beIN Sports Haber yorumcusu Mehmet Demirkol, Galatasaray'ın Beşiktaş'ı 2-0 mağlup ederek Süper Lig'de zirveye oturduğu maçı değerlendirdi.
Stres ve gerginlik had safhadaydı söylemlerine katılmıyorum. Galatasaray çok rahattı. Gerginlik falan sezmedim. Yani, Beşiktaş biraz gergindi. Şenol Hoca, normalde yapmadığı şeyi yaptı ve bambaşka bir plan yaptı. Sadece Necip'ten bahsetmiyorum. Topla iyi geçinen taraftır Beşiktaş. Dün bunla hiç alakası yoktu.
Savunma atakları yaptılar. Ön alan baskısı, oyun kurdurmama falan değil. Top Galatasaray'ın ayağındayken ve top 1. bölgesindeyken hızla saldırıp top ayağından alıp gol yapmaya çalıştılar. Herhangi bir plan görmedim. Böyle de iki pozisyon buldular. Uzun vurma falan Beşiktaş ile alakası olmayan şeyler. Keskin savunma atakları yapmaya çalıştı Beşiktaş.
Galatasaray, bu oyunda çok rahat etti. Gerginlik falan görmedim. İstediği gibi oynadı. Ahım şahım bir şey yapmadı ama iyi planlanmış bir oyun vardı. Fernando, Donk ikilisi ile hem sağlam durdu, hem topa sahip oldu. Ndiaye'den daha dengeli Donk, topu kullanma açısından. İki bekini de ileriye doğru rahatça çıkardı. Beşiktaş da topu önde tutacak işleri yapmadı. Beşiktaş çok yoruldu.
Lens problemi nedir? Ljajic, kusuru kendilerinden buldu. Olmaz, neden olmaz? Lens, neden Quaresma sorusunun cevabını burada gösterdi. Quaresma basar faulü alır. Nefes aldırır takıma. Lens de bu hiç yok. Topla ilişkisi sıfır. Topla bütün ilişkisi koşturayım gideyim. Şunu da yapamıyor, alıp döneyim koşayım yok. Savunma arkasına koşu da yok. Karşısındaki hızı da onu yavaş gösterdi. Luyindama'nın anormal bir sürati var. Fizikten anlamıyorsun onu.
Quaresma neden başlamadı? Beşiktaş'ın son birkaç haftada oyunundaki eksik nokta, ileride topu tutamamasıydı. Yeniden kazan, oraya git yoruyor. Normal oyuna Quaresma'yı monte etmesi, Quaresma oyununa geçmemesi gerekliyordu. Şenol Hoca, başka bir şey tercih etti. Bu tip keskin seçimlerde kaybettiğin zaman da çok kötü kaybediyorsun. Kazanmaya hiç yaklaşmadı Beşiktaş.
Lens'in pozisyonu gibi birçok pozisyonu var. Caner'in, zar zor rakip alana yerleştiği dakikalarda bir pozisyonu var. Beşiktaş'ı senelerdir farklı kılan şey ne, sahaya doğru yayılıp ondan maksimumu çıkarmak. Nedir bu, doğru paslaşmak. Caner'in hemen yanında iki pas virtüözü var. Deplasmanda böyle yaparsan olmuyor. O yüzden Adriano diyoruz. Adriano bunu yapmaz. Beşiktaşlı oyuncular da ikna olmadılar oyuna.
Galatasaray çok rahat aldı götürdü işi. Fernando, Donk çok rahat. En uyanığıydı sahanın. Çok belirleyici oldular. Aynı şekilde de Şenol Hoca'nın Lens tercihi çok belirleyici oldu. Necip problem midir, bence değildi. Temel problem Necip değildi. "Necip ile Atiba varken, Ljajic neden Burak'a bu kadar uzak oynuyor?" sorusu sorulabilir.
Luyindama ezdi geçti Burak'ı. Yok etti. Sekizde yedi mi hava topu, dokuzda sekiz mi. Luyindama, Burak'ı sildi. İstatistiki olarak öyleydi. Fakat, oyuncunu kurtarabilirdin Luyindama'dan.
Şenol Hoca'nın baştaki planı tutmadı, sonrasında da döndüremedi. Topla ilgili bir oyun ortaya koymadı Beşiktaş. Çok şaşırtıcı. Bayern Münih deplasmanında 15. dakikada buna karar verdi. "Ağabey vurun." dedi. "Baskı yiyoruz, çıkarın ayağınızdan şu topu.", o zamandan sonra ilk kez gördüm.
