Euro ne kadar? Euro ne kadar olacak? Euro'nun Tl karşılığı ne kadar?

Avrupa'nın para birimi Euro'nun günlük, saatlik ve anlık değişimi. Euro, Türkiye'de kaç tl? Neden bukadar pahalı? Hepsi ve daha fazlası haberimizin detaylarında.

10 Şubat 2018 10:53
Euro ne kadar? Euro ne kadar olacak? Euro'nun Tl karşılığı ne kadar?
Döviz nedir?
Ekonomik açıdan bakıldığında döviz, iktisadi anlamda bir mal niteliğindedir. Döviz borsaları bazı özel nitelikleri olan piyasalardır. Kısaca belirtmek gerekirse, New York, Londra, Tokyo, Frankfurt, Zürih ve Paris en büyük döviz borsaları arasında bulunmaktadır. Ancak, döviz piyasalarını belirli bir yer veya mekanla sınırlı piyasalar olarak düşünmek doğru değildir.
Döviz borsaları, muayyen coğrafi bölgelerde faaliyet gösterseler de, çeşitli elektronik haberleşme araçlarıyla birbirleriyle sürekli olarak ilişki içinde bulunurlar. Denilebilir ki, günün her saatinde dünyadaki döviz piyasalarından herhangi birisi açık bulunur. Mesela ABD'in batısında yer alan San Fransisco'da borsalar kapandığında Uzak Doğuda Tokyo, Hong Kong ve Singapur borsaları, ayrıca bu borsalardaki çok uluslu Amerikan ve Avrupa bankalarının şubeleri yeni açılmışlardır. Uzak Doğu borsaları kapandığında ise Orta Doğunun mali piyasaları ve merkezleri iki saatten beri çalışmakta olup Avrupa borsaları mesaiye yeni başlamaktadır. Avrupa ile ortak çalışma saatleri sırasında New York borsasında faaliyet hacmi yoğunlaşmaktadır. Londra bankaları coğrafi konumları dolayısıyla, günlük çalışma süresi içinde öteki Avrupa piyasaları ve Kuzey Amerika dahil olmak üzere, Uzak Doğu ve Orta Doğu piyasalarıyla işlem yapabilmektedirler.

Milletlerarası döviz borsaları 24 saat sürekli olarak çalıştıkları için döviz fiyatları (kurları) sürekli olarak değişirler. Döviz bir iktisadi mal gibi işleme tabi tutulduğundan, dövizin bir arz ve talebi ve dolayısıyla da bir fiyatı vardır. Döviz fiyatlarına döviz kuru (exchange rate) denmektedir.

Döviz kurları genellikle bir birim döviz başına (veya bununla değiştirilebilen) millî para miktarı olarak tanımlanır. Döviz kurları 1 birim millî paranın karşılığı olan döviz miktarı olarak da tanımlanabilir. Bu şekilde düşünüldüğünde kurlar 1 USD = 1,35 TL veya 1 TL = 0,74 USD olarak ifade edilebilir. Bu iki sistem birbirinin tersidir. Birincisinde dövizin, millî para cinsinden değeri ifade ediliyor; buna direkt-kotasyon sistemi deniyor. İkincisinde ise millî paranın dış değeri, yani döviz cinsinden fiyatı gösteriliyor; buna da indirekt kotasyon sistemi deniyor.

Milletlerarası borsalarda döviz kurları ABD dolarıyla millî paralar arasındaki değişim oranı şeklinde ifade edilince, ABD doları dışında iki para arasındaki değişim oranı bunların dolar cinsinden fiyatlarına göre dolaylı olarak hesaplanabilir. Mesela, 1 USD = 1,35 TL ve 1 USD = 0,83 EUR ise; 1 EUR = 1,63 TL olur. Bu şekilde dolar dışındaki paralar arasında hesaplanan kurlara çapraz kur (cross-rate) denilmektedir. Yani iki para arasındaki dolaylı değişim oranına çapraz kur adı verilir.

Yabancı paraların çapraz kurları arasında da bir uyum vardır. Çapraz kurlar arasındaki uyum bozulur, yani dövizin ucuz olduğu yerden satın alınıp pahalı olduğu yerde satılması işleri ortaya çıkabilir. Bu farklardan yararlanarak kazanç sağlanması işlemine arbitraj denir. Geniş anlamda döviz ticareti; döviz bazında mevduat bulundurmayı, döviz piyasaları arasındaki kur farkından k,r elde etmeyi (döviz arbitrajı), zaman içindeki kur değişmelerinden kar elde etmeyi (döviz spekülasyonu) de kapsamına almaktadır.

