Bayramda hava nasıl olacak? Ramazan bayramı hava durumu

Ramazan Bayramı için İstanbul, Ankara, İzmir ve tüm illerde hava durumuna haberimizden ulaşabilirsiniz. Ramazan Baytamı'nda İstanbul'da hava kaç derece olacak ve bugün yağmur yağacak mı? İşte tüm merak edilenlerin yantlarıyla sizlerleyiz.

04 Haziran 2019 04:35
Bayramda hava nasıl olacak? Ramazan bayramı hava durumu
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Ramazan Bayramı için için İstanbul hava durumunu resmen açıkladı. Ramazan Bayramı için önemli uyarılar yapıldı. Vatandaşlar, bugün yağış var mı, hava kaç derece olacak? diye Google'da araştırmaya başladı. İşte tüm detaylar...

BAYRAMDA HAVA NASIL OLACAK?
Marmara'nın kuzey ve batısı, Karadeniz, İç ve Doğu Anadolu bölgelerinin bazı kesimlerinde yarın sağanak ve gök gürültülü sağanak görüleceği tahmin ediliyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan uyarıya göre, Türkiye'nin kuzey ve iç kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu olacağı öngörülüyor.

Marmara'nın kuzey ve batısı, Sinop hariç Batı Karadeniz, Orta ve Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars ve Ardahan çevrelerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.

Rüzgarın, Akdeniz'de güney ve batı yönlerden yer yer kuvvetli olarak eseceği tahmin ediliyor.

Bayramın birinci günü İstanbul'da hava sıcaklık beklentisi 26 derece. Yarın yani 4 Haziran Salı günü İstanbul'da açık bulutlu bir hava bekleniyor. Bayramın ikinci günü yani Çarşamba günü de açık bulutlu bir hava söz konusu, beklenen hava sıcaklığı ise 27 derece.

 RAMAZAN BAYRAMI İSTANBUL HAVA DURUMU İÇİN TIKLAYIN


METEOROLOJİ'DEN İSTANBUL'A SAĞANAK YAĞIŞ UYARISI

Meteoroloji Mühendisleri Odası 2. Başkanı Ahmet Köse, yaptığı açıklamada, yaz mevsimi sona ermesine rağmen bu ay da hava sıcaklıklarının yaz değerlerine yakın seyrettiğini söyledi

Dolu nedir ve nasıl oluşur?

Atmosferde dünyayı etkileyen birçok hava olayı meydana gelir. Bu hava olaylarından en çok rastlanılan olay ise yağmurdur. Türkiye'nin dünya üzerindeki jeopolitik konumu incelendiğinde ise, yağmur özellikle Karadeniz bölgesinde oldukça sık yaşanır ve bu hava olayı bazen oldukça yıkıcı ve gerisinde olumsuz izler bırakan olaylara dönüşebilmektedir. Bu duruma ilk akla gelen selin dışında, dolu olayı da neden olur. Dolu oluştuğu zaman oldukça yıkım etkisi potansiyeli bulunan dolu hava olayı, yağmur damlalarının geçirdiği birtakım olaylar neticesinde sıvı olarak değil katı olarak yani donmuş bir şekilde yere düşmesidir. Bu hava olayına Türkiye'de yılın bazı kesimlerinde rastlanmakta ve de bu hava olayı yaşandığı zaman çevreye büyük zararlar verebilmektedir. Fakat Türkiye için büyük bir şans olarak bu hava olayı pek de fazla görülmez.

Dolu Türkiye'de çok fazla görülmezken dünya çapında görülme alanları incelendiğinde ise, Kuzey Amerika özellikle de Meksika oldukça ön plana çıkan yerler arasında yer alır. Atmosferde yer alan su buharlarının yani bulutların pek çok türleri bulunmaktadır. Bununla birlikte dolu hava olayı, kule tipi adı verilen bulut türlerinde yaşanan hava akımları sonucunda oluşur. Katı ve donmuş yağmur damlacıklarının bu bulut türlerinde nasıl oluştuğu incelendiğinde ise, bulutların içerisinde bulunan damlacıklar, atmosferde hava akımına tutunurlar.Burada 0 ile -40 dereceleri arasında bu damlacıklar donar ve tabakalar haline gelirler. Burada yaşanan erime ve ardından donma olayları ise, görüldüğünde etkileri şiddetli olarak hissedilen dolunun oluşmasına neden olmaktadır. Zararın şiddetli hissedilmesindeki asıl neden ise, donmuş olan ve çeşitli büyüklerde olan dolu taneleri, yeryüzüne düşme anında bir enerji kazanır ve bu enerji çevreye zarar verebilmektedir.

