Arama Logo

Spor yazarlarından Fenerbahçe-Galatasaray derbisi yorumu

Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı 2-0 mağlup ettiği karşılaşmayı yorumladılar.




SPORX AI BAKIŞI
Açık
AI özetini görmek için tıkla

Paylaş:

Google News
30
ADVOCAAT İŞİNİ YAPTI (METİN TEKİN)
Galatasaray bütün bir 45 dakika boyunca bir kere bile rakip 18'de topla buluşamadı. Bunu sağlarken de kenarda Alper ve Volkan Şen'i savunma anlamında çok doğru kullandı. Topa daha çok sahip olmakla ilgilenmedi, baskı ve çabuk atağı önemsedi. Zaman zaman antrenör hamlelerinden bahsederiz. Bunu oyun ve oyuncu değişikliği ile yaparlar. Bazen oyuncuya hiç dokunmamak da bir antrenör, teknik adam işidir. Bence bu derbide Advocaat teknik adam işini iyi yapmıştır.
ADVOCAAT İŞİNİ YAPTI (METİN TEKİN)
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş! İşaretle İŞARETLE Tıkla
29
SADECE BRUMA'YA BIRAKMIŞ
Tabii ki işi daha zor olan Riekerink'ti ama kafasındaki Beşiktaş derbisindeki işleri yine yaparım fikri ve bunu sahada işler hale getiremeyişi çok da doğru bir oyun başlangıç planı olmadığını gösteriyor. Oyuncu değişikliklerine gelince de; tamam elindeki herkesi kullandı ama başlangıç 11'inde Serdar Aziz ve De Jong tercihi çok tartışılır. Evet, De Jong ile oyunun savunma yönünü sertleştirdi ama topa sahip olduğunda öne doğru beceri ile kullanma işini hiç düşünmemişti Riekerink veya sadece Bruma'ya bırakmıştı.
SADECE BRUMA'YA BIRAKMIŞ
28
G.SARAY İÇİN DRAMDI (MURAT ÖZBOSTAN)
Galatasaray için bir dram gecesiydi. Tadı tuzu olmayan bir maçtı.. Toplasanız 4-5 pozisyon çıkmaz. Adı derbiydi sadece.. Bazen öyle sıkıldık ki.. Cüneyt Çakır sürekli düdük çalıyordu.. G.Saray zaten "1 puan alsam havada kaparım" derdinde, Fenerbahçe ise "1 gol bulursam, skoru korurum" düşüncesiydi. Görünen o ki haklı olan Fenerbahçe takımıymış.. İşte büyük yıldızlar, büyük golcüler sahneye bir çıkar ve işi bitirir. Van Persie de öyle bir anda durup dururken, zor bir pozisyonda şık bir gole imza attı. Klasını, yıldızlığını konuşturdu. Aylardır oynamayan Serdar Aziz bir hatayla yaptığı penaltıyla skorun 2-0 olmasını sağlarken, Hollandalı hoca oyunu kulübede hep izliyordu.
G.SARAY İÇİN DRAMDI (MURAT ÖZBOSTAN)
27
JOUSE NEDEN YOK?

Eren sakatlandığı zaman G.Saray'ın kulübede skoru değiştirecek hücum oyuncusunun olmaması da sezon başındaki planlamada bir hata olduğunu belgeledi. Riekerink dün madem Selçuk'u hiçbir şartta oyuna sokmayı düşünmüyordu, neden kulübeye onun yerine Josue'yi almadı? Özetlemek gerekirse dün gece arada bir sıklet farkı vardı. En önemli gerçek buydu.. İki Hollandalı teknik adamdan Advocaat tecrübesiyle işi bitirdi, 3 puanı aldı.

JOUSE NEDEN YOK?
26
GALATASARAY NE YAPTI? (ÖMER ÜRÜNDÜL)

Taktik olarak yapılacak en doğru iş; seyirci avantajını da arkasına alıp hırslı mücadele etmek, Bruma'nın kulvarını yardımlaşmalı kapatarak takım savunmasını ihmal etmemek ve de ani çıkışlarla pozisyon bulabilmekti.
Bu maç başında bir kere gerçekleşti; onda da Volkan Şen topa vurmakta biraz geç kalınca Hakan Balta çabuk davranıp tehlikeyi önledi. Ondan sonra da kısır döngü izledik. Fenerbahçe devre biterken güzel bir organizasyon sonucu, Şener'in asistinde Van Persie'nin şık vuruşuyla skor avantajını yakaladı. Bu yarıda 'Galatasaray ne yaptı?' dersek cevabı 'Hiçbir şey' olur. Topa sahip olma oranı Fenerbahçe'den yüksek ama hücumda değil pozisyon bulabilecek, tehdit edecek atağı dahi yok. Buna karşılık takım savunması da her an sallantı halinde.