Döviz piyasaları vadeli piyasa (forward market) ve vadesiz piyasa (spot market) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Vadesiz piyasalarda döviz işlemleri herhangi bir işgününde o günün döviz kuru üzerinden yapılmaktadır. Vadeli piyasalarda ise tarafların sözleşme ile tespit ettikleri gelecekteki bir gün ve döviz kuru üzerinden (vadeli döviz kuru) döviz alım ve satımının taahhüt edilmesi şeklinde yapılmaktadır.

Vaktiyle altın para sisteminin yürürlükte olduğu yıllarda ülke paraları, bulundurdukları veya temsil ettikleri altın miktarına göre birbirleriyle mübadele edilirlerdi. Mesela Türk lirası 2 gr altını, dolar 6 gram altını temsil ediyorsa, 1 dolar = 3 TL olarak belirlenirdi. Böylece belirlenmiş olan kurların değişmeleri de mümkün olmazdı. Altın para sisteminin çok önemli bir üstünlüğü olarak nitelenen bu husus, daha sonra k,ğıt para sistemine geçirilmesiyle birlikte geçerliliğini kaybetti. Döviz kurları sabit veya esnek olarak belirlenebilmesinin fayda ve mahzurlarını esas alan tartışmalar iktisat literatüründeki canlılığını hala korumaktadır.

II. Dünya Savaşı sonlarından 1973 başlarına kadar dünyada geçerli olan ve Bretton Woods Sistemi diye bilinen para sistemi bir sabit kur sistemiydi. 1973 başlarından itibaren Batılı ülkeler esnek veya değişken kur sistemini benimsemişlerdir. Ne var ki, Avrupa Topluluğu ülkeleri gibi bazı sanayileşmiş ülkeler paralarını sabit kurlardan birbirine bağlayarak bir para sahası oluşturmuşlardır. Belirtmek gerekir ki, günümüzde tam bir esnek kur sistemi hemen hemen hiçbir ülkede uygulanmamaktadır. Hemen hemen her ülke döviz kurlarının nisbi de olsa istikrarlı oluşunu özlemektedir. İstikrar arayışları ise döviz piyasalarına müdahaleyi zorunlu kılmaktadır.

Türkiye'de 1929 yılına kadar Lozan Antlaşmasında yer alan hükümler dolayısıyla döviz piyasalarına fazla bir müdahalede bulunulamamıştır.

Lozan Antlaşmasının koyduğu sınırlamaların sona ermesiyle birlikte, 20 Şubat 1930 tarihinde çıkartılan 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu ile döviz işlemlerini düzenleme yetkisi Maliye Bakanlığına verilmiş ve yoğun bir şekilde döviz kontrolü uygulanmaya başlanmıştır.

Özellikle 1983'ten sonra Türk Lirasına konvertibilite sağlamak yönünde getirilen bazı düzenlemelerle 1567 sayılı kanunun uygulamaları yerine geniş ölçüde bir serbesti ortamı getirilmiştir. Sabit döviz kuru sistemi fiilen terk edilmiş ve kurların önce kısa aralıklarla, sonraları Merkez Bankasınca her gün belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Hükümet 1989'da aldığı bir kararla banka ve yetkili kurumlara 3000 dolar veya eşdeğer döviz satabilme hakkı verildi. Mart 1990'da 32 sayılı karar olarak bilinen Türk Parasını Koruma Hakkındaki Karar'da yapılan değişiklikle, Türkiye'de yerleşik kişilere sınırsız döviz bulundurma ve transfer etme gibi haklar tanındı (1993).






Euro nedir?
Avrupa Parasal Birliği ilk yılında bile tahvil piyasalarında kayda değer bir değişim yaşanmasına yol açmıştır. Özel şirketler tarafından çıkarılan tahvillerin tutarı büyük miktarda artarak merkezi hükümetler tarafından ihraç edilen tahvillerin tutarını aşmıştır.

Kamu sektöründe yaşanan bu arz daralması APB'ne katılım için daha etkin kamu finansmanı politikaları gerektiren Maastricht kriterlerinin karşılanması nedeniyle doğal karşılanmalıdır. 1997 yılında GSYİH'nın %2.6'sı düzeyinde bulunan kamu açıkları 1998 yılında %2 seviyesine gerilemiştir.

