Eren sakatlandığı zaman G.Saray'ın kulübede skoru değiştirecek hücum oyuncusunun olmaması da sezon başındaki planlamada bir hata olduğunu belgeledi. Riekerink dün madem Selçuk'u hiçbir şartta oyuna sokmayı düşünmüyordu, neden kulübeye onun yerine Josue'yi almadı? Özetlemek gerekirse dün gece arada bir sıklet farkı vardı. En önemli gerçek buydu.. İki Hollandalı teknik adamdan Advocaat tecrübesiyle işi bitirdi, 3 puanı aldı.
Taktik olarak yapılacak en doğru iş; seyirci avantajını da arkasına alıp hırslı mücadele etmek, Bruma'nın kulvarını yardımlaşmalı kapatarak takım savunmasını ihmal etmemek ve de ani çıkışlarla pozisyon bulabilmekti.
Bu maç başında bir kere gerçekleşti; onda da Volkan Şen topa vurmakta biraz geç kalınca Hakan Balta çabuk davranıp tehlikeyi önledi. Ondan sonra da kısır döngü izledik. Fenerbahçe devre biterken güzel bir organizasyon sonucu, Şener'in asistinde Van Persie'nin şık vuruşuyla skor avantajını yakaladı. Bu yarıda 'Galatasaray ne yaptı?' dersek cevabı 'Hiçbir şey' olur. Topa sahip olma oranı Fenerbahçe'den yüksek ama hücumda değil pozisyon bulabilecek, tehdit edecek atağı dahi yok. Buna karşılık takım savunması da her an sallantı halinde.
Fenerbahçe, maçı çok net kazandı. Bu skora hiç kimsenin bir bahane bulma şansı yok. Fenerbahçe'de herkes birbirine yardım ederek çok iyi mücadele etti. Sarı-lacivertlilerde "Şu oyuncu vazifesini yapmadı, kötü oynadı veya kötü mücadele etti" diyemezsiniz. Peki Galatasaray için ne söylersiniz? Ben bir tek cümle söylerim...
Çünkü "Defansta bunu yaptı, hücumda şunu yaptı, işte efendim bu olmasaydı şu olurdu" lafları hikaye kalır. Galatasaray takımı için söyleyebileceğim bir tek cümle var: Bu Galatasaray takımından bir cacık olmaz! Ne bir oyun planları var, ne yardımlaşmaları var, ne de mücadele güçleri... İnanılır gibi değil: Bruma adam geçecek, şut çekecek, Bruma pas verecek de Galatasaray gol atacak.
Bir düşünün Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel acaba 90 dakika içinde yere yattı mı? Eğer Volkan bu maçtan sonra bir baloya gidecek olsa, sahaya da balo kıyafetiyle çıksa soyunma odasında pantolon- ceket-kravatını şöyle bir düzeltip, duş bile almadan direkt baloya gidebilirdi! Bu ayıp kime yeter? Galatasaray Teknik Direktörü Riekerink ile futbolcularına!
Belki iyi idman yapmadınız, belki teknik direktör size gereken taktiği veremiyor. Ama hiç olmazsa çıkardınız Fenerbahçe'ye karşı ölümüne mücadele ederdiniz.
Galatasaray'da Sinan diye bir futbolcu var. Daha cin olmadan şeytan olmuş. Hiç gereği yokken sarı kartı görüp bombayı eline alıyor. Bu takımda Bruma'dan sonra Muslera'ya yazık oluyor. Serdar Aziz iyi mücadele etti gözüktü ilk derbisi olmasına rağmen. Peki penaltıyı yaptıran kimdi, Robin Van Persie ilk golü atarken yanında durmayan kimdi!
Galatasaray'ın orta sahasında Tolga ile De Jong oynuyorlar. İkisini üst üste, yan yana, alt alta koyun bir oyuncu yapar. Yani Galatasaray bu ikisiyle oynadığı zaman sahaya 10 kişi çıkıyor. Diğer oyunculara yorum yapmaya bile gerek yok.
Fenerbahçe aman aman bir futbol oynamadı. Düzgün mücadele ettiler. Hakkıyla da maçı aldılar.
