Arama Logo

Volkan Demirel'den derbi yorumu




SPORX AI BAKIŞI
Açık

Paylaş:

Google News
28
VOLKAN DEMİREL'DEN DERBİ YORUMLARI

Volkan Demirel, Sergen Yalçın'ın milli takıma teknik direktör olmasını, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi performansını ve derbiyi Kısa Paslar kanalında yorumladı.

VOLKAN DEMİREL'DEN DERBİ YORUMLARI
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş! İşaretle İŞARETLE Tıkla
27
"OKAN HOCA DA DAHİL"

Yani bence, ben değil, herkes bir nasıl geçecekti düşüncesi vardı. Okan Hoca da dahil bence. Çünkü Barcelona maçı, sonrasında ligde oynanan maçlar bence çok hani o eski demeyeyim de geçen seneki Galatasaray oyununu biraz arıyordu. Evet, ama Okan Hoca şunu yaptı, doğru olan şuydu bence: Kadroya baktığımızda geçen seneki kadrodan hemen hemen aynı kadro. Yani geçen seneki şöyle bir şey var, oyun, yani belli bir oyun size sezonu getirir ama belli oyuncular size maç kazandırır. Şimdi oyunda bence oyuncudan çok oyun vardı. Yani ne demek istiyorum? Galatasaray'ın kalıplaşmış bir kadrosu; işte Sallai sağ bekte, Barış solda veya sağda fark etmiyor...

\
26
"LEAO VE SANE İLE UZAKLAŞMIŞTI"

Evet, Barış bence çok iyi oynadı. Bence maçın en iyilerindendi. Bazı oyuncular maçın bölüm bölüm iyileriydi ama Barış bence bütün maçı iyi oynadı. İşte Abdülkerim'in yerinde oynaması, işte Yunus Akgün'ün o kenarda olup içeriye katetmesi, topla gelmesi falan... Yani Galatasaray'ın geçen seneki oyun düzeni bu maçta benim gözüme biraz daha çarptı. Ama bir önceki maçlarda, işte bu Barcelona maçı olsun, Gençlerbirliği maçı olsun, ondan önceki haftalara gittiğimde de biraz daha o Leao'lu, Sane'li oyunda Galatasaray'ın bu oyundan biraz uzaklaştığını gördüm ben.

\
25
"KIRILMA ANI 44. DAKİKA"

O oyun Galatasaray'ın belli oyunuydu. Ha buna tabii ki faktörler var. Mesela bence kırılma anı 44. dakika. 44. dakikada Galatasaray o golü bulmasa belki içeri 2-1 girecekler ve 2-1 girince bence o maçın gidişatı farklı olabilecek. Ama müthiş bir Sallai becerisi, çok iyi bir orta, çok iyi bir kafa vuruşu ki Galatasaray iki tane kısa oyuncusundan kafayla gol buldu. Bu çok değerli bence. Hem birisi kornerden, birisi de Batrakov'un işte... Aslında Osimhen'e takılan iki stoperin o Osimhen'le oyalanmasından faydalanan alanda attığı bir kafa golü, muazzam bir ortayla beraber... Maçın 2-2'ye gelmesi, sonra ikinci yarıya Galatasaray'ın çok iyi başlaması ve kornerden golü bulması bence oyunun buralara gelmesine sebep verdi.

\
24
"TEK SIKINTISI SAVUNMA"

Galatasaray'ın tek sıkıntılı gördüğüm tarafı, defansı hem dışarıdaki maçlarda hem de içerideki maçlarda çok önde karşılıyor. Zaten Galatasaray'ın verdiği pozisyonlara ve yediği gollere bakarsan hep defansın çok önde kaldığı pozisyonlar. Ama ben burada defansa bakmam çok. O gol öncesi asisti yapan oyuncunun attığı topun baskısına bakarım. Yani Galatasaray takımı evet belki çok önde karşılıyor ama bu karşılamayı yaparken biraz daha orta saha oyuncularının biraz daha baskılı olması lazım. Burada da bir tek bu işi Torreira yapıyor. Hani mesela Barcelona maçında neden Torreira-Lemina'yı gördük? Bu baskıları yapsınlar diye. Çünkü orta sahadan Barcelona da bu topları gönderiyor. Dünkü maçta biraz daha Sara vardı. Sara biraz daha şey bir oyuncu, topla olan bir oyuncu. Torreira daha çok bunu yapmaya çalışıyor. O yüzden hani benim gördüğüm zaaf olarak önde karşılama ve o gol öncesi asist paslarının engellenememesiydi ve rakip takım da, Lille takımı da zaten bu pozisyonlardan golleri buldu. Dediğim gibi maçın kırılma anı 44. dakika. Eğer o dakikada gol olmasa bence yine Galatasaray ikinci yarı sıkıntı çeker, yaşar diye düşünürüm.