Bulutlardaki yağmur damlacıklarının donar ve bu damlacıkların katı haldeki kazandıkları hacim bulutlarda tutunmalarına engel olur. Böylece bulutlarda tutunma şansı bulamayan dolu taneleri, yerçekimin de etkisiyle yeryüzüne serbest ve hızlı bir şekilde inmektedir. Dolu tanecikleri yeryüzüne düşerken akla gelebilen bir durum olan sıcaklık farkı onların şeklini etkilemez. Dolu tanecikleri bulutun içindeki sıcaklıkla atmosferdeki sıcaklık farkından etkilenmezler. Böylece katı halde yeryüzüne düşmeye devam ederler. Aynı zamanda bulutların içlerinden geçmekte olan kar kristalleri de dolunun oluşmasına neden olabilmektedir. Bu geçiş esnasında bu kristaller kar yağışına ya da yağmura dönüşebilir. Bu dönüşmenin ardından da yer çekimi kuvveti etkisiyle birlikte doluya dönüşerek yeryüzüne düşebilmektedirler.

Bunların dışında oluştuğu zaman çok şiddetli etkileri bulunan ve bir rüzgar türü olan fırtınalar da dolunun oluşmasına neden olabilmektedir. Fırtınayla birlikte gelişen yağmur yağışlarında, yağmur damlacıkları fırtınanın içerisinde bulunan havanın da etkisiyle donabilmekte ve ya fırtınayla ya da serbest olarak yeryüzüne düşebilmektedir. Aynı zamanda bu dolu tanecikleri fırtınanın etkisiyle yukarı doğru da yönelebilmektedir. Oldukça şiddetli bir hava akımı olan fırtınada dolu tanecikleri havada çok daha fazla kalırlar ve bu fazla zaman geçirme onların daha da donarak ağırlaşmasına neden olur.

Fırtınayla birlikte oluşan dolu taneleri oldukça tehlikelidir. Çünkü havada çok daha fazla zaman geçer ve bu tanecikler sürekli olarak ağırlaşır ve kütlesi artar. Bu artış da bir yere kadardır. Hava artık bu tanecikleri taşıyamaz ve oldukça büyük kütleli dolu taneleri yeryüzüne düşer. Öyle ki bu zamana kadar ağırlığı en fazla olan dolu tanesi Bangladeş'e düşmüştür ve ağırlığı yaklaşık olarak 1 kilogramdır. Bu ağırlığın yerçekimi etkisiyle yere düşerken kazandığı enerji de hesaba katıldığında, dolunun neden çevreye ve kişilere oldukça büyük zararlar verebileceği çok net bir şekilde orta çıkar.

Meteoroloji Nedir?
Meteoroloji; kısaca atmosfer bilimidir. Yunanca "meteoron" kelimesinden adını almıştır ve gökyüzünde olan olaylar anlamına gelmektedir. Eski yunanlılar bulutları, rüzgarları ve yağmuru anlamak ve birbirleriyle ilişkilerini tespit etmek için rasat yapmışlardır. Onlar için hava durumu önemliydi, çünkü hava çiftçilerin ürün yetiştirmesini, denizcileri ve denizde seyahat edenleri etkiliyordu. Bugün çevremizde, atmosferdeki değişim ve olaylardan dolayı bizleri etkileyen daha ciddi ve önemli hava olayları vardır. Gezegenimizdeki atmosferin davranışları ve etkisi gibi, zor ve karmaşık konulara çözüm bulmalıyız.

Eski Bir Bilim Dalı

Aristo'nun meteorolojinin babası olduğuna inanılmaktadır. Aristo "meteorologica" adlı eserini M.Ö. 340 yılında yazmıştır. Aristo'nun yağmur, dolu fırtınası ve bazı hava parametrelerine ait görüşlerinin bir kısmı doğru, çoğu ise yanlıştır. Bu zamandaki diğer düşünürler gibi Aristo da mantık ve sebep yoluyla doğruya ulaşacağına inanıyor ve dünyadaki doğal olayları anlamak için rasat yapılmasına ihtiyaç olmadığını düşünüyordu.

Yüzyıllarca sonra, modern bilimin ilk yıllarında, bilim adamı olarak bilinen doğa filozofları, doğayı gerçekten anlamanın yalnızca spekülasyon ve mantıksal tartışmalarla olamayacağını farketmişlerdir. Dünyadaki olayları anlamak için, bunları ölçmek, kaydetmek ve analiz etmek gerekir. Ancak, hava parametrelerinden rüzgar yönü ve yağış miktarını ölçebilmek bile uzun zaman almıştır. Termometrenin icadı M.S. 1600'lü yıllarda, atmosfer basıncını ölçen barometrenin keşfi ise bundan birkaç yıl sonra olmuştur. Sonraki gelen 200 yılda, nem ve rüzgar hızı ve atmosferdeki diğer önemli parametreleri ölçmek için meteorolojik aletler geliştirilmiştir. Bilim adamları bu sistemleri kullanarak iklim olarak bilinen uzun dönemli değişimleri kaydetmişlerdir. Bununla birlikte, fırtına, harekeyn, tornedo ve diğer atmosferik olayların günden güne değişen davranışlarını anlayamamışlardır.

Daha fazla göster
yukarı ok