Güllaç tarifi, Güllaç nasıl yapılır? En kolay güllaç tarifi, malzemeleri nelerdir?

Güllaç nasıl yapılır, Ramazan ayında Güllaç nereden alınır? sorularının yanıtına haberimizden ulaşabilirsiniz. Bu sorular Müslümanlar tarafından Ramazan günü en çok aranan konulardan biri oldu. İşte aranan soruya cevap.

17 Mayıs 2018 05:26
Güllaç tarifi, Güllaç nasıl yapılır? En kolay güllaç tarifi, malzemeleri nelerdir?
Ramazan ayının en güzel tatlarından biri olan Güllaç tarifini arayanlar için bu habere dikkat! Ramazan ayı için evlerinde Güllaç yapmak isteyenler haberimizden rahatlıkla faydalanabilir.

Ramazan ayı için insanlar ibadetlerini yerlerini getirirler. Bugünlerin en önemli unsurlarından biri de güllaçtır.. Peki güllaç yapmak için hangi malzemeler gerekiyor? İşte detaylar...

GÜLLAÇ NASIL YAPILIR? GÜLLAÇ TARİFİ
2-10 adet güllaç yaprağı, 2 kilo süt, 1 kilo güllaç, 5000 gram toz şeker, 2-3 yemek kaşığı gülsuyu, 250 gram ince çekilmiş fındık, 100 gram hindistancevizi, 100 gram pudra şekeri, 100 gram çekilmiş fıstık içi.
Hazırlanışı

İki kilo sütü derin bir tencerede kaynatın. Kaynayan sütü 10-15 dakika dinlenmeye bırakın, içine gülsuyunu ve şekeri ilave edin. Güllaç yapraklarını bir kabın içine koyun, sütle ıslatın ve birkaç dakika bekletin. Islanan güllaç yapraklarını bir başka tepsiye dizin ve üzerine biraz daha süt dökün. Dört beş yaprak yufka dizdikten sonra yaprakların üzerine karıştırdığınız fındık, hindistancevizi ve pudra şekerini serpin. Üstünü güllaç yapraklarıyla kapatın. Kalan sütü, yaprakların üstüne dökün ve iyice çekene kadar bekletin. Süt çekilince, hindistancevizi, antepfıstığı, çekilmiş fındık ve kiraz şekeri ile süsleyebilirsiniz. Meyve dilimleri ya da nar taneleri de kullanabilirsiniz.

Güllaca gülsuyu eklemek Osmanlı'dan gelen bir gelenek. Ancak gülsuyu konulmadan da güllaç yapabilirsiniz. Gülsuyu yerine nar suyu ilave edebilir veya süte vanilya katarak değişik bir aroma hazırlayabilirsiniz.

Güllaç yapmanın püf noktası: Güllacı bol sütle yapmak gerekmektedir. Güllaç yapraklan ıslandıktan sonra eğer havayla temas ederse jöleleşir ve lezzetini kaybeder. Bu nedenle bol süt dökülen Güllaç'ın havayla temas etmesinin önün geçilmelidir. Çeşitli kuruyemişlerle süslenebilen Güllaç için en uygunu cevizdir. Fındık ve fıstık güllacın rengini değiştirdiği için, badem de Güllaç'a acılık verdiği genellikle ceviz tercih edilir.

Güllaç'ın tarihi

600 yıllık tarihi olan Güllaç, Osmanlı zamanında insanların mısır nişastasını saklama çabasıyla ortaya çıkmıştır. Çuvallarda saklanan nişastanın zarar görmemesi için biraz un ve suyla karıştırıp yufka şekli verilir. Bu sayede nişastanın uçuşup dağılmayacağı ve daha geç bozulacağı düşünülür.