GALATASARAY NE YAPTI? (ÖMER ÜRÜNDÜL)
25
HAYALET GİBİYDİLER
Eren ile Sneijder hayalet gibiydiler. İlk yarıda hiç varlık gösteremeyen Sinan'ın yerine oyuna giren Yasin'den de bir katkı yok. Her şey Tolga'nın devamlılığına ve Bruma'nın kişisel yeteneklerine kalmış durumda. Böyle bir tabloda da Fenerbahçe takım savunmasında hata yapmadan, Bruma'ya alan bırakmadan kontratak futbolunu düşündü. Alper'in bu yarıda tamamen orta sahada oynaması da bu bölgeye rahatlık getirdi. Sonra da bir sürpriz pres sonucu Serdar Aziz'in ağır kalarak neden olduğu penaltıyla maç orada bitti.
HAYALET GİBİYDİLER
24
BİR CACIK OLMAZ (ERMAN TOROĞLU)

Fenerbahçe, maçı çok net kazandı. Bu skora hiç kimsenin bir bahane bulma şansı yok. Fenerbahçe'de herkes birbirine yardım ederek çok iyi mücadele etti. Sarı-lacivertlilerde "Şu oyuncu vazifesini yapmadı, kötü oynadı veya kötü mücadele etti" diyemezsiniz. Peki Galatasaray için ne söylersiniz? Ben bir tek cümle söylerim...
Çünkü "Defansta bunu yaptı, hücumda şunu yaptı, işte efendim bu olmasaydı şu olurdu" lafları hikaye kalır. Galatasaray takımı için söyleyebileceğim bir tek cümle var: Bu Galatasaray takımından bir cacık olmaz! Ne bir oyun planları var, ne yardımlaşmaları var, ne de mücadele güçleri... İnanılır gibi değil: Bruma adam geçecek, şut çekecek, Bruma pas verecek de Galatasaray gol atacak.

BİR CACIK OLMAZ (ERMAN TOROĞLU)
23
VOLKAN YERE YATMADI

Bir düşünün Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel acaba 90 dakika içinde yere yattı mı? Eğer Volkan bu maçtan sonra bir baloya gidecek olsa, sahaya da balo kıyafetiyle çıksa soyunma odasında pantolon- ceket-kravatını şöyle bir düzeltip, duş bile almadan direkt baloya gidebilirdi! Bu ayıp kime yeter? Galatasaray Teknik Direktörü Riekerink ile futbolcularına!
Belki iyi idman yapmadınız, belki teknik direktör size gereken taktiği veremiyor. Ama hiç olmazsa çıkardınız Fenerbahçe'ye karşı ölümüne mücadele ederdiniz.

VOLKAN YERE YATMADI
22
BU TEKNİK DİREKTÖRLE OLMAZ

Galatasaray'da Sinan diye bir futbolcu var. Daha cin olmadan şeytan olmuş. Hiç gereği yokken sarı kartı görüp bombayı eline alıyor. Bu takımda Bruma'dan sonra Muslera'ya yazık oluyor. Serdar Aziz iyi mücadele etti gözüktü ilk derbisi olmasına rağmen. Peki penaltıyı yaptıran kimdi, Robin Van Persie ilk golü atarken yanında durmayan kimdi!
Galatasaray'ın orta sahasında Tolga ile De Jong oynuyorlar. İkisini üst üste, yan yana, alt alta koyun bir oyuncu yapar. Yani Galatasaray bu ikisiyle oynadığı zaman sahaya 10 kişi çıkıyor. Diğer oyunculara yorum yapmaya bile gerek yok.
Fenerbahçe aman aman bir futbol oynamadı. Düzgün mücadele ettiler. Hakkıyla da maçı aldılar.
Ama bir defa daha söylüyorum; Bu teknik direktörle ve bu zihniyetle Galatasaray'dan bu sene bir şey olmaz.

BU TEKNİK DİREKTÖRLE OLMAZ
21
GÜCÜ VE KALİTESİ YOKTU (LEVENT TÜZEMEN)
Mancini, Prandelli, Hamza Hoca dahil üst üste 3 derbi kaybetmemiş hocaları gönderenler Eren'in yerine oyuna Cavanda'yı alan Riekerink'i dilerim yönetim baş tacı eder!.. Lens ve Mehmet Topal'ın olmamasını fırsat görüp Kadıköy'deki 17 yıllık esaret zincirini kırma adına, "O gün bugün" diyenlere Galatasaraylı oyuncular rezil ve etkisiz futbolla karşılık bile veremedi. Aciz, etkisiz, pozisyonsuz Galatasaray'ın derbideki halinin öncelikli sorumlusu futbolu yönetenlerdir. Eğer; Aziz Yıldırım başkan olsaydı, Selçuk, Yasin, Josue ve Podolski'nin kulübede oturmasına engel olur, Galatasaray'ın De Jong, Sinan, Eren'li bir kadroyla derbiye çıkmasına izin vermezdi. Riekerink'in tercih ettiği kadronun bırakın derbiyi kazanmayı, F.Bahçe'ye kafa tutacak gücü ve kalitesi yoktu.
GÜCÜ VE KALİTESİ YOKTU (LEVENT TÜZEMEN)
20
BABASININ ÇİFTLİĞİ