Bu oranın 1999'da %1.8 gerçekleşmesi tahmin edilmekte ve 2001 yılında %1.2'e kadar bir gerileme öngörülmektedir. Bu nedenle, kamu ihraçlarının payındaki bu düşüş eğiliminin devam etmesi beklenmektedir. Sonuç olarak, APB'ne dahil merkezi hükümetlerin tahvil borç stoğunun tüm hükümet borç stoğu içindeki payı 1998 sonundaki %52 seviyesinden 1999 sonunda %51 seviyesine gerilemiştir. Tahvil piyasasındaki ikinci eğilim şirketler tarafından yapılan ihraçların artması olmuştur. Kayda değer şekilde artan ihraç hacmi Avrupa piyasalarında kredi ürünlerinin yerleştiğini göstermektedir. Yatırımcılar kredi riskini değerlendirme kapasitelerini artırmışlardır.

Varlığa dayalı menkul kıymet ve yüksek getirili tahvil piyasalarındaki gelişmeler, faiz oranlarının artması durumunda bile yatırımcıların fazladan getiriden vazgeçmeyeceklerini göstermektedir. 1999'un dördüncü çeyreği Euro'nun uluslararası önemini göstermesi açısından dönüm noktası olmuştur.

Bu dönemde Euro cinsinden yapılan ihraçların toplam tutarı ABD Doları cinsinden ihraçların toplam tutarından %81 daha fazla gerçekleşmiştir (Euro ihraçları=162,963 milyon Euro, ABD Doları ihraçları=90,207 milyon Euro). Tüm yıl gözönüne alındığında, Euro cinsinden ihraçların toplam tutarı ABD Doları cinsinden ihraçların toplam tutarından %28 daha fazladır (Euro ihraçları=812,099 milyon Euro, ABD Doları ihraçları=634,612 milyon Euro). Euro cinsinden sermaye piyasaları 1999 yılında büyük adımlar atmıştır, ancak süreç hala devam etmektedir.

Düzenleyici reformların bu piyasalarda önümüzdeki dönemde belirleyici olması beklenmektedir. Bu reformlar arasında özellikle ABD muhasebe standartı FAS 133 (Financial Accounting Standard 133) ve Avrupa Komisyonu Finansal Hizmetler Eylem Planı (FSAP, Financial Services Action Plan) önem arz etmektedir. Türev ürünlerin ve riskten korunma aktivitilerinin muhasebeleştirilmesi amacıyla çıkarılmış bulunan FAS 133 standardının Aralık 2000'den itibaren yürürlüğe girmesi beklenmektedir.

Bu nedenle 2000 yılı volatiliteden kaçınmak isteyen birçok ABD şirketinin Avrupa Birliği aktivitilerinin finansmanı ile ilgili konuları revize etmeleri için önemli bir yıldır. Yeni standartların yürürlüğe girmesi sonrasında, ABD şirketlerinin oynak (volatil) karlardan kaçınmak amacıyla faiz oranından ne kadar taviz verebileceği hususu önem kazanmaktadır.

Euro Bölgesi nedir?

Euro bölgesi, resmî adıyla euro alanı,ortak para birimi ve yasal ödeme aracı olarak euroyu (€) seçen 19 Avrupa Birliği (AB) üyesinin oluşturduğu ekonomik ve parasal birlik. 1 Ocak 2015 itibarıyla euro bölgesinde Almanya, Avusturya, Belçika, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Portekiz, Slovakya, Slovenya ve Yunanistan bulunmaktadır. Diğer AB üyesi ülkeler (Birleşik Krallık ve Danimarka hariç) kriterleri karşıladıkları zaman euro bölgesine katılmak zorundadır.[8] Bugüne kadar hiçbir ülke bölgeden ayrılmadı; bu yönde herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır. anlık döviz kurları burda



SNEİJDER GALATASARAY'A TRANSFERİ HAKKINDA KONUŞTU! TIKLA OKU 

 FENERBAHÇE'DE VALBUENA DEPREMİ! AYKUT KOCAMAN, VALBUENA'YI OYNATACAK MI? 



FİKRET ORMAN; FENERBAHÇE MAÇI ERTELENMELİ! ( HABERİN DETAYI İÇİN TIKLA)

Daha fazla göster
yukarı ok