Spor yazarları, Kadıköy'de Fenerbahçe'ye 2-0'lık skorla kaybeden Beşiktaş'ta gol vuruşlarına ve Şenol Güneş'in hamlelerinin geç kalmasına dikkat çektiler.
Beşiktaş gibi bir takımın 3. dakikada duran toptan yediği gol siyah-beyazlı ekibe yakışmadı. Volkan Şen beceri dolu bir vuruşla şık bir gole imza attı ancak o kalabalığın içinde boş kalması kabul edilemezdi.
2. yarıya Olcay-Gökhan Töre değişikliği ile birlikte baskılı başlayan Beşiktaş, kendi stiline daha yakın oynamaya başladı. Marcelo ile bir kornerde beraberliğe yaklaşan Kara Kartal, topa daha fazla sahip olup oyunu kontrol etti. F.Bahçe ceza alanına etkili gitmeye devam eden Beşiktaş Gomez, İsmail ve Atiba ile yakaladığı net pozisyonlarda kaleci Volkan’ı geçemedi.
Beşiktaş'ta Mario Gomez, Sosa ve Oğuzhan kendi kalitelerinin uzağında bir futbol sergiledi.Beşiktaş’ın en etkili ismi Quaresma’ydı. Siyah-beyazlılar bu yenilgi ile bir şey kaybetmedi ancak önemli bir avantajı yitirdi. 87’de Cenk Tosun’un kaçırdığı gol ise ikili averajı belki de son dakikalardaki bir beraberlik şansının yitip gitmesi anlamına geliyordu. Yarış 11 hafta kala yeniden başladı. F.Bahçe’nin UEFA Avrupa Ligi’nde oynayacak olması ve Beşiktaş’ın 1 maç eksiği olması siyah-beyazlıları yarışta bu yenilgiye rağmen avantajlı kılıyor.
Beşiktaş'ın beklenen oyunu, ikinci yarının 20-25 dakikalık bölümde vardı. Yani oyunu ele alan, domine eden Beşiktaş... Burada da 4-5 tane çok net pozisyon vardı. Bence bu oyunun anahtar ismi Oğuzhan'ın yanı sıra Olcay çizgilerinin çok gerisinde kaldı. Beğendiğim üç isim vardı: İlk yarıdaki kurtarışlarıyla Tolga. Oyun isteği ve yaptıkları ile Quaresma ve Atiba. Bu üçlünün dışındakiler çizgilerinin altında oynadı.
Güneş, doğal olarak ilk yarının sonunda Olcay-Gökhan Töre değişikliğini yaptı. Ha, iyi sonuç aldı mı söylemek zor. Cenk'i geç almasının sebebi, oyunun onun istediği gibi olmasıydı. Yani Beşiktaş oyunun hakimiydi ve pozisyon üretiyordu. Geç kalmasının sebebi buydu ve bence doğru olanı yaptı. Sırf Cenk'i oyuna almak için mevcut baskıyı bozmak çok da akıllıca değildi.
Şenol Güneş'in kendini sorgulaması lazım! "Bu maçta benim hatalarım neydi? Ne yapabilirdim, nerede hata yaptım?" diye… Çok klasik işler yaptı, dün gece… Ama rakip teknik direktör Pereira, mesela Nani ile başlamayarak bile bir değişiklik yaptı. Takım içindeki bazı dengeleri oynattı. Bazen bu işler futbolcuyu hem rahatsız eder, hem de ateşler. Dün gece yaptığı değişikliklerle Şenol Güneş'e teknik olarak üstünlük sağladı.
Güneş’in Gökhan’sız başlaması, 60’lardaki büyük baskısına rağmen Cenk değişikliği için 80’i beklemesi, bu tarz sıkışan maçları çözebilecek Kerim’i yanında oturtmaması akıl almaz! Güneş formsuzdu diyelim en hafif ifadeyle dün gece.