Neymiş; Podolski ile Selçuk hastaymış.. Yalan.. Hasta olan kulübede oturmaz, evinde yatar. Eren Derdiyok tercihi hataydı. Skrtel-Kjaer arasında Eren kayboldu ve etkili tek bir şut bile atamadı. Doğru tercih Podolski olmalıydı. Kilosu ve ağırlığı yüzünden rakibi bile kovalamayan De Jong sadece toplara sert girerek korku salmaya çalıştı ama başaramadı. Selçuk'un yokluğunda Tolga bile nereye koşacağını bilmedi, arkadaşlarının ve özellikle Riekerink'ten torpilli De Jong'un hatalarını kapatmak için çırpındı. Aptalca sarı kart gören Sinan aşırı ruhsuz, isteksiz ve güçsüzdü. İlk yarı boş alanda yakaladığı topu güçsüzlükten F.Bahçe sahasına götüremedi. Basın toplantısında Sneijder, "90 dakikadan fazlasını oynayacak fizik güce sahibim" demişti.. Ne oldu? 65'te oyunu terk etti.. Hollandalı iki 10 numara arasındaki farka bakalım; 33 yaşındaki Van Persie top tuttu, rakiple boğuştu, top çaldı ve iki gol atıp derbiyi kazandı. Milli Takım'da kaleci Van der Sar'ın rekorunu kırmaya kafayı takan Galatasaray'da babasının çiftliği gibi hareket eden Sneijder derbide kayıptı. Yine gol atamadı, tek final pası veremedi ve çok top kaptırdı.

BABASININ ÇİFTLİĞİ
19
GALATASARAY HAK ETMEDİ (AHMET ÇAKAR)

Sonuçta söylenecek şu, G.Saray asla hak etmedi. Koskoca G.Saray, değil bir pozisyon, yarım pozisyon bile bulamadı ve F.Bahçe son pasları zamanında ve iyi yapsa yine bir facia yaşanabilirdi.
Görünen o ki G.Saray'da futbolculara dayalı bir düzen var. Başta Sneijder ve diğer hiçbir oyuncu Riekerink'i takmıyor. Ne teknik anlamda otorite var ne de takım disiplini. Sonuçta F.Bahçe, G.Saray'ı geçti ve yukarıya yerleşti. Asıl sıkıntı G.Saray için bundan sonra başlıyor.

GALATASARAY HAK ETMEDİ (AHMET ÇAKAR)
18
SERDAR KIRMIZI GÖRMELİYDİ
Cüneyt Çakır için kötü maç yönetti diyemem. Genel olarak maçın kontrolünü elinde tuttu. Ama Volkan-Sabri ilişkisinde ceza alanı hemen dışında Sabri'nin elle oynamasını fark etmedi. Penaltıda bence sarı kart tartışılır. Zira Serdar Aziz, Souza'yı kasten sarılıp indiriyor ve bariz gol şansından dolayı kartın rengi kırmızı olmalıydı diye düşünüyorum.
SERDAR KIRMIZI GÖRMELİYDİ
17
KÜLLERİNDEN DOĞUYORLAR (GÜRCAN BİLGİÇ)
Golü atıp, soyunma odasına gitmek nasıl ki Fenerbahçe için maçı kazanmaksa, Galatasaray için yıkımdı. Çünkü "yine mi" endişesini konuşacakları 15 dakika duruyordu önlerinde. Maç bittiğinde Galatasaray adına kaçırılmış gol fırsatı yoktu notlarımızda. Bu kadar zayıf, inanmayan ve başaramayan bir ekip olarak ayrıldılar stattan. Evet; derbinin prestiji, kendi kültürü içindeki önemi farklı. Kazananın, üç puandan farklısını elde ettiğini de biliyoruz. Ama bu performans, üstelik Lens ve Mehmet Topal gibi takımın neredeyse yüzde 30'u yokken sergilenen oyun için Advocaat'ı da tebrik etmek gerekir. Kurt hoca, 110 yıllık geleneğin Van Persie'nin golleriyle süslendiği 90 dakikayı Hollanda derbisi haline de çevirdi. Fenerbahçe için lig yeni başladı. Takım oluyorlar, gelişiyorlar ve Anka Kuşu gibi küllerinden doğuyorlar.
KÜLLERİNDEN DOĞUYORLAR (GÜRCAN BİLGİÇ)
16
İNANILIR GİBİ DEĞİL (HAKAN CAN)
Fenerbahçe’nin taktik plana sadakati ilk yarıdaki tablonun değişmesini engelledi. Riekerink sarı kartlı Tolga’yı çıkartmayarak ciddi bir risk aldı. Sinan Yasin değişikliği doğruydu, ancak sakatlanan Eren’in yerine Cavanda’yı alması inanılır gibi değildi. Yetkisi olsa bu değişikliği ancak Dick Advocaad yapardı! Fenerbahçe’nin en iyisi Souza’nın kazandığı penaltı maçı bitirdi, kimbilir, belki Riekerink’in Galatasaray kariyerini de!  Zira, Hamzaoğlu geçen sezon tam da bu hafta kovulmuştu. Üstelik Fenerbahçe deplasmanında da yenilmemişti! Avrupa’da yoksun, 5-6 birinci sınıf transfer, geçen seneden 10 az gol atıp, 1 puan az toplayan Galatasaray... Özbek yönetimi hala öğrenemedi. Birinci sınıf teknik adam, birinci sınıf organizasyon yoksa başarı mucize!
İNANILIR GİBİ DEĞİL (HAKAN CAN)
15
LENS OLSA NELER OLURDU? (SERKAN KORKMAZ)

