Spor yazarları, Fenerbahçe'nin AEK Larnaca'yı 2-1 yenerek 4. maçlar sonunda UEFA Avrupa Ligi gruplarından çıkmayı garantilemesini değerlendirdi. Yazar görüşlerinin tamamını paragraf sonunda ismi verilen gazeteyi satın alarak okuyabilirsiniz.
UĞUR MELEKE: Fenerbahçe cephesindeyse hava tam olması gerektiği gibiydi. Jesus sadece iyi bir teknik direktör değil, aynı zamanda bir lider. Basın toplantısında kulüp puanına vurgu yaptı, 100’lü basamaklardan 70’lere doğru tırmandıklarının altını çizdi. Ülke puanı sizin kupalara kaç takımla ve hangi turdan katılacağınızı belirlerken, kulüp puanı da takımların yer alacağı torbayı tayin eder. Yani Avrupa’da kazanacağınız puanlar sadece ülkenizi değil, kulübünüzü de ilgilendirir. Üstelik Jesus’un işaret ettiği puanlar Fenerbahçe’ye bu sene değil, gelecek yıllarda yarayacak. Bu sezon takımın başına geçmiş, bir yıllık kontrat yapmış yabancı bir teknik adamın bu detayları Türkiye’ye hatırlatması alışılmışın çok dışında. Teşekkürler Jesus, bu ülke futboluna uluslararası arenada ne için yarışıldığını hatırlattığın için... [HÜRRİYET]
ERCAN GÜVEN: Güney Kıbrıs’taki mücadele zor oldu ama temiz oldu… AEK Larnaca’yı “iki gollü fiks menüye” bağlayan Fenerbahçe, penaltıdan bir gol yese de deplasmanda kazandı ve gruptan çıkmayı garantileyip grup liderliğinin başat ve en kuvvetli adayı oldu. Rotasyonu hastalık ve sakatlıklarla yıpranan Jesus’un Kıbrıs sürprizi Arda’yı ilk on birde başlatmasıydı ki, henüz 50 saniyedeki şutunu Piric’in zorlukla çeldiği genç futbolcu, aralıklarla da olsa oyun aklı ile üstün tekniğini ortaya koyarak verdiği anahtar paslarla Larnaca’nın savunmayı sağlam tutup öne daha az çıkmasını sağladı. Savunmasını bile geliştirmişti “uçan delikanlı Arda”!.. [MİLLİYET]
GÜRCAN BİLGİÇ: Gözlerimiz Arda'nın üstündeydi. Doğru bir maç seçti onun için Jesus. Duran top fırsatı vermemek için faul yapmaktan kaçınan rakip karşısında, genç oyuncu tüm yetenekleriyle oynayabildi. Çok kez pas opsiyonu oldu ama Lincoln'un tercihi olamadı. "Ben başkayım" dedi topa her değdiğinde. Taraftar baskısını da sertçe yaşadığı, kariyerindeki tecrübe adımlarının önemlisini attığı bir maç oynadı. Sahadaki oyuncu karakterleri "ofansif" olmasına rağmen, hemen hepsini orta sahanın bir parçası olması önemli bir karardı. Sahadaki takım bize gösterdi ki, "Her skoru oynarız, sahada da fikrimizi kabul ettiririz." Kuzey Kıbrıs'tan gelip tribünlerde dimdik duranlara da "selam" olsun. Yıllar sonra "Dağ başını duman almış" şarkısını dinledim tribünlerden. Ne güzeldi… [SABAH]
ÖMER ÜRÜNDÜL: Jesus, sürekli kadroyla oynama ısrarından kesinlikle vazgeçmiyor. Dün de ilk 11'de öyle yaptı. Takımın temel direkleri olan ön liberoda Crespo'yu kulübede tuttu, yerine Lincoln'ü koydu. Yani Crespo-İsmail ikilisini bozmuş oldu. Bu sefer üçlü defans uygulattı. Bugüne kadar bazı maçlarda sadece kısa süreler görev verdiği genç Arda'yı bu maçta ilk 11 başlattı. Tabii ki, kazanan hep haklı ama sürekli taşlarla oynamak her an başa bir iş açabilir. Birçok maç S.O.S verdi. Ancak bana göre Jesus, bu anlayışından kesinlikle vazgeçmeyecek. Dünkü üç puanla grupta ilk iki belli oldu. Birincilik de Fenerbahçe ile Rennes arasında İstanbul'da oynanacak maça kaldı.[SABAH]