Beşiktaş ileride top tutamadı. Sürekli, sürekli Galatasaray geldi. Fatih Terim, işin psikolojisini çok iyi yönetiyor. İki haftadır bu maça, bütün oyuncularını, camiasını bir şekilde motive ve konsolide edecek psikolojiyi uyguladı. Fath Terim, bu ödüllerin kaptanlar tarafından verildiğini biliyor. Motivasyon aracı olarak kullanıyor. Türkiye Futbol Direktörü'ydü. Bu ligin her şeyini biliyor. Olmayan bir ünvan icat edildi onun için. Dünyada da eşi benzeri yoktu. Selçuk ve Muslera da oy verdi. Maç öncesi niye o sözleri söylüyor, motivasyon için. Şenol Güneş buna cevap verebildi mi, veremedi.
Oyunun başında 1.5 dakika var. O da çok şey anlatıyor. Şenol Hoca bazı maçlarda böyle şeyler deniyor. Sporting maçı vardı burada, Avrupa Ligi. Oğuzhan alev gibiyken oynatmadı. İki defansif orta saha ile çıktı. Yapamadı Beşiktaş. Haldır huldur geldi Sporting, sonra Oğuzhan'ı aldı oyuna. Fakat, bu kadar derin bir değişikliği ilk kez görüyorum.
İlk 1.5 dakikada Beşiktaş oyuna giremiyor. Bir korner, bir taç, bir faul. 10 dakika kendine gelemedi Beşiktaş. Oyuncularda görüyorsun bunu, 'Biz bir şey yapamıyoruz, onlar geliyor.' Burak da falan gördük bunu. İki stoperi ileride Galatasaray'ın. Ljajic uzak. Bundan Galatasaray hak ettiği kadar pozisyon çıkaramadı. Peki pozisyonları nereden çıkardı Galatasaray?
Taç mıydı, değil miydi derken Galatasaray'ın hakkını verelim. Mükemmel gol attı Galatasaray. Diagne top çıkmasın diye mi gidiyor, bilmiyorum. Diagne'den uzaklaşan Mirin. O yediriyor golü. Feghouli ilk gol pozisyonunda da, ikincisinden de bomboş. Fernando'nun koşusu var. Bu mükemmel bir gol. Diagne hiçbir şey yapmasa da o tacı attığı için sezonun kahramanlarından biri.
Beşiktaş nasıl yedi peki? Caner kendi kulvarında duruyor, çorabını çekiyor. Bakmıyor bile. Oyun başladı gördü. Fernando nerede, Caner nerede. Sonrasında da bıraktı. Taç kullanıldı, oyun akıyor. Hakem durdurmuyor. Gidiyor, gol oluyor. 5 metre önde Caner o sırada Fernando'dan. Fernando depar basıyor, Caner geri koşuyor. Tartışma ayrı. Ondan çıktı, benden çıktı ayrı bir tartışma. Caner'e değmemiş olabilir. Taçın golden daha çok konuşulduğu ülkeyiz.
80 metreden geliyor Galatasaray. Diagne, arkadaşına uzatıyor. Santrafor taç atmaz tabii, bakıyor gelen yok, tacı atıyor. Mirin orada müdahale etse belki tacı terse verecek hoca. İşin psikolojisi bu. İkinci golde niye durdular anlamadım. Taça çıkışı Mirin'den. Durup dururken beşinci kez falan taca atıyor. Baskı olmayan yerde topu yanlış kullanmak gibi bir durumu oluyor Mirin'in. İki taçta da atıldığı noktanın 3-5 metre yakınında oyuncu yok. Böyle bir şey olabilir mi?
Galatasaray'ın iyi oynadığını, Beşiktaş'ın da bir plan ortaya koyduğunu ama uygulayamadığını düşünüyorum. Bu takıma, bu planı uygulatmak da mantıklı değil. Galatasaray iyi oynadı ama yine de gol atamayabilirdi. Böyle bir problemi var bu takımın. İki taç işi bitirdi. İnanılır gibi bir şey değil.
Her yönüyle Galatasaray maçı iyi yönetti. Psikolojisiyle, sahanın içindeki sakinlikle, hakemi ele alışla. Şenol Hoca, golden sonra niye didişiyorsunuz diyor. Maç sonu açıklaması da bu. Büyüksen ev sahibi bu ülkede hakemi yüzde 60 alır. Vodafone'da olsa, o taç yolda kesilirdi. Dat dut, o taraf derdi. Çünkü, başına dert almak istemez. Görmedi çünkü hakem. Süzmesi zor bir pozisyon. 150 defa seyrediyorsun. Hakem üzerinden tartışılacak bir pozisyon değil bu.