İnsan Carole'un performansını görünce ister istemez soruyor; ''Lens oynasa kimbilir neler olurdu?'' diye. Doğrusu -her ne kadar- Sinan da çok kötü oynamış olsa da, ikinci yarıda Carole-Chedjou değişikliği daha doğru olabilirdi. Keza; Carole'ün bir de sarı kartı vardı. Riekerink büyük risk aldı ve Yasin'i oyuna sürdü. Aynı anda Carole-Sinan ikilisinin yerine Podolski ve Chedjou girmiş olsa ne olurdu bilemeyiz tabi ama bana böylesi daha mantıklı gelmişti. G.Saray maçtaki ilk organizasyonu 54'te yaptı. De Jong istekliydi ama, başta Sneijder olmak üzere G.Saray orta sahası kelimenin tam anlamıyla döküldü.
Hatta gözler vasat bir Selçuk İnan'ı bile mumla arar hale geldi..

LENS OLSA NELER OLURDU? (SERKAN KORKMAZ)
14
REŞİT OLDU

Yine sahada G.Saray adına debelenen Tolga Ciğerci'ydi. Lütfen ona Florya'da birisi şutör olmadığını söylesin.
Tolga, sadece elverişli bazı fırsatları harcamakla kalmıyor, çokça komik duruma düşüyor. Eren'in sakatlanmasıyla gelen zorunlu Cavanda hamlesiyle maç iyiden iyiye F.Bahçe lehine dönmüştü artık. Sonrasında gelen penaltı golüyle bir F.Bahçe-G.Saray derbisi daha nihayet eriyordu. 17 yıldır her maç aynı sebeple kaybedilmiyor şüphesiz.
Ama bu maçın kaybedilişinde faturayı bir altyapı hocasına kesmek vicdansızlık olur. Müsebbip, bu kadroya o hocayı verendir. Fakat verenin öyle bir derdi yok! Riekerink rüştünü ispatlayamadı ama, G.Saray'ın Kadıköy'de galip gelme hasreti reşit oldu..

REŞİT OLDU
13
GÜNÜN KAHRAMNI: VAN PERSIE (ATİLLA GÖKÇE)
Ne Topal’ın cezası, ne de Lens’in sakatlığı... Hafta başından beri kadro kurmakta güçlük çektiğine inanılan Fenerbahçe, paniksiz, telaşsız, rahat bir oyunla Kadıköy’deki egemenliğini sürdürdü. Bu maçı izlerken Galatasaray’ın topa sahip olma yüzdesinde hep önde olduğunu gördük. Ne yazık ki oyuna sahip olamadılar: Oyunun sahibi de günün galibi de Fenerbahçe idi. Peki, ‘günün kahramanı kim?’ derseniz... Robin van Persie’yi gösterebilirim. Galatasaray’ın topla oynayıp oyalanıp hiçbir şey yapmadığı dakikalarda Alper - Şener organizasyonu o kadar güzeldi ki... Carole’un önüne geçip topla enfes bir asist yapan Şener, van Persie’ye yapacak fazla bir iş bırakmıyordu. Hollandalı adeta topun üstüne yatarak vurdu...
GÜNÜN KAHRAMNI: VAN PERSIE (ATİLLA GÖKÇE)