\
23
"TOPUN OLMADIĞI BÖLGELERE BAKMAK LAZIM"

Şöyle, bence Batrakov'un skor üretmesinden öte bence gideceği yerler, mesela o ikinci goldeki koşusu çok değerli. Ve toplayken, topsuzken de yapmış olduğu müdahaleler, oyun içerisinde aldığı aksiyonlar... Sadece ben futbola yaptığı skorla ya da toplayken ne yaptığına bakmıyorum, gerçekten. Yani futbol izlerken başka yönleri de görmek lazım. Eğer bu işe evriliyorsanız, teknik adamlık düşünüyorsanız, işte oyunun her bölümüne bakmanız lazım. Bazılarımız hep topa odaklanır ve yaptığı skora bakar veya işte toplayken becerilerine bakar ama oyun biraz daha artık farklılaştı. Topun olmadığı bölgelere de bakmak, izlemek lazım. Ben hem oyun içerisindeki yaşına rağmen, yaşı bence çok ufak, yaşına rağmen çok olgun olduğunu düşünüyorum.

\
22
"SADECE BATRAKOV DEĞİL..."

İşte bazı kıyaslamalar yapıyorlar, Hagi olur mu, o olur mu, bu olur mu? Bence çok farklı oyuncular. Yani oyuncuları da artık bence geçmişteki oyuncularla kıyaslamayı da bırakalım bence. Evet, bu biraz olayın basite kaçmak gibi bir şey. Ama bence hem oyun olarak hem de gelecek olarak bence çok katkı sağlayacağını düşünüyorum. Çünkü sadece topla değil, topsuz oyunda da çok katkı sağlıyor. Mesela takım boyunu kısaltmada da... Evet, Osimhen belki çok önde kalıyor ama Yunus Akgün ve Barış'la beraber o takım boyunun kısalmasına da çok yardım ediyorlar. İşte mesela Galatasaray'ın bu kadar ceza sahasında farklı oyuncularla girebilmesinin sebebi de işte Barış bazen soldan içeriye katediyor, Yunus bazen sağdan içeri katediyor, Batrakov da merkezden içeriye katediyor. Bu da Galatasaray'ın ceza sahasındaki sayısal üstünlüğünü ortaya çıkarıyor. Bu anlamda sadece Batrakov üzerinde konuşmayalım, Galatasaray'ın hücumsal anlamda çok etkili olduğunu gördüm bu maçta. Ama kitabı tersine çevirdiğimde de defansif olarak da o önde baskı... Evet, Galatasaray takımı zaten önde baskı yapar. Bunu içerideki sahada çok da yapacaktır, çok daha fazlasını yapacaktır ama önde baskıyı yaparken de verdiği pozisyonların biraz daha irdelenmesi gerektiğini düşünüyorum ben kendi adıma.

\
21
"OSIMHEN FARKLI..."

Şimdi Osimhen üzerinden yürümeyeceğim yine. Şimdi Trabzon'da Onuachu diye bir oyuncu vardı değil mi? Şu an oyuncu nerede? Şimdi bakın, Osimhen, Onuachu... Şimdi Osimhen de, Leao, Sane oynadığı zaman farklı performans gösterir, Barış Alper, Yunus, Batrakov oynadığı zaman başka performans gösterir. Şimdi bu adamlar nasıl söyleyeyim sana, ben de öyleydim mesela. Kariyer olarak hep üstte olmayı severler. Anladın mı? Yani takımın en iyisi benim, nereye koşu atacağımı ben bilirim. Anlatabiliyor muyum? Ama şimdi Leao olunca, şimdi Leao'yu izle... Mesela şimdi Leao, Galatasaray'dan gitmeyeceğim, Trabzon'dan gideceğim. Salah geldiğinden beri Onuachu yok. Neden? Çünkü geçen sene her şey Onuachu'da toplanıyordu, bu sene her şey Salah'ta toplanıyor. Yani takım, az önce de söyledim, eğer bireysel çıkarsanız, evet bireysel size maçı kazandırabilir, bireysel oyuncu size maçı kazandırır ama oyun...

