beIN MANŞET'te Mehmet Demirkol, spor gündemini değerlendirdi. İşte Demirkol'un sözleri...
"Galatasaray-Başakşehir maçı sonrası herkes yine hakemi konuşacak. Bu ülkede hakemlik yapılamaz. Yöneticilik yapılır. Ona salla, buna salla. Hakemlerin ve gazetecilerin taraftarı yok. İngilizler, Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi finalistleri çıkardı. Cüneyt Çakır da Avrupa’da maçlar yönetti. Guardiola, Çakır’a tepki gösterdi mi? Bizde çok basit yargılar var. O sloganın peşine takılıp gidiyoruz. Cüneyt Çakır, Avrupa’da farklı Türkiye’de farklı yönetiyor yargısı var. Burası farklı, orası farklı.
Uçak düşerken sen de paniklemeyeceksin. O zaman pilot olursun. Ama bir pilotu 12 saat türbülansa koy o da düşürür uçağı. Elimizde dünyanın en iyi 4-5 hakeminden biri bizde. Kritik maçlar yönetiyor. Fakat; Türkiye’ye gelince Cüneyt Çakır’ı palyaçoya çeviriyoruz. Sonra da, ‘Türkiye’de başka Avrupa’da başka’ diyoruz. Sen de Türkiye’de başka, Avrupa’da başka şekilde araç kullanıyorsun. Cüneyt Çakır da buraya göre hareket ediyor."
"Bütün etler problemli diyen bir restorana gider misin? Böyle şey olur mu? Yöneticiler marka değerini korumak zorunda. Sisteme güven duymak zorunda. Ben de hakemler konusunda dünyanın lafını söylüyorum. Hepimizi etkiliyor. Kötü olanı ayıklayacaksın. Şike yaptığı belli olan hakem de çıktı Almanya’da. Ama sen onu olduktan sonra nasıl ele alıyorsun, düzeltiyorsun. İtalya’da da oluyor. Olmuyor demiyorum ki. Organizasyon, yokmuş gibi mi davranıyor yoksa sorunu mu çözüyor? Halının altına mı süpürüyorsun, yoksa çözmek için mi uğraşıyorsun? Bu önemli.
Yabancı hakeme karşıyız ama Şampiyonlar Ligi’nde Cüneyt Çakır’a yardımcı olan bir hakem çağrılabilir. VAR’da Türk hakem yok çünkü. VAR’ı iyi kullanamıyoruz. VAR’da teknik bir farklılık mı var? Geçen sene anlattılar. Bu yabancı hakem işi çözüm olmaz. Yabancı hakemi manipüle etmek daha kolaydır. En iyilerini getiremezsin. Hakem de ağaçta yetişmiyor. İyi hakem az var. Dünya çapında çok iyi hakem en fazla 20 tane sayarsın. Dünya Kupası çok farklıydı. Orada daha iyi sonuçlar verdi. Bu işin tek çözümü; ligi kulüplerin sahiplenmesi. Malın pis olduğunu söyleyip de malı satamazsın.
Fatih Terim, Abdürrahim Albayrak, Ali Koç ve Göksel Gümüşdağ bu oyunda pislik var derse ben sırtımı döner giderim. Bana ne? Böyle bir mal satma şekli var mı? Yıllar önce de çok çekişmeler vardı. Ama Metin Oktay-Can Bartu dönemlerinde efendilik varmış. 5-6 yaşından beri statlara giderim. Her zaman küfür vardı. Şu andaki tribünler çağ atlamış durumda. Fenerbahçe ile Bordeaux arasındaki bir maça gittim. Ölüm tehlikesi atlattım. O günlerle karşılaştırılmaz. O nostaljiyi de bir kenara bırakalım."
"Abdullah Avcı’nın Ankaragücü maçında kadro tercihi tartışma yarattı. Bence tek bir sebebi yok. Muhtemelen bugün kaybetsem, haftaya kazansam bile şansım yüksek diye düşündü. Değişiklik yapması da gerekiyordu. Oyunda çok bir farklılık yok. Puan kayıplarının olduğu dönemle ondan önceki dönem arasında fark yok. Aynı oyunu oynuyoruz, bütün istatistikler aynı. Skor neden gelmiyor? İsabetli şutları gol çevirme konusunda sıkıntı var. Maç içinde futbolcularına oyunda kalın diyen bir Avcı var.
Fatih Terim de içeriyi ateşlemeye çalışır, coşku yaratmaya çalışır. Avcı düzeleceğiz diye diye 6 haftayı kaybetti. Artık yumurta kapıya dayandı. Ne yapsan olur. Alan boşaltmada çok yavaşlar. Ritim kazanma sorunları var. Böyle olunca top kaybı da gelir. Gelince bir de cezalandırılıyorsan iş yürümez. Emre ve Robinho'nun girişi sonrası iş değişti. Pozisyonlar bulup maçı da aldılar. Moral açısından önemli. Kazanan şampiyon olacak. İngilizlerin yaşadığı gibi heyecanı öyle yaşayamayacağız. İş başka türlü konuşulacak.