İlk güllaç yaprakları böylece hazırlanır ve evlerde muhafaza edilmeye başlanır. Nişasta kullanılması gerektiğinde de bu sert yapraklardan arzuya göre koparılır, elde ufalanarak toz nişasta gibi kullanılırmış. Ancak bir süre sonra nişasta yapraklarını ıslatmak gelmiş akıllara. Burada devreye süt girmiş. Sütü Osmanlı döneminin en çok kullanılan bir diğer içeceği gül suyu izlemiş: Artık yapraklar sadece nişastayı korumak amaçlı yapılan bir tasarruf malzemesi olmaktan çıkıp sofralara baş tacı olmaya başlamış. Ceviz ve nar gibi malzemelerle zenginleşmesi saray mutfağına girdikten sonra gerçekleşmiş.

İçindeki gül suyundan dolayı " güllü aş" konmuş adı, o da tıpkı "sütlü aş"ın sütlaç olması gibi güllaç olarak anılır olmuş zamanla.

PORTAKALLI GÜLLAÇ

Eskişehirli Kadir usta, Ramazan aylarında iftar sofralarına renk katan, geçmişten günümüze süregelen bir gelenek olan güllacın nasıl yapılması gerektiğini ve püf noktalarını anlattı, 'portakallı' güllacın tarifini verdi. 
Ramazan aylarında iftardan sonra sütlü bir tatlı olarak tercih edilen ve bir gelenek haline gelen güllaç hazırlıkları başladı. Kimi pastane ve tatlıcılarda ise tezgahlardaki yerini aldı. 35 yıldır unlu mamuller yapan Kadir Topaloğlu, "Ramazan'a özel olarak portakallı güllaç yaptık. İlk defa olduğunu sanıyorum. İnşallah yiyenler memnun olacaktır. Ramazan'a özel bir tatlı olduğu için genellikle her yıl Ramazan'da çıkar. Güllaç, Ramazan Ayı'nın vazgeçilmez sütlü tatlılarından biridir" dedi.

Portakal dolgusu ve süslemesi ile güllaca yeni bir boyut kazandırdığını ifade eden Topaloğlu, portakallı güllaç için gerekli olan malzemeleri ve nasıl yapılabileceğini anlatarak, "İlk önce güllacımızı alıyoruz. Ortadan kesiyoruz. Sütümüzü, biraz şeker kattıktan sonra, kaynattıktan sonra dinlendiriyoruz. Ilık bir şekilde az bir şey tepsiye döküyoruz. Güllaçlarımızı koyuyoruz. Tane tane ıslatıyoruz. Arasına portakal dolgu koyuyoruz. Kırık fındık koyuyoruz. Tekrardan 2'nci kat koyduktan sonra bolca sütümüzü verdikten sonra dinlendirdikten sonra süsleme aşamasına geçiyoruz. Süsledikten sonra yemek için sunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Kadir Usta'dan evde güllaç yapacaklara tavsiyeler

Evde güllaç yapmak isteyen vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Topaloğlu, "Evde güllaç yapmak için hazır olan paketlerden alıp, 2 kilogram civarı sütü kaynattıktan sonra biraz dinlendirsinler. Bir tepside istedikleri gibi hazırlayabilirler. İster cevizli yapabilirler. İster fındıklı yapabilirler. Fındıklı yaparlarsa daha iyi olur. Süt kararmaz. Cevizli biraz karartır. İftarda ağır yemekler yendikten sonra hafif bir tatlı yemek daha iyi olur. Güllacın sütü şekeri az olduğu için çok hafif bir tatlıdır. Bir tepsi güllaç en kötü 30 Türk Lirasına mal olur" diye belirtti.

"Benim için Ramazan aylarının vazgeçilmezidir. Güllacı çok severim. Ustamın da ellerine sağlık. Güllacı beğendim" diyen Turgut Tayar, "Bugün portakal dolgulu yapılmış. İlk defa denedim. Çok beğendim. Geçmişten günümüze gelen bir gelenektir. Bugüne gelmiş bir lezzet. Herkese tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu.