\
20
"HERKES OSIMHEN'İ BULMAYA ÇALIŞIYOR"

Mesela geçen sene Galatasaray Osimhen üzerinden oyunu kuruyordu. Lille'de de mesela öyle bir oyun vardı, işte herkes Osimhen'i bulmaya çalışıyor. Geçen sene Trabzon Onuachu üzerinden kurmaya çalışıyordu, bu sene Salah üzerinden oyunu daha çok ön tarafa taşımaya çalışıyorlar. Yani Osimhen ne olduğunun farkında kendisinin. Ama mesela bence Osimhen'e sorsan Barış'la mı, Yunus'la mı oynarsın? Hani Osimhen'in bence eleştirilmesinin sebebini veya işte bu geçmiş dönemdeki, yani bu sezon içerisindeki geçmiş dönemdeki o performansının tartışılmasını ben biraz daha Leao oynadı diye düşünüyor olabilirim. Yani Leao'yla birlikte oynadığı için düşün...

\
19
"BERKE'LİK BİR PERFORMANS YOK"

Hani nasıl kalecinin yediği altı golü ben çok kötü performans saymam dedim Fenerbahçe için veya işte Osimhen'in 4-1'lik maçta Osimhen'in performansıyla da alakalı... Ben dünkü maçta da Berke'lik bir performans yok. Şöyle yok: Ya Berke ben ilk geldiği günü biliyorum Fenerbahçe'ye. Çok heyecanlı bir çocuktur böyle. Mesela bir an önce hedefe varmak ister. Tamam mı? Şimdi çok yetenekli olduğunu düşünüyorum ben. Çok da iyi yerde şu an kalecilik yapıyor. Ona bence çok katkı sağlayacaktır. Belki Türkiye Ligi'nde kalsa hani bu kadar kısa dönemde yol alamayacaktı diye düşünüyorum ben. Ama çok doğru bir yerde olduğunu söyleyebilirim, çok da iyi bir sezon geçiriyor. Dünkü maçı ben Berke özelinde performans olarak değerlendirmem. Yediği gollere baktığında da hani belki kornerden Torreira'nın çevirdiği top çok yakın mesafe gerçi, vücuduna çarpıp içeri giriyor ama hani o yediği golde de ben çok ekstra bir şeye bağlamam. Çünkü dün Lille takımı defansif anlamda oldukça kötüydü. Hani ben bunu Berke'ye bağlamam. Ama şunu söyleyebilirim: Milli takım havuzunda kaç tane kaleci var? Bizim zamanımızda 3 tane vardı, şu an 4 tane çağırıyorlar. Milli takım havuzunda 4 tane kaleciden bir tanesi, bir tanesi diyorum bak; Uğurcan bir tanesi, bir tanesi Berke. Bu ikisinin kesin olması lazım. Üçüncüyü, dördüncüyü sen seç. Ya da hocam seçsin.

\
18
"SERGEN HOCAM BENCE ÇOK YAKIŞIR"

Ya anlaşmaya bir şey diyemem ama hayırlı olsun. Yani 4 sene... Ya sonuçta milli takımın başına gelmek ya bir gün de olsa, 40 gün de olsa, 4 yıl da olsa bence çok değerli. Sergen Hocam bence oraya yakışır da. İnşallah... Ben zaten hep şunu söylerim, Montella'yı da çok seviyorum bu arada, kimse yanlış anlamasın. Sergen Abi tercihi bence konuşulanlar arasında veya işte gündeme gelenler arasında biraz da içeriden duyduklarımda bence gelebilecek en doğru isim. Ben şunu söyleyeyim Sergen Abi'yle alakalı; sen daha iyi tanıyorsun benden, ben çok oturmuş, kalkmış veya hani konuşmuş birisi değilim ama severim. Duruşunu severim. Yani programları takip ettiğim kadarıyla severim. Sergen Abi'nin ben adaletli olacağını düşünüyorum. İnşallah da o adalet bizi skor anlamında da doğruya götürecektir.

\
17
"GUENDOUZI HATA YAPMA AMA TAKIM NEDEN DÜŞTÜ?"