Beşiktaş 18’inde Necip-Tolgay ikilisi var, Kerim yok. Stoper gerekse Tosic, ön libero gerekse birisi girebilir. O zaman ikisi birden neden 18’de ve Kerim kadro dışında? Bence bu sezonki çıkışıyla Beşiktaş’ta çok daha fazlasını hak ediyor Kerim.
Şenol hoca 2. yarıya “Ya hücum ya da hücum” zihniyetiniyle Töre’yi oyuna alarak başladı. 2. yarının büyük kısmında ilk yarıya göre çok daha etkili ve kendi oyununu rakibe dikte eden bir Beşiktaş izledik. Fenerbahçe teknik direktörü Pereira buna 60’da yaptığı duble değişiklikle cevap verdi.
Beşiktaş, ligin bu sezonki en zor deplasmanında oyunu dengeleyip hatta üstünlük kurduğu dakikalarda bazı oyuncuların yaptığı bireysel hatalar, oyun üstünlüğünün skora yansımamasına sebep oldu. Sezonun kalanında bu tip küçük gözüken ama skora büyük etki yapan hatalar azaltıldığı ölçüde Beşiktaş’ın şampiyonluk şansı devam eder. Fenerbahçe ise UEFA’da da kalede Volkan’la oynarsa orada da daha iddalı olur.
Quaresma'nın karşı karşıya yakaladığı pozisyon gol olsa sonuç farklı olabilirdi. F.Bahçe ikinci yarıda hep yaptığını yaptı. Maçı kilitlediler, geriye çekildiler, kontra bulmaya çalıştılar. Bu yarıda Beşiktaş da golü bulabilecek pozisyonlar yakaladı
Bu yarıda Beşiktaş da golü bulabilecek pozisyonlar yakaladı ama bence gecenin en iyilerinden biri olan Volkan Demirel takımını kurtaran isim oldu. Sonuçta görünen o ki lig yeni başlıyor ve yine görünen o ki son haftaya kadar inanılmaz bir yarış bizleri bekliyor.
Şenol Güneş Töre’siz ilk yarıyı harcadı. Gökhan’ı oyuna aldıktan sonra üst üste kornerler kazanırken, pozisyonlar da buldular, atamadılar. 61’de Nani ile Ozan’ı oyuna alan Pereira daha iyi bir hamle yaptı. Cenk Tosun’u “itfaiyeci” olarak oyuna süren Şenol Güneş geç kalmıştı.
Ricardo Quaresma takımın en iyisiydi. Gökhan Töre ikinci yarı ofansa hareket getiren isimdi. Sosa ve Oğuzhan çok olumsuz bir performans sergilediler. Orta sahadaki bu eksikliğe rağmen Atiba yine iyi ayakta kaldı. İki yeni stoperindeki uyumsuzlukta zaman zaman açıkça görüldü. Bana göre; Şenol Güneş'in Cenk hamlesi geç kaldı.
Bu maça, doğru bir tutum olarak ‘düşük yoğunluklu atmosfer’de hazırlanan Beşiktaş, sadece bir maçı kaybetti. Özellikle ikinci yarıdaki dirençleri ligdeki avantajlı konumlarını koruyacaklarına dair ciddi ipuçları verdi kanımca.
Derbiler böyledir, birbirine denk olan takımlar kazanabilecekleri kadar pozisyon buldular. Dün gece de pozisyonlar eşit sayılır fark o pozisyonları kimin değerlendirdiğiyle ortaya çıkıyor. Fenerbahçe yakaladığı pozisyonları değerlendirdi, Beşiktaş kah direğe takıldı, kah Quaresma kötü vurdu, kah Gomez Oğuzhan'a bırakmadı, kah Cenk Tosun altı pastan dışarı attı
Maçın ilk yarısında Fenerbahçe'nin yüklendiği dakikalarda Quaresma'nın kaçırdığı iki gol var ki aslında orada skor belli oldu. O gollerden birini atarsan rakibin panikler ve maçın kontrolü senin eline geçer. Beşiktaş cephesine bakınca Şenol hoca neden şunu oynattı, neden falancayı oynatmadı diyemem, bana göre doğru takımla çıktı.