi öyle amaçsızca top gezdirdi ki görenler de 'of be Fener amma da oynuyor' falan gibi katledilen futbola methiyeler düzdü!... Anlayan da anlamayan da konuşuyor işte!... Top Carlos'a gelir gelmez Carlos en güzelini yaptı ve topu daha fazla oyalamadan Alex'e uzun pasla yolladı. Demek Carlos pozisyonu önceden görmüş... İşte bütün mesele bu. Alex de aynı zekaya sahip olunca çok kısa sürede iki hareketi peş peşe yaparak topu indirdi ve sağ ayağıyla hem de sağ ayağıyla 30 metreden çaktı. Gol harikaydı... İşte akılla birleşen yetenek golü budur! Otuz kere çalım atmak değil, topu amaçsızca elli saat ayakta dolaştırmak değil! Bazı futbol fakirleri 'top bende kalsın' felsefesiyle futbolun ırzına geçiyorlar. Top bende kalsın demek kurnaz düşüncedir. Akıllı düşünce; zaman kaybetmeden top filelerde kalsını oyuna sokmaktır. Fenerbahçe'nin iki golü de çok güzeldi, ikisinde de Carlos'un emeği çoktu! Kayseri-Fenerbahçe maçı üç saat de oynansa sonuç değişmezdi. Yeni statın açılışında Fenerbahçe bir şey daha yaptı, boğuntuya gitti; Fenerbahçe maçı 35 dakika 10 kişi oynadı eksikliği belli olmadı. Bu da bir başarı. Aslında bu da Kayseri'nin bir eksiği... Son söz; Fenerbahçe yönetimi Volkan Demirel'in kulağını çekmeli. Böyle bir maçta kırmız görmek ihanettir. Pozisyonda kasıt yoktu!
Emre'nin;İşaret parmağını yere paralel tutarak boynun alt tarafına kesik atma işareti yapması; 'senin kafanı koparırım' diyerek resmen 'tehdit' etmektir... Bunlar kanunda suç teşkil eder. Biri hakarete öteki cana kasta girer. Bunları masum hareketmiş gibi gösterenlere sitemim var. O zaman iyi ile kötü arasında fark kalmaz ki! Alex'e hayranlık duyarak beyefendi diyorsam, Carlos'a diyemem ki... Semih'e alkış tutarak beyefendi diyorsam Emre'ye diyemem ki... Carlos ve Emre'nin hareketleri cezasız kalırsa; Alex'le, Semih'e ve diğerlerine ayıp olmaz mı' Emre Ali Kıran baş kesen mi' Ne zamandan beri asil Türk milleti göz göre göre yapılan tehditleri savunur oldu' Ne zamandan beri ahlaksızlık pirim yapmaya başladı' Bizi bu hallere koyanların Allah layığını versin! * * * Sporx mükemmel bir çalışma yapmış, Emre'nin son 8 yılında yaptıklarını sıralamış. Biri hariç! Hadi ona talihsiz bir kaza diyelim... Listeye ben de ilave yaptım. Vukuat 20 yaşında başlıyor... 2000: Bir Avrupa maçında isyankar Emre'nin tavırlarına dayanamayan hocası Terim onu saha kenarında tartakladı. 2001: Galatasaray takımında Okan ile birlikte soyunma odasında Jardel'e saldırdı. 16 Kasım 2005: Olaylı Türkiye-İsviçre maçının sonrasında rakip futbolcularla kavga etti. 4 maç ceza aldı. 30 Aralık 2006:Everton maçında Joseph Yoba'ya ırkçı sözler sarfettiği nedeniyle İngiltere Futbol Federasyonu tarafından hakkında soruşturma açıldı. İngiliz gazeteleri Bolton'lu El Hadji Diouf ve Sierra Leone'li Al Bangura'nın da kendilerine ırkçı sözler söylediği iddialarını gündeme getirdi. 12 Eylül 2007: Türkiye-Macaristan maçında kaptanlık pazubandını taktığı ikinci yarıda gollerden sonra ilginç hareketler yaptı. Gükhan Ünal'ın golü sonrası basın tribününe "kol" hareketi çekti. Aurelio'nun golü sonrası aynı yöne bir şeyler söyledi. 14 Aralık 2007: Newcastle idmanında genç takım oyuncusuna sert girince Joey Barton Emre'nin boğazına sarıldı. Barton'a kafa atacakken arkadaşları araya girdi. Antrenman sonrası sözlü tartışma yaşadılar. 4 Aralık 2008: Denizli deplasmanı için geldikleri Çardak Havaalanı'nda "Fenerbahçe'ye yakışmıyorsun. Defol git" diyen bir taraftarla kavga etti. 19 Aralık 2008: Konya'da kendisini görüntülemek isteyen bir TV kanalının muhabirine omuz attı. Daha sonra bir gazeteciyi tehdit etti: Seni sabaha kadar döverim! 8 Şubat 2009: BŞB maçında artistik bir pası sonrası Tjikuzu'ya parmağını sallayarak küfür etti. Gökhan, Tjikuzu'ya attığı tekme sonrası oyundan atılırken, olayın içinde olmamasına rağmen koşarak gelip bir kement gibi rakibin boynuna sarıldı. 8 Mart 2009: Kendisine sert giren Cangele'ye saha kenarından "Göreceksin sen" "Sen bittin" anlamına gelen 'kafanı koparırım' işareti yaptı! * * * Carlos ve Emre'ninki hakaret ve tehdit! Bülent Uygun'unki ise -kendine göre- haksızlığı protesto! Eğer bu protesto 35 gün ceza alıyorsa; Carlos ve Emre'nin cezasını varın siz tespit edin! Öyle Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı diye kayırmaca yok! Eden cezasını bulmalı! Hagi'nin yaptıklarını gündeme getirme gayreti içinde olanlar var. İşi taraftarlık boyutuna çekerek işlenen suçu 'kötü örnekle' ödeştirmek isteyenler var... Gülüyorum! Kötü misal emsal olmaz! Ayrıca Hagi hatalarının cezasını beş maçla ödemişti. Medya da üstüne çullanmıştı! Sevgiyi elden bırakmamak insan oluşun bir gereğidir ama, Hiçbir suç da cezasız kalmamalı. Kötü örnekler de taltif edileceğine cezalandırılmalı. Carlos, Emre, Uygun'u ve onlara kötü örnek olanları ve de görmezden gelenleri bir kez daha kınıyorum. Bu koşullarda tehdit ve hakaret edeni babam olsa affetmem!
FENERBAHÇE yine bir ilk...Büyük takımlar en ufak bir olayı kendi lehine avantaj olarak kullanmamalı! Fenerbahçe çimleri bahane edip o muhteşem stattan kaçmak istememeli. Bakın; 2-0 gibi net bir skorla galip geldi ve de tarihe geçti. Kayseri Kadir Has Stadı Fenerbahçe ile açılış maçı yaşadı. Bu da Fenerbahçe'nin ilkleri arasına girdi... Semih'in golü de ilk gol olarak tarihe geçti. Az şey mi bunlar. Hatırlayın Galatasaray'ın Sıvas maçının tekrarını istemesine de aynı tavrı koymuştum. Büyük kulüpler küçük menfaatler için tarihini lekelememeli. Bu futbol dışı olaylar yüzünden Fenerbahçe'nin Kayseri'yi yenmesini gereği gibi yorumlayamadık. Fenerbahçe'nin Kayseri maçı aklın ve becerinin zaferidir. Roberto Carlos'un frikik vuruşu sert ötesi bir darbe! Sanırsınız ihtilal oldu da füzeler yollanıyor! Hamidou bile sadece tam önünde kavis alan topu tutamayıp yumrukladı. Millet hala kenara vursaydı, havaya vursaydı gibi kehanetlerde bulunuyor. Öyle diyene 'gel sen vur' diyeceksin! O sert şut ancak refleksle kurtarılır, top nereye giderse sonrası da takım savunmasının işidir! Kayseri pozisyonu seyredince Semih golü atıverdi. Gerçekten de seyre değer bir goldü. Bakın burada Carlos'u alkışlıyorum. Mükemmel vurdu. İkinci golde de Carlos'un imzası var. Fenerbahçe ikinci gol öncesi öyle amaçsızca top gezdirdi ki görenler de 'of be Fener amma da oynuyor' falan gibi katledilen futbola methiyeler düzdü!... Anlayan da anlamayan da konuşuyor işte!... Top Carlos'a gelir gelmez Carlos en güzelini yaptı ve topu daha fazla oyalamadan Alex'e uzun pasla yolladı. Demek Carlos pozisyonu önceden görmüş... İşte bütün mesele bu. Alex de aynı zekaya sahip olunca çok kısa sürede iki hareketi peş peşe yaparak topu indirdi ve sağ ayağıyla hem de sağ ayağıyla 30 metreden çaktı. Gol harikaydı... İşte akılla birleşen yetenek golü budur! Otuz kere çalım atmak değil, topu amaçsızca elli saat ayakta dolaştırmak değil! Bazı futbol fakirleri 'top bende kalsın' felsefesiyle futbolun ırzına geçiyorlar. Top bende kalsın demek kurnaz düşüncedir. Akıllı düşünce; zaman kaybetmeden top filelerde kalsını oyuna sokmaktır. Fenerbahçe'nin iki golü de çok güzeldi, ikisinde de Carlos'un emeği çoktu! Kayseri-Fenerbahçe maçı üç saat de oynansa sonuç değişmezdi. Yeni statın açılışında Fenerbahçe bir şey daha yaptı, boğuntuya gitti; Fenerbahçe maçı 35 dakika 10 kişi oynadı eksikliği belli olmadı. Bu da bir başarı. Aslında bu da Kayseri'nin bir eksiği... Son söz; Fenerbahçe yönetimi Volkan Demirel'in kulağını çekmeli. Böyle bir maçta kırmız görmek ihanettir. Pozisyonda kasıt yoktu!


