Bir kere müthiş bir başlangıç. 11. dakikada 2-0. İki tane bence çok güzel gol. Oğuz Aydın'ın golü belki bu haftanın en güzel gollerinden birisi, Şampiyonlar Ligi anlamında konuşuyorum. Sonra Greenwood'un çok güzel kontrollü, sağ ayakla vuruşu... Oyunu artık almışsın. Yani hem taraftarlar bence coşkusu çok iyiydi ilk maçın başlarında, ki takımın da coşkusu öyleydi. Sonrasında bir geriden oyun kurma... Ederson'un Guendouzi'ye verdiği pas, Guendouzi'nin belki tek pasla tekrar Ake'ye oynayabilir mi diye düşündüm ben ilk gördüğümde, ki ben ona verecek sandım ama kontrol etmek ya da pas mı vermek istedi artık tereddütle Ederson'a, orada da çok anlayamadım ki futbolda bunlar var. Kaleci hata yapabilir, stoper kayabilir, işte yandan orta gelir ters bir vuruşla gol olabilir. Yani bunlar futbolun doğasında var. Benim ama farklı bir tarafa bakmak istiyorum. Şimdi çok high yapan bir takım neden bir yerden sonra düşüyor? Yani çok iyi giriyorsun maça. Artık taraftarı da arkana almışsın. Bir tane gol yemek... Ya gol yiyebilirsin. Yani gol yemekte bir şey yok, futbolun zaten skor olmadan futbol olmuyor yani. Skor atmak lazım, yapmak lazım. Gol de yiyebilirsin, gol de atabilirsin ki iki tane çok güzel gol atmışsın. Hadi bir tane de yedin, hâlâ üstünlük sende. Ve oynadığın takım evet, koşuyor, mücadele ediyor, kendi çapında bir formasyonları, bir oyun planları vesaireleri var ama senin hani rakibin... Küçümsemek için söylemiyorum bunu, senin rakibin değil."

\
16
"DÖNECEK O TEKER YANİ"

"Sen 2-1'den sonra 3-1, 4-1 o şeyi yakalamışsın artık, o dönecek o teker yani. Ama bir anda golü yemekle beraber statta bir olumsuz hava hemen anında ve tamamen aşağı giden bir oyun. Yani o yakaladığın 11 dakikalık o tempo, o baskılar... Mesela temas, geçen konuşmuştuk seninle, altı tane faul yaptı dedik Fenerbahçe. Bu maçta o ilk yarıdaki, Alanya maçı da dahil buna, Alanya maçında da ben Fenerbahçe'yi izledim, çok önde alan baskısını yaptılar, işte Lukaku'nun aldığı pozisyondan kazandığı toptan bir gol buldular vesaire vesaire... Yani ne oluyor da bir anda her şey tersine dönüyor mesela? Oradaki itici bir şey yok mu? Orada bir bağıran, bir çağıran, 'Hadi devam edelim' diyen yok mu? 2-1 olduktan sonraki süreçten bahsediyorum.

\
15
"F.BAHÇE HER GEÇEN DAKİKA DÜŞÜYOR"

Ya Skriniar'ı söyleyebilirim ama bir kişi, iki kişiyle değil ya. Bu başka bir şey yani. Bunu bir iki kişiyle de yaparsın ama yani orada bağırış, çağırış... Ya bir anda kabullenme başlıyor. Anlatabiliyor muyum? Ve sonrasında ikinci golü... Pardon, 19'da, 15 mi 19 mu Fener'in yediği gol? 15 ya da 19. 15. dakika, son yediği gol kaçıncı dakika? 90. dakika. 75 dakika var. Fenerbahçe'nin kaç tane pozisyonu var 75 dakikada? Yani o Fenerbahçe Stadı'nda oynanan oyun, Fenerbahçe'nin karşısındaki rakip, Şampiyonlar Ligi vesaire bu oyunu yukarı taşımak gerekirken Fenerbahçe her dakika geçen, her dakika geçtiğinde düşmeye başlıyor.

\
14
"KADIKÖY'DE ŞİMŞEKLER ÇAKIYOR SONRA"

Şimdi bakıyorum 65'ten yanlış hatırlamıyorsam oyuncu değişikliklerinden sonra yani Oğuz'un da çıkmasıyla beraber... Zaten şimdi Oğuz son iki üç maçtır bence sezonun en iyisi. Ama iki üç maçtır çok iyi oynuyor. Oğuz da çıkınca yani şimdi Oğuz'un çünkü taraftar çıkmasını beklemiyor anlatabiliyor muyum? Yani sen zaten hava hava böyle biraz soğumuş tamam mı, sen üstüne bir de kar yağışı var diyorsun yani, anladın mı? Yani şimdi şimdi bütün oradaki seyircinin, taraftarın, televizyon karşısındaki insanların beklentisi başka bir şey, başka bir şey olunca bu sefer hava daha da kötüye, şimşekler falan çarpmaya başlıyor yani, anladın mı statta yani? Hakikaten bu hava böyle bir şey yani.

