Fenerbahçe'nin bu sezon tek ve ana odağı şampiyonluğu göğüslemek! Mücadele ettiği her yerde muvaffak olmak. Bunun için de tek bir yol var. Tek bir anahtar var: Camianın birlik beraberliği ve hep berabere hedefe odaklanması...
Fenerbahçe’de adeta bir paralel kulüp yapılanması söz konusu! 20 senesini Fenerbahçe’ye vermiş, Fenerbahçe için hapis yatmış, Fenerbahçe için çok büyük işler yapmış ama son yıllarda şirazesi kaymış eski başkanımızın kendini tekrar iktidara getirebilmesi için son 5 yılda gizli, kapalı kapılar arkasında son 1 buçuk 2 yılda bir nebze daha açık, son günlerde daha da açık bir şekilde eski yöneticiler, eski kulüp çalışanları bazı dernekler, federasyon ziyaretleri, Ankara ziyaretleri. Birlik ve beraberlik diyoruz bir ve bütün olmamız lazım diyoruz. Fenerbahçe bir bütün olduğu zaman yıkamayacağı başaramayacağı hiçbir şey yoktur diyoruz ama bunu kesinlikle sağlayamıyoruz!
Kendim için söylüyorum Allah beni hiçbir zaman inşallah şöyle bir duruma düşürmez. Fenerbahçe’nin başarısızlığından, Fenerbahçe’nin kötü gidişatından keyif alan, stratejisini bunun üstüne kuran, geleceğini bunun üstüne inşa eden bir insan inşallah ben olmam. Ben olmayacağımı biliyorum ama büyük konuşmamak lazım. Büyük konuşmamak lazım olduğunu da gördüklerimden anlıyorum. 20 yıllık Fenerbahçe başkanının böyle bir duruma düşeceği kimin aklına gelirdi?
Bir grup insan bana sakın cevap verme, herkes gerçek amaçlarını biliyor, kulübün odağı bu olmamalı diyor. Başka bir kesim de şunu diyor; neden susuyorsun başkan, konuş ve gereken cevabı ver, bu söylenenlerin hepsi üstünüzde kalır, yapışır diyorlar. Bizim kültürümüzde böyle iddialara cevap vermediğiniz zaman kabullenmiş olursunuz. Ben gazetelerde çıkanlar ve birkaç kulağıma gelenler dışında o konuşmayı hala izlemedim ki bilerek izlemedim reaksiyon vermemek için.
Siz biliyor musunuz biz 3 Temmuz’da dahi beraber hareket edemedik. Kulübün tarihinin en önemli davası olan 3 Temmuz’da bile beraber hareket edemiyoruz beraber strateji yapamıyoruz mahkemelerde beraber hareket edemiyoruz. Bir tarafta Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimi ve öbür tarafta onlar… Bu nasıl bir kinmiş nasıl bir nefretmiş bu nasıl bir hazmedememekmiş ki Fenerbahçe’nin, Fenerbahçe Spor Kulübü tarihinin en önemli olayında bile eski başkan ve ekibi ve mevcut başkan ve yönetimi beraber hareket edemiyor.. Bunu vicdanı olan her Fenerbahçeli düşünsün.
İş öyle bir noktaya geldi ki yeni stratejileri bizi hükümetle kafa kafaya getirmek. Beni 3 Temmuz’da kulübü yalnız bırakmakla suçluyorlar! Ben 3 Temmuz’da ne yaptığımı çok iyi biliyorum. Şu an Aziz Yıldırım’ın yanında olan bazı isimlerin neler yaptığını da iyi biliyorum. Bizim o süreçlerden geçerken kulübün içinde kaç kişi olduğumuzu çok iyi biliyorum. Bana kaçtı diyorlar, kaçtı konumuna getirmek istiyorlar.
"Yeni lafları biz FETÖ ile kavga ettik mevcut yönetim iktidar ile kavga ediyor. Yeni piyasaya sundukları servis ettikleri durum bu. Yazık! Günah! Yalan, iftira!"
Hatırlarsanız biz aday olduğumuz zaman Ali Koç siyasete girmek istiyor konusunu işlediler. Ne yazık ki zaman zaman buna inanan insanlar da oldu. 101 gerçek kişi öyle sosyal medyadaki troller sahta hesaplar falan değil 101 gerçek kişi beni CİMER ve BİMER’e aynı metinle şikayet etmişler. Bugün CİMER’e biri şikayet edildiği zaman nasıl devlet harekete geçiyor biliyorsunuz.