Cennet Simit Pastanesinin Şair Fuzuli Caddesi yakınlarında bulunan şubesinin işletmecisi olan Ali Yalçın ise, "Genellikle güllaç hafif bir tatlı olduğu için tercih edilen bir tatlı. Freş, serin iyi bir tatlı. Sütlü olarak hafif bir tatlı. O yüzden yoğun bir şekilde talep alıyoruz. Bugün Kadir Usta'mızın sunum olarak gerçekleştirdiği portakal dolgulu bir güllaç servis ettik. Müşterilerimiz gayet beğeniyle karşıladı. Güllacında Ramazan Ayı'na özel farklı bir yeri olduğu için biz de onu daha üst seviyelere nasıl taşırız? Sunum olarak lezzet olarak kullanılan iş malzemesi olarak nasıl bir şekilde ileriye taşıyabiliriz bu çıtayı? Onun emeğini sarf ediyoruz" diye konuştu.



MUKABELE NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Hz. Muhammed'e 610 yılında ilk vahyin gelişiyle başlayan Kur'an'ın indiriliş süreci, 632 yılına kadar, yaklaşık yirmi üç yıl devam etti. Peygamberimizle Cebrail, her yıl ramazan ayında bir araya gelerek, o güne kadar indirilen Kur'an ayetlerini, karşılıklı olarak okurlar. Önce Cebrail okur Peygamberimiz dilerdi. Daha sonra da Peygamberimiz okur, Cebrail dinlerler. Bu durum Peygamberimizin vefat ettiği yıl 632 de iki kez tekrarlandı. Böylece Kur'an ayetlerinin unutulmasına meydan verilmemişti. Peygamberimizin bu davranışını kendilerine örnek alan Müslümanlar, bunu dini bir gelenek olarak günümüze kadar sürdürmüşlerdi.

MUKABELE NASIL OKUNUR?

Mukabele karşılık verme, karşılıklı okuma anlamına gelir. Bir kimsenin Kur'an'ı ezberden veya kitaptan yüksek sesle okuması ve onu dinleyen topluluğun da sessizce Kur'an'dan takip etmesi anlamına gelen mukabele okumanın adabı sırasıyla şu şekilde olmalı: Okumaya başlamadan önce ağzı misvakla temizlemek. Kur'an'ı mescit veya bir başka temiz yerde okumak. Kıbleye yönelmek. Allah Teala'nın: "Kur'an okuyacak olduğun zaman,kovulmuş şeytandan Allah'a sığın" ayeti (Nahl, 98) mucebince Kur'an okumaya başlarken euzü çekmek. Tevbe Suresi hariç her surenin başında besmele çekmek. Okunan Kur'an ayetlerini huşu ile dinleyip anlamları hakkında düşünmek. Sesi güzelleştirmek ve Kur'an'ı tane tane okumak. Aceleci davranmamak. Med kaidelerine uymak.



TELEVİZYONLARDAKİ MUKABELE PROGRAMLARI

Kur'an'ın Allah tarafından indirildiği şekilde muhafazası, ayet ve surelerin tertibinin doğru olarak tesbiti ve bunun kontrolü için Cibril (a.s) her sene Ramazan ayında, bir rivayete göre Ramazan ayının her gecesinde, Hz. Peygamber (s.a.s)'a gelirdi. Hz. Peygamber (s.a.s.) Kur'an ayetlerini Cibril'e okurdu. Buna "arz" denir. Aynı ayetleri, mukayese için, bir de Cibrîl (a.s) okurdu ki buna da "mukabele" denir. Ramazan ayını dolu dolu geçirmek isteyenler, mukabele yaparak Kuran-ı Kerim hatim sevabı kazanmak istiyorlar. Peki hangi televizyon kanalında saat kaçta mukabele programı var?

TRT Diyanet (saat: 10.30)
Kanal 7 (saat 03.45)
Semerkand TV (saat 14.00)
TRT 1 (saat 03.55)



RAMAZAN'DA YAPILACAK İBADETLER NELERDİR?

* Oruç tutmak

* Geceleri Peygamber Efendimiz'in sav sünneti olan teravih namazını kılmak

* Kur'an okumak

* Namazları cemaatle kılmak

* Sahur yapmak

* İftar ettirmek

* Kadir Gecesini aramak

* Sabretmek

* İhsan ve ikramda bulunmak

* Tövbe etmek

* Cenneti istemek

* Çokça Kelime-i Tevhid söylemek

* Ramazan umresi yapmak

* Açları doyurmak

Daha fazla göster
yukarı ok