\
13
"LUKAKU GELİYOR BAK..."

Ondan sonra bakıyorsun bir tane yakaladığı Nene'yle bir pozisyon var ki bence mutlak gol olması pozisyon. Şimdi kırılma anları vardır maçların. Lukaku çok güzel getirdi, kendi kazandığı, kendi becerisi... Lukaku da geliyor bu arada hani geçen sen bana bir soru sormuştun Vedat mı Lukaku mu tercih edersin... Şu an ben Vedat demiştim ama şu an böyle kafa kafaya gelmeye başladılar, hatta bir adım... Başka bir yere gidebilir iş. Çok iyi kendi getirdiği pozisyonda çok iyi Nene'ye verdi, artık Nene'nin onu atması lazım.

\
12
"NENE'YE DE YAZIK, HANGİSİ DOĞRU"

Şu da var: Şimdi sen Nene'yi 8-0'lık, ya Eyüpspor karşısında 8-0'lıkken maç sen Nene'ye şans vermiyorsun, kurtarıcı olarak bu maçta Nene'yi oyuna atıyorsun. Yani bak İsmail Hoca'yı çok seviyorum, eleştirmek için söylemiyorum bunları, şu an aklıma geldiği için... Yani 8-0'lık maçta sen Eyüp maçında almıyorsun, bu maçta Şampiyonlar Ligi maçında Nene'yi kurtarıcı olarak alıyorsun. Ya yazık veya hak ediyor veya hak etmiyor, bunu da konuşmuyorum. Diyorum ki yani hangisi doğru, hangisi eğri? Anladın mı? Sonra çocuk çok iyi bir pozisyonda, bu pozisyonu değerlendiremiyor. Hani Galatasaray'da dedim ya 44. dakikada golü atmadan içeri girse maç başka bir yere... Burada da Nene o golü atsa veya Nene değil X bir kişi golü atsa Fenerbahçe çok rahat belki 3-4-5 yapacak maçı.

\
11
"OĞUZ AYDIN'I ÇIKARMA, NİYE?"

Tamam. Şimdi ben bir şey sorayım: Şimdi değişiklik, ilk yarı biliyorsun Ake... Zorunlu bir değişiklik oldu. İnşallah... 3-4 haftaymış herhalde. Şimdi Ake'yi aldı değil mi? Fenerbahçe'nin değişiklik hakkı devre arası hariç iki kaldı. Tamam mı? Şimdi mesela Lukaku, Nene giriyor değil mi? Ya sen Lukaku'yu alacaksın, tamam Vedat'tan belki memnun değilsin, ya sen Oğuz'u niye çıkarıyorsun? Kerem de dursun, Oğuz da dursun. Niye çıkarıyorsun ki? Bir sonraki değişikliğinde üç tane değiştirirsin. Atıyorum veya değiştirmezsin. İlla oyuncu değişikliği yapmak da zorunda görmemek de lazım kendinizi yani. Maçın gidişatı o koku size verir zaten. Oyuncuyu değiştireyim mi, değiştirmeyeyim mi, kaç tane değiştireyim... Zaten sana yukarıdan da atletik performans takip eden hocaların varsa sana bir bilgi veriyordur: 'Hocam bunun düştü, bunun koşuları işte atıyorum yavaşladı.' 5 dakikalık, birer dakikalık ölçümler var artık futbolda. Ya bunlar bak şimdi bir ekip işi vardır, tamam mı? Şimdi senin yardımcı hocan bir kulaklık takar, yukarıdan sana hem analizcin bazı şeyleri iletmeye çalışır hem de atletik performans için... Atletik performans için biraz daha performans odaklı şeyleri iletir, analiz hocan da sana oyunla alakalı bir şeyler iletmeye çalışır. Yardımcı hocan da sana gelir yukarıdan söylenenleri iletmeye çalışır. Kendince, döndüğünce doğru bulduklarını söyler, doğru bulmadıklarını söylemez.

\