Bakın Fenerbahçe'de muhalefet ki kim olduklarını biliyorsunuz her kötü dönemde, her üzüntüde ortaya çıkıyorlar, görüntü veriyorlar, buluşmalar yapıyorlar. Bakın benim ve Fenerbahçe Spor Kulübü'nün odağı bu sezon bu camianın birlik beraberliği, kenetlenmesi ve başarılara şampiyonluklara yürümesidir. Bizim bunlarla kaybedecek vaktimiz yok ama kulübün böyle bir gerçeği de var. Bunu da bilmemiz gerekiyor.
Ali Koç'un Haber Global'da Sercan Hamzaoğlu imzasıyla yayınlanan sözleri ise şu şekilde: "Sayın Aziz Yıldırım son dönemde yine aktif. Kendisi keşke gelip bizim toplantılarımızda, YDK’mızda, Mali Genel Kurulumuzda konuşsa! Kendisi değil miydi dışarıda muhalefet etmeyin hainlik yapmayın gelin buraya genel kurullara mali genel kurula burada konuşun diyen sen değil miydin?"
Ama sen bu cesareti gösteremiyorsun. Bizim en zayıf olduğumuz senin de kendini kudretli gördüğün bir dönemde açık açık davette bulunduk. Zamanında biri çıksaydı hemen kongreye gidecektik. Bu çocuk oyuncağı değil ki hemen kimse çıkmazsa ben çıkarım, yok üniversite yaparım okul yaparım. Size üniversiteyi anlatayım. Biz göreve geldik benim ilk resmi Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı olarak yaptığım toplantı YÖK başkanına gitmekti, niye? 1 hafta sonra üniversiteyi katalogları çıkacaktı ve Fenerbahçe Üniversitesi onun içinde olacaktı kontenjanlar için.
Ne bir binamız var ne beş kuruş paramız var, 56 tane hoca stadın altında penceresiz bir yerde çalışıyorlar yapıyorlar. Gittik YÖK başkanına dedik ki ne olur 1 sene daha bize süre verin biz Fenerbahçe’nin markasına hiçbir şekilde eğitim veremeyiz diye. Sağ olsunlar yaptılar. Diyor ki üniversiteyi bize verin biz yapalım. Baktık kaç para toplanmış üniversiteye diye 1,2 Milyon, 600 bini Vefa Küçük’ten, 600 bini de bir genç hayırsever babasının ismini bir anfiye koymak için, üniversitenin bir yerine koymak için vermiş. Yönetiminden bir kuruş para koymamış şimdi diyor ki üniversiteyi biz yapacağız. Üniversiteyi biz yapamayacaktık ne yaptık bir marka ile iş birliği yaptık.
Onlarca kişi ile kurum ile müzakere ettik sonra Medicana ile anlaştık ve üniversitemiz çok çok iyi gidiyor inşallah bir gün ziyaret etme imkânınız olur. Ama bunu yapabilmek için mütevellinin istifa etmesi gerekiyordu. Eski başkanımız ve ekibimiz istifa etmeyiz dedi. İstifa etmeyince de bu iş birliği olmuyordu. Etmeyiz, etmeyiz, etmeyiz, sonra dedik ki biz yapamıyoruz bunu siz yapın. Mithat Yenigün ile toplantı yaptık buyurun üniversiteyi siz devralın siz yapın. Yok dediler yanaşmadılar. Şimdi çıkmış üniversiteyi okulu ben yapayım diyorum. Bunun gibi o kadar çok size örnek verebilirim ki.
Niye ben bunları anlatıyorum, ben açık açık dedim benim dönemim seneye bitiyor eylül ayında çıksın adaylar, kulüp ile istişare etsinler kulüp ile beraber hareket etsinler devre arası transfer yapacaksak onların da görüşlerini alalım ve Fenerbahçe’de en sağlıklı bir şekilde bayrak devrini yapalım. Ancak burada başka bir amaç var. Herhalde şeyi düşünüyorlar, bunlar şampiyon olur Allah korusun biz bir daha hiç gelemeyiz diye bu sezon da her şeyi yapacaklar.
Bu Fenerbahçe’nin gündeminde olmaması gereken bir konu. Evet bizim odağımız Fenerbahçe, hedefimiz Fenerbahçe’nin başarısı ve şampiyonluğu! Ancak gerçekleri bilmezsek de olmaz!
Fenerbahçe’de Fenerbahçe’nin kötülüğünü isteyenler diye bir gerçek var! Bu sene hepimize çok büyük vazifeler düşüyor. Bu yaklaşımın bir şekilde önüne geçmeliyiz ve Fenerbahçe’nin bekası ve menfaatleri çerçevesinde mümkün olduğunca, oldukça camia olarak kenetlenmemiz gerekiyor. Öyle bir kenetlenmeli ki aramızdan su bile sızmayacak konuma gelmemiz gerekiyor. Tabii bunu bir yönetimin söylemiyle yapmamız mümkün değil.