Ama bir defa daha söylüyorum; Bu teknik direktörle ve bu zihniyetle Galatasaray'dan bu sene bir şey olmaz.
Neymiş; Podolski ile Selçuk hastaymış.. Yalan.. Hasta olan kulübede oturmaz, evinde yatar. Eren Derdiyok tercihi hataydı. Skrtel-Kjaer arasında Eren kayboldu ve etkili tek bir şut bile atamadı. Doğru tercih Podolski olmalıydı. Kilosu ve ağırlığı yüzünden rakibi bile kovalamayan De Jong sadece toplara sert girerek korku salmaya çalıştı ama başaramadı. Selçuk'un yokluğunda Tolga bile nereye koşacağını bilmedi, arkadaşlarının ve özellikle Riekerink'ten torpilli De Jong'un hatalarını kapatmak için çırpındı. Aptalca sarı kart gören Sinan aşırı ruhsuz, isteksiz ve güçsüzdü. İlk yarı boş alanda yakaladığı topu güçsüzlükten F.Bahçe sahasına götüremedi. Basın toplantısında Sneijder, "90 dakikadan fazlasını oynayacak fizik güce sahibim" demişti.. Ne oldu? 65'te oyunu terk etti.. Hollandalı iki 10 numara arasındaki farka bakalım; 33 yaşındaki Van Persie top tuttu, rakiple boğuştu, top çaldı ve iki gol atıp derbiyi kazandı. Milli Takım'da kaleci Van der Sar'ın rekorunu kırmaya kafayı takan Galatasaray'da babasının çiftliği gibi hareket eden Sneijder derbide kayıptı. Yine gol atamadı, tek final pası veremedi ve çok top kaptırdı.
Sonuçta söylenecek şu, G.Saray asla hak etmedi. Koskoca G.Saray, değil bir pozisyon, yarım pozisyon bile bulamadı ve F.Bahçe son pasları zamanında ve iyi yapsa yine bir facia yaşanabilirdi.
Görünen o ki G.Saray'da futbolculara dayalı bir düzen var. Başta Sneijder ve diğer hiçbir oyuncu Riekerink'i takmıyor. Ne teknik anlamda otorite var ne de takım disiplini. Sonuçta F.Bahçe, G.Saray'ı geçti ve yukarıya yerleşti. Asıl sıkıntı G.Saray için bundan sonra başlıyor.
İnsan Carole'un performansını görünce ister istemez soruyor; ''Lens oynasa kimbilir neler olurdu?'' diye. Doğrusu -her ne kadar- Sinan da çok kötü oynamış olsa da, ikinci yarıda Carole-Chedjou değişikliği daha doğru olabilirdi. Keza; Carole'ün bir de sarı kartı vardı. Riekerink büyük risk aldı ve Yasin'i oyuna sürdü. Aynı anda Carole-Sinan ikilisinin yerine Podolski ve Chedjou girmiş olsa ne olurdu bilemeyiz tabi ama bana böylesi daha mantıklı gelmişti. G.Saray maçtaki ilk organizasyonu 54'te yaptı. De Jong istekliydi ama, başta Sneijder olmak üzere G.Saray orta sahası kelimenin tam anlamıyla döküldü.
Hatta gözler vasat bir Selçuk İnan'ı bile mumla arar hale geldi..
Yine sahada G.Saray adına debelenen Tolga Ciğerci'ydi. Lütfen ona Florya'da birisi şutör olmadığını söylesin.
Tolga, sadece elverişli bazı fırsatları harcamakla kalmıyor, çokça komik duruma düşüyor. Eren'in sakatlanmasıyla gelen zorunlu Cavanda hamlesiyle maç iyiden iyiye F.Bahçe lehine dönmüştü artık. Sonrasında gelen penaltı golüyle bir F.Bahçe-G.Saray derbisi daha nihayet eriyordu. 17 yıldır her maç aynı sebeple kaybedilmiyor şüphesiz.
Ama bu maçın kaybedilişinde faturayı bir altyapı hocasına kesmek vicdansızlık olur. Müsebbip, bu kadroya o hocayı verendir. Fakat verenin öyle bir derdi yok! Riekerink rüştünü ispatlayamadı ama, G.Saray'ın Kadıköy'de galip gelme hasreti